logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tabanın Sesine Kulak Vermesi Gerek


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada Cumhurbaşkanlığı’nda oyunu AK Parti’ye ancak Milletvekilliğinde başka bir partiye oy vermek isteyen tepkili AK Partililere seslenerek bunun doğru olmadığını belirtti. Tabi ki kendi üslubuyla. Evet, belki bence de doğru bir şey değil Cumhurbaşkanlığında bir yere diğerinde başka bir yere oy vermek ancak bunda acaba tabanda bu tür dillendirmelerde bulunanların hiç mi haklılık payları yok. Bu konuyu şimdi biraz açalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin başına geçtiği günlerde bir açıklama yapmış ve metal yorgunu olan partilileri dinlendireceği ve de bazı isimlerle de devam edilmeyeceğini ifade etmişti. Bu söz üzerine bende yazılar yazmıştım ve metal yorgunu olan AK Partililerin vekillerden başkanlara, il başkanlarından teşkilat mensuplarına kadar partiden temizlenmesi gerektiğini beyan etmiştim. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu temizleme harekatına başlamış ancak gerisini getirmemişti. Maalesef gördük ki halen metal yorgunu insanlar görevlerinin başındaydılar. Milletvekilleri arasında halen onlarca metal yorgunu değil metal paslanması halinde vekiller aday adayı olmuş durumda. Metal yorgunu il ve ilçe teşkilatları halen partide görevdeler. Bu ülke genelinde maalesef ki böyledir. Böyle bir yenilenme yapmadığınız taktirde söylemler ile bir yere kadar gidebilirsiniz. Tabanın birkaç yıldır dillendirdiği gerçekleri kale almaz iseniz tabandan bu tür mırıldanmaları duyarsınız. İnsanlar bir çok ilde teşkilatlardan rahatsız. İl teşkilatlarından ilçe teşkilatlarına, köy ve mahalle teşkilatlarından vekillere kadar bir çok insan yorgunluk halinde iken yenilenme ve tazelenmeye yeterli vakit ayırmadığınız zaman tabandan insanlar bu yenilenme isteğini size mesaj olarak sandıklarda gönderir. Bu da gayet doğal ve doğru bir tepkidir çünkü tabanın sesi başka türlü anlaşılamıyor. Seçimlere kadar taban kale alınmıyor ne vakit seçimler geliyor o metal yorgunu insanlar tabana iniyor ve tabanla ilgilenir hale geliyor. Bu da inandırıcı olmuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Son Referandum Sonuçlarını İyi Okuyamadığını Düşünüyorum

Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son referandum sonuçlarını iyi okuduğunu veya iyi okumak için yeterli zaman ayırdığını düşünmüyorum. Okuyabilmiş olsaydı eminim ki teşkilatların büyük bir bölümünü yenilerdi. Yazdığım bazı yazılarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışman kadrosunun Cumhurbaşkanına tabanın sesini aktarmadığını ileri sürmüştüm. Aktarmadığı içinde referandumda böylesine bir sonuç çıkmıştı. AK Parti’nin çok güçlü olduğu illerde özelliklede büyükşehirlerde referandumda ya evet oyu az bir farkla çıktı ya da hayır çıktı. Bu tabloda sadece mevcut belediye başkanları suçlu değillerdi ki sadece belediye başkanlarını değiştirdiniz. Belediye Başkanları kadar büyükşehirlerin il başkanları, teşkilat mensupları da suçluydu. Onlarda yeterince değişim olmayınca da bugün tabandan farklı sesler geliyor. Nihayetinde vatandaşın artık elinde iki adet oy verme imkanı vardır. Vatandaş Cumhurbaşkanına güveniyor ve onu destekliyor ancak aynı şekilde milletvekili adaylarına ve teşkilatlarına güvenmiyor ve onlara oy vermek istemiyor. Siz ısrarla aynı isimlerle hele hele de bu isimler tepki çeken isimler ise onlarla devam etmek isterseniz böyle mırıldanmaları duyacaksınız.

Bu konuda bizlerde onlarca şey yazmamıza rağmen bizde sesimizi duyuramadık. Kaç kez söyledik ki referandum sonuçları iyi bir şekilde okunmadı. AK Parti’nin belediyeleri büyük bir oy ile kazandığı bölgelerde bile evet oyu çıkmamış iken dönüp bu teşkilatlara bir hesap sormaz iseniz tabi ki de bu tür tepkiler oluşacaktır. Vatandaş ne yapsın size başka türlü fikrini nasıl izah etsin?

