logo

Çoruh Park Üzerinden Üniversite Öğrencilerini Suçlu Göstermek Doğru Mu?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir yazıda Çoruh Park’ta yaşanan sıkıntıları dile getirmiştim. Bu yazım ciddi anlamda ses getirmişti. Yazdığım bu yazıya genelde herkes hak verirken, böylesine bir yatırımın heba olmaması konusunda hem fikir olundu. Benim bu yazıma yapılan yorumlar ve bu yorumlar üzerinden özellikle üniversite öğrencilerini tek suçlu gösterme çabalarına değerlendirmelerimi bu yazımda bulacaksınız.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Çoruh Park’ın ilimiz adına büyük bir yatırım olduğu ve de bu yatırımın heba edilmemesi gerekliliği konusunda tüm Artvin benim gibi düşünüyor. Buraya kadar her şey çok güzel ancak benim anlamadığım bir şey var ve bu şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Çoruh Park heba olmamalı diyende biziz bu yatırımı heba etmeye çalışanda. Burada sizce de bir çelişki yok mu? Çoruh Park’ı kullanan bu şehirde yaşayan insanlar değilmiş gibi yorumlar yapılıyor. Beyler açık sözlü olmalıyız. Hepimiz o parkın doğru kullanılması noktasında üzerimize düşen görevleri yerine getirmiyoruz. Hata yapanı uyarmadığımız gibi bizzat kendimizde hata yapıyoruz. Örneğin araba konusu. Arabalarımızı park edebileceğimiz eski köprü noktasına araba getirmek yerine arabalarımızı illa ki parka sokmaya çalışan da yine bizleriz. Parkın içerisindeki spor aletleri, salıncaklar, masalar, kamelyalar ve diğer malzemeleri yine kötü kullananda bizleriz. Araçlarımız ile tahta yolun üzerinden çıkanda, kamelya bölgesine araç sokanda yine bizleriz. Bireysel olarak bizler düzelir isek emin olun toplumda düzelir. Yere biz çöp atmaz isek toplumda atmaz. Düzelme öncelikle kendimizden başlar.

Buraya kadar iğneyi kendimize batırdığımıza göre şimdi biraz da çuvaldızı başkalarına batırarak eleştirilerimizi yapalım.

DSİ 26.Bölge Müdürlüğü ilimize çok güzel bir eser kazandırmıştır. Bundan dolayı minnettarız. Bu eser öylesine önemli bir eserdir ki bu şehrin insanlarının yeni bir yaşam alanına ve nefes alma yerine ulaşmasını sağlamıştır. Bu yüzden kıymetini bilmeliyiz. DSİ doğru olan bir işe daha imza atarak bu eseri Artvin Belediyesi’ne devir etmiştir. Bu noktadan sonra iş artık Artvin Belediyesi’ne düşmüştür. Artvin Belediyesi biran önce gerek güvenlik gerekse de temizlik noktasında alınması gereken tüm önlemleri almalıdır. Bildiğim kadarıyla Çoruh Park’ın içerisinde bulunan işletmeler kendi aralarında bir yönetim oluşturdular. Bu yönetim ve Artvin Belediyesi bir araya geçtiğimiz hafta geldiler. Bu konuları konuştular. Belli başlı önlemler alınmaya da başladı. Biz bu önlemlerin daha ivedilikle alınması gerektiğini düşünüyoruz. Çoruh Park’a daha fazla zarar verilmeden tüm önlemlerin ivedilikle yürürlüğe konulması gerekiyor.

Sadece Öğrenciler Mi Suçlu?

Değerli dostlar bazen eleştirilerde bulunurken kendimizi eleştirdiğimiz insanlar yerine koymuyoruz. Bu hataya hepimiz sıkça düşüyoruz. Çoruh Park’a ilişkin yazdığım yazıya yorumlar yapılırken, Çoruh Park’ın bir fuhuş yuvasına dönüştüğüne dayalı eleştirilerde bulunulmuştu. Açıkçası bunlara üzüldüm. Bakın ben günde en az 1.5 saat Çoruh Park’ta spor yapıyorum. Evet, öğrenciler özgürce bu parktan yararlanıyorlar ancak bir kamelyada ya da parkın herhangi bir yerinde bir kız ile bir erkek öğrenci oturuyor ise bunu farklı yerlere çekmemek lazım. Hepimiz üniversite öğrenciliği yaptık. Bu çocuklar ilimizde misafir olan çocuklar. Ve bu çocukların bu ilde gezebilecekleri ve eğlenebilecekleri imkanlar sınırlı. Biraz bu konuda anlayışlı olmamız gerek. Sadece Çoruh Park’a zarar verenler şehrimizde üniversite eğitimini gören öğrencilermiş gibi göstermeye çalışmak doğru bir yaklaşım değil. Tabi ki onların da biraz daha dikkatli olmaları lazım. Kullandıkları o parkı bulmak istedikleri gibi bırakmak onlarında başlıca görevleridir. Buraya kadar tamam da kendi kusurlarımızı göremez isek ne kadar doğru bir yaklaşım göstermiş oluruz. Çoruh Park’a öğrenciler takılıyor diye araçları ile gelerek müziği son ses açarak öğrencilere hava atmaya çalışan, yürüyüş yolunda gaza sonuna kadar basarak ortalığı toz dumana katan, araçları ile yürüyüş yollarında keyif yolculuğu yapan, çocukların kullanması gereken salıncaklara koca yaşları ile binen, kullandıkları kamelyaları çöplük yığını şeklinde bırakan da maalesef yine bizim insanımız. Burada sadece öğrencileri suçlamak biraz insafsızlık olmaktadır.

