logo

“Cerattepe Çeyrek Asırlık Bir Mücadele”

Artvin’de Yeşil Artvin Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından olan uzun yıllar Artvin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı yapan Ahmet Biber basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.

Artvin Doğa Restoran’da basın mensuplarıyla bir araya gelerek Artvin’de yaklaşık bir aydır Cerattepe Maden Projesi çerçevesinde yaşanan oyları değerlendiren Artvin’in Kamuoyunun önemli kanaat öderleri arasında yer alan Ahmet Biber Cerattepe’nin bir aylık bir olay olmayıp çeyrek asırlık bir mücadele olduğunu söyledi.

Cerattepe mücadelesinin 25 yıllık bir mücadele olduğunu bu mücadelenin 21 yılının da Yeşil Artvin Derneği çatısı altında sürdürüldüğünü kaydetti.

Biber Yeşil Artvin Derneği’nin kurucularından olduğunu hatırlatarak bu Cerattepe mücadelesinde başından beri Artvin halkının anayasadan aldığı hak ve güçle yaşayan yaşam mücadelesi olduğunu dile getirdi.

Bu mücadeleyi Artvin halkının yaşam mücadelesi olarak devam ettirdiklerini kaydeden Biber; “Bu mücadeleyi devam ettirirken, bizim bu madenin Artvin’e zararları nedir diye bazı bilgiler öğrenmemiz gerekiyordu. Bu bağlamda iki defa büyük panel düzenlendi. İlki Artvin Belediyesi ile Cominco Şirketi arasındaydı. Bu panelde madenciler ve bilim insanları madenin bölgeye vereceği zararlarını ortaya koydular.

-Bugüne Kadar Verilen Mücadelelerin Hepsi Hukuki Zenimde Verilmiştir

Biz bu paneli yeterli görmeyip 1996 yılında 10 bilim adamının katılımıyla kapalı spor salonunda bir panel düzenledik ki o paneli TRT 2 televizyonu vermişti. Orada da her konuda bilim adamları geldi ve maden konusunu masaya yatırdık. Artvin’de maden çalışması yapışırsa Artvin’e vereceği zararların hepsi masaya yatırıldı. Biz bu mücadeleyi verirken bilgilenmemiz gerekiyordu. Biz gerçekten o dönemde yeterince bilgilendik. Ondan sonra peyder pey başka bilim adamları geldi ve bu mücadelemizi verdik. Sonra Comince Şirketi bu mücadele sonunda pılını pırtını toplayarak gitti.

Daha sonra Inmet Mining şirketi geldi. Ona karşıda hukuki bir mücadele verildi. Bugüne kadar verilen mücadelelerin hepsi hukuki zenimde verilmiştir. Biz bu hukuk mücadelesi ile Inmet Mining şirketini de Artvin’den gönderdik. Fakat biz mücadele verdikçe üzerimize geldiler.

-Artvin Halkının Yüreğini de Kırdılar

Yapılan son ile sonrası bir heyet olarak Ankara’ya gittik. Dönemin Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız beyle konuştuk. Sayın Milletvekilimiz Uğur Bayraktutan ihale şartnamesinin tek bir firmayı işaret ettiğini bununda Cengiz İnşaat olduğunu sayın bakana ilettiler. Vekilimizin bu çıkışı sonrası ihale Özaltın İnşaata verildi. Özaltın’da aslında Cengiz Holding’in iş ortağı. Özaltın daha sonra Cengiz İnşaata devretti. Biz Cengiz İnşaata karşıda hukuk mücadelesini kazandık. Biz hukuksal olarak kazandıkça hukukun verdiği kararlar yok sayılarak yeniden işlemler başlanıyor. Bunu bizi üzüyor ve bugünlere kadar geldik. Biz Artvin halkı olarak meşru zeminlerde madencileri Artvin’e sokmadık. Nöbetler tuttuk. Son dönemde Artvin’in  meşru mücadelesi 7 ilden güvenlik kolluk kuvvetlerinin toplanması ve sanki Artvin’de bir terör örgütü varmış gibi buraya gelerek halkın bu haklı direnişini kırdılar. Artvin halının yüreğini de kırdılar. Çünkü Artvin halkı bir zaman vatanına milletine zarar vermeyen her zaman vatanını savunan insanlardır. Bu insanları terör örgütü üyelerini boğar gibi, ezer gibi ezmelerini kabul edemiyoruz. Artvin halkını bunu kabul etmemiştir. Artvin halkının mücadelesi meşru ve bir yaşam mücadelesidir. Cengiz İnşaatın yağma bir madencilik yapma anlayışının devlet tarafından desteklenmesini kabul etmiyoruz. Cengiz İnşaatın yukarı çıkarılmasında ki devlet gücünün tavrı kabul edilemez. Halkın çocuklarından oluşan polis ve jandarma bu halka gaz sıktı, plastik mermi sıktı. Jandarma Cerattepe’de karakol kurarak Cengiz’i bekliyor. Bunu içimize sindiremiyoruz” diye konuştu.

