logo

Çevreyi Koruyarak Madenleri Kazanmak


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Davutoğlu: Çevreyi Koruyacağız, Madenleri de Ekonomimize Katkı Olarak Sunacağız

Bu ikisi uzlaşmaz hedefler değil dedi.

Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerine karşı tepki eylemleri üzerinden bölgede yaşanan gelişmelerin sorulması üzerine

Başbakan Davutoğlu, “Bütün Artvinlilere ve çevrecilere sesleniyorum: Gelin bu iki prensipte anlaşalım. Çevreyi koruyacağız, yeraltı zenginliğimizi de ekonomimize katkı olarak sunacağız.

Bu ikisi uzlaşmaz hedefler değil” diye konuştu.

“BİRÇOK ŞEY ÇEVREYE ZARAR VERMEDEN YAPILABİLİYOR”

Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerine karşı tepki eylemleri üzerinden bölgede yaşanan gelişmelerin sorulması üzerine

Başbakan Davutoğlu, “Artık birçok şey çevreye zarar vermeden yapılabiliyor.

“YERİN ÜSTÜNE ZARAR GELMEYECEK”

O zaman Artvin’deki bütün yerel aktörlere de buradan sesleniyorum

Türkiye’nin geneline de. Hepsiyle konuşmaya hazırız. Çevre Bakanımıza sizin göreviniz çevreyle ilgili her türlü tedbiri almaktır, diye ifade ettim.

Enerji Bakanımıza da sizin göreviniz çevreye zarar vermeden bu doğal kaynağın kullanılması için gerekli tedbirleri almaktır, dedim.

Biz yerin altından bunu çıkartacağız ama yerin üstüne zarar gelmeyecek.

“AÇIK GALERİ OLSAYDI ÇEVRE ZARAR GÖRECEKTİ”

Açık galeri olsaydı çevreye zarar verecektir ama 2’nci ÇED raporunda kapalı galeriye dönmesi kararlaştırılmış ve çevre zararları bertaraf edilmiş. Orada işletilmemesine karar veriliyor ve bir tedbir daha alınıyor.

Bütün bunlar yerin altında kalsın, dokunmayalım; derseniz bu sefer biz bunları dışarıdan ithal etmek durumunda kalacağız. Cari açık dâhil birçok sıkıntı doğacak.

“BU İKİSİ UZLAŞMAZ HEDEFLER DEĞİL”

Bütün Artvinlilere ve çevrecilere sesleniyorum: Gelin bu iki prensipte anlaşalım. Çevreyi koruyacağız, yeraltı zenginliğimizi de ekonomimize katkı olarak sunacağız. Bu ikisi uzlaşmaz hedefler değil” diye konuştu.

Zarar vermemek için her türlü tedbiri almamıza rağmen bu konuyu suiistimal edenler olursa Türkiye de kamu düzenini koruyacağımızı herkesin bilmesi lazım

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
412 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...