logo

”Çoruh’a Ağıt”


Gülden Taş
guldentas@08olay.com

Sevgili gönül dostlarım!

Bugün sizleri biraz hüzünlendireceğim

Yıllardır Çoruh, can aldı ve almaya devam ediyor  vede ne yazık ki edecek, burada ihmal var mı sorusu akla geliyor, Çoruh barajlardan sonra etrafına metrelerce uzunluğunda ve en az beş metre yüksekliğine belki daha fazla  ulaşan beton yapıldı  sözde  Çoruh ıslah edildi ama burası yapılırken göz ardı edilen şey es kaza oraya düşenin çıkma şansı olamazdı ne bir tutunacak demir,  ne iskele , ne merdiven, düşen ancak Borçka’da çıkabilir tabı oraya kadar sağ gidebilirse ki en son ki elim vakayı anlatmama gerek yok, elli (50) üstünde Artvin ve Çoruh’a şiir yazdım yıllar önce yeğenim Çoruh Nehrinde  kayboldu ve bulunmadı aynı akıbeti daha kaç kişi yaşayacak bilmiyorum ama temennim koruyucu tedbirler alınıp kimse bu yüzden ağlamasın ve ilk defa Çoruh nehrine ağıt yazdım

 

”ÇORUH’A  AĞIT”

Bu kaçıncı oldu, uslanmaz mısın?

Suların yerlere çalınsın Çoruh!

Yârin yüreğine yaslanmaz mısın?

Seninde yüreğin alınsın Çoruh!

 

Artvin yetmedi mi başka illerden,

Taze fidanları büyüyen yerden…

Kırdın buduyorsun bilmedin halden,

Kıydın onca cana bilinsin Çoruh!

 

Evladımı aldın geri vermedin,

Mezarı çok gördün, halim görmedin.

Şu bayramda olsun yaram sarmadın,

Sana bedduayla gelinsin Çoruh!

 

Nice bahar geçti gözlerim sende,

Ah’lı vah çektiğim sözlerim sende…

Gözlerim, yürekte ahım var sende

Seninde yüreğin delinsin Çoruh

 

Bir parçasın olsun bana geri ver,

Kokusun gizlemiş bilmem hangi yer.

Kan ağlar yüreğim “huyun mudur?” der

Acılar serine çalınsın Çoruh!

 

Daha gencecikti doymadım ona,

Geri ver yavrumu, kıyma sen cana.

Duy yeter duy beni anayım ana;

Bırakmam yakanı yılansın Çoruh!

 

Aldın ya yavrumu, çok mu korkmuştu?

Suyunda boğarken nasıl ürkmüştü?

“Anne yetiş1” derken içim burkmuştu,

Bağrımdan parçamı çalansın Çoruh!

 

Soğuk sularında yavrum dondurdun,

Aldın onu benden ocak söndürdün.

O daha bir fidan, nasıl yondurdun?

Suyun parçalara bölünsün Çoruh!

 

Yaş kalmaz gözümde, sinemde yara

Yaktın ciğerimi düşürdün dara.

Yavrumun bahtını yazdın kapkara,

Adın coğrafyadan silinsin Çoruh!

 

Canım candan alma hasretim bitir,

Kınalı kuzumdan bir haber getir!

Beni de al, ya da oğluma götür!

Varlığım seninle bilinsin Çoruh!

 

Hani o düştüğü kayalık yerde,

Hesabın sorarım evladım nerde?

Düşsen de çaresiz devasız derde,

Canın çıksın; an, an ölünsün Çoruh!

 

Gülden’im bu dertle bağrımı deldim,

Ağlattın bir ömür, ne zaman güldüm?

Her gün binlerce kez sayende öldüm,

Seninde namazın kılınsın Çoruh!

Share
1084 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...