logo

Çelik Yelek Giymeyi Bu Yüzden Reddettim


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Davutoğlunun Polis Teşkilatının 171. yıldönümünde konuşmasından bazı başlıklar.

Polis teşkilatı bir insanoğlunun en temel arayışına cevap vermek üzerine kurulmuştur. O temel arayış, güvenlik ve emniyettir.

Emniyetin olmadığı yerde görevin ifa edilmesi imkânsızdır. Bu mesleğe adım atarken zihninizde tutmanızı beklediğimiz en önemli husus bu millet sizin vasıtanızla kendini güvende hissetmelidir.

Kudreti olup da şefkati olmayan devlet tiranlaşır. Şefkati olup da kudreti olmayan devlet acizleşir. Sizler halk nezdinde devletin şefkat yüzünü de kudret yüzünü de göstermek için yola çıkıyorsunuz.

Kudreti göstereceğiz derken şefkati ihmal etmek, ya da şefkati göstereceğiz derken kudreti ihmal etmek devleti sarsar.

POLİS TEŞKİLATIMIZDAN BEKLENTİLER

Polis teşkilatımız milletten ayrı, halkın üstünde bir güç kaynağı değil halkın içinde halkla beraber ifa edilen bir meslektir.

Bizim polis teşkilatımız kurulduğu andan itibaren bütün milleti kuşatır ve temsil eder.

Diyarbakır’da kahraman özel harekâtçımız Süleyman İyi kul’un ailesini ziyaret ettim. Nusaybin’de şehit düşmüştü. Aslen Diyarbakır Mazıdağılı bir Kürt vatandaşımızın çocuğu idi. Eve gittiğimizde muhterem eşi Zeynep Hanım Osmaniyeliydi. Bir Türkmen Hanım bir Kürt beyiyle evlenmiş. Birbirinden iki çocuk dünyaya gelmiş. Osmaniye’den kalkan Zeynep’in ailesi Diyarbakır’a gelip rahmetli Süleyman’ın acısını paylaşıyordu. İşte bu örnek polis teşkilatımızı anlatan bir tablodur.

Buradan ailelere seslenmek istiyorum; ne olur çocuklarınızı polisle korkutmayın. Polis korkulacak değil sığınılacak biridir. Adeta anne, baba, abidir. Herkesin polisle bir tanışması vardır.

DEVLET İLE VATANDAŞ AYRI DEĞİLDİR

Kamu düzeni hepimizin içinde olduğu bir düzendir. Devlet ile vatandaş birbirinden ayrı değildir. Devlet vatandaşın emrinde ve vatandaş tarafından belirlenen bir aygıttır.

Terörle mücadele sadece suç örgütüylü mücadele değil aynı zamanda bir beka mücadelesidir. Serdar Kazar Pozantı Emniyet Müdürlüğü’nde çalışan arkadaşımız. Elinde mühimmat bittiğinde kendini bombanın üstüne atarak arkadaşlarını koruyan bir yiğidimiz.

BÖYE BİR EMNİYET MENSUBU SELAMLANMAZ MI?

Polislik hayat boyu süren bir meslektir. Terör bütün dünyanın halkları için en büyük tehlikelerden, belalardan biridir.

Herkes terör tehlikesi ile karşı karşıya. Bizim ülkemizin bir farkı var. Biz bir ateş çemberinin içinde terörle mücadele ediyoruz.

Etrafımızda en az 6 ülke idare edilemez durumda. Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Yemen, Ukrayna bütün bu ülkeler bize komşu ve her birinden gelecek risk söz konusu.

Gün geldi terörle mücadele konusunda büyük çabalar, fedakârlıklar gösterdik.

Gün geldi ihanet şebekelerine karşı omuz omuza mücadele ettik.

Suruç’ta DEAŞ, Adıyaman’da PKK, İstanbul’da DHKP/C, Ceylanpınar’da iki polisimiz evlerinde şehit edildi. Böyle bir tarihi eşikte tarihi bir karar vermek durumundasınız. Geçici bir hükümetin başbakanı olarak siyasi ve hukuki bütün sorumluluğu üstlenerek 23 Temmuz’da operasyonları başlatma talimatını verdim.

Diyarbakır ziyaretimde beni gelecekle ilgili umutlandıran en önemli gelişme, Ulu Cami çıkışında on binlerce Diyarbakırlının bizleri karşılaması, ağırlaması ve ‘şehitler ölmez vatan bölünmez’ diye haykırmasıydı.

Buradan Diyarbakırlı kardeşlerimize, arkadaşlarımıza bir kez daha selamlarımı iletiyorum.

ÇELİK YELEK GİYMEYİ İŞTE BU YÜZDEN REDDETTİM

Diyarbakır’a sadece kendim gitmekle kalmadım. Eşim zaten gelecekti 9 bakan arkadaşımızla gittim. Bizi kimse kurtaramaz. Ceylanpınar’a gittiğimde riskler olduğuna dair istihbarat bilgileri gelmişti. Şunu sordular ‘Acaba başbakanın üzerinde çelik yelek mi var?’ Başbakan çelik yelek giyerse, Diyarbakırlı kucaklaşırken o çeliği hissederse kendisini nasıl güvende hisseder? Başbakanın canı herhangi bir vatandaşımızın, askerimizin, polisimizin canından daha kıymetli değil. Diyarbakırlı ile kucaklaşırken çelik yeleği hissetmesin diye bu teklifi reddettim.

NOT; Polis teşkilatımızın 171. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Bütün şehitlerimize Allahtan rahmet AİLELERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM. Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
365 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ercan Orhan partiler üstü bir kişidir

    18 Kasım 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Ercan Orhan’la 243. kısa dönem askerlik celp döneminde Ankara Etimesgutt’a, Nisan 1995 yılında tanıştık. Tanıştığımız neredeyse bir “çeyrek yüzyıl” oldu, ama kendisini kişilik özellikleri açısından “tam” bir kişilik sahibi olarak tanıdım. 23 yıl boyunca sürekli irtibat halinde olduk. Ercan Orhan CHP’den Borçka Belediye başkan aday adayı olmuştur. Muhtemelen bir süre sonra CHP’den Belediye başkan adayı olarak ismi açıklanacaktır. Yerel seçimlerin doğası başkadır. Bazen insanlar kendi partisinden olmasa bile bazı adayları sı...
  • Seçimlere Tersinden Bakarak Ortak Menfaatleri Ortak Tehlikeleri Görebiliriz

    17 Kasım 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Bu konuya yerel seçimler yaklaştığı için yerel seçimleri irdeleyerek bakalım. Menfaat maddi-manevi iki boyutludur. Sadece maddi boyutundan bakarak seçime gidenler Bunlar ülkenin medeniyet-refah-huzur gibi insanı insan yapan değerleri unuturlar. Anlamlı hayatı unuturlar. Mesela İstanbul da eskiden CHP li belediye zamanında sular akmıyordu. Artvin ve ilçelerinde bu zihniyetteki belediyeler zamanında çağın çok gerisinde bir manzara vardı. Ak Partı köylere köydes-şehirlere beldes programlarıyla partili partisiz Avrupa stand...
  • Bırakın ekmeği naylonun gramajıyla da oynamışlar.

    31 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Ekmeğin gramajından çalınmasına zaten alışığız. Sonra telefon kontürlerinden çalanları gördük. Bakıyorduk telefon kontörleri hızlı kalp atışları gibi hızlanıp bir anda bitmiş. Öyle ki sabit hat daha karlı olduğu için sabit hat almak zorunda kaldık. Gramajıyla oynayamadıkları şeylerin genetiği ile oynadılar. Çok zamandır domatese hasret kaldık. Buğdayın genetiği ile de oynadılar, bir defa ekiyorsunuz, aldığınız tohumu bir daha ekemiyorsunuz. Bu örneklerin sayısı yüzlerce artırılabilir. Aklıma gelenleri ve fark edebildiklerimi y...
  • Şahıs

    25 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şahıs kelimesi “ş-h-s” kökünden türemiştir ve fiil olarak kullanıldığında cümledeki yerine göre ve Arapça’daki fiil bablarına göre; “büyümek-irileşmek, yükselmek, bir yerden bir yere gitmek, kararsız olmak, dönmek, hedeften şaşmak, görünmek” gibi anlamlara gelir. İsim olarak şahıs gözle görülebilen maddi bir varlığı olan her türlü eşya anlamına gelse de hukuki manada “şahıs”, haklardan istifade edebilen, hak sahibi olabilen varlık demektir.Hak sahibi varlık olmaya ise insanlar (hakiki şahıs) ve insan toplulukları ile mal toplulukları ...