logo

Çelik, Eleştirilere Yanıt Verdi

Osman ÇelikBursa, Artvin Yusufelili işadamı ve aynı zamanda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı hemşerimiz Faruk Çelik’in de ağabeyi olan Osman Çelik’i konuşuyor. Hakkında çıkan söylentilere kendisiyle yapılan röportaj ile cevap veren Osman Çelik, bakanın ağabeyi olması yada Artvinli olmasının kendisine yapılan eleştirilerde büyük pay sahibi olduğunu söyledi.

Osman Çelik ile Bursa Şehir Gazetesi’nin yaptığı röportajda; “ İş Adamı Osman Çelik kendisiyle ilgili ortaya atılan iddialara ateş püskürdü: Bakan olmasının bana ne faydası var?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in kardeşi olan iş adamı Osman Çelik, hakkında çıkan iddialara Şehir Gazetesi aracılığıyla ateş püskürdü. Kardeşinin Bakan olmasıyla birlikte Bursa’da arazi zengini olduğu yönünde çıkan haberlere tepki gösteren Osman Çelik, “Gayrimeşru bir işim varsa yazsınlar. Araştırmıyor ve yazmıyorlarsa hakkımı helal etmiyorum.  Namusuyla çalışana çamur atmasınlar” dedi.

Hakkında çıkan iddialara ateş püsküren iş adamı Osman Çelik, Şehir Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “Bizim kimseyle ne Bursa’da ne de Türkiye’de bir sorunumuz yok. Bursa’da gayri resmi, gayrimeşru bir işim varsa… Ticari anlamda söylüyorum, eğer bunu da araştırmıyorlarsa hakkımı helal etmiyorum. Herkes araştırsın, baksın. Eğer bir şeyim varsa da, yazmıyorlarsa yine hakkımı helal etmiyorum. Yine yazsınlar, ama doğru yazsınlar… Namusuyla çalışan esnafa çamur atmasınlar” ifadelerini kullandı.

Bal Tutan Parmağını Yalarmış

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in kardeşi olması nedeniyle Bursa’da gayrimenkul zengini olduğu yönünde çıkan iddialara da yanıt veren Osman Çelik, “Bal tutan parmağını yalar diye Türkiye’deki atasözlerinden birini gerçekleştirmişler. Bal tutmuşlar, parmağını yalamışlar. Şimdi de bütün siyasetçilere aynı gözle bakılıyor. Bu yanlış, her siyasetçi aynı değildir. Her insan da aynı değildir. Bazısının Allah inancı vardır, bazısı haram yemez, bazısının inancı yoktur haram yer. Dolayısıyla bana göre bunu iyi araştırmadan, iyi soruşturmadan ezbere konuşmayla çok büyük kul hakkı gasp ediliyor. Ben affetmiyorum. Hiç kimseye de helal etmiyorum. Varsa suçumuz, yanlış yaptığımız bir şey varsa da gitsinler her yerde araştırsınlar, bulsunlar. Devletle hiç işim yok benim. Devlet ve belediyelerle hiç işim olmaz, olmamıştır bugüne kadar. Bizim yaptığımız iş belli. Benim şu anda 2 inşaatım var. Kentsel dönüşüm var, herkes açık açık araştırabilir” açıklamasını yaptı.

“Belgesi Olmayan Konuşmayacak

Bakan Faruk Çelik’in kardeşi olması nedeniyle inşaat sektöründe avantaj yakaladığı şeklinde yapılan yorumların da gerçeği yansıtmadığını belirten Osman Çelik, “Ne faydası var Faruk Çelik’in bakan olmasının bana? Faruk Çelik, devlete hizmet etsin. Ediyor da, onunla gurur duyuyorum. Benim Faruk Çelik’ten maddi anlamda beklentim hiç olmadı, olamaz da zaten. Çalışma Bakanı’yken çok güzel kanunlar çıkardı. Şimdi de Tarım Bakanı… İnşallah tarımı kalkındırır şimdi de. İnşallah güzel şeyler olur” dedi.

Yüksek katlı binaların depreme dayanıklı olması için kullanılan ‘fore kazık’ uygulamasıyla ilgili çıkan haberlerde “30 metre sözünü verdiği fore kazıkları 15 metre yapıyor” iddiasını da yorumlayan Çelik, “Fore kazıklar 30 metre olacak diye bir söz yok. Bunu söyleyenler, belgeli mi konuşuyor? Belgesi olmayan, konuşmayacak! 15-20 metre fore kazık! Böyle bir şey yok. 30 metre fore kazık! Böyle bir şey yok. Burada bir rapor var, bu raporların doğrultusunda inşaat yapılır. İmar durumuna göre inşaat yapılır. ‘O öyle dedi’, ‘Bu böyle dedi’ yok. Raporlara göre ne çıkmışsa onu yapmak zorundasınız. Bunun fazlasını yaparsınız da eksiğini yapamazsınız. Eksiğini yaptığınızda kaçamazsınız sorumluğundan. Öyle bir şey olması mümkün değil. Bizim ne yaptığımız bellidir” diye konuştu.

 “Çok merak ediliyorsa gidip ruhsatlara bakılacak’’

Binaların belediye izniyle yapıldığına da dikkati çeken Osman Çelik, “Ben burada binalar yaptım. Bu binaların Nilüfer Belediyesi’nden ruhsatları var. Büyükşehir’den ruhsatı var. Çok merak ediyorlarsa bu ruhsatlara gidip bakacaklar. Burada ruhsata aykırı birsey yapılmış mı? Buradaki imar durumu nedir? Herkesin yanıldığı, arsa 20 bin metrekare ve üzeri olursa yükseklik serbest. Plan bu… 20 bin metre karenin altında 20 ile 10 bin metrekare arasında olursa arsanın büyüklüğü, burada emsal 2, yükseklik 12 kat. 10 ile 5 bin metrekare arasında olursa emsal 1,75, yükseklik 8 kat. 5 binin altında olursa da emsal 1,25, yükseklik 5-6 kat. Bunlar, plan notlarıdır. Özlüce’nin notlarıdır bunlar. Bunu kimse bakıp incelemiyor. ‘Osman Çelik 20 katlı bina yaptı. Etrafında 20 katlı bina yok’ denildi. Yok tabii… Etraftaki arsalar 5 bin, 3 bin metre kare. Onların imarı da belli. Burada yapılan inşaatlar, 18-19 kat. Arsası büyük olduğu için yapıyorlar, imar planı o… Belediyenin vermediği plan dışında kimse inşaat yapamaz. Hiçbir belediye de ona imza atmayı cesaret edemez” değerlendirmesinde bulundu.

“Dönüşüm belediye için de vatandaş için de zor”

Kentsel dönüşümle ilgili yapılması gerekenlere de vurgu yapan Osman Çelik,  dönüşümün hem Bursa’daki belediyeler içinde hem de vatandaş için zor olduğuna dikkat çekti. Çelik, “Bursa, gecekonduların en yoğun olduğu illerden bir tanesi. Kocaeli, Konya sanayi şehri olduğu için İstanbul, Bursa ve Yalova’da gecekondular çok var. Bursa’da kentsel dönüşümü yapmak için bana göre belediyeler, mimarlar ve mühendisler odası, inşaat firmaları ve vatandaş bir araya gelmek zorunda” dedi.

“Belediyeler de rahat değil”

Vatandaşın da dönüşüm konusunda yeterli bilince sahip olmadığını vurgulayan Osman Çelik, “Vatandaş, çürük evde oturduğunun farkında da değil. ‘Bana bir şey olmaz’ mantığı var Türkiye’de. Bir şey olduğu zaman da ‘Devlet nerede? Devlet, niye yıkmadı bizim evimizi’ diyecekler. Ama şimdi devlet, kanun çıkardı. Bu kanunlarla da belediyelerin elini genişletti. Belediyeler de bunu uygulayacaklar. Uygulayacaklar ama onlar da çok fazla rahat değiller. Onlar da bir şeyler yapmak istiyorlar, ama zor. Boş arazi yok. Osmangazi ilçesinde Soğanlı’da belediye, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama boş arazi yok. Boş arazi olsa, belediye orada konut üretse, vatandaşı oraya nakil etse, boşaltarak yapsa o da çok zor” ifadelerini kullandı.

“Allah kolaylık versin belediyelere”

Kentsel dönüşüm konusunda çarpıcı tespitlerde bulunan Çelik, “100 metrekarelik arsaya 5 katlı bina dikmiş adam. ‘Bana 3 daire vereceksin’ diyor. Müteahhit ne yapacak? Müteahitin de hakkının olması lazım. Dolayısıyla şu anda kentsel dönüşümü Bursa’da uygulamak çok zor. Çok yüksek katlı binalar var çünkü. 3 katlı, 5 katlı, 6 katlı gecekondular var. O yüzden kentsel dönüşümle ilgili Allah kolaylık versin belediyelere, çok zor. Gidin Koğukçınar Mahallesi’ne, Bahar Mahallesi’ne, Altıparmak’a bakın. Altıparmak’ta kentsel dönüşümün olması lazım. Yapılan giydirmeler ise ‘Ayakkabının altı yok, üstünü fırçalarım’ türküsüne benziyor. Benim Osmangazi’de yaptığım yerde vatandaşın yeri var. ’Gel burada bina yapalım, bak çürüyor. Güzel binalar yapalım’ dedim. ‘Bizim bina sağlam. Yeni geldiğimizde alt katlara paramız yoktu. Çok demir kullanmadık ama üst katlara çok demir kullandık’ dedi. Vatandaşta bu mantık var. Ne diyeceksin” diye konuştu.

“Kentsel dönüşüm özendirilmeli”

Mahallelerin planlama dâhilinde yeniden yapılanması gerektiğinin de altını çizen Osman Çelik, “Mahalleler, resimde plan üzerinde yerleştirilmeli. Osmangazi’de, Yıldırım’da sosyal yaşam hiç yok. Belediye, burada ne yapacak? Diyelim A Mahallesi… O mahallenin fizibilitesini yapacak, o mahallenin planını şehir plancılarına yaptıracak. “Biz bu mahalleyi bu hale getirmek istiyoruz” diyecek. Götürecek, muhtarlar aracılığı ile toplantı yapacak. “Arkadaşlar, sosyal yaşam alanlarıyla biz böyle bina yapmak istiyoruz. Mahalleyi bu hale getirmek istiyoruz” diyecek. Özendirecek yani. Odalar, belediyeler ve yer sahibinin koalisyonu sağlanarak kentsel dönüşüm özendirilmeli. Osmangazi’deki, Yıldırım’daki insanlar nereye geliyorlar? Nilüfer’e geliyorlar, Bulvar’a geliyorlar. Oralarda da bu yaşam olabilir. Onlara göstermemiz lazım. Görsel olarak göstermemiz lazım” diye konuştu.

“Yatırım yapmak, cesaret işi”

Zafer Mahallesi’nde kendi yaptığı dairelerin fiyatlarının yüksek görünmesiyle ilgili de açıklama yapan Osman Çelik, “Benim dairelerin metrekareleri büyük. Kapalı yüzme havuzları var, kapalı otoparkı var. Camlar, konfor cam. Gelişmiş bir yer olamayabilir ama birinin el atması gerekiyordu. Birinin başlaması gerekiyor. Gelişmemiş bir yere yatırım yapmak, cesaret işi. Osmangazi Belediyesi’ne girdiğinde bizim imarla ilgili, Encümen Meclis’e girdiğinde CHP’li meclis üyