logo

reklam

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Artvin’de


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet  Özhaseki, Artvin’e gelerek, AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı 6’ncı Olağan Kongresi’ne katıldı.

Bugün ki yazımda bakanın açıklamalarına yer vermek istiyorum. Bakanın açıklamaları önemli. Yorumlarımı ise yarına bırakmak istiyorum. Bakanın özellikle Artvin ile ilgili söylediği cümlelere dikkat çekmek istiyorum. Bence açıklamalarını iyice bir okumak ve yarında yorumlamak gerek. İşte bakanın açıklamaları:

Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrede konuşan ve görev yaptığı Kayseri Büyükşehir Belediye başkanlığındaki dönemi anlatan Bakan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Artvin Belediyesi gibi biz de Kayseri Belediyesi’ni CHP’den aldık. CHP’den belediyeyi teslim almanın ne olduğunu iyi bilirim. Belediyeyi devraldığımızda şehrin yarısında sağ, yarısında da sol mafya hakimdi. Bunların izni olmadan vatandaş, belediye ihalesine giremezdi.  Kayıp kaçaklar, yüzde 60, 70’lerdeydi. Herkes, belediyeden alacaklıydı. Belediye, işçilerine aylarca maaş ödememiş, ikramiyeler de birikmişti. Bugün buraya gelirken, internette haberlere bakarken, Kılıçdaroğlu konuşmuş. ‘Biz, şöyle belediyecilik yaparız, böyle belediyecilik yaparız’ demiş. Lafta yapılır, dediğin gibi olur; ama işin gerçeğine gelince CHP belediyeciliği benim anlattığım gibidir.”

‘İstanbul’a Kim İhanet Etti?’

Türkiye’de, belediyecilikte 2002 yılının dönüm noktası olduğunu kaydeden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İstanbul’a ihanet ettik’ çıkışını değerlendiren Bakan Özhaseki, şunları söyledi:

“Türkiye’de bazı işlerin dönüm noktası vardır. Belediyecilikte dönüm noktası 94 yılıdır, iktidarlarda da dönüm noktası 2002 yılıdır. Geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanı’mız, ‘İstanbul’a ihanet ettik’ gibi bir söz söyledi. Plan Bütçe Komisyonu’nda CHP’liler, sürekli bana soruyor.  Dedim ki birkaç bir şey söyleyeceğim, bu konuda. Doğru, Sayın Cumhurbaşkanı’mız, bunu söyledi. Neyle ilgiliydi söylediği? Siluetlerleilgili. Birincisi Türkiye cumhuriyeti tarihinin düşündüğünü net söyleyen, dobra, dürüstlükle emsali olmayan tek lider var, Recep Tayyip Erdoğan. Gerekirse kendini de özeleştiriye tabi tutuyor. Siluetlerle ilgili bunu söylemiştir. Ne olur, şu dürüstlükten biraz da sizinkiler nasibini alsa doğru konuşsalar keşke sizinkiler de. İstanbul’a kim ihanet etti; ben, size söyleyeyim. Sene 19850-1960’lar, İstanbul’da gecekondu sayısı, 60 bin civarında. 1994 senesinde Sayın Cumhurbaşkanı, belediyeyi devraldığında gecekondu sayısı, 640 bin. 700 bine yakın da kaçak yapı var. Yaklaşık 1 milyon 350 bin. Kim ihanet etti size göre? 1950’lerde, 1960’larda kim vardı? O dönemde CHP vardı.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “İstanbul’a deprem gelecek Aman kurtaralım diye çırpınıyorum. O yüksek binaları kurtaralım diye uğraşmıyorum ki; onlarda bir tehlike yok. O gözümüzü rahatsız ediyor. Ayrı bir şey. Öbürleri için çabalıyorum” dedi.

Artvin AK Parti Merkez İlçe 6. Olağan Kongresi’ne katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, yaptığı konuşmada Türkiye’de belediyecilikte miladın 1994, hükümette ise miladın 2002 olduğunu belirterek, “Hafta sonları programları gelir biz daha Başbakanımızın Cumhurbaşkanımızın programında özel dinlenme diye bir kelime görmedim. Aile ile geçirdiği zaman, istirahat böyle bir şey görmedim. Allah’a hamdolsun bize de onunla yol arkadaşlığı etme şerifini nail etmiş. Bizde hakkı ile iyi niyetle çalışıyoruz” dedi.

Deprem Yasası hazırladıkları dile getiren Bakan Özhaseki, “İstanbul’a deprem gelecek Aman kurtaralım diye çırpınıyorum. O yüksek binaları kurtaralım diye uğraşmıyorum ki; Onlarda bir tehlike yok. O gözümüzü rahatsız ediyor. Ayrı bir şey. Öbürleri için çabalıyorum. Milyarlarca dolar öbürlerine dökeceğiz. Zamanında keşke o insanlara düzgün planlamalar yapsaydınız da köylerden geldiklerinde ‘Gel kardeşim şöyle otur. Binanızı şöyle yapın’ deseydiniz. Kaçak bina yaptırmasaydınız. ‘Onlar gelir, bizim arka bahçemiz olur eylemlere götürürüz. Kafamızdaki dünya düzenine giderken onlarla, örgütlü işçi sınıflarıyla gideceğiz’ diye nutuk atmazdınız” dedi.

Kendisinin 21 yıl belediye başkanlığı yaptığını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2011 yılında kendisine Kayseri Belediyesi’nde yolsuzluk dosyası ile iftira attığını, bunu yasal yollardan çürüttüklerini, açtığı karşı davaları kazandıklarını dile getirerek, “Bizim 15 yıllık dönemimiz yüzümüzün akı. Geriye dönük hiç kimse yarışamaz bizimle” dedi.

Anadolu’nun son dönemde mazlumların sığınma limanı olduğunu dile getiren Özhaseki, “Balkanlarda mağdur olmuş her kardeşimiz gelmiş burada huzur bulmuş. Doğuda Arap coğrafyasında herkes geliyor. 100 yıldır beraberiz. Allah ilanihayet birliğimizi korusun. Huzurumuza göz dikenlerin de gözünü çıkarsın. Burada biz etle tırnak gibi olmuşuz. Fakat bu coğrafyada hani derler ya ‘Yari güzel olanın gözüne uyku girmez’ diye. İşte bizimde gözümüze uyku girmemesi lazım. Belaların biri bitiyor, biri başlıyor. PKK diye bir bela vardı. Vardı, diyorum inşallah kaybolacak. 40 yıldır mücadele ediyoruz” diye konuştu.

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısının seçimlerde desteklendiğini ve parlatıldığının altını çizen Özhaseki, belediyelere kayyum atadıklarında CHP’nin buna karşı çıktığını, bunun anlaşılır bir durum olmadığını belirtti.

FETÖ’nün gençleri, zenginleri kullanarak ülkeye büyük zarar verdiğini ve bir gecede gerçek yüzlerinin ortaya çıktığına değinen Özhaseki, “Güya din adına hizmet ediyorlardı. Dinde dürüstlük esas değil mi? Bunlarda her türlü yalan var. Soruları çalmak var. Fakir fukaranın hakkını yemek var. İnsanların mahremine girip çekim yapıp sokağa atmak var. Bunların İslam’da yeri var mı? FETÖ’den içeride yatan adamın Ramazan’da içki içtiğine şahit olduk. Bunlar her türlü fetvayı vermişler. Söylediklerimizin hangisi İslam’da var. Her şeyi yaptılar. Küçücük sebileri ailelerinden kopardılar. Milliyetlerinden dinlerinden kopardılar” diye konuştu.

Burada basın mensuplarına konuşan Özhaseki, bu ziyaretin belediye başkanlarıyla bir araya gelip onların bazı konulardaki sıkıntılarını gidermeye vesile olduğunu ifade ederek, “Dost köyüne bahanesiz varılmaz. Bizde dost köyüne böyle bir bahane ile geldik. Bu ziyaretimiz hayırlı işlerin yapılması noktasında bir vesile olur inşallah. ”dedi.

Özhaseki: Artvin’in Fiziki Konumu Belli

Özhaseki “Kamu hizmetlerine Ankara’nın katkısı bakımından en yüksek düzeyde bir iltifata mazhar olmuş şehirlerarasında herhalde başta Artvin geliyor. Bir taraftan Artvin’in kendine has coğrafi yapısının zorluğu, şirin butik bir il olması, bir taraftan değerli milletvekiliniz İsrafil Beyin gayretleri buraya daha çok ilgi duyulmasına vesile oluyor” diye konuştu.

Özhaseki, Artvin’de olduğu gibi Anadolu’nun pek çok yerinde de nüfus göçlerinin yaşandığını belirterek, şunları söyledi:

“Bu nüfusu sabit tutarak azda olsa göç alıp büyütmek esas olmalı. İlle de çok büyüyeceğiz, ille de bir şey olacağız diye gayret etmek her zaman yanlış olur. Çünkü buranın doğası böyle. Daha büyük şehirleşme ve sanayileşme istekleri bu doğayı mahveder, perişan eder. Bu ilde yaşan insanların aradığı her şeyi bulabilir hale gelmesi, devlet hizmetlerinin belediye hizmetlerinin en güzel bir şekilde belli bir hale getirilmesi bana göre bu ile yapılabilecek en büyük hizmettir. Burası Paris, İstanbul olacak diye uğraşmayın. Buranın fiziki yapısı belli.  Burada yaşayan insanlar burada yaşadıkları için mutlu olsunlar yeter. Bunun içinde gerek devletimiz, gerekse de son birkaç yıldır ortaya konulan belediyecilik anlayışı hizmetleri gayet iyi bir noktaya getirmiştir. Emeği geçenlerden Allah razı oldu. Bende üzerime düşen ne varsa Artvin için yapmaya hazırım.” diye konuştu.

Yarın ki yorumlar bölümünde görüşmek dileğiyle…

Share
42 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...