logo

Cerattepe Dünya Çevre Mücadelesinde İlk 10’a Girdi

Tarım Orman İş Sendikası Artvin Şubesi 3. Olağan Genel Kurulu Yenimahalle’de bulunan Orman İşletmesi Toplantı salonunda yapıldı.

Genel Kurula, Tarım Orman İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş,   Artvin Şube Başkanı Fikret Öztürk,  İşyeri Temsilcisi Berkan Keskin katıldı.

Genel Kurul’a, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Av. Bedrettin Kalın, ORKOOP Başkanı Hasan Yaşar, CHP Kadın Kolları Başkanı Gülşen Kurul ve CHP Kadın Kolları üyeleri katıldı.

Kongre Saygı duruşu ve trafik kazası sonucu hayatını kaybeden metal iş sendikası emekçi kadınları anarak başladı.

Kadını Sadece 8 Martlarda Anar Olduk

Sendika’nın genel kurulu öncesi, salonda bulunan davetlerle hitap eden Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş,   Artvin’i ve özellikle çevre mücadelesini çok iyi bildiğini ve Cerattepe ile ilgili bir gelişmeyi dile getirerek başladığı konuşmasında, “Sözümüze dünya emekçi kadınlar günü  ile başlıyorum.  Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Aslında kadınlarımız 365 gün hep yanımızda her zaman var. Kadını sadece 8 Martlarda anar olduk. Kadın cinayetlerinin arttığına maalesef tanık oluyoruz. Bu konuda acil önlemler alması gereken yöneticiler,  ne yazık ki uyguladıkları politikalarla  daha geri boyuta taşıyorlar.  Kadına şiddeti tahrik eden, teşvik eden uygulamalar sözkonusudur.  8 Mart karanfil verilen gün müdür? Nereden çıktı geriye dönersek, her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.Türkiye’de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10 Bini aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan[kaynak belirtilmeli] Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Bununla birlikte Birleşmiş Milletlerin resmi internet sayfasında, günün tarihine ilişkin bölümde kutlamanın New York’ta ölen kadın işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.

Bugün çok başarılı, biz de varız diyen, toplumda çok saygın yeri olan mücadeleci  kadınlar var. Nerede var? Artvin’de var Cerattepe direnişinde var. Bugünü özellikle seçtik. Hem kadınlar  günü  hem de Artvin Halkı’nın Cerattepe de kendi geleceklerine, yaşam alanlarına  yapılan saldırıya karşı  baş kaldıran Artvin Halkı’nın dünya ölçeğinde  verdiği mücadelenin geldiği boyutu sizlerle paylaşacağız.

Cerattepe Bütün Dünyada Biliniyor

Ben sendika başkanı olarak hem Belçika’da hem Moldova’da dünya liderlerinden duyduğum Artvin Halkı ile ilgili o övgüler beni çok mutlu etti.  Bunları özellikle sizlerle paylaşmak istedim.  Sizlerin verdiği mücadele dünya ölçeğinde çok geniş yer tuttu. Cerattepe bütün dünyada biliniyor.  Kampanyayı biliyorsunuz. Sendikamız Tarım Orman İş,  Yeşil Artvin Derneği ve sendikamızın üyesi olduğu Dünya İnşaat ve Ağaç işçileri enternasyonal BWI” Artvin Cerattepe’den Elinizi Çekin” şeklinde kampanya başlatmıştık.  Bu kampanya İngiltere-Londra’da merkezi bulunan daha çok İşçi Hakları emek hareketinin kampanyasını yürüten bir site üzerinden  bir kampanya başlatmıştık.

“Artvin’den Elinizi Çekin”

Başta Cumhurbaşkanına, Başbakana, Orman Ve Su İşleri Bakanına, Dış işleri Bakanına ve Cengiz İnşaata yönelik , “ARTVİN’DEN ELİNİZİ ÇEKİN” şeklindeki metni 3 dilde mail olarak gönderdik. Önce İngilizce, Fransızca, Almanca  dillerinde çevrildi. Ama kısa sürede Japoncasından Çincesine kadar 10 dile gönüllü olarak çevrildi. Birçok Afrika ülkesine de yayıldı ve toplam 192 ülkeden 263 bin imzaya ulaştı. Türkiye ölçeğinde 6 bin 300 imza  atılırken, dünyadan 263 bin kişi bu mücadelenin ortağı oldu, sahiplendi ve isin verdiğiniz bu onurlu mücadelenizden kendileri onur duydu ve sonuna kadar yanınızda olduklarını ifade ettiler.

