logo

CHP Aday Adayı Başar’dan Meydanı Boşaltın Uyarısı

 

CHP’de birlik ve beraberlik arayışları

CHP Artvin Milletvekili aday adayı İsmet Başar, CHP Parti Meclisi tarafından alınan Merkez Yoklaması kararının ardından yaşanan süreç ve bundan sonrası için açıklamalarda bulundu.

CHP’de birlik ve beraberliğin sağlanması için mevcut Milletvekili Uğur Bayraktutan ile eski Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu’nun aradan çekilmesi gerektiğini ifade eden CHP Artvin Milletvekili aday adayı İsmet Başar; “ CHP Ailesi ve Artvin Kamuoyuna…Gelinen süreç üzerine bir açıklama yapmayı gerek duymuş bulunmaktayım. Cumhuriyet Halk Partisi Artvin Milletvekili Aday Adaylığım sürecinin başlamasında ve günümüze kadar gelinen noktada karşılaştığım birçok engebeyi ve engellemeleri bir tarafa bırakarak, yaşanan sürecin olumsuzluklarından da fazlaca bahsetmeden, partimizin ve ilimizin geleceğine zarar vermek bir tarafa, katkı koyabilmek için tüm partililerimin dikkatli ve sağduyulu olmalarını öneriyorum.

‘’Ön seçimle geldim ön seçimle giderim ‘’diyen YDK Başkanı mevcut vekilin “Ön seçimde senin arkanda ikinci olursam seve seve çalışırım” diyen Bayraktutan’a olan güvenimle çıkmış olduğum yolda genel toplamda tam 96 gün boyunca yüzlerce partilimizle ve binlere varan hemşehrimizle tokalaştım, gönüllerinden geçen desteği talep ettim. Gerek partililerimiz, gerekse partimize gönül bağıyla bağlı olan vatandaşlarımız, CHP Artvin’de değişimin nedenli gerektiğini tarafıma ve çalışma ekibime açık açık söylemişlerdir. Bu değişim arzusunu dile getiren ve isteyen partililerimizin bu talebi her geçen gün çığ gibi arttıkça oluşan kamuoyu baskısı başta mevcut vekil olmak üzere birilerini rahatsız etmiş olsa gerek ki gelinen nokta partimizde kaosa ve hatta ciddi kutuplaşmaları gün yüzüne çıkarmıştır.

Partim değil ben anlayışı, toplum değil azınlık anlayışı ve hatta kişisel talepler ile kişisel taahhütlerin had safhaya çıktığı bu durumu görmemek için kör olmak gerekir. Gerek televizyon programında, gerekse yapmış olduğum basın açıklamasında ifade etmeye çalıştığım gibi; Mevcut vekil ve iki dönem önceki vekilin kişisel hırsları ve hatta egolarına alet olan bazı partililerimizin kutuplaşması nedeniyle gelinen noktada halen partim demeyip ben diyenler olduğunu üzülerek dile getirmek istiyorum.

Genel merkezimizin ilimiz için almış olduğu merkez yoklaması kararından sonra, gerek partililerimizi gerekse Artvin kamuoyunun rahatlaması için herhangi bir açıklama yapmayan YDK Başkanı mevcut vekilimizi anlamakta güçlük çektiğimi ifade etmek istiyorum. Bu denli oluşan olumsuz atmosfere rağmen partilileri daha da o-cu, bu-cu noktasına iten anlayışı şiddette kınıyorum. Bu kadar demokratik bir sistemi ülke genelinde uygulamaya çalışan genel merkezinde Artvin sorununa iletişim ve diyalog yolunu tercih etmeyip sorunu geçiştiren anlayışa da pes doğrusu demek geliyor içimden. O kadar kutuplaşılmış ki değmeyin gitsin. Bu kutuplaşma 2014’de dört belediyeyi kaybederek bizlere yansıdı. Genel başkanımızda bu duruma çok üzüldü, üzüldü de ne oldu, kurmayları bu durumu araştırmaya bile gerek duymadı. Şimdilerde o iki ismin kamplaşmasına dur diyecek olan taban hareketi ve değişim rüzgârından rahatsız olanlar, bizleri dört belediyeden mahrum edenler artık kendilerinden de mahrum etmeyi hayata geçirecek kadar gözü dönmüş ve adeta at gözlükleriyle Artvin’imize bakmaktadırlar.