Artvin Belediyesi’nin 7 Mart Kutlama programında yaşanan oylar ve akabinde Başkan Mehmet Kocatepe’nin yaptığı açıklamalar hakkında da konuşan Ahmet Biber o akşam belediye başkanı ve diğer devlet adamlarının yuhalanmasını doğru bulmadığını belirtti.

Toplumda gerginliğin hakim olduğunu kaydeden Ahmet Biber toplumun bu kadar gergin olduğu bir dönemde Cerattepe mücadelesi verilirken halkın seçtiği belediye başkanının halkın yanında olmamasının halkta bir tepkiye neden olduğunu ileri sürdü.

Bugüne Kadar Verilmiş Mahkeme Kararlarına Bu Yönetimler, Bu İktidar Neden Saygı Göstermedi

Biber; “Sayın belediye başkanı diyor ki ben bu insanların önüne düştüm. Başbakanla görüştürdüm. Evet yaptı, çokta güzel bir şey yaptı. Mahkeme bitene kadar çalışmaların durdurulması sağlandı. Buna müteşekkiriz. Sayın başbakanda diyor ki evet durdurduk; ama mahkeme kararını verdiği zaman o karara saygılı olacağız. Peki ben buradan soruyorum. Bugüne kadar verilmiş mahkeme kararlarına bu yönetimler, bu iktidar neden saygı göstermedi ve tekrar bu madenin çıkması için gayret gösterdiler.  Rize İdare Mahkemesinde belli değişiklikler yapıldı. Bundan sonra çıkacak mahkeme kararını bu etkiliyor mu diye bir endişe içindeyiz. Şunun altını çizmek istiyorum. Hukuku arkadan dolanmak asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bizler anayasadan aldığımız hakla meşru mücadelemize devam ediyoruz. Bizim bu meşru mücadelemiz kırılır ve engellenirse bize ne düşüyor. Burada ki mücadele Gezi eylemlerine benzetildi, terör eylemlerine benzetildi.  Bizim mücadelemiz son bir aydır değil 20 yıllık bir mücadele. Bu mücadelede Artvin halkı bir bütün olmuştur. Hiç bir siyasi parti ayrımı yapılmamıştır. Belli siyasi partiler bu mücadeleye katılmamış ise bu bizim suçumuz değil. Madenin neden olacağı olumsuzluklardan sadece biz zarar görmeyeceğiz ki; tüm Artvin zarar görecek” dedi.

