logo

Cerattepe’ye Devlet El Attı


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

‘Yine haklı çıktım’ demeyi fazla sevmiyorum ancak haklı çıkmış olmamızın da altını çizmek babında yazmakta yarar görüyorum. Hani Kurtlar Vadisi Dizisinde bir replik vardı ya; “ İbrahim ben böyle olacak dememiş miydim?” şeklinde, galiba benim ki de öyle oldu. Değerli okurlarım ben ve gazeteci arkadaşım Tarık Mutlu hatırlarsanız sürekli altını çizerek belirtiyorduk, ‘Cerattepe Maden Projesi’nin sahibi devlettir. Devlet Projesine sahip çıkmalıdır. Ya gelip projeyi savunmalı ve bu proje devletindir, demelidir yada projeye inanmıyor ise bu projeyi tarihin çöplüğüne atmalıdır, ifadelerini yazıyor ve de yaptığımız programlarda dile getiriyorduk. Ve gelinen noktada devlet projenin şirkete değil devlete ait olduğunu kabul etti ve projesine sahip çıktı. Nasıl mı?

Artvin DSİ Bölge Müdürlüğü’nde Kafkasör Cerattepe’de düşünülen madencilik faaliyetlerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın üst düzey yöneticilerinin katılımı ile geçtiğimiz Cuma günü bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının öncesinde de toplantı esnasında da zaman zaman gerginlikler yaşansa da Cerattepe konusunda Artvin’de belki de son yıllarda yapılan en önemli toplantılardan biri gerçekleştirilmiş oldu. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nevzat Kavaklı’nın bizzat yönettiği bilgilendirme toplantısında Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileri Cerattepe madencilik projesi hakkında bilgilendirme yapmak istedilerse de toplantıya önce alınmak istemeyen, yaptıkları oturma eylemi sonrasında toplantıya alınan Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki STK temsilcileri ile Artvinliler’de bilgilendirmenin gereksiz olduğunu belirterek “Cerattepe bizim beynimiz Cerattepe’de hiçbir şartta madencilik istemiyoruz” dediler. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nevzat Kavaklı ise Artvin halkının endişelerini anladığını belirterek gelişen teknolojik şartlar ve de Cerattepe maden projesi konusundaki endişeleri giderecek düzeydeki bilimsel raporlar ışığında Cerattepe’de madenciliğin yapılabileceğini ve Artvin’e zarar vermeyeceğini savundu.

Şimdi burayı yorumlayalım. Öncelikle bu gelişme kimine göre lehte kimine göre aleyhte olarak değerlendirilse de bence her açıdan olumlu bir gelişmedir. Çevreciler açısından da bence olumlu bir gelişme olarak görülmelidir. Dilerseniz sebepleriyle anlatayım.

Cerattepe Maden Projesi ilk olarak 1980 öncesinde gündeme gelmiş olsa da asıl bu proje ile ilimizin tanışması 1988’li yıllara dayanır. Bu yıl başlayan sondaj çalışmaları 1991 yılında ön işletme talebi ve ardından 1992 yılında ki işletme talebine dönüşür. 1995 yılında proje aleyhine başlayan muhalefet ile birlikte Artvin 1995 tarihi itibariyle tam olarak Cerattepe’yi birinci gündem maddesi yapar. Olumlu, olumsuz bir sürü gelişmeler yaşanır. Zaman gelir ruhsat yenilemeler, zaman gelir devlet gel maden çıkar diye şirketlere teşvik verir, zaman gelir aynı devletin hukuku mercileri ruhsatları iptal eder. Yine zaman gelir aynı devlet yeniden ruhsat verir ve yine zaman gelir mahkemeler ruhsatı kabul eder ancak ÇED raporunu kabul etmez. Çalkantılı yaşanan gelişmeler ışığında sürekli ilin gündeminde kalmayı başaran Cerattepe, zaman gelir ilin en hassas konusu olur. Ve Cerattepe artık ilin değil ülkenin gündemine oturur.

İşte tam bu noktada bir de bakarsınız ki Devlet, Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin en net tavrını ortaya koyar ve “Bu proje şirketin değil benimdir” der. Bizim öteden beri savunduğumuz olay gerçekleşmiş olur.

Biz dün bu konuları yazarken, Cerattepe’de maden çıkarılmasına karşı olan vatandaşlar sert dillerle bizi eleştiriyor olsalar da biz o günlerde bir gün haklı çıkacağımızı biliyorduk. Hatırlarsanız geçtiğimiz Mart ayında yazdığım bir yazıda sıcak bir yazın bizi beklediğini ileri sürmüştüm. Ve sıcak bir yaz ile karşı karşıya kaldık. Ve geçtiğimiz Nisan ayında ise Cerattepe Projesi’nin Devletin Projesi olduğunu Devlet bir gün ispatlayacak ve olumlu yada olumsuz Devlet Projesi’ne sahip çıkacaktır. Ve işte bunda da haklı çıktık. Şimdi Devlet projesine sahip çıktı. Tam anlamıyla projenin kendisine ait olduğunu DSİ’de gerçekleştirilen ve yoğun tartışmalara neden olan o toplantıda ortaya koymuş oldu.