Merkez yoklaması kararı alındıktan sonra almış olduğum aday adaylığımı askıya alma kararımda ki kararlılığım devam etmekte olup, eğer ilimizde ki aday belirleme yönteminde bir değişiklik yapılana kadar kararım aynen devam ediyor. Benim amacım 22 yıllık gazetecilik tecrübemi tabi ki de milletvekilliğine taşıyarak Artvin’ime hizmet edebilmekti, ancak bu sürecin getirdiği noktada anladım ki, değil partimizle memleketimize hizmet etmek, ne düşünürsek düşünelim ne yaparsak yapalım, bu iki kutuplaşmada ekvator olma olasılığımız tabanda ve kamuoyunda değişimle birlikte yüksek olsa da kutuplardaki savaş bizi birleşme yerine ayrışmaya götürüyor.

Burada kutuplaşmanın önderleri ve bu kutuplaşmaya yıllardır katkı koyan baş Aktör Artvin CHP yi tehlikeli virajlara doğru fireni patlamış kamyon gibi vites küçültmeden götürmeye devam ediyor. Başta kamyonun şoförü olan mevcut il başkanının sürüş tecrübesi de bu aracı durdurmaya yetmiyor gibi görünüyor. Burada büyük risk alacak olan doğanın kendisi olan genel merkezdir, Genel merkezin de bu durumu doğanın gerçeğinden kaçırması imkansız. Bu durumda elimizde olan tek şans kazayı az hasarla neticelendirmektir. Bende bu noktadan yola çıkarak, yemekte bile bir araya gelemeyen her iki vekilin kendi hırs ve egolarından ayrışmadığına göre, onlardan biri olmamak adına kendilerinden bir isteğim olacak. Bu istek sadece o iki vekilden değil, onların akıl babaları olan ağabeye ve masumane taraftarlarına sesleniyorum. Aklın yolu bir ise ki öyledir. Bir taraf diğer tarafın yanlış olduğunu söylüyor ise beş dakikalığına Empati yaparak kendi tarafı olduğu kişinin yanlışını görsünler ve tarafı oldukları kişiden çekilmesini söylesinler. İlimizin partilileri kendilerine ömür boyu yetecek onuru kazandırmışlar. Artık bu onurla yaşamayı ve bu kavgadan geri çekilmeleri gerektiğini söylesinler. Sayın Bayraktutan ve Sayın Çorbacıoğlu artık yeter ne olursunuz vazgeçin bizi bize bırakın. Eğer siz vazgeçmez iseniz bu kavganız birilerinin ekmeğine yağ olarak sürüldüğünde, bizler sizden vazgeçeceğiz. Ardanuç ve Kemalpaşa belediye başkanlarına da bir çağrı, sizden de bu çağrıya katılım bekliyorum. Eğer bu çağrıma pozitif yaklaşım gelirse bende her türlü feragata varım. Eğer YDK Başkanı olarak Sayın Bayraktutan siz bu durumu görmüyor ve sorumluluğunuzu yerine getirmiyorsanız, yarın iş işten geçmeden benden uyarması. Eğer Sayın Çorbacıoğlu sizde bu durumda gerekeni yapmaz iseniz ki yapacağınızın ilk sinyalini il başkanlığı binasında ki protesto esnasında iki kez verdiniz. Artık CHP’de suların durulması ve birlik ve beraberliğin yeniden sağlanması için ortada hiçbir engel kalmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

Share
781 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?