logo

CHP ve MHP Yeni Partileri Üretecek


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

1 Kasım Genel seçimlerinden sonra seçimden büyük bir yenilgi ile çıkan CHP ve MHP’de başarısızlığın mimarları olarak görülen liderlerin değiştirilemeyeceğini iddia etmiştim. Seçimin hemen ertesinde her iki partide de parti içi muhalefet harekete geçmiş olsa da günler geçtikçe parti içi muhalefetin gücü erimeye başladı. CHP’de parti içi muhalefetin lider adayları kurultay yaklaştıkça adaylıklarını geriye çekerlerken, kurultay gününde ise genel başkanın tek rakibi de şu yada bu gerekçelerle aday olamadı. Böylelikle 1 Kasım akşamı çok suçlanan ve biran önce değişmesi gerek denilen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içerisinde hiç olmadığı kadar güçlenerek yeniden genel başkan oldu. Gelecekte neler olabileceği noktasındaki tahmini mi bu parti için birazdan yapacağım ama MHP’yi de bir anlatalım sonra tekrar döneriz. MHP’de ise değişen bir şey olmadı. 1 Kasım sonrası CHP tüzük gereği kurultaya giderken, MHP’de Genel Kurul ise tam bir hayal oldu. Parti içi muhalefet kazan kaldırıp yeterli imzayı toparlamaya çalışsa da Genel Başkan Devlet Bahçeli, Genel Kurul beklentisini “Mahkemeye giderseniz ancak alırsınız” söylemi ile sona erdirdi. Üstelik ‘Diktatör’ suçlamasında bulunduğu Erdoğan’ın dahi cesaret edemeyeceği bir üslup ile parti içi muhalefete sert bir tokat atmış oldu. MHP’de nelerin yaşanabileceğini de birazdan yazacağım.

Tabanların Başarısızlığa Tepkisiz Kalması Oldukça Şaşırtıcı

Öncelikle şu sorulara bir yanıt bulalım: CHP ve MHP’nin son 13 yılda kazandıkları bir seçim oldu mu? Yada bu iki partinin liderlerinin (Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2009’dan bu yana) başarılı oldukları bir seçim oldu mu? Veya her iki liderin ve her iki partinin tabanlarının gelecekte seçim kazanabileceklerine dayalı ufukta bir ışık göründü mü? Sizinde cevabınız bu üç sorunun üçüne de ‘Hayır’dır. Liderlerin koltuklarını, liderlerin kadrolarının da makamlarını ve partilerindeki güçlerini kaybetmeme adına başarısızlığa tahammül etmeleri ve halen liderlerini savunmaları gayet doğal olabilir ancak bu iki partinin yaşanan bunca başarısızlık ve de yok olup giden iktidar umutları karşısında halen ayağa kalkmamış olması asla doğal değildir. Bugün hangi CHP’li ve MHP’liye sorarsanız sorun AK Parti’den nefret eder ve biran önce iktidardan uzaklaşması gerektiğini savunduklarını duyarsınız. Bunu duymaya duyarsınız da kendi liderleri ve yönetim kadrolarının AK Parti’nin iktidarda kalmasındaki payını eleştirdiklerini duyamazsınız. Sanıyorum Recep Tayyip Erdoğan’a sorsanız “CHP ve MHP’nin liderleri değişmeli mi?” yanıtı “ Yok böyle kalsın! Onlar bizim iktidarımızın teminatıdır”  derdi. Hangi AK Parti’liye de sorsanız aynı yanıtı alırsınız.

Böylesine bir gerçek ortada dururken bunca başarısızlığa karşın CHP’nin liderinin rekor oy  ile yeniden seçilmesi ile MHP’nin liderinin Genel Kurul yerine mahkemeyi bir yol olarak göstermesine tabanın sessiz kalmasına yapacak yorum bulamazsınız. Bugün seçim olsa CHP ile MHP’nin alacağı oyların toplamına neredeyse yüzde 10 daha fazlasını AK Parti’nin alacağına dayalı anketler gazetelerde manşet manşet yayınlanırken, halen bu iki partide de değişen bir şeyin olmaması bırakın değişen bir şeyin olmasını değişme ihtimalinin dahi bulunmamasına bir yazar olarak ne yorum yapabilirsiniz ki? Her iki partinin de tabanının üzerine adeta bir ölü toprağa serilmiş iken siz ne yorum yapabilirsiniz ki?

Yeni Partiler Yolda?

CHP ve MHP’nin aslında iktidar alternatifi oluşturamamalarının yanı sıra muhalefet üretme noktasındaki eksikleri de Türk siyasetini ciddi oranda tıkamakta. Belki CHP ile MHP’nin tabanları bu duruma sessiz kalıyor olsa da benim her iki partinin de önemli isimlerinden aldığım duyumlar karşısında bir büyük iddia daha ortaya koyacağım. Nasıl ki bu iki partinin liderlerini değiştiremeyeceği iddiasını tutturduysam bu iddiamda da tutturacağım. Göreceksiniz ki bu yaza kadar her iki partide bölünmeler yaşanacak. Her iki partinin de çok önemli isimleri partilerinden istifa ederek yeni partiler kuracaklar. Bu partilerin yanı sıra 2016 yılının sonuna doğru merkez sağ ve merkez solda önemli isimlerinde katılacağı orta merkezli bir parti daha kurulacak. Hatta bu partiyi çok önemli bir isim kuracak. Bu isimde AK Parti’den gelecek bir isim olacak.

Aslında sadece iki partinin değil siyasetin üzerine serilen ölü toprağı belki de kurulacak bu yeni partiler ile kalkmaya başlayacak ve siyasete yeni heyecanlar gelecektir. Bu partilerin kurulması ile bir türlü koltuklarından kalkmayan liderlerin de siyasi sahneden çekilmeleri sağlanmış olacaktır.

Etiketler:
Share
492 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...