logo

reklam

“Cerattepe’de Maden Çıkacak” Artık Artvin’in Bu Gerçekle Yüzleşmesi Gerek


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yaklaşık 30 yıldır Artvin Merkez Cerattepe ile yattı ve Cerattepe ile kalktı. İlk arama ruhsatının verildiği 1989 yılından bu yana Artvin’in gündeminde yer alan Cerattepe Maden Projesi’nde artık son aşamaya gelindi.

Cerattepe’de madenciliğe karşı olan insanlar belki bu satırları her zaman olduğu gibi yine taraflı bir gözle okuyup Artvin’e kötülük yapmayı sürdüreceklerdir ancak başlığım bu ilin gerçeğidir. Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği karar maden konusunda hukuki süreçlerin tamamen sona ermek üzere olduğunu göstermiştir. Yazımın son bölümüne doğru bundan böyle yaşanacak süreci anlatacağım fakat yazımın başlığının tüm Artvin kamuoyunca idrak edilmesi gerektiğini yazmak istiyorum.
Artvin halkı yıllardır maden konusunda binlerce şey duydu, okudu ve gördü.

Şimdi bütün o yazılıp çizilenler yada söylenenler bir tarafa bundan böyle madenciliğin bizzat kendisi ile yüzleşecek. Daha önceki yazımda Rize İdare Mahkemesi’nin vereceği karar konusunda bir tahminde bulunmuş ve kuvvetle ihtimal mahkemenin Reddi Hakim Talebini dikkate almayarak kararını açıklayacağını ve temyiz yolu açık olmak üzere kararını kısa bir sürede açıklayacağını ileri sürmüştüm. Benim maden konusunda yazdıklarımın bugüne kadar sürekli doğru çıktığını gören bazı çevreler benim yazdıklarımı karalamak için sadece hakaret ya da hedef gösterme yoluna giderek hedef şaşırtmaktan başka bir şey yapamaz hale geldiler. Ben buradan bir kez daha altını çizerek yazıyorum ki, bu güne kadar Artvin halkına yalan bir bilgi vermedim. Vermeyeceğimde. Rize İdare Mahkemesi’nin vereceği kararın ne olacağını yazdı isem bundan sonra ne olacağını da yazmalıyım. Ve diyorum ki Artvin’de maden çıkacaktır. Bundan böyle Artvin’in madenin çıkıp çıkmaması değil bundan sonra madenin hangi koşullarda ve olanaklarla çıkarılacağı ile ilgilenmesi şarttır.