Bu daha da ileriye taşındı. BM Çevre örgütleri Konferansında, dünyadaki son 10 yılda en etkili 10  çevre eylemi içinde Cerattepe direnişi de girdi.  Biz Yeşil Artvin Derneği’nden dokümanlar aldık. Bunu 20 dakikalık bir video, görsel haline getirip bu ayın sonuna kadar BM’ye ulaştıracağız. Haziran ayında jüriden geçtiği zaman umuyorum ki en üst düzeyden değerlendirilecek. Konuyla ilgili Yeşil Artvin Derneği’nden bir arkadaşımızla Cenevre’ye gideceğiz. Konferansta bu mücadeleyi savunacağız.

Haklısınız, Bu Nedenle Güçlüsünüz

BM nezdinde Cerattepe mücadelesinin sahiplenilmesi konusu en üst perdede gündeme gelecek.  Siz çok güzel bir iş başardınız. Dünyaya örnek oldunuz. Her şeye rağmen çok güçlüsünüz. Yakın tarihte Orman Genel Müdürü bana bir şey söyledi. ‘Neyinize güveniyorsunuz, kaç üyeniz var? ’dedi. Ben de dedim ki 263 bin üyemiz var.  Size kınama mesajı gönderen tümü bizim üyemiz dedim.  Adını dilini, rengini bilmem.  Ama benim yaşam alanlarıma sahip çıkmamda o da sahip çıkmışsa, geleceğimize sahip çıkmışsa o tanımadığım kişi benim mücadele arkadaşımdır. Birlikteyiz, o üyemdir.  Onların hepsi sizin mücadele arkadaşınızdır. Öyle düşünün.  Ben Artvin Halkı’nı bir kere daha yürekten kutluyorum. Bu mücadele burada bitmeyecek.  Siz yeter ki bu davaya bundan önce olduğu gibi, bugün de yarında inanın. Çünkü haklısınız, Bu nedenle güçlüsünüz.  O haksızların her şeyi olabilir, haklıysan umurunda olmaz.  İnanıyorsan güçlüsün. Haklıysan korkmazsın.

Yeşil Denen Projelerin Ardındaki Tek Gerçek: Rant!

Cerattepe’de gaz bombaları yağarken biz buradaydık.  Cerattepe’deki mücadele aynı zamanda benim de mücadelemdir. Benim Ankara’da yaşamam bir şey değiştirmez. Çünkü doğa insanlığın ortak yaşam alanıdır.  Eğer doğa katlediliyorsa hepimiz bunun sorununu yaşayacağız.  Ama ne yazık ki bu ülkede öyle bir algı oluşturuldu ki yapılan bütün doğa katliamlarına bir maske kondu, gerçek hep saklandı.

Yeni argümanlar geliştirildi. Mesela duyarsınız, Yeşil Projeler!.  Yeşile karşı herkesin bir özlemi var.  Mesela bizim ormancılık alanında Yeşil Kuşak Ormancılık çalışmaları var.  Hep ardında rant çıktı. Yandaşlara bir takım arazilerin peşkeş çekildiğini gördük. Ama adı yeşil… Yeşil Motor dediler,  Hani doğa kirleniyor ya, kürsesel ısınmaya neden oluyorsa onun için çevreci motor dediler. Toplu taşıma araçlarında kullanılıyor. Yapılan ölçümde daha çok kirlettiği ortaya çıktı.   Yeşil Yol diye Araplara yol yaptılar. Yeşil Ekonomi dediler. Arkasından doların yeşil dolar çıktı.

Her Sorununuz Allah’a Havale Edemezsiniz Allah Hepimize Akıl Fikir Vermiş!

Sıkıştığınızda her sorunu Allah’a havale derseniz hiçbir sorun çözülmez. Allah sana akıl fikir vermiş.  Öyle bir yere geldik ki yarım adım daha atsak düşeceğiz. Bu geleceğimiz için çok önemli. Ben emekçiyim olaya sınıfsal bakarız. Bizim partimiz olmaz. Sayın başbakan dedi ki bu anayasa değişikliği Erdoğan için değil, her doğan içindir.  Biz her doğacak çocuğumuz için bu değişikliğe hayır diyoruz.  Daha çağdaş, daha medeni bir dünyada yaşamak için hayır diyoruz. Belki 16’sından sonra bu salonlarda bu tür toplantıları asla yapamayacağız, belki bir araya da gelemeyeceğiz. O zaman Çocuklarımız için bir şeyler yapmamız gerekiyor.  Doğru dünya değişiyor. Ama bu halkın, yoksulların işsizlerin lehine bir değişim değil.

Kapitalist Sistem İki Temel Üzerinde Varlığını Sürdürmektedir

Yaşam alanlarımız talan ediliyor, emeğimiz sömürülüyor, yok saylıyor.  Kapitalist sistem iki temel üzerinde varlığını sürdürmektedir.  Birisi emek sömürüsü, diğeri de doğal varlıklardır.  Bugün Cerattepe’de devletin tavrını gördünüz.   Hükümet size rağmen Cengiz İnşaatı, Mehmet Cengiz’ tercih etmiştir!.  Yasayı hukuku rafa kaldırıp tercini ondan yana yaptı.  O zaman biz de yerimizi, sınıfımızı bilmek zorundayız.  Tabi ki insanların farklı fikirleri olacak. Birisi 5 vakit namaz kılar, birisi ona 5 ekler, birisi hiç kılmaz olabilir.  Hepimizin derdi insanca yaşamaksa eğer birbirimize saygı duymalıyız. Zor dönemden geçiyoruz, Zoru başarabiliriz. Bu mümkün. Çünkü bizim geçmişimiz bu konuda bize mükemmel ışık tutmuştur.  Hatırlayın ülkemiz dünyanın en gelişmiş ülkeleri tarafından paylaşılmıştı.  Türkiye yoktu.  Ama bu ülkenin inanmış insanları vardı.  Bir avuç yoksul halk çıktı ve özgürlüğünü aldı. Bağımsızlığı, demokrasiyi tercih etti.  Bizler o insanların sayesinde bugünlere geldik.

Değerli katılımcılar. Bizim alanımız Tarım ve Ormancılıktır.  Gelecekteki en büyük sorunlar. Güvenilir sağlıklı gıda, temiz su, temiz hava sağlıklı çevre olacak.  80’li yıllarda köylü üreticiydi.  Türkiye kendi kendisine yeten 7 ülkeden biri olarak tanımlanırdı.  Her şeyini üretiyordu. Şimdi samanı, otu ithal eder hale geldik.

Çiftçimiz Hala Üretiyor Ama

Bakın çiftçi yine üretiyor. Örneğin Antalya’da Ege’de. Domates üreten çiftçi, 40 kuruşa satamazken, marketlerde kaç para?  Çiftçi öldü. Sosyal Devlet dediğinizde bunu yaşama geçirmelisiniz. Eğitimde, sağlıkta ve diğer alanlarda maalesef paralıdır.  Şimdi bu ülkeyi yönetenler kendilerini tüccar,  halkı müşteri, ülkeyi de Pazar olarak görüyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi çiftçisinin ürettiği ürüne kota koyup, aynı ürünün yurt dışından Pazar bulan bir başka ülke yoktur.  Tütünde kota, çayda fındıkta, pamukta,  narenciyede kota var. Ama aynı ürünler yurt dışından getirilip satılıyor.  Dünyanın en güzel çayı Doğu Karadeniz’de ama gidin her yerde marketlerde Liptonun çayı vardır. Lipton İngiliz. İngiltere de çay üretimi yok.ç Ama Lipton büyük çay üreticisi!..  Kendi çiftçisi korunmazken Sudan’da toprak kiralamak ütopik bir şeydir.  Ben sözlerimi burada bitirirken, hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyoruz.”dedi.

Share
238 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?