CİMER’e Yazılıyor Ama Cumhurbaşkanına Bu Eleştiriler Ulaştırılmıyor

Ben yazılarımın zaman zaman Cumhurbaşkanlığınca okunduğunu düşünüyorum. Bu sebeple de ara ara eleştirileri buradan dillendirmeye çalışıyorum. Bakın burada bir konuyu da ve bir eleştiriyi de dillendirmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığına sesini duyurmak isteyen, dertlerini aktarmak isteyen vatandaşların başvuru yaptığı CİMER’e ilişkin bir eleştirim var. Benim şahsım dahi birkaç kez CİMER’e yazı yazdım. Yazdığım yazılarımda Artvin Valiliği ile ilgili bir yakınmam olmamasına rağmen bir baktım ki yazılarım Cumhurbaşkanlığı’ndaki ilgili insanlara gideceğine Artvin Valiliği’ne gönderilmiş. Daha sonra yazdığım cevabı yazılarda konunun Artvin Valiliği’ni ilgilendiren bir konu olmadığını ben sesimi Cumhurbaşkanlığı’na duyurmak için yazdığımı belirterek benim yazılarımın Artvin’e gönderilmesinin son derece yanlış olduğunu ifade ettim. Hatta Artvin Valiliğine gelen yazıya istinaden görüşme talebine de olumsuz yanıt vererek bir daha CİMER’e yazı yazmayacağımı belirttim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CİMER’e gelen şikayetlerle ilgilendiğine dayalı olarak bir açıklaması olmuştu. Evet, doğrudur belki kendisine ulaştırılan şikayetlerle ilgili olarak mutlaka bir ilgilenme gerçekleştirilmektedir ancak bu gelen şikayetlerin emin olun ki yüzde biri bile değildir. Cumhurbaşkanının CİMER ile ilgilenen danışman kadrosu üstün körü bir vaziyette bu şikayetlere bakmaktadırlar ve ancak ve ancak binde birini Cumhurbaşkanına ulaştırmaktadırlar. CİMER ile ilgilenen arkadaşlar benim bu söylemlerimi kabul etmiyorlar ise benim yazdığım onu aşkın yazının birini bile neden Cumhurbaşkanına göndermediklerini bir açıklayıversinler. Burada AK Parti’ye en yakın kalemlerden biri olmama rağmen yazdığım onca yazıya kendileri yanıt vermek yerine yazılarımı neden Artvin’e göndermişler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Çalışıyor Kadrosu Bence Genellikle Yatıyor

Güzel bir söz vardır istisnalar kaideyi bozmaz diye. Benim ara başlıktaki söylemim kesinlikle istisnaları kapsamıyor ancak önemli bir gerçeği yansıtmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan inanılmaz bir şekilde çalışıyor ve hatta ve hatta kellesini bu işe adıyor ancak onun en yakınlarından teşkilatlarına ve bürokratlarına kadar ki bölümü maalesef ki yatıyor. Ben size net olarak söyleyeyim ki bürokrasinin ve AK Parti’nin yüzde 75’i derin bir uyku içerisindedir. İnsanlar koltuk veya makam alabilmek için her türlü şeyi yapıyor ama aldıktan sonra hiçbir şey yapmıyor. Bunlara bakanlar, milletvekilleri, il başkanları, ilçe başkanları, il ve ilçe teşkilat mensupları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri de dahildir. Kadın kollarından gençlik kollarına kadar partinin bir çok kademesinde ülke genelinde benim dediğim durum yaşanmaktadır. Cumhurbaşkanının temposunun yüzde biri bile bu insanlarda yok. Hal böyle iken bir değişim yaşanmayınca da tepki doğal olarak ortaya çıkıyor. Vatandaş bu tepkisini bürokrata yansıtıyor sonuç bulamıyor. Siyasetçiye yansıtıyor ilgi görmüyor. BİMER’e yansıtıyor abuk subuk vatandaşı suçlayıcı yanıtlar geliyor. CİMER’e yazıyor hiçbir şekilde doyurucu bir sonuç bildirilmiyor ise vatandaş sesini nasıl duyuracak? Vatandaşta o vakit seçim sandıklarında duyuruyor. Bence Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür serzenişte bulunan vatandaşlara bir kulak vermeli ve nerede nasıl bir hata yapıldığını en azından bu seçim sonrasında iyi bir şekilde araştırmalıdır. Nerede hangi bürokrat, hangi siyasetçi yanlış yapıyor ise o kişiye gereken yapılmalıdır? Sırf AK Parti’ye yakın diye bir kişinin yatmasına müsaade ediliyor ise kusura bakmayın vatandaş tepki gösterecektir ve bu tepkide haklıdır.

Eski FETÖ Yardakçılarının Bazıları Gömlek Değiştirip AK Parti Yardakçısı Oldular

Eleştiri konusunu konuşurken bir eleştiride daha bulanmak istiyorum. Bu durumda Artvin’den başlayarak tüm Türkiye’de gözlemlediğim bir olaydır. Evet Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ Konusunda 17-25 Aralık tarihini milat olarak belirlemiştir ancak ben daha önce yazdığım yazılarda da belirttiğim üzere 17-25 Aralık Milat olsa da FETÖ ile aşırı içli dışlı olan insanların bir bölümü bugün AK Parti’de ileri saflarda görev almalarının risk olduğunu düşünüyorum. Bu konuda onlarca yazı yazdığım halde maalesef ki durum değişmiyor hatta bu isimler daha da ileri saflarda görev yapmaya başlıyorlar. Dün malum şahsın kurumları ile içli dışlı olan, orada her türlü yetkide ve güçte bulunan, o kurumların yağını, balını yiyen, her türlü o kurumlardan geçinen insanlara baktığımızda 17-25 Aralık’tan sonra çok çabuk gömlek değiştirerek bugün AK Parti yardakçısı olmalarına kolayca inanılmasına anlam veremiyorum. Dün orada güzel itibar görenler bugün burada da güzel itibar görüyorlar. Hatta bu insanlardan 17-25 Aralık tarihinden sonra da gömleklerini hemen değiştirmeyip bir müddet bekleyip ardından gömlek değiştirenlerin dahi bürokrasi de ve siyasette önemli yerlerde görev aldıklarını gördükçe Vah Cumhurbaşkanım vah diyesim geliyor. Biz dün o malum şahsı eleştirirken Hoca Efendi diye savunanlar, birlikte yüzlerce etkinlik yapanlar, hatta ve hatta abdestsiz bir şekilde o malum şahsı videoda izleyemeyenler bugün çok çabuk küfür eder haldeler. Şimdi iki küfür edince gayet iyi AK Partili olunuyor veya AK Parti sayesinde makamlar elde ediliyor. Biz şimdi bu tür insanlara nasıl inanacağız?

Zor Günün Değil İyi Günün AK Partilileri Bolca Fotoğraf Verme Yarışında Oluyorlar

Beyler dost doğru söyler belki doğrular acı olsa da doğruları söyler. Ben doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim. Yeri gelecek AK Parti’yi yeri gelecek başka partileri eleştireceğim ama doğruları yazmaya devam edeceğim. Bu yüzden çok kaybetmiş olsam da devam edeceğim. Keşke bir gün Cumhurbaşkanımız beni bir beş dakika dinlese neler neler anlatacağım. Bakın bugün Artvin’de dahi gerek FETÖ konusunda gerekse de maden konusunda büyük mücadele veren bir insan olarak AK Parti’den ne bir koltuk ne de bir nema almamış iken maşallah koltuk ve nema noktasında en ileri safta olanlar ne hikmetse hiçbir mücadele de ortada olmuyorlar. Ne sosyal medyada ne de toplumda iyi günde fotoğraf vermeye çalışan AK Partilileri mücadele ederken göremiyoruz. Bu insanları göremediğimiz halde bu insanlar her türlü ön saflarda yer almayı başarabiliyorlar.

Umarım sesimiz bir yerlere ulaşır da bu yerler bizi çağırır ve anlat der ve bizde anlatırız. Belki bugün kral çıplak değilse de kralın yakınları çıplak durumundalar. Yalakalık prim yapıyor gerçek saf inanan partililer ise geri plana itilmekteler. Bugün onları görmez ve görmeyenlere yetki vermeye devam ederseniz yarın biz nerede yanlış yaptık dersiniz? Benden uyarması…

Share
363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...