logo

CHP Merkez İlçe Eleştirilerine Bakışım


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

CHP Merkez İlçe Başkanlığı basın mensuplarını davet ederek önemli açıklamalarda bulundu. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Artvin’in siyasi gündemini değiştirmeleri ve de maden tekelindeki gündemi farklı bir yöne çekmiş olmaları nedeniyle kendilerini antalya escort tebrik ediyorum. Siyasetin seçimler gelmeden ısınması bence gayet güzel.

Ben siyasi gündemi değiştirmesinin yanı sıra Merkez İlçe Teşkilatını bir nedenden dolayı daha tebrik ediyorum. Biz Emin Özgün belediyesinin son döneminde CHP Merkez ilçe örgütünü Artvin’in sorunlarını görmüyor olarak düşünüyorduk. Meğer ise görüyorlarmış. Bakın Artvin’de ne denli sorun varmış ve ilçe örgütü bu sorunlarını da idrak ediyorlarmış. Bu da bence gayet güzel gelişme. Emin Özgün döneminde hiç ses çıkarmayan, il merkezinin sorunlarını ve belediyenin eksik hizmetlerini hiç eleştirmeyen ilçe örgütünü belediye kaybedince görmeye başlamalarını da demokrasimiz adına oldukça başarılı buluyorum. Zaten travesti bizim demokrasimiz de görevde kendi adamımız olursa her şey gayet güzel, eğer rakip ise hiçbir şey yolunda gitmiyor olarak değerlendirilir. Bunu bir kez daha görmüş olduk.

Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’yi ben savunacak değilim. O yaptıkları ile veya yapmadıkları ile kendisini savunabilecek dirayettedir. Zaman zaman kendisinin icraatlarını övdüğümde eleştirdiğimde olmuştur, bundan böyle de olacaktır. Fakat eğer CHP Merkez İlçe Başkanı uygun bulur ise, bizi aşağılayıp internet yolundan hakaret etmeyecekse açıklamalarını bir değerlendirmek istiyorum. Sanıyorum bir gazeteci olarak bunu yapabilirim. Galiba fikir özgürlüğüne sahibim. Gerçi kendileri sadece bizlerin ve tüm toplumun hep kendileri gibi düşünmesini istiyorlar. Maden dahil olmak üzere bir çok konuda farklı düşünmemizi asla kabul etmedikleri gibi eleştirilmeyi de kabullenmiyorlar. Buna tanık olmuşluğum vardır. ankara escort Tepki göstermekte de haklıdırlar zira genelde Artvin’de ne onları ne de Yeşil Artvin Derneği’ni eleştiremezsiniz. Dokunulmazlıkları vardır.

Şimdi açıklamayı şöyle bir değerlendirelim:

Değerlendirmenin başlangıcında Sayın Şahin ile CHP ilçe örgütünün düşüncelerine saygı duyduğumu ifade edeyim. Özellikle de yerel siyaset açısından böylesi çıkış yapmalarını da takdir ve tebrik ediyorum.

Açıklamaların başında hastane virajında yapılan büfelerin bir hizmet gibi gösterilmesini eleştirilirken haklılık payı görebilirim ancak geçmişte benzeri yatırımları hatta yapılan boya badana işlerini bile hizmet olarak gösterilmesini hiç eleştirmemiş olmalarını ise hatırlatmak isterim. Belediyenin borçlanması noktasına gelince her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğunun altını çizmekte fayda vardır. Artvin belediye başkanı olduğu dönemde Dr. Emin Özgün, borçlanmıştır da, belediyenin varlıklarını satarak gelirde elde etmiştir. Sayın Özgün’ün böyle bir hakkı var ise Sayın Kocatepe’nin de olduğunu düşünmekteyim. Yani Belediye pek tabi ki borçlanabilir ama bu borçlanmayı henüz bir sonraki seçimi kesin kazanacaklarmış gibi eleştirme sevdasına düşülmesini de biraz acelecilik olarak görmekteyim.

İktidarın yaptığı hizmetleri ya da icraatları kendi icraatları gibi gösterilmesi noktasında belki haklılık payı olsa dahi Sayın Şahin’e şu konuda hatırlatma da bulunmak istiyorum. Sayın Kocatepe’nin Başkan olmadan önce de Başkan olduktan sonra da bireysel çabaları ile Artvin’e getirdiği onca hizmeti bir çırpıda sayabiliriz. Şimdi yiğidi öldürsek de hakkını yememek gerek. Tabi ki genel hizmetlerin gelmesinde AK Parti’nin teşkilatı ve Milletvekili’nin gayretleri ve katkıları var ise Sayın Başkan’ında vardır. Bunu göstermesi de kabul edilebilir.

