logo

Cemal ve Celal tecellileri (Allah’ın isim ve sıfatlarının Cemali ve Celali tecellileri)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: Hoşumuza giden bir çiçekte Allah’ın isim ve sıfatlarının Cemali tecellisi, ürperti duyduğumuz şimşek ve gök gürültüsünde Allah’ın isim ve sıfatlarının Celali tecellisi vardır. Şefkatle sevdiğimiz kuzuda Cemali tecelli, ürktüğümüz büyük bir koçta Celali tecelli vardır. Cennet Cemali tecelli, cehennem Celali tecellidir.

Allah Teâlâ kullarına kendini iki şekilde tanıtır, birincisi cemal yani ikram ve ihsan; ikincisi ise celal yani her tür bela ve sıkıntılar vasıtasıyla.[1]

Kelime olarak ‘cemal’ güzellik, ‘celal’ ise yücelik, öfke ve hiddet demektir.
Cemal tecellisi Allah’ın güzellik ve rahmetini göstermesi; celal ise, kahredici yönünün öne çıkarmasıdır.[2]

Allah’ın iki türlü isim silsilesi vardır. Biri cemal silsilesi, diğeri ise celal silsilesidir.

Cemal silsilesinde lütuf, ikram, şefkat, nur, ihsan, af, hüsün gibi manalar hükmeder. Aynı şekilde bu manaların her dairede tecelli ve taallukları vardır. Mesela, insanın kalp dairesinde reca ve ümit olarak, terbiye dairesinde mükafat ve ödül olarak, ahiret dairesinde cennet ve nur olarak tecelli eder. [3] Bu sıfatlar da, kendine iman ve ibadet ile itaat eden kulların taltif ve mükafatlandırılmasını gerektirir. [4]

Celal silsilesinde ise  kahır, intikam, ceza, nar, azamet, kibriya gibi manalar hükmeder.  Aynı şekilde bu manalar mahlukat dairelerinde de tecelli ve taallukları vardır. Mesela, insanın kalp dairesinde haşyet ve korku olarak, terbiye dairesinde mücazat ve ceza olarak, ahiret aleminde ise cehennem ve nar olarak tecelli eder.[5] Bu sıfatlar ise inkar ve isyan ile itaat etmeyenlerin tekdir ve cezalandırılmasını gerektirir.[6]

Allah, hem sonsuz Celâl ve İzzet Sahibi; hem de nihayetsiz Cemal ve Güzellik Sahibidir. Her iki sıfat grubu da mevcudat üzerinde sayısız tecellilere sahiptir. Cenâb-ı Hakk’ın ezelî sıfatlarının Celali ve Cemali olmak üzere genelde iki türlü tecellîye sahip olduğunu bildiren Bediüzzaman, “Bismillâhirrahmânirrahîm” kelimesindeki “Allah” kelâmından Celal silsilesi tecelli ettiğini; diğer iki isim olan “Rahmân ve Rahîm” kelâmlarından da Cemal silsilesi tecelli ettiğini kaydeder. Dolayısıyla, Kur’ân’da yüz on dört defa nazil olan “Bismillahirrahmânirrahîm” cümlesi hem Celali, hem de Cemali isimlerin zikrini özünde barındırıyor.

İslam’daki İlahî emirler, emirleri yapanlara vaad edilen sevaplar, İslam’ı sevdirerek ve müjdeleyerek tebliğ etme, Allah’a hamd etme ve şükretme ve bütün bu fiillerden sonra Allah’ın rahmetini ümid etme Cemal tecellilerindendir.

İslam’da bulunan nehiyler, bu nehiyleri çiğneyenlere verilen azaplar, İslam’ı yerine göre korkutarak ve uyararak tebliğ etme, Allah’ı tespih etme ve Allah korkusunu dem ve damarlarında yaşama ise Celal tecellilerindendir.

Hayat verme, rızık verme, yaratma, zengin kılma, merhamet etme, lütfetme, iyi yapma gibi fiiller Cemali tecellilerdir. Öldürme, fakir kılma, kahretme, korkutma, cezalandırma gibi fiiller ise Celali tecellilerdir.

Deprem, afet, sel, ölüm, hortum fiilleri, keza ahiretin cehennemi ve nâr’ı birer Celali tecellidir. Rüzgâr, yağmur, bahar, hayat fiilleri, keza ahiretin cenneti ve nuru birer Cemali tecellidir.

Allah’ın, yarattığını güzel yaratması, yarattığı ile insanı sevindirmesi ve mesut etmesi Cemali tecellidir; yarattığı ile insanı korkutması, cezalandırması, ağlatması, üzmesi ve insana heybet vermesi Celali tecellidir.

Zikir lâfızlarından “elhamdülillah”, “eşşükrülillah” gibi hamdler ve şükürler birer Cemali tecellidir. Allah’a cemal tecellilerine karşı şükredilir ve hamd edilir. Keza, “Allahü ekber”, “Sübhanallah” gibi tespihler birer Celali tecellidir. Veya Celal tecellilerine karşı Allah’a tespih edilir.

İslamiyet’in emirleri Cemali, nehiyleri ise Celali tecellilerdendir.

Allah’ın vaad ettiği mükafatları zikrederek benimsetme ve sevdirme gayretleri Cemali tecellilerdendir. Allah’ın ceza âlemi olarak yarattığı cehennemden korkutma, ateşle uyarma ve günahtan sakındırma çabaları Celali tecellilerdendir.[7]Öne çıkan görsel belirle

[1] http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yillar&MakaleNo=d301s020m1

[2] http://www.yeniasir.com.tr/yazarlar/mehmet.demirci/2015/08/03/cemal-ve-celal-ic-ice

[3]http://www.sorularlarisale.com/makale/20929/havf_ve_reca_dengemiz_nasil_olmali_yuzde_elli_yuzde_elli_mi_olmali__reca_yani_umit_yuzde_doksan_dokuz_ve_havf_yuzde_bir_mi_olmali_risaleler_isiginda_aciklar_misiniz.html

[4]http://www.sorularlarisale.com/makale/16145/allahin_cemal_isminin_tecellisi_cehennemde_celal_isminin_tecellisi_ise_cennette_nasil_tezahur_eder.html

[5]http://www.sorularlarisale.com/makale/20929/havf_ve_reca_dengemiz_nasil_olmali_yuzde_elli_yuzde_elli_mi_olmali__reca_yani_umit_yuzde_doksan_dokuz_ve_havf_yuzde_bir_mi_olmali_risaleler_isiginda_aciklar_misiniz.html

[6]http://www.sorularlarisale.com/makale/16145/allahin_cemal_isminin_tecellisi_cehennemde_celal_isminin_tecellisi_ise_cennette_nasil_tezahur_eder.html

[7] http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/celal-ve-cemal-aynasinda_206018

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dünden Bugüne Afrin

    19 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Tarihi Hititlere, M.Ö. 1000’lere kadar uzanan ve önemli tarihsel kalıntıları barındıran Afrin çok erken dönemde, Kudüs’ün de fethedildiği 637 yılında Müslümanların hâkimiyetine girdi. Osmanlı döneminde Afrin Kilis’e bağlı bir kaza konumundaydı.   Afrin Misak-ı Milli sınırları içinde yer almaktadır. Afrin Birinci Dünya Savaşı’nda dahi kaybedilmemiş bir bölge idi. 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra, Osmanlı birliklerinin Afrin-Tel-Rıfat-Azez hattında hakimiyeti vardı. Milli Mücadele döneminde 1920-1921 aralı...
  • Trabzon Lobisi Tüneli, Allah’da Kar Yağışını Geciktirdi

    19 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sizin hesabınız var ise Trabzon Lobisi Allah’ın da bir hesabı var. Siz, Artvin üzerinden çeşitli hesaplar yaparak Artvin halkını sıkıntıya sokarsanız Cenab-ı Allah’ta Artvin’e başka bir rahatlık verir. Şuan içinde bulunduğumuz durum tam da bu sözleri içeren bir durum. Ekim 2010 tarihinde temeli atılmıştı Hopa Dağı Cankurtaran Tüneli’nin temeli. Dönemin Denizcilik Haberleşme ve Ulaştırma Bakanı, bugünün Başbakanı Binali Yıldırım temel atmıştı. Binali Yıldırım o gün konuşurken; “Bu Babamın Yoludur, Yolu Neşe Yoludur. Bu babamın yoludur/ Yolu n...
  • Artvin’de Zor Coğrafyada, Zor Siyaset, Zor Medya İlişkileri…

    19 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Artvin ve ilçeleri gerek fiziki açıdan, gerek sosyal açıdan, kültürel değerlerini ihraç etme açısından, turizme açılma açısından, İktidarın yaptıklarını anlatamama zorlukları açısından hülasa her açıdan müstesna bir ilimizdir. Şimdi bu paragraftaki maddeleri tek tek ele alalım. -Kırık engebeli arazi olması açısından yatırım yapma zorluğu. Ama buna rağmen ülkemizin nüfusuna göre en çok yatırım almış ili olduğunu biliyorum. -Efendim barajlar varda ondan yatırımın çoğu burada gözüküyor. Hayır değerli kardeşlerim. Mesela Ardahan da, Erzur...
  • EGO Nedir?

    19 Şubat 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Ego, “ben” veya “benlik” anlamını temsil eden kelime ifadesi olarak bilinmektedir… Benlik duygusuyla kişilere kendi benliğiniz tarafından yapılan aktarımlarınızla alakalı ilkel bir unsur şekil aktarımı olarak yansımaktadır… Kişinin kendi benliğinde oluşturmuş olduğu bir takım gizli ve özgü düşüncelerin çevresel görüşlerce filtrelenmesi olarak da bilinmektedir… “Egonuz şiştikçe insanları küçükte görebilirsiniz veya dünyada sadece siz yaşadığınızı da düşünebilirsiniz”… Egonuz indikçe ve normal seviyeye ulaştığında bakış açısınız da diğer bireyler...