Pekiyi, şimdi neler mi olacak? Bence benim yazılarımı bana çok kızan maden karşıtı olan Artvinlilerinde okuması gerek. Zira bundan böyle yapacakları çalışmalar ve mücadeleleri belirlerken bu yazılarımdan yararlanabilirler. Bundan böyle maden projesine devlet daha çok sahiplenme yapacak. Bakın belki aynı görüşleri paylaşmıyoruz diye bana kızabilirsiniz ancak benim yazdığım yazılar mutlaka önemli izlenim ve elde edilmiş bilgilere dayalıdır. Üstelikte edinilen bilgiler öyle yerel bazdaki kurum amirlerinin görüş ve öngörülerine değil bizzat üst düzey isimlerle yapılan görüşmeler dahilinde elde edilmiş bilgilerdir.

Ve yazıyorum yarın yine haklı çıkacağım öngörümü. Cerattepe Maden Projesi’ni ister iktidar değişsin isterse de değişmesin Devlet bundan böyle daha çok sahiplenecektir. Ve projenin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesine dayalı olarak artık Devlet’in net tavrını göstereceği günleri yaşamaya başlayacağız. Ve de bundan böyle Cerattepe Projesi’ni Devlet’i idare eden daha yüksek bürokrat ve siyasilerinde sahiplendiğine şahit olacağız. Yani bundan böyle Yeşil Artvin Derneği’de projeye karşı muhalefetini yerel boyutta sürdüremeyecektir, zira artık Devlet’te ulusal boyutta projesine sahip çıkmaya başlıyor.

Yeşil Artvin Derneği’nin de belki de son haftalarda ulusal düzeyde isimlere Cerattepe karşıtı mücadele gündemini yayma çalışmaları da bu öngörüye kendilerinin de sahip olmalarından kaynaklanıyor, olabilir.

Bu noktada benim yazdıklarımın ülke siyasi gündemine de bir nebze bağlı olduğunu kabul etmeliyim. Ülkemizde yaşanan son siyasi gelişmeler Cerattepe’yi bir nebze sahiplenme noktasında geri plana düşürebilse de bu noktada da benim farklı bir iddiam bulunuyor. Cerattepe maden projesi üzerine artık iktidar partisi AK Parti’nin de sahipleneceğini göreceğiz. Üstelikte erken bir seçim ortamı dahi yaşansa da AK Parti’de Cerattepe Projesi’ne ilişkin olumlu yada olumsuz bir noktada net tavır takınacaktır. Bu gerek AK Parti Genel Merkezi ve Bakanlar Kurulu üyeleri nezdinde gerekse de yerelde ki tüm yöneticileri yönünde olacak.

AK Parti’nin artık tavrı ortaya çıkmıştır

İktidar partisin yereldeki yöneticilerinin Cerattepe Projesi üzerine net bir tavırları bulunmuyordu. Net bir şekilde Cerattepe’de maden çıkarılmasına taraf olduklarını ifade edemedikleri gibi, karşı olduklarını da ifade edemiyorlardı. Ama DSİ’de gerçekleştirilen malum toplantının ardından AK Parti’nin yerel yöneticileri ve AK Parti’yi temsil eden siyasetçileri bu noktada net bir karar verme durumu ile karşı karşıyadırlar. Zira Devlet’i idare eden ve politikalarını belirleyen parti konumunda olarak üstelikte kendi bakanları olan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın “Cerattepe’de çevre de önemli madende, her ikisi de önemsenerek maden çıkarılacaktır. Cerattepe’de çevreye, ormanlara, içme sularına ve toprağa zarar vermeden maden çıkarılabilir” cümlelerinin ardından nötr olunma şansı bulunmamaktadır. Ya AK Parti’nin yerel isimleri projeyi sahiplenmek durumundadırlar yada projeyi devletin rafa kaldırması için güç birliği oluşturarak mücadele etmek durumundadırlar. Bundan böyle ortada duramazlar, zira bugüne kadar maden karşıtları tarafından bu noktada bir tepkiyle karşılaşmıyor olsalar da bugünden sonra maden karşıtları da yönlerini belirtmeyen insanlara daha çok kızacaklardır. Çünkü kararsızlık onlar açısından da kabullenilebilir bir durum değildir. Bu noktada belki bana kızıyor olsalar da net bir duruş sergilemekte olmam nedeniyle hangi tarafta olduğumu bilerek hareket etmekteler. Burada bir parantez açacak olursam, kararsız kalan gazeteciler içinde artık sonuç aynıdır. Onlarda bundan böyle bir yön belirlemek durumundalar. Şirketten reklam alıyor ve bir şekilde ticaret yapacaklar, yada hiçbir şekilde şirketle irtibatta olmayarak şirket ile ticaret yapmayacaklar. Yani hem öyle hem böyle olma şansları gazetecilerinde kalmamıştır. Aynı şekilde esnaf ve ticaret erbaplarının da durumu böyledir. Yeşil Artvin Derneği’nin mücadelesinde gelinen noktada bu yol ayrımını ortaya koymuştur. Dernekte maden şirketi ile ticari bağlantısı olanların bundan böyle karşıt olmalarını kabullenmeyeceklerdir. Hatta projeye evet diyenlerden daha çok tepkiyi bunlara göstereceklerdir.

DSİ’de gerçekleştirilen toplantı bence Cerattepe konusunun çözümüne ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ya herro yada merro çözüm bulunmasını sağlanacaktır, bundan böyle.

Net olarak buradan söylüyorum, bana ne kadar kızılırsa kızılsın yada ne kadar fikirlerime saygı duyulursa duyulsun, bende artık Cerattepe’nin Artvin’in gündeminden düşmesini istiyorum. Çünkü bu konu uzadıkça gerginlikler daha da artıyor. Ve bu gerginlik kimseye yaramıyor.

Etiketler:
Share
699 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...