logo

Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler.

Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynaklar yer altında kalsın ve Türkiye dışa bağımlı olarak kalmaya devam etsin. Asıl amaç sanıyorum ki budur.

Şimdi basın gezisine ilişkin değerlendirmelerde bulunayım.

Öncelikle böyle bir basın gezisinde bulunuluyor ise gelen isimlerin madencilik alanında da bilgi sahibi olan gazetecilerden oluşması gerek. Madenciliğin tekniği hakkında en azından bir bilgi sahibi olan basın mensubu bu derece ön yargılı olarak konuya yaklaşmazdı. Tabi ki bazı gazeteci arkadaşları kenara koyarak bahsediyorum ki gelen gazeteci arkadaşlarımızın büyük bir bölümü madencilik konusunda hiçbir bilgi sahibi olmayan gazetecilerdi. Bu da ön yargılı bir biçimde konuya yaklaştıklarının en açık ispatı idi.

Önce keşke Mersivan Kayak Merkezi’ne Götürselerdi

Artvin’e getirilen gazeteciler maden konusunda öncelikle Yeşil Artvin Derneği ve bazı stk temsilcilerinin yer aldıkları bir toplantıya katıldılar. Toplantının görüntülerini sosyal medyadan izledim. Maden konusundaki hassasiyetler gayet güzelde Artvin’de yaşanan başka sorunların çok fazla ele alınmaması, Artvin’de sadece çevre sorununun madenmiş gibi gösterilmesi de büyük hata idi. İsterdim ki Artvin’in 30 yıl önceki fotoğrafları ile 30 yıl sonraki fotoğrafları basın mensuplarına gösterilseydi de bu şehrin 30 yılda nasıl bir beton şehir yapıldığı ve buna da Artvin’de madenden ve siyasete yön vermekten sorumlu dernek olan Yeşil Artvin Derneği’nin hiç ses çıkarmamasının nedenleri basın mensuplarınca sorulsaydı. Yine o toplantıda Mersivan Kayak Merkezi’nin yapılması için madende kesilecek ağaçların on katı ağacın nasıl kesildiği, buna derneğin asla ses çıkarmadığı, yer altından gitmesi gereken elektriğin yer üzerinden gitmesi ile katledilen ağaçların fotoğrafları da keşke bir gösterilseydi. Belki o vakit basın mensupları bu kıyıma Yeşil Artvin Derneği’nin neden ses çıkarmadığını sorabilirdi. Yeşil Artvin Derneği’de cevap olarak gerek betonlaşmayı gerekse de kayak merkezindeki ağaç kıyımının Artvin’in zenginleri ve sol kesimi tarafından gerçekleştirildiğini belki cesur yürek ile söyleyebilirdi.

Haydi bunları da geçtim. Artvin Merkez’de vahşi bir çöp depolama yöntemi ile 70 yıl boyunca çöp kokusu yaşatılması ve bu koku yaşatılırken bir tek açıklama dahi yapamayan Yeşil Artvin Derneği’nin bu çöp dağının yok edilmesi ve daha modern bir depolamaya geçen AK Parti Belediyesi’ne bir teşekkürü dahi çok gördüklerinin sorulmasını isterdim.

Bu ve benzeri ilimizin diğer çevre sorunları konusunda hiç ses çıkarmayan Yeşil Artvin Derneği’nin basın mensuplarına bu gerçekleri bahsetmemesini gayet normal karşılıyorum. Yukarıda da bahsettiğim üzere bu dernek siyasetten ve madenden sorumlu bir dernektir.

Cerattepe’ye Basın Mensuplarının Alınması Kararı Oldukça İsabetli Olmuştur

Artvin Valisi Ömer Doğayan, iyi bir devlet adamı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Maden şirketi Etibakır A.Ş.’de ne kadar iyi niyeti olduğunu da ortada bir kötü niyet olmasına karşın göstermeyi bu basın gezisinde göstermiştir. Vali Ömer Doğayan, basın mensuplarının bölgeye girdiklerinde bölgede henüz çalışmaların başlangıç aşamasında olması nedeniyle ortaya çıkacak görüntülerin yanlış anlaşılacağını bile bile Cerattepe Basın gezisine izin vermiştir. Bence çok isabetli bir karardır. Maden şirketinin de basın mensuplarını karşılamaları, kapılarını tamamen açmaları ve bilgi verebilmek için her türlü hazırlığı yapmaları, galerilere girmeleri için de her türlü giyim desteği sağlama noktasında hazır olmaları açısından da oldukça şeffaf bir yaklaşım göstermesini takdir ediyorum. Ayrıca şirket yetkililerinin sabırla ve büyük bir saygı içerisinde açıklama yapmaya çalışmaları apaçık bir iyi niyet gösterisiydi. Keşke basın mensubu arkadaşlarda derneğin etkisinde fazlaca kalmadan birazda madencilik hakkında bilgi almaya çalışsalardı. Belki o zaman ülkemizin madencilik alanında geldiği nokta hakkında gurur duyma şansları olurdu. Basın mensupları aldıkları ciddi yanlış bilgiler nedeniyle Cerattepe Maden Projesi’nde ki çalışan insanların Türk olduklarını, bu şirketteki mühendislerin yine Türk olduklarını, bu projenin başarısının da yabancılara değil Türklere ait olacağını, bu projede elde edilecek bakır hammaddesi nedeniyle ülkemizin dışa bağımlılıktan bir nebze kurtulacağını, ülkemizin bakır ihtiyacını karşılamak için Almanya’ya muhtaç kalmayacağını öğrenme şansları olamadı.

Şirket Logolu Kıyafetler Neden Reddedildi

Bütün bunları da geçtim bir başka kötü bir bakış açısından bahsetmek istiyorum. Maden projesinin en önemli özelliği yer altı madenciliği yapılacak olmasıydı. Bu projenin en önemli özelliğini görebilme şansları bulunan basın mensupları ve Yeşil Artvin Derneği yöneticileri bu fırsatı şirketin logolarının bulunduğu kıyafetlerin giyilmesinin reddedilmesi ile kaçırıldı. Şimdi çok merak ediyorum yer altına girmeyen basın mensupları, yeraltında yapılacak çalışmalar hakkında bizzat yerinde bilgi almayan basın mensupları Cerattepe’deki maden projesine ilişkin nasıl haber yaptılar  ya da yazı yazabildiler. Yeşil Artvin Derneği’nin Avukat Başkan Yardımcısı olan Bedrettin Kalın, Artvin Merkez’de oturup tünelin içindeki çökmeye ilişkin açıklamalar yapmak yerine keşke galeriye girseydi de çökme olup olmadığını bizzat gözleri ile görebilseydi.

İşte ülkemizdeki muhalif yaklaşımın sorunu bu. Görmeden, bilmeden, bilgi sahibi olmadan eleştirmek ya da fikir beyan etmektir. Bazı iddiaları sadece kulak duyumları ile beyanatlarda bulunmak komik duruma düşmekten başka bir anlama gelmemektedir.

Gelelim bölgedeki görüntülere. Tabi ki orada bir işletme kuruluyor. Bu işletme kurulur iken ÇED raporunda belirtildiği üzere bir takım çevre zararları verilmektedir. Bunların büyük bir bölümü de artık bertaraf edilmiş durumda. Kesilmesi gereken ağaçlar kesildi, teleferik projesi için açılması gereken saha açıldı. Bütün bunlar zaten bilinen şeylerdi. Çok büyük bir çevre katliamı yapılmış gibi gösterilmesini ben bir türlü anlayamadım. Ben bu ülkede yaklaşık 100’ün üzerinde maden tesisi gezdim. Başlangıçta mutlaka bir takım çevre zararları ortaya çıkabilir. Bunların büyük bir bölümü büyütülecek şeyler değildir. Yakın bir zamanda Cerattepe’de derli toplu bir madencilik yapıldığını hep birlikte göreceğiz. Ne bir atık sorunu ne de bir çevre kirliliğine rastlamayacağız. Bence biraz sabırlı olmak gerek.

