logo

reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TEOG Konusunda Hemfikirim


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz Cuma akşamı katıldığı bir canlı yayın programda çok önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalardan biri benim oldukça fazla dikkatimi çekti. O da başından beri çok saçma bulduğum ve koca bir neslin yok olmasına neden olacak olan orta öğretime geçiş sistemi sınavı olan TEOG sınavının kaldırılması gerektiğini belirttiği açıklama.

Öncelikle açıklamanın haberini sizlere aktarayım ardından yazıma devam.

İşte o haber:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben TEOG olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TEOG’un kaldırılması lazım. Biz TEOG’la mı geldik? Ne TEOG vardı, ne bir şey vardı. Okursun, sene içinde notların bellidir, bu notlarınla beraber yürürsün. Gelirsin üniversite sırasına, orada da girersin üniversite imtihanlarına. Üniversite imtihanında da sosyalde, sayısalda başarı durumun neyse bu başarıya göre girmen gereken yer nereyse girersin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “MEB’de bir takım eksiklerimiz var, bunları aşacağız. Ben TEOG olayını yanlış buluyorum. TEOG kaldırılmalı.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber canlı yayınında TEOG’un kaldırılmasının gerektiğini açıkladı.

Erdoğan, ” Bunun kararını verecek olan hükümettir. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak Bakanıma, Başbakanıma bir kere söylerim olur biter. Ama ben Sayın Bakan’a söyledim, yarın zaten Sayın Başbakanımızla burada görüşmem var, kendisiyle bunu paylaşacağım. Bak böyle böyle. Hafta başı bu böyle başlamış veya önümüzdeki hafta devam edecek, bu konuda artık kararı kesinlikle süratle alalım Başbakanım, bunlardan kurtaralım bu ülkeyi. Biz artık böyle ilkel bir durumda değiliz, o geçmişte kaldı, neler çekti bu ülke yetti artık.” şeklinde konuştu.

Erdoğan’dan TEOG açıklaması: İstemiyorum kaldırılması lazım

Her dönem yapılan ortak sınavlar sonucunda derslerin AOSP puanları; Türkçe, matematik, fen bilimleri dersleri için dört; T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, yabancı dil ile din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri için iki katsayısı ile o dersin puanı çarpılarak hesaplanır.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG), 8.sınıf öğrencileri için yapılmakta olan sınavın kısa adıdır.

Ortak sınavlarda alınan puanlar ilgili dersin birinci veya ikinci yazılı puanı olarak e-Okul Sistemi’ne girilir ve yıl sonu başarı puanı hesaplamasına dahil edilir.

Ortaöğretime yerleştirmeye esas puan hesaplamasında; öğrencilerin; 6, 7 ve 8’inci sınıf yıl sonu başarı puanları ile 8’inci sınıf AOSP’si toplanacak, elde edilen toplam puan ikiye bölünerek merkezi sistemle öğrenci alımında kullanılan “ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeye esas puan” hesaplanır.

TEOG NEDİR?

TEOG sınavında, Türkçe, matematik, fen bilimleri, yabancı dil, din kültürüve ahlak bilgisi ve T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük derslerinin öğretim programlarında yer alan kazanımlarını öğrencilerin elde etme seviyesinin ölçülmesi amacıyla çoktan seçmeli soruların yer alacağı ortak sınavlar uygulanır.

Çocuklarımızı at yarışçısı yaptık

Henüz hayatlarının başlarında olan yavrularımızı saçma bir sınav uğruna yok edip gitmek üzereydik. Hatta birkaç yaş dilimini bu alanda yok etmiş durumdayız. Çocuklar çocukluklarını yaşayacakları en güzel çağlarında ezberci bir sistemin içerisinde boğarken, bir de çocuklarımızı bir yarış havasına soktuk. Bir başka öğrenciyi geçebilmek için gece gündüz çalışan çocuklarımız anlamsız bir sınav stresinin içerisinde boğulup gittiler. Neymiş, çocuklar daha iyi okula gidecekler diye okul, dershane, özel ders, test karmaşası içerisinde ailelerinden kopuk bir vaziyette, daha da önemlisi oyunlardan kopuk bir vaziyette evlerine tıkanmak zorunda kaldılar. Başlarında bekleyen anne babalarının baskıları, sınavda kötü sonuç alma korkusu içerisinde bütün bir yıllarını, bazen birkaç yıllarını arkadaş çevrelerinden uzak bir vaziyette geçirmek zorunda kaldılar.