 Biber açıklamalarının devamında, “maden karşıtı bir atkıya dahi tahammül edilmeyerek, biz siz ayrımı yapılarak, yürüyüşe katılan insanlara onlar önde yürüsün biz daha sonra yürüyeceğiz diye ayrımcılık yapılarak esas ayrımcılık sayın belediye başkanımız ya da geceyi organize edenlerce yapılmıştır. Bize sürekli bu işe siyasiler karışıyor diyenler 7 Mart akşamı Artvin’in kurtuluşunda Mehter Takımını yürüyüşe katarak, esas siyaseti kendileri bulaştırdılar. Bu memlekette yeni Osmanlıcılılık hareketi hortlatılmak isteniyor. Artvin’in kurtuluşunda yerli milisler mücadele etmiştir. Bugüne kadar ki 7 Mart Bayramlarında yerli milisler atlar üzerinde şehre girerek, kurtuluş canlandırılırdı. Bununla ilgili yerli kutlamalar olurdu. Mehteran katımının getirilerek böylesi gergin ortamda, bazı söylemlerde bulunarak özellikle maden karşıtı bir atkıya dahi tahammül edilmeyerek, biz siz ayrımı yapılarak, yürüyüşe katılan insanlara onlar önde yürüsün biz daha sonra yürüyeceğiz diye ayrımcılık yapılarak esas ayrımcılık sayın belediye başkanımız ya da geceyi organize edenlerce yapılmıştır. Ben mehter takımına karşı değilim. Osmanlı bizim tarihimiz mehteran da bizim bir geleneğimiz ama bugün Artvin’de bu mehteran takımına gerek yoktu. Yoksa ben mehterana niye karşı çıkayım. Osmanlı da her zaman çalınan bugün ki bando takımının o gün ki versiyonudur. Dediğim gibi bugün ki Artvin ortamında gerek yoktu.

Burada bireysel saldıra varsa asla doğru bulmuyorum. Belediye başkanı sonra ki açıklamalarında “Böyle devam ederseniz arkanızda kimse kalmaz”diyor. Biz burada bireysel bir çıkarımız için mücadele vermiyoruz. Bizim mücadelemiz yaşam mücadelesidir. Çocuklarımızım gelecek kuşakların sağlıklı bir ortamda yaşamasını istiyoruz. Biz bugüne dek bırakın bir şey beklemeyi, birçoğumuz maddi manevi bu davaya çok şeyini verdi. Biz Artvin için uğraş veriyoruz. Ben başkanın böyle bir şey söylemesini kabul etmiyorum.

Kişisel Menfaatlerimiz İçin Artvin Halkını Satmaya Hakkımız Yoktur

Artvin halkı zarar görecekse, gelecek nesillerimiz bundan zarar görecekse kişisel menfaatlerimiz için Artvin halkını satmaya hakkımız yoktur.  Sayın Belediye başkanı Artvin’i çok sevdiğini söylüyor. Artvin’i sevmenin en önemli temel dayanağı Artvin’in geleceğini tehlikeye atmamaktır. Artvin’e en büyük hizmet budur. Eğer burada maden çıkarsa ve yaşam tehlikeye girerse gelecek nesillere yaşanacak Artvin bırakmazsak en büyük kötülüğü yapmış oluruz.

Diyorlar ki bu madeni alacağız teleferikle Murgul’a taşıyacağız. Bu kesinlikle pahalı bir yöntemdir. Bu şekilde devam etmeyecektir. Yerleşip Artvin halkını buna inandırdıktan sonra bildiklerini okuyacaklar. Bu bir yağma anlayışıdır. Bugün Murgul’un daha önce nasıl canlı bir ilçe iken nasıl bir ilçeye dönüştüğünü Damar Beldesinin ne hale geldiğini görüyoruz. Murgul’da çok sayıda insanın sağlığı bozuldu. Kayıplar oldu. Maddi olarak ta birçok insanın zararı oldu. Artvin’de 150 bin lira edecek bir daireyi, bugün Murgul’da 50 bin – 60 bin lira civarında alabilirisiniz. Bu bizim için ikinci planda gelir. Biz Artvin’i ve Artvin’in yaşam alanlarını, kültürünü, sağlığımızı düşünüyoruz. Artvin’de bu doğal yapının kaybolmamasını istiyoruz. Yoksa binalarımızın değerinin 10 bin liradan 10 bin liraya düşmesi bizim için arka planlarda. Çünkü önemli olan bizim ve gelecek nesillerimizin yaşamıdır.