Bizler şehrimize yapılan her türlü esere iyi bakmakla yükümlüyüz. Bu eserlerin daha fazlası yapılsın diye bu şehre yapılan hizmetlere bizler sahip çıkmaz isek başkalarının sahip çıkmasını bekleyemeyiz.

Yürüyüş yoluna araç sokulması bence hatadır

Az öncede belirtmiştim bir takım önlemlerin alınmaya başlandığını. Çoruh Parkın yeni köprü civarından girilen yürüyüş yolunu insanlarımız araçlarıyla kullanmaktaydılar. Hatta parkın tam içine kadar araçlarını sokuyorlardı. Parkın açık hava tiyatro sahnesinin giriş bölümüne şimdi araçların girmemesi için kapı konuluyor. Bu güzel bir uygulama ancak asıl yürüyüş yolunun başına yani giriş bölümüne konulmalıydı. Zaten yeterli otopark alanı eski köprü tarafından girişte ve parkın üst bölümünde bulunmakta, yeni köprü tarafından girişe araç sokulması bence hatadır. Bu hatadan dönülmeli. Burasının yapılış amaca insanların yürüyebilecekleri bir alan oluşturmak idi. Gerekirse yeni köprü civarından giriş bölümüne de otopark alanı oluşturularak yürüyüş yoluna araç alınmaması denenebilir diye düşünüyorum. Göreceksiniz gelecekte insanların bu talepleri olacak ve şuan konulan kapılar daha geriye çekilecektir.

Çoruh Park insanlarımızın yeni yaşam alanıdır ve bu yaşam alanına hepimizin sahip çıkması başlıca görevimizdir. Lütfen buraya hep birlikte sahip çıkalım, yanlış yapanları uyaralım, bizi uyaran insanlarımıza hak verelim ve bu parkın gelecek nesillere aynı güzellikte ulaşmasına katkı sağlayalım.

Bugüne kadar Çoruh Park’a ilişkin ortaya atılan bir takım söylentiler oldu. Lütfen bu söylentilere de artık son verelim. Orada insanlar nefes almaya çalışıyor. O park herkesin kullanımına açıktır. Hep birlikte kullanır isek ve birbirlerimize saygılı olur isek emin olun yeni yaşam merkezimiz daha keyifli hale gelecektir.

Tekrar bu hizmeti ilimize kazandıranlardan Allah razı olsun.

Etiketler:
Share
898 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Karz-ı hasen (Faizsiz kredi)

    19 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://katilimdunyasi.com/2016/06/17/sorularla-karz-i-hasen/ Günümüzde kullanılan kredi tabiri de, aslında Arapça karz demektir. Fakat karz-ı hasen (güzel borç), kredi değildir. Zira karz-ı hasen faizsiz borç demektir ve sevabın dışında bir geliri yoktur. Karz-ı hasen Kur’an’a ait bir tabirdir. Güzel ödünç. Dinin emirlerine uygun ödünç vermek demektir. Karz kelimesi lügatte “kesmek, aşındırmak”; hasen kelimesi ise “güzel, hoş, latif” manalarına gelmektedir. Bu iki kelime birlikte kullanıldığında “güzel bir şekilde verilen bor...
  • Caiz

    17 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Caiz sözlükte “geçip gitmek, mümkün, serbest ve geçerli olmak” anlamlarına gelen “cevaz” kökünden türetilmiş bir isim olup fıkıh terimi olarak, dinen veya hukuken yapılmasına müsaade edilen fiilleri ifade eder. Bu anlamdaki müsaadeyi belirtmek üzere de “cevaz” kavramı kullanılır. Kur’an-ı Kerim’de birçok fiilin serbest olduğu ve yasak olmadığı değişik ifade tarzlarıyla belirtilmiş olmakla beraber “caiz” lafzı geçmemektedir. Hadislerde ise bu kelime az da olsa kullanılmıştır. Cevaz, bir şeye izin vermek, müsaade etmek, hoş görmek, uygun bulm...
  • Üsve-i Hasene (Güzel Örnek; Peygamber Efendimiz [S.A.V.])

    15 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Mücerred (soyut)hakikatler, ahlâkî kavramlar güzel örneklerle ve örnek şahsiyetlerle anlaşılır. Kur’ân-ı Kerîm buna “Üsve-i Hasene” demiştir Üsve-i Hasene, hüsn-ü misal, güzel örnek ve örnek şahsiyet anlamına gelmektedir. Peygamberler, Hz. Muhammed (asm), Hulefa-i Raşidin, Sahabe-i Kiram, müceddidler, müçtehidler ve başarılı dürüst, ahlâklı ilim adamları, san’atkârlar, tüccarlar “Üsve-i Hasene” sayılırlar. İnsanlar örnek şahsiyetler ve mükemmel rehberleri örnek alarak, yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak güzel ahlâka ve istikame...
  • Bediüzzaman’dan Etkilenen Şule Yüksel Şenler Erdoğan Ailesini Etkilemiş

    14 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Kısaca özgeçmişi Kıbrıslı bir ailenin çocuğu olan Şule Yüksel Şenler 1938 yılında Kayseri’de dünyaya geldi. İlk öyküleri dergi ve gazetelerde yayımlanan Şenler’in hayatı ağabeyi Üzeyir Şenler’in, Said-i Nursi’nin derslerine katılmasıyla değişti. Ağabeyinin tavsiyesi üzerine yaşam tarzını değiştirerek Risale-i Nur sohbetlerine katılan Şenler bir müddet sonra tesettüre girdi. Şenler, sinemada izlediği aktrisin baş bağlama tarzını beğenerek yeni bir başörtüsü bağlama modeli ortaya çıkardı. Genç kızlar başlarını onun gibi kapatmaya başladı. P...