Yazıyı sonlandırırken yine de ilimize gelerek Artvin’e zaman ayıran meslektaşlarıma teşekkür ederek Cerattepe projesine ilişkin oluşturulmak istenen algıya takılmadan daha gerçekçi bilgileri tarafsız gözle araştırmalarını tavsiye ediyorum.

Share
198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?
#

Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler” için 2 Yorum

  1. aysel altınsal : diyor ki:

    tolga profilindeki artvin fotosunu kaldırıp cengiz fotosu koysana daha samimi olur yeminle

  2. aysel altınsal : diyor ki:

    ama sen bu yorumları koyacak kadar cesaretli değilsindir, yada koyup mazluma yatarsın 😀

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehir Efsanesi

    19 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şehir efsaneleri kaynakları bilinmeyen, doğrulukları ispatlanamamış ama dilden dile, nesilden nesile özenle aktarılan hikayelerdir. Birçok folklorik hikâyede olduğu gibi şehir efsanelerinin her zaman uydurma ve gerçek dışı olduğu söylenemez ama genelde çarpıtılmış, abartılmış ve heyecan katılmış hikâyelerdir. Bu hikâyelerin isimlerinin "şehir efsanesi" olmasına rağmen konularını şehirden almaları gerekmez. Sadece onları geleneksel folklorik hikâyelerden ayırt edebilmek için bu isimle anılırlar. Bu ayrımı daha iyi vurgulayabilmek...
  • Türkiye 24 Haziran’da Dünya Gücü Haline Gelecek

    16 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçmen 24 Haziran seçimlerine memleket meselesi olarak bakıyor. Seçmen güçlü meclis, güçlü lider, güçlü hükümet anlayışına yönelecek Seçmen koalisyonlarla ülke istikrara kavuşamadığını gördü Seçmen Diyarbakır da, Çankaya da olduğu gibi kepenk kapatmıyor özgür iradesiyle oyunu kullanıyor. Seçmen tarihin seyrini değiştirecek olan Türkiye’yi düşünecek Seçmen Milli ve yerli devlet sistemi ne oy verecek Seçmen küresel köle olmaya hayır, küresel güç olmaya evet diyecek Son on yılda dünyanın çehresi değişti diyen sabah yazarı Fahrettin Altun öz...
  • Seçim Çalışmalarını Değerlendiriyorum. Sırada MHP Var

    11 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    24 Haziran’a az bir süre kala diğer partilerde olduğu gibi MHP’de de hareketli günlen yaşanıyor. Milletvekili adayları bir o ilçede, bir bu ilçede koşturmaya devam ederlerken, MHP’nin il ve ilçe teşkilatları da çalışmalarını sürdürüyor. Belki ekonomik anlamda diğer iki rakibine göre MHP çok güçlü olmasa da emin olun ki çalışma azmi ve kararlılığı açısından MHP’yi hiçte eksik görmüyorum. Öncelikle milletvekili adaylarının performanslarına şöyle bir göz atmak gerekiyor. MHP’nin iki adayı da çok iyi çalışıyor. İnanılmaz bir efor sarf ediyorlar....
  • Nasreddin Hoca gerçekte kimdir?

    11 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türk halkının mizah sembolü Nasreddin Hoca hazırcevap, insanları kırmadan doğruyu söyleyen, yeri geldiğinde kendisiyle de alay etmeyi bilen bir zattır. Fıkralarının çoğunda tarlasında, bağında çalışır, eşeğinin sırtına binip ormana odun kesmeye gider. Bazen de evinin tamiriyle veyahut hanımının dırdırıyla meşguldür. Kimi zaman da bir alim, bir kadı, bir hekim ya da bir elçi olarak karşımıza çıkar, taşı gediğine koyar ve çekilir kenara. Peki Nasreddin Hoca gerçekte kimdir? Kaynak: http://frialsupratman.blogspot.com/2017/10/nasre...