Bu satırların daha dikkatli okunması gerekiyor. Beni sevseniz de sevmeseniz de Artvin’i eğer seviyorsanız mutlaka bu satırlarımı dikkatlice okumalısınız. Artvin’de madenin çıkmama ihtimali artık kalmamıştır. Artvin’de maden çıkacaktır.
Dedim ya, Artvin’i seviyorsanız eğer kesinlikle madenin çıkarılması konusunda müdahil olunması ve Cerattepe Projesi’nden Artvin’in en maksimum biçimde kar sağlayabilmesi için dikkatimizi maden kenti Artvin’e çevirmemiz gerekmektedir. Evet bu şehirde turizm şehri olabilir, evet bu şehir eğitim şehri olabilir ancak bu şehir konusunda Ankara’nın verdiği bir karar vardır ki o da bu şehrin maden kenti olacağı kararıdır. Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın ardından Danıştay yolu açık olsa dahi Danıştay’ın vereceği kararda gerek daha önce verilen mahkeme kararları gerekse de son ÇED Davası’nın Bilirkişi raporları perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali bellidir. Yine edindiğim bilgiler ve öngörülerim diyor ki hükümet Danıştay’ın vereceği kararı beklemeyecektir. Şirketin çalışmaya başlamasında sakına olmadığı bildirilecek ve şirket şantiye kurma çalışmalarına başlayacaktır. Bu süreçte Danıştay süreci devam etse bile şirket eleman alımlarını gerçekleştirip maden işletmesinin hazırlıklarını gerçekleştirecektir. 2017 yılının Nisan-Mayıs ayında ise şirket maden galerisini kazmaya başlar ve 30 yıllık süreç sona ermiş olacaktır. Halen bu ildeki insanlara maden çıkmayacak şekilde söylemlerde bulunmak ise bana sorarsanız bu ile yapılan yanlış olacaktır. Bu maden çıkacaktır ancak Artvin halkının sürece dahil edilmesi noktasında enerjimizi harcar isek bu şehre daha doğru katkılar sağlamış olacağız. Bu noktada artık şirketle masaya oturulması gerektiğini ise yine yazmıştım. Tabi ki bana ciddi oranda tepki gösterenler oldu. Tehditler, hakaretler hatta ve hatta fiili anlamda saldırıda bulunmaya varıncaya kadar bir çok tepkilerle karşılaştım. Ha bunun yanı sıra ‘çok doğru yazıyorsun’ diyenlerin sayısı da hiçte azımsanacak gibi değildi. Şimdi benim bu sözümün önemi bin kat daha artmıştır. Halen bu gerçeği neden göremiyorlar anlamış değilim. Bu şehri gerçekten seviyorsanız gerek devlet ile gerekse de şirket ile iletişime geçmenin vaktinin gelip geçtiğini görmek zorundasınız. Bir gün gelir Artvin, Devlet ve şirket ile masaya oturmak ister ne karşısında masaya oturmak isteyen bir Devlet ne de şirket göremeyecektir. Bakın bugünden maden karşıtı olan çok sayıda Artvinli de şimdiden madenin çıkacağını kabullenmiş ve bundan kişisel anlamda nasıl faydalanırımın peşine düşmüştür. Bunu süreç içerisinde göreceğiz. Bugün bana hakaret edenlerin ve büyük tepki gösterenlerin maden çıkmaya başladıktan sonra nasıl karşı tarafta yer alacaklarını da göreceğiz. Bu sözlerimin ben takipçisi olacağım, sizlerde olunuz.
Madenin Artvin’e sıfır zarar vereceğini hiçbir kimsenin iddia edemeyeceği gibi madenin Artvin’i yok edeceğini de hiçbir kimse iddia edemez. Ben artık madenin Artvin’i yok etmeyeceğini yazmaktan bıktım, yazmayacağım. Hep birlikte göreceğiz yok edip etmeyeceğini. Dilerseniz yıllarca benim bile dile getirdiğim maden Bergama’yı yok edecek söylemlerinin doğru olmadığının ortaya çıktığı gibi Cerattepe’deki maden projesinin de Artvin’i yok etmeyeceği hatta sürece dahil olunur ise büyük katkılar sağlayacağını da yaşayıp göreceğiz.