Şöyle bir empati yapmak durumunda kalırsak eğer; hangimiz çocukluğumuzda bugün ki çocukların yaşadığı o stresi yaşadık ki. Okulda öğretmen, dershanede dershanenin öğretmenleri, eve gelir özel öğretmen yetmedi bir de anne baba ders çalış, test çöz, tekrar yap, ezberle, bir soru fazla çöz baskısını bugün ki çocuklara yaparlarken hangimize geçmişte böyle bir baskı yapıldı ki? İnanın değerli okurlarım, bizler bu derece baskı altında büyümedik. Çocukluğumuzu doyasıya yaşadık. Bugün ki çocuklar teknolojinin getirdiği imkanların altında bağımlılık belası ile boğuşurken bir yandan da sınav kaygısı ile yaşadılar. TEOG anne babası iseniz bilirsiniz. Çocuklarımız ile oturup normal bir sohbet birkaç yıl yapmadık. Sürekli bir baskı kurduk onların üzerlerinde. Daha iyi derece yapsınlar, bir başkasını geçsinler diye sürekli baskı kılıcımız ile çocuklarımızın korkulu rüyaları olduk. Çocuklarımızı o derece baskı altına aldık ki sabaha kadar stresten ve korkudan dolayı midesi bulanan çocuklara sahip olduk. Hayata her alanda hazırlamamız gereken çocuklarımızı tatillerde hemen unutacakları bilgileri zorla ezberletmeye çalışarak koca bir nesli saçma sapan bir sınav kargaşasının içerisinde yok edip durduk.

Kendi çocuğum dahil olmak üzere bütün çocuklara acıyordum. Ne büyük bir saçmalık içerisine onları soktuk diye hayıflanıp duruyordum. Henüz üniversite çağındaki çocuklarımıza bile sınav stresi ile mücadeleyi öğretememiş iken ağızları süt kokan çocuklarımıza sınav kaygısı yaşattık. Çocuklar okuma yazmayı öğrenmeye yeni başlamışken garip matematik problemleri ile boğuşma mücadelesi yaptırdık. Sonradan yaşayacakları büyük psikolojik bunalımların temellerini attırırken sırf büyüklerinin planlama hatalarının cezalarını biz onlara çektirdik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi bizler sınavlara girerek mi eğitim hayatlarımızı sürdürdük. İstediğimiz okulları bizler tercih ederek üniversiteye hazırlanmadık mı? Ne idi bu anlamsız TEOG belası. 8 yıllık okul hayatlarını hiçe sayarak 8.sınıfta iki adet sınavlarda çocukların yeteneklerini çözme beceriksizliğimiz nedeniyle koca bir nesli çöpe attık gitti. Bakın en başarılı öğrenciden en başarısız öğrencinin psikolojilerine. Hepsi önlerini dahi göremeyecek hale geldiler. Dokunsanız saatlerce ağlayacak durumlardalar. Evet, sınava girdiler. Fen Liselerini, Anadolu Liselerini ya da başka okulları kazandılar ama hayatlarını kaybettiler. Hayatlarının en güzel anlarını yaşayamadan bir anda lise çağına girdiler. Ergenlikle boğuşurken test karmaşasının içerisinde boğulup giden bu nesle verdiğimiz zararlar gelecek on yıllarda ortaya çıkacak. Çocukların beyinlerinin altında hayatlarındaki rakiplerini ezme iç güdüsünü yerleştirerek bütün hayatları boyunca at yarışçısı havasına bürüneceklerini bir türlü düşünemedik.