Artvin’in ağabeyi konumundaki Sayın İsmet Acar’ın Artvin Belediyesi’ne bağış yapmış olması bir icraat gibi gösterilemeyebilir ancak Sayın Acar’ın yaptırdığı binayı geçmişte bir icraat olarak CHP’nin gösterdiğini de unutmamak gerek. Sayın Kadir Topbaş’ın eski araçları gönderiyor olması noktasında ki eleştirisine hak verdiğim gibi Topbaş’ın yaptığı önemli bağışlar ve desteklere de değinilmemiş olmasını da hatırlatmak istiyorum.

Gelelim şu AVM meselesine. Bu konuda Sayın Kocatepe’nin eleştirilmesine anlam veremiyorum. Hatta şunu merak etmiyor da değilim: AVM’nin yapılışı, işletilmesi ya da yapım şekli ile ilgili CHP Merkez İlçe örgütünün Başkan Özgün döneminde tartışmışlıkları var mıdır? Medya yoluyla bunu zaten yapmazlardı da acaba kapalı kapılar ardından yapmışlar mıdır? AVM’nin yapımında hiçbir şekilde dahli olmayan Kocatepe’nin pek tabi ki işleyişinde kucağında bulduğu bir proje olarak karar hakkı vardır. Kaldı ki Artvin Belediyesi 15 yıllık Emin Özgün döneminde onlarca arsa ya da işyeri satmıştır da. Hatta Sayın Şahin’in bugün Belediye’nin mülklerini satmakla eleştirirken açıklama yaptığı CHP İl Binasının da eski bir belediye mülkü olduğunu hatırlatmakta fayda var. CHP’nin İl Başkanı Sayın Ali Yücel Kurt’un sahibi olduğu petrol istasyonunun da belediyeye gelir getiren önemli mülklerden olduğunu da hatırlatmayı unutmayalım. Şimdi Sayın Şahin belediye mülklerinin satılıyor olmasını eleştirirken Sayın Özgün’ün geçmişte yaptığı satışları da eleştirdiğini mi anlamamız gerekiyor. Eğer öyle ise bu eleştirilerin geçmişte ‘neden yapılmadığını’ merak etmiyor değilim. Buraya bir not bırakmalıyım. Ben Sayın Özgün’ün geçmişte bu her iki yerin de satmasını doğru bulmuştum.

Belediyenin borçlanma mevzusunda neden eleştiride bulunulduğunu anlayamadığımı belirtmiştim. Belediye gerekirse borçlanır, gerekirse borcunu ödemek için varlıklarını satabilir. Bu noktada benim Emin Özgün’ü çok başarılı bulduğumu geçmiş yıllarda onlarca kez yazdığımı bilirim. Bence halk belediyenin borçlanmasına değil belediyenin hizmet üretip üretmediğine bakar. Bunun da notunu da bir sonraki yerel seçimlerde mevcut yönetimi yeniden göreve getirip getirmemesi ile verir.

Benim yapılan eleştirilere verdiğim yanıt bunlarla sınırlıdır. Daha çok yazabileceğim konular var ancak bunlar mevcut yönetimi savunur şeklinde algılanabilir. Mevcut belediyenin eleştiriliyor olmasını açıkçası faydalı da buluyorum. Eleştirilmek her daim başarıyı arttırır. Bu eleştirilerden Sayın Kocatepe’nin faydalanabileceğini ve yapmayı planladığı hizmetleri yapma noktasında elini çabuk tutması gerektiğini düşünüyorum. Sayın Şahin’in yaptığı eleştirilerde katıldığım kısımlarda bulunuyor. Bazı hizmetlerin halen yapılamamış olması ve de hizmetlerin yapılma hızının yavaş olduğunu da düşünüyorum. Belediye personeli açısından yapılan ödemelerin yapılmasında gecikme ve de belediyenin esnafa kayseri escort borcu olması noktasındaki eleştirilere de kısmen katılıyorum. Şahsi fikrim daha hareketli bir belediye yapısında bu tür aksaklıklar olabilse de yine de Sayın Şahin’in eleştirilerinin de dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Belediye çalışanlarından bazılarına siyasi baskılar ya da farklı partili olmaları nedeniyle görevden almalar olduğu yönünde eleştirilerinde dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum fakat belediyede CHP’li olduğu bilinen onlarca çalışanında işlerini yapmaları nedeniyle de hiçbir dışlanmaya maruz kalmadıklarını da gördüğümü belirtmek istiyorum.

Gelelim son söze. Sayın Şahin’in eleştirilerini önemsiyorum, siyasete renk getirmesi anlamında çok değerli buluyorum ancak geçmişte Artvin’de yaşanan onlarca sorun konusunda hiçbir şekilde eleştiri yapmamış olmasını da demokrasimiz açısından eksik buluyorum.

Etiketler:
Share
1066 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...