logo

reklam

Cerrattepe Siyasi Bir Olay Değildir


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Cerrattepe’de bu şartlarda madene karşı olan sadece CHP ve Yeşil Artvin Derneği değildir.

Benim gözlemlerime göre Artvin’de MHP’nin tamamına yakını, AK Parti’lilerin de en az yüzde sekseni Cerrattepe madenlerine karşıdır.

Bu gün Artvin’de bir referandum veya anket yapılsa en az yüzde yetmiş oranında insanın madene karşı olduğu sonucu çıkar.

Madene karşı olmak siyasi bir inat ve körü körüne bir davranış değildir.

İnsanlar gelecekte muhtemel heyelanlar yüzünde can derdi taşıdıkları için madene karşıdır.

Yoksa ülkemiz için gelir kaynağı ve insanlar için iş demek olan madene kimse karşı değildir.

Artvin halkının şu an öncelikli sorunu ne yeşildir ne de ağaçtır. Öncelikli sorunu can güvenliğidir.

AK Parti’yi destekleyen bir kısım ulusal medyanın Cerrattepe sivil halk direnişini Gezi olaylarına benzetmesi ve PKK ile bağdaştırması çok yanlış ve önyargılı bir davranıştır. İnsanları damgalamak bu kadar kolay olmamalı.

Provokatörlerin göstericilerin arasına sızması Cerrattepe eylemlerinin haklılığına gölge düşürmez. Provokatörlerin sızmasından eylemciler sorumlu değildir. Provokatörlerin sızmasından kolluk kuvvetleri ve kolluk makamları sorumludur.

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun Yeşil Artvin Derneği ve yöneticilerine erken bir zaman için randevu vermesi sevindirici ve ümit vericidir. Umarım Başbakanımız iyi bir empati yaparak Artvinlilerin Cerrattepe sıkıntısını anlar ve talepleri doğrultusunda meseleye çözüm üretir.

Başbakanımız Ankara’daki görüşmenin ardından bizzat Artvin’e gelerek Cerrattepe’yi yerinde görse ve elini vicdanına koyarak karar verse Cerrattepe madenlerinin çıkmasını asla onaylamayacaktır. Bundan eminim.

Aynı dili konuşmadığımız halde elin Kanadalı şirketi anlayış göstermiş, halka rağmen burada maden çıkmaz demiş çekip gitmiş. Aynı dili konuştuğumuz şirket ve devlet yetkililerinden kanada şirketinden daha çok anlayışlı olmalarını istemek en doğal hakkımızdır.

Share
456 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...
  • Yeter Artık İdam Şart

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Şubat ayında yazdığım bir yazıyı son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve istismarları haberlerinin yeniden gündem olması nedeniyle bende yazımı yenilemek istiyorum. Türkiye’deki durumu maalesef ki gözler önüne seren ve artık mevcut yasaların yetersiz olduğunun kesinleştiği ve bu yasalarla olayların önüne geçilmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir durumda maalesef ki yazımı yeniden yayınlamak durumundayım. Bu konuyu yeniden gündeme getirmeye devam edeceğimi belirterek Şubat ayında yazdığım yazıyı yenilemek istiyorum. Tam yeri ve za...