Cerattepe’deki ağaçları düşünenler Kayak Merkezi’ndeki Ağaçları Neden Düşünmezler
Daha önce maden konusunda yapılan eleştirileri hatırlarsanız Cerattepe’de maden çıkarılır ise bölge de kesilecek olan ağaçlar nedeniyle Artvin’e heyelanların geleceği ileri sürülüyordu. Bu bölgede doğal yaşlı ormanların olduğu ve bu ormanların yok edilmesinin bir katliam olacağı iddiasında bulunuluyordu. Evet, maden çıkarsa Cerattepe’de maksimum 3 Bin 500 ağaç kesilecek. Teleferik projesi ve işletme sahası olarak kullanılacak alan dahil olmak üzere toplam bu miktarda ağaç kesilecek. Şimdi şu Artvin’i bizden fazla sevdiklerini iddia eden insanlara bir şey sormak istiyorum. Sorum şu: Mersivan kayak merkezinde bugüne kadar kaç adet ağaç kesildiğini biliyor musunuz? Cevabınızı ben vereyim. Bilmiyorsunuz. Zira ilgilenmiyorsunuz. Mersivan’da kayak merkezi için Cerattepe maden projesinde kesilecek olan ağaç miktarının 5 kat fazlası kesildi. Üstelik de geçtiğimiz ay 3 kilometre civarında pist uzatmak için Artvin’in tam tepesinde Mersivan’da binlerce ağaç kesildi. Pist uzatma çalışmaları sırasında doğa tahrip edildi. Pist alanı açılırken ortaya çıkan moloz yığınları doğaya bırakıldı. Doğanın tam kalbinde, doğal yaşlı ormanların tam ortasında, Artvin Merkez’den baktığınızda göremediğiniz Cerattepe’de değil baktığınızda rahatlıkla görebildiğiniz Mersivan’da kesildi. Son olarak kesilen ağaçlar dahil bugüne kadar 15 bini aşkın ağaç kesildi. Bilen var mı? Açıklama yapan, gidip eylem yapan var mı? Hani beyler bayanlar bu ili seviyordunuz. Artvin’in üzerinde bu kadar ağaç kesilirse Artvin yok olacaktı? Hani doğal yaşlı ormanlar, hayvanlar, böcekler, otlar yok olacaktı? Mersivan olunca, mevzu kayak olunca doğa yok olsa olur mu diyorsunuz? Siz kayak merkezinde bir çevreci gördünüz mü? Eylem yapan, pankartlar açan, işyerlerine ‘Mersivan’da ağaç katliamına karşıyız’ diye yazan gördünüz mü? Göremezsiniz. Zira mevzu kayak olunca işler değişir.
Bakın ben hayatım boyunca hiçbir zaman inandığım doğruları savunmaktan vazgeçmedim. Vazgeçmeyeceğimde. Madenin Artvin’i yok edeceğine inanmıyorum. Ben Mersivan’da kayak merkezinde gerekirse ağaç kesilebileceğini savunuyorum. Kesilmesin demiyorum. Kayak merkezi yapılmasın demiyorum. Gereksiz kıyım, gereksiz yok ediş olmadıktan sonra çevreci yaklaşımlarla kayak merkezi kurulabilir, diyorum. Ben bunun dışında bir şey daha diyorum. Çevreci yaklaşımlarla madende çıkarılabilir, diyorum. Çevre, doğada bizim madende bizim. Artvin’in üstüde altı da bizim diyorum. Birinden biri için vazgeçmek zorunda değiliz. Dünya vazgeçmiyor biz niye vazgeçelim. Hassasiyet gösterelim, sürece katılalım, ilimiz adına taleplerde bulunalım ama vazgeçmeyelim. Her iki zenginliğe de biri için ötekinden vazgeçmeden ülke ekonomisine katalım.

Etiketler:
Share
793 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...
  • Taşeron Meselesinde Yumuşak Geçiş Yapılmalı

    13 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini tartışıyor. Kafaların karışık olduğu günlerde ben olaya başka bir bakış getirmek istiyorum. Bugün taşeron olayına bir başka bakışla bakacağım ve ülkemizde taşeron işçi çalıştıran şirketler yönünden olaya bakmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ülkemizde taşeron meselesi çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuyu halledelim derken ülkemizin son elli yılda gerçekleştirdiği özelleştirme adımlarından geriye adım atma noktasında da dikkatli davranmakta fayda vardır. Bugün taşeronlara...
  • Artvin’de Kaldı Yüreğim

    12 Aralık 2017 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Artvin'de kaldı yüreğim siz bilmezsiniz... Bir Nisan tomurcukları aşkın adıyla sene 2016...Takvim yaprakları 24'nü gösteriyordu ve yelkovan akreple buluştuğu vakitti... Güneş yeni yeni vuruyordu kirpiklerimize... Sevda'nın, aşkın böyle hasret olupta, vuslata ermenin en sıcak, içten, samimi halini böylesine görmemiştim, yaşamamıştım, tatmamıştım ömrüm boyu... Yürek yüreğe sığmaz, bazen de bakışlar bakışlara... Tebessüm gülümsemelere, avuç içi sıcaklıkları sığmaz avuç içimize... Parmaklarımız mahpus demirleri sıklığında birbirlerine kilitlenmiş.....