-Başkanın Bu Söylemleri Gösteriyor Ki Ya Meseleyi Kavrayamadı Yada Politik Davranıyor

Belediye başkanımız Artvin’in içine düştüğü durumdan dert yanıyor. Artvin’in güvenilir şehir olmaktan çıktığını, geçen yıllarda alınan spor organizasyonlarının iptal edildiğini ve yeni organizasyonlar alınamadığından dert yanıyor. Peki Artvin’i bu duruma biz mi düşürdük? Israrla burada maden çıkaracağız diyen biz miyiz? Biz mi Cengiz İnşaata bu madeni ihale ettikte toplumun tepkilerine neden olduk? Yapılan hukuk mücadelesine karşı hukuk arkadan dolanarak madeni halka dayatmalarına halk susacak mı?  Bunun sorumlusu olarak sayın belediye başkanı bizi gösteriyorsa, demek ki Artvin’i ve Artvin halkının yıllardır verdiği mücadeleyi zaten hiç anlamamış. Anlamadığı şuradan görülüyor. Halen biz siz diyor. Böyle yaparsanız arkanızda bir kişi kalmaz diyor. Biz kaybedersek tek bir kişi Cengiz İnşaat kazanacak. Biz kaybedersek sayın belediye başkanı sanıyor ki sadece biz kaybedecek. Biz kaybedersek Artvin kaybedecek, Cengiz kazanacak. Sayın belediye başkanın bu söylemleri gösteriyor ki ya meseleyi kavrayamadı ya da politik davranıyor.

Bir önceki mahkeme kararı ya Artvin, ya maden derken bunu göz ardı edip Artvin halkının polisle, jandarma ile karşı karşıya getirilmesini kınıyorum. Bu güvenlik güçleri bu halkın çocuklarıdır. Bu çocukları getirip Artvin halkının üzerine gaz ve plastik mermi attırmamaları gerekirdi.  Artvin’in düşman işgalinden kurtuluşunun 95’inci yılı diyoruz. Bu nasıl bir kurtuluştur. Artvin’i Cengiz İşgal etmiş. Jandarma Cerattepe’de karakol kuruyor, şehrin için polis kaynıyor, bu nasıl kurtuluştur.  Bunların müsebbibi biz değiliz. Müsebbibini kendileri iyi biliyorlar. Burada bir birimizi öteye beriye ayırmanın bir gereği yoktur. Buraya başından beri hiç siyaset sokulmadı. Siyaset sokmak isteyenlere karşı hep mücadele ettik. Bu Artvin meselesidir, siyaset sokulmayacak dedik. Bu güne kadarda öyle geldi. Bu mücadelenin içinde CHP’si MHP’si, AKP’nin tabanından insanlar var, daha başka insanlar, gruplarda var. Bu mücadelenin içine girilince siyaset bir tarafa bırakılır Artvinlilik gündeme gelir. Dolayısı ile kimse bizi siz biz diye ayırmaya kalmasın. Siyaseti biz sokmadık, sokmuyoruz.  Siyaseti bu anlayışta olan arkadaşlarımız sokuyor diye söylemek istiyorum.

-Yaşananlar Birazda Bu Yöneticilerinde Tavırlarından Kaynaklanmıştır

7 Mart Bayramı o platforma daha değişik insanlar niye çıkarılmadı? Niye sadece kendi il başkanı ve kendi ekibi. Niye diğer insanlar çıkartılmıyor? Madem bayram niye siz biz ayrımı yapılıyor. Niye bir partinin siyaseti yapılıyor. Eleştirmek kolay anacak bu yaşananlar birazda bu yöneticilerinde tavırlarından kaynaklanmıştır. Bu arkadaşların bu tavırları bu tepkileri de yaratmıştır diye söylemek istiyorum” dedi.

14 Mart’ta Rize İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin Artvin’de Cerattepe’de keşif yapacağını dile getiren Biber ” Daha önce yapılan bir keşif var. Bu keşiften yararlanacaklarını düşünüyorum. Tabi ki keşif heyeti kendi değerlendirmelerini de yapacaklardır. Biz keşif heyetinin çok sağlıklı bir değerlendirme yapacağını daha önce yapılan keşif gibi Cerattepe’nin durumunu en iyi şekilde rapor ederek mahkemeye sunacaklarını umuyorum” ifadelerine yer verdi.

Ahmet Biber son olarak ” 7 Mart gecesi yaşananlar bir ayrışmaya neden olmamalı. Biz hep birlikte bu yolda devam etmeliyiz. A’sı, B’si, C’si yok. Bu işe siyaseti sokmayalım ve birlik olalım. Bunu gelen heyette görsün ki Artvin halkı birlikte Artvin’de maden istemiyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Share
263 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?