logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bu Yazımı Çok Dikkatli Okuması Lazım


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Seçmenin mesajlarını yorumlamaya başlıyoruz. Bugün ki yazımda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’ye seçmenin mesajlarını aktarmaya çalışacağım. Açık söylemen gerekirse zaman zaman benim yazılarımı okuduğunu gördüğüm Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yazıyı iyi bir şekilde okuması gerekiyor. Hatta okumasını bir kenara bırakmalı, beni külliyeye çağırarak yüz yüze görüşmesinde bile fayda var. Bunları neden mi diyorum? Cumhurbaşkanının etrafındaki danışmanlarından en yakın çalışma arkadaşlarına kadar bir çoğu bu seçimde hata yapmasını sağladılar. Gerek listelerin belirlenmesinde gerekse de seçim kampanyasının oluşmasında büyük hataların yapılmasına neden oldular. Cumhurbaşkanının vaat vermeden seçime gitmesinden, miting programlarında son haftaya etkili mitinglerin konulmamasına, listelerin belirlenmesinden söylem diline kadar bir çok noktada kritik hataların yapılması seçimlerde gerek Erdoğan’ın gerekse de AK Parti’nin oylarının düşüşüne neden oldu. Bu nedenle diyorum ki benim daha önceki yazılarımın da bu yazımında çok dikkatlice okunması gerekmektedir.

AK Parti seçmeninin listelere tepkisi ilk günlerde ortaya çıkmıştı. Başta Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesi olmak üzere hemen hemen her seçim bölgesinde seçmenin küstüğü isimlerin listelere konulmasına parti tabanları tepki gösteriyordu. Bu tepkiyi daha önceden belirlemeli ve liste dışı kalması gereken isimler listelere yerleştirilmemeliydi. Hatırlarsanız daha önceki yazdığım yazılarda sürekli olarak metal yorgunluğuna dikkat çekiyordum. Partinin genel merkezinden en ufak taşra teşkilatlarına kadar bir çok alanda metal yorgunluğu ve yıpranmışlık hat safhadaydı. Halktan uzak yöneticiler, halka bir araya gelmeyen vekiller, ulaşılamayan yöneticiler, halka inmeyen bakanlara kadar bir çok noktada ciddi yenilenme ihtiyacı son referandumda vatandaş tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesaj olarak iletilmişti. Süreçte gördük ki bu mesaj tam olarak okunmamış ve gereken değişimler gerçekleştirilememiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Seçimleri Kazandı Ama

Bu seçimin galibi hiç tartışma yok ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bunu kabul ediyorum ancak Cumhurbaşkanımızın da kabul ettiği üzere seçim sonuçları mutlu edici bir sonuç olmamıştır. Cumhurbaşkanı ilk turda seçimi oy kaybına rağmen kazanmış ancak AK Parti aynı derecede başarı elde edememiştir. Cumhur İttifakının 1 Kasım seçimlerine göre de ciddi oy kaybı ortaya çıkarken, AK Parti’den giden oyların önemli bölümü MHP’ye gitmiş ancak toplam oylarda da ciddi bir kayıp bulunmaktadır. 1 Kasım seçimlerinde AK Parti 49.49, MHP ise 11.90 oy almış. İkisinin toplamına baktığımızda 61.39’luk bir oy yapıyor. 0.54’te BBP’nin oyunu dahil ettiğimizde yaklaşık yüzde 62’lik bir oyun bugün Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 53’e, Milletvekilliği seçimlerinde ise yüzde 53.7’ye düştüğünü görebiliyoruz. MHP’nin ikiye bölündüğünü bile farz ettiğimizde 1 Kasım seçimlerinden bu yana yaklaşık yüzde 7’lerde bir oy kaybının olduğunu açık ve net görüyoruz. Bu tabloyu sonuçta kazanan Erdoğan’dır olarak baktığımızda yerel seçimler açısından büyük bir riskin ortada olduğu sonucuna varırız. Yerel seçimlere ittifak ile girilmediği taktirde büyük bir hüsran ile karşılaşılma olasılığı yüksektir. Bu gerek yerelde yani Artvin’de gerekse de genelde yaşanabilecek büyük bir hüsrana işaret etmektedir. Tablonun çok iyi okunması ve eksikleri giderme noktasında çalışmaların biran evvel başlaması gerekmektedir. Bu düşüşün yaşanacağı aşikar iken danışman kadrosunun yanlış yönlendirmeleri, listelerin yanlış hazırlanması ve seçim kampanyasında bir iki vaat dışında halka net vaatlerin verilmemesi ve teşkilatlarda da yenilenme yapılmaması ile birlikte bu sonuç alınmıştır. Bugün yapılması gereken toplumun önüne ciddi projelerle ve hedeflerle gidilmesi gerçeği ortadadır. Ekonomik rakamlarda mutlaka halkın cebine yansımalar olmalıdır. Esnafın ağır vergi yüklerinden kurtarılması, çalışanların maaşlarına zamların yapılması, emeklilerin maaşlarında iyileştirme gerçekleştirilmesi, akaryakıt fiyatlarından temel gıda maddelerine, elektrikten doğalgaza kadar bir çok kalemde en azından vergi dilimlerini indirerek fiyat indirterek halkın cebine direk yansımaları sağlamak en akılcı çözüm yollarından biridir.

Vaat Yapılmadan Seçime Gidilir Mi?

AK Parti’ye yakın bir seçmen olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim beyannamesinin tam bir hayal kırıklığı olduğunu yazılarımda ifade etmiştim. Mahalle kıraathaneleri, millet bahçeleri ile ek gösterge 3.600’ün dışında seçmene dişe dokunur bir vaat sunulmadı. Aslında bu tablo daha önce yaşanmıştı. 7 Haziran 2015 seçimlerinde de AK Parti aşırı özgüven ile seçimlere vaat vermeden gitmişti ve o seçimde ilk kez gündem muhalefete bırakılmıştı. Seçim sonuçları gösterdi ki vaat vermeden bu iş olmuyordu. Vatandaş tabi ki yapılana bakıyor ancak yeni ümitleri de arzuluyordu. 1 Kasım 2015 seçimlerinde bu sefer bol vaat ile seçimlere gidildi ve seçmenin tercihi o vakit AK Parti’den yana oldu. Bakın bu seçimlerde MHP’nin vaat vermesi bile MHP’ye olumlu yansıdı. AK Parti’den giden oylar MHP’ye gitti ve kayıp en aza indirildi. Böylelikle MHP’nin ikiye bölünmüş olması bile MHP’ye yansımayarak MHP’nin toparlanmasını sağladı. En azından Cumhur ittifakı seçimlerde istediğine yakın bir sonuç alabildi. Burada MHP’nin büyük bir rolü vardır. Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerekse de Cumhur ittifakının bugün birinci olması ve istediği sonuca ulaşmasında büyük bir katkı MHP tarafından sağlanmıştır. AK Parti burada yüzde 42 civarlarında bir oy almış ise bu AK Parti tarafından yapılan hatalardan kaynaklıdır. AK Parti kendisine aşırı derecede güvenince gerçekleri göremedi ve seçmene heyecan veremedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın mücadelesi görüldü ve Erdoğan olmadan olmaz diyen seçmen Erdoğan’a destek verdi ama teşkilatların ve vekillerin yaptıkları hatalar, bürokrasi de hak etmeyen insanların sırf AK Parti’ye ya da vekillere yakın diye bir yerlere atanmaları beceriksiz bir bürokrasinin oluşmasını sağlayarak dolayısıyla halka olumsuz yansımaların olması Erdoğan’a bile verilen desteği 3-5 puan aşağıya çekti. Seçmen beyannamenin açıklandığı gün en azından yeni umutlar talep ederken beyannamenin de yetersiz kalması ciddi oy düşüşüne neden oldu. Listelerin kötülüğü direk seçime yansırken, son hafta etkisiz mitinglerin yapılması ve CHP’nin adayının en etkili mitinglerini son hafta gerçekleştirmesi ile birlikte bir bölüm vatandaşın ya İnce’ye ya da diğer adaylara oy vermelerine neden oldu. Seçmen açık ve net olarak 1 Kasım’dan bu yana sürekli küstürüldü. Doların artması, vergi yükü altında ezilen esnafın sıkıntıları, iş dünyasının artan dolar karşısında sıkıntıya girmesi, artan enflasyon altında halkın ezilmesi gibi etkenlerle birlikte vatandaşın aklı karıştı ve vatandaşın farklı yerlere yönelmesinin önü açıldı. Bunu durdurabilecek tek şey halka yeni şeyler söylemekti. Yaptıklarınızı anlatmak bir yere kadar fayda veriyor. Yeni umutlar ortaya koymadığınızda maalesef istediğiniz sonucu alamıyorsunuz. Bakın Muharrem İnce onca hata yapmasına rağmen seçmene yeni şeyler söyleyince önemli bir kitlenin gönlünü kazanmayı başarabildi. Meral Akşener’in dahi aldığı yüzde 7.5’luk kendi oyunu ve yüzde 10’luk parti oyunu yabana atmayın. O da yine yeni söylemlerle seçmenin karşısındaydı. Hatalarına rağmen ciddi bir oy aldı. Bence Recep Tayyip Erdoğan’ın başta ben olmak üzere bir çok yeni isimlerle irtibata geçmesi ve halkın sorun ve dertlerini halkın içerisindeki insanlardan alması gerekir. Fatih Sultan Mehmet’in zaman zaman halkın içerisinde sivil olarak gezerek halkın sorunlarını dinlediğini hepimiz biliriz. Erdoğan’ın bugün bunu yapma şansı olamaz ama emin olun ki danışman kadrosunun dahi değişmesi halkın yönetime direk katılmasına neden olacaktır.

Erdoğan Ne Yapmalı?

Öncelikle biran evvel bu zafer sarhoşluğundan ülkeyi çıkarması gerekir. Herkesi kucaklayıcı bir dile dönülmesi şarttır. Dik duruş devam etmeli ancak içeride biraz daha olumlu bir dile dönülmesi şarttır. Ben yapılan balkon konuşmasını beğendim. Erdoğan belli ki zafer sarhoşluğunda değil ve oldukça akıllı bir şekilde karşılamış seçim sonuçlarını. Sağduyulu ve sakin idi. Seçmenin bir mesaj verdiğinin farkında ve mesajı aldığını ifade ediyor. Alınan mesajı iyi okumalı ve okunan mesajları yerine getirmelidir. Yenilenen danışman kadrosunun külliyeye takılıp kalması değil halka inmeleri sağlanarak halktan direk raporların getirilmesi sağlanmalı, halkın dert ve sorunları sürekli yapılan anketlerle belirlenmelidir. Bazı yasalarda aceleci davranmamalı, alıştıra alıştıra yasaları halka anlatarak çıkarma yoluna gitmelidir. Her şeyden önce başta kendi danışman kadrosunu değiştirmeli. Partisinin her noktasına müdahale etmesi gerekmektedir. Genel merkezden en ufak taşra teşkilatlarında ciddi yenilemeye gitmesi gerekmektedir. Eski ve yeni vekillerin halktan uzaklaşmamaları sağlanmalı. Bürokrasi de ciddi yenilenme yapılmalı ve bilgisiz insanların sırf partili diye bir yerlere getirilmemeleri sağlanmalıdır. Bürokratik atamaları sadece kendilerine yakın sendikaları dinleyerek değil başka sendikalarında fikirlerini alarak yapmalıdır.

Ekonomik zorluklar altında kalan esnaf, çiftçi, sanayici, işçi, memur ve vatandaşın bu yükünü hafifletmek için başta vergi kalemlerinde indirim olmak üzere teşvik ve gelir arttırıcı yöntemlerle önlemler alınmalı, abuk subuk fiyat artışlarının önüne geçilmesi gerekmektedir. Seçimin son haftasındaki soğan ve patates fiyatlarının bile yüzde bir olumsuz etkisi olmuştur, buna emin olun. Ekonomi kurmaylarında ciddi değişim şarttır. Bu kurmaylar halktan uzaklar ve halkın dertlerini anlamıyorlar. Ekonomi demek sadece rakamları tutturmak değil ayrıca vatandaşın ekonomisini de düşünmek demektir.

İstişare yolunun daha fazla açık tutulması, toplumun tüm fert ve bireylerinin görüşlerine başvurulması gerekmektedir. Tabi ki yine bildiğinizi yapacaksınız ama yaparken toplumun düşüncelerini ve değer yargılarını dikkate alacaksınız. Aşırıya kaçan ve halkın tasvip etmediği bazı vakıfların ve kuruluşların etki alanı biraz azaltılmalı ve toplumda aşırı dinciliğin yaygınlaşmasının önüne geçilmesi şarttır. Abuk subuk insanların din adına konuşmalarının mutlaka önüne geçilmesi gerekmektedir. Halk bundan da rahatsız olmaktadır.

Yapılanların anlatılması noktasında ciddi eksiklikler olduğu gibi parti teşkilatlarındaki insanların bu yapılanları sahiplenmeleri noktasında da sorunlar vardır. Biz bunu yazdığımızda eleştiri aldık ancak gördük ki biz haklıyız. Bir ‘Tamam’, ‘Devam’ noktasında parti teşkilatlarında, üyelerde ve bürokraside yer alan insanların genelinin gerek sosyal medyada gerekse de kamuoyunda partiyi sahiplenmelerinde ciddi eksikler ve cesaretsizlikler bulunuyordu.

Her şeyden önce muhalefete kaptırılan gündem yeniden ele alınmalı ve halka ilk ulaşan olunmalıdır. Halka yeni hedefler ve ufuklar gösterilmeli, halkın partiye yaklaşımı için yeni heyecanlar oluşturulmalıdır. Belki seçim öncesinde bir çok alanda farklı uygulamalar ve rahatlatıcı önlemler yerine getirilmiş olsa da bunların anlatımı da eksik kalmış ve uygulamaları da yetersiz olmuştur. Kısacası halka yansıyacak yeni hedefler, halkı heyecana sokacak yeni projeler ve ekonomik önlemler gündeme getirilmelidir.

Çok uzatmadan söylemek gerekiyor ise yenilenme, yeni hedefler ve yeni heyecanlar gerekmektedir. Bunları oluşturamadığınız takdirde eskiden yaptıklarınızı anlatarak bir noktaya kadar ilerlenebiliyor ve bu da yetersiz kalıyor. Yeni seçimler için her alanda yenilik şart. Dost doğruyu söyler acı olsa bile. Bu böyle biline diyerek AK Parti’nin öze dönüşü ve özünde her konuyu yeniden tartışması gerekmektedir. Biz yüzde 53 aldık, 26 Milyon seçmen bize oy verdi ve biz başarılıyız demek yerine biz 24 milyona yakın seçmenin oyunu alamadık, neden alamıyoruz diyerek yola yeniden başlıyormuş gibi yaparak eski kazanımları bir kenara bırakarak yeni kazanımları ve hedefleri halka anlatmak en akılcı yoldur. Özellikle de parti içi muhalif sesleri susturmak yerine, bunlar ne söylüyor diye bakmak, partiye kırgın olan insanları suçlamak yerine bu insanları biz neden kırdık demek ve onlarla empati yapmakta başarıya giden bir yoldur.

Şimdilik AK Parti ile ilgili söyleyeceklerim bunlar, seri yazılarımdan sonra AK Parti’ye yeniden döneceğiz.

Share
222 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...