logo

Cumhurbaşkanlığı Sistemi Kime Lazım


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegâne Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bu sabah Ak Parti il teşkilatının “Basın mensupları” için düzenlediği kahvaltıya biz de davetliydik. Artvin Millet Vekili Sayın Kışla’nın bize aktardığı “Referandum” söyleşisinde gündeme dair birçok fikir edindim. Bu nedenledir ki; bugün köşe yazımın tamamını Referandum ve Cumhurbaşkanlığı sistemine ayıracağım. İnşallah verimli olurum.

Kardeşlerim öncelikle anladığım şudur ki; Türkiye’de sistem sorununun varlığını Ak Parti iktidarı 15 yıl ötelemiştir. Neden diye soracak olursanız; o zamana kadar aksak yürüyen parlamenter sistem ak parti iktidarında ancak tam anlamıyla yürütülmüştür. Bu olağan üstü başarılı çalışma parlamenter sistemi kusursuz göstermiştir. Oysaki tabloda görünen Ak parti başarısıdır. Sistem değil, bunun altını çizmek gerekir. Çalışan ve millete hizmet eden devlet adamları olduktan sonra sistemin önemi yoktur. Anladığım bu.

Size süslü cümlelerden arınmış sokak ağzıyla konuşmam gerekirse; Cumhurbaşkanlığı sistemi Erdoğan için değil sonrası içindir. Erdoğan güçlü ve halkın desteği arkasında olduğu için ömrü vefa ettikçe görev başında kalacaktır. Ancak her fani gibi Erdoğan ölünce ya da kendine hizmet etmek için verilen süre dolunca yerine gelecek kim? Parlamenter sistemde koalisyonlar ve krizler ortamı tekrardan oluşacaktır. Bütün anlatılanları bir kenara bırakın! Ciddi manada koalisyon tehlikesi bile başlı başına başkanlık sisteminin gelmesi için yeterlidir!

Peki, Avrupa’da başkanlık sistemi olmayan ülkelerde durum nasıl? Durum aslında gayet açık ve net; Başkanlık sistemi olmayan ülkelerin ekseriyetinde; monarşi var. Yani başkanın yerine kral ve kraliçe onun yetkisini kullanıyor. Yani öyle dedikleri gibi kendilerini yönetmek falan, filan yok. Daha kendi krallarını seçemezken bize mabal okuyorlar, isterseniz zahmet edip araştıra bilirsiniz! Efendim sonuç olarak gördüğüm şu; her şeyi bir kenara bırakın! Tek adam, çift adam, Diktatörlük falan, filan hepsi hikâye, güçlü olan yönetimlerin hepsinde, tek adamlık vardır. Zaten tek adamlığın emaresi değimlidir; Güçlü iktidar. Rahmetli Atatürk Çankaya köşkünde tek başına değil miydi? ALLAH aşkına artık sırf muhalefet için değil de ülkenin bekası için düşünelim. Yoksa bu bölge böyle kaynayan kazanken; bizde kendimizi kaynar kazana atacağız.

Rahmetli Atatürk o dönem için en iyi sistemi kurmuştu, ancak zamanla gelişen teknoloji, insanların yaşam seviyeleri, ulaşım imkânları gibi demokrasilerde, sistemlerde gelişir. Eğer Ulu önder bu dönemde yaşamış olsaydı ya da kendisinden sonraki sistemlerde ki sıkıntıları görmüş olsaydı oda başkanlık sistemini getirirdi. Dediğim gibi güçlü adam olunca sistemde hata olmaz. 1938 e kadar sistemde hata yok da neden sonra 2003 e kadar hep sisteme darbe, devalüasyon ve manipülasyonlarla ayar verildi; bunun sebebi güçlü liderin gelmemesidir. Açık ve net…

Neyse bugün Artvin hakkında bir şeyler yazmak isterdim ama zaten sorunlar bu ara çok şükür yok uzun zamandır. Özlemle anılan yatırımlar ve faaliyetler ya da vaatler tek, tek yerine getiriliyor hatta fazlası o nedenle referanduma kadar ulusal konuları kaleme alacağız öyle görünüyor. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sünnilikte Halife eleştirilebilir fakat Şiilikte İmam eleştirilemez

    25 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Sünnilikte Hilafet Görüşü Halifelik, beşeri bir makamdır, ilahi bir makam değildir. Varlık sebebi, İslâm dinini beşere/insanlara uygulamak ve insanlar arasında yaymaktır. Halifelik, nübüvvetten kesinlikle ayrı ve farklıdır. Nübüvvet ve risalet makamı halifelik makamından farklıdır. Nübüvvet ilahi bir makamdır. Allah bu makamı dilediğine verir. Halifelik ise beşeri bir makamdır. Müslümanlar bu makama getirmek için diledikleri kimselere biat ederler. Müslümanlar aralarında diledikleri kimseleri başlarına halife yaparlar. Şiilik...
  • İslami Yönetime muhalefet İslam’a muhalefet değildir

    24 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Muhalefetin bugünkü anlamı Arapçada “muhalefet” olarak değil “muaraza” olarak ifade edilmektedir. Güncel dilimizde muhalefet dediğimiz şey aslında muarazadır. Muhalefet kelimesinin asli anlamı görüş ayrılığıdır. Bu da İslam’da normal karşılanan husustur. Allah’a muhalefet asla onaylanmaz. Ancak Allah’ın sözünün anlaşılması esnasında yaşanan görüş ayrılıklarına dönük bir vurgu yoktur. Hz. Ömer evliliği kolaylaştırmak, erkeklerin yükünü hafifletmek gibi çeşitli nedenlerle evlenilecek kadına verilecek mihrin miktarını 400 dirhemle ...
  • Artvin Belediyesi’nden Hayırsız Ada köpek katliamının günahını affettirecek bir icraat

    24 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      "Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi" Artvin Belediyesi sona yaklaşan bu projesini sosyal medya hesabından paylaşmış. Artvin adına sevindirici bir icraat. Artvin ölçülerine göre büyük bir proje. Bu projenin oy kaygısıyla yapıldığını düşünmüyorum, tamamen insani bir proje. Maalesef tarihimizde köpek katliamları var. İstanbul köpekleri ilk toplu sürgünlerinden birini 19. yy’ın ilk çeyreğinde İkinci Mahmud zamanında yaşamış. Hükümdar İstanbul'da ne kadar köpek varsa yakalanıp adaya gönderilmesini buyurunca birkaç gün boyu...
  • Ahmet Sinan Öztürk yüzündeki tebessümü yollara da yansıtmış

    23 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şavşat Belediye Başkanı Ahmet Sinan Öztürk Şavşat çevre yolunu hizmete açmış. İşte Şavşat çevre yolundan bir görüntü; Çevre yolunun açılması Şavşat’ın şehir içi trafiğini çok hafifletmiş. Şehir içindeki sıkışıklık, stres gitmiş. Ferahlık ve huzur gelmiş. Belediye Başkanının yüzündeki nezih ifade ve tebessüm, Şavşat’ın cadde ve sokaklarına da yansımış. İşte yüzündeki tebessümden yollara yansıyan tebessümlere örnek fotoğraflar; ...