logo

Cerrattepe’yi kaşımak cepheyi büyütmek demektir


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Cerrattepe’yi birileri bu günlerde yine kaşıyor.

Bu kaşıma dedektif ve tahrikçi ajan usulü bir kaşımadır.

Madene karşı olanları sindirmek için birisinin eliyle karşıt bir oluşum vücuda getiriliyor ve halk ayrıştırılarak karşı karşıya getirilmek isteniyor.  Bahsettiğim ve birisi dediğim bu kişi sahip olduğu bilimsel bilgileri halkın yararına değil de bir dedektif ve bir casus edasıyla menfi bir şekilde kullanmaya çalışmaktadır.

Bu kişi tarafından vücuda getirilen karşıt oluşum Artvin’de maden karşıtlarıyla sokak çatışmalarına girebilecek ve yerel bir terör oluşturabilecek tehlikeli bir potansiyel taşımakta.

Birileri de Artvin’le ilgili hiçbir etki ve yetkisi olmadığı halde maden karşıtlarının boynunu koparabilmeyi telaffuz edebilmekte.

Bunlar hiç hoş davranışlar değil.

Halbuki şu an ülke FETÖ ile ve FETÖ’nün dirsek temasında olduğu PKK ve her iki örgütün gerçek sahibi ABD ile mücadele halinde bulunmakta.

Cerrattepe meselesini kaşımak cepheyi genişletmek demek. Çünkü bu Cerrattepe meselesi kaşınırsa illegal sol örgütlerin birlik olup bu meseleye müdahil olma riski var. Bu da hükümetin işini zorlaştırır.

O halde AK Parti Cerrattepe’yi kaşıyanlara müdahale etmeli ve onların faaliyetlerini durdurmalıdır.

Share
404 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...