Yanlıştı, hataydı ve büyük saçmalıktı TEOG ve benzeri sınav sistemi. Ve bu sistemden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cuma akşamı katıldığı o önemli canlı yayın programından sonra kurtulma ümidimiz doğdu. Belki bizler gibi çocukları TEOG’a giren aileler kurtulamadı ancak bizden sonraki aileler artık kurtulabilecek. Aklın yolu bir ve bu aklı artık kullanmalıyız.

Sporcu olabilecek bir bireye matematik, mühendis olabilecek bir gence spor, gazeteci olabilecek bir öğrenciye fizik, doktor olacak bir öğrenciye tarih dersleri vererek onları ezbercilik üzerinde profesör olabilecek yeteneklere sahip ettirerek bütün hayatlarını yok etmek yerine yeteneklerini tespit ederek o yetenekleri doğrultusunda eğitim kurumlarına yönetme becerisini gösteremez miydik? Dünya’da bunu başaran ülkelere giderek oralarda bu işin nasıl yapıldığını neden öğrenmedik? Daha çok eğitim kurumu açarak işsiz öğretmen ordusunu da eğitim neferleri yaparak çocuklarımızın sınavsız bir biçimde istedikleri okullara gitme imkanını onlardan alarak birkaç saatlik becerileri ile onları karpuz seçer gibi seçerek nereye vardık? Olmadı bir türlü bunu beceremedik.

Ben hiçbir şekilde sınav mantığını doğru bulmuyorum. Geri kalmış, gelişme özrü olan ülkelerin kullandığı bir yöntemi ısrarla kullanma isteğimizi anlamadım ve anlamayacağım. Gereksiz, anlamsız. Hayatımız her alanına sınavları soktuk. Bırakalım bu mantığı. Herhangi bir ilde çalışacak memur ve işçiyi dahi sınavla alır hale geldik. Aldık ardından torpil arayışları içerisine sokarak buldukları ilk torpilde o ilden başka bir ile giderek çalıştığı ile fayda vermeyecek insanları devlet kurumlarına doldurduk. Kan göremeyen doktorları, konuşamayan öğretmenleri, ömürlerinde bir haber takip etmeyi bilmeyen gazetecileri, inşaattan anlamayan mühendisleri etrafımıza doldurduk. Yeteneği olmayan insanları yeteneği olmayan alanlarda mezun ederek koca bir ülkeyi heba ettik. Memnun muyuz? Bakın kendimden örnek vereceğim. İki adet okul bitirdim ama gazetecilik yapıyorum. Kendime uygun tek meslek olan gazeteciliği okuyamadım ama bu alanda çalışıyorum. Ben gazeteciliği okuyamazken gazetecilik okuyup da polis olan insanları sıkça gördüm. Bakın eğitim sistemimiz ne derece başarılıymış.

Sözün sonu, umarım Cumhurbaşkanımız da artık bu hatanın tam farkına varmıştır ve şu eğitim saçma sapanlığına bir el atar da bundan sonra ki nesilleri kurtarmış oluruz. Halen ümit var. Hatanızın farkına vardığınız için teşekkürler Cumhurbaşkanım…

Share
337 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?
#

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TEOG Konusunda Hemfikirim” için 1 yorum

  1. ahmet vurucu : diyor ki:

    teog getirildiğinde de sn c.başkanı ile hemfikirdin….

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...
  • Yeter Artık İdam Şart

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Şubat ayında yazdığım bir yazıyı son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve istismarları haberlerinin yeniden gündem olması nedeniyle bende yazımı yenilemek istiyorum. Türkiye’deki durumu maalesef ki gözler önüne seren ve artık mevcut yasaların yetersiz olduğunun kesinleştiği ve bu yasalarla olayların önüne geçilmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir durumda maalesef ki yazımı yeniden yayınlamak durumundayım. Bu konuyu yeniden gündeme getirmeye devam edeceğimi belirterek Şubat ayında yazdığım yazıyı yenilemek istiyorum. Tam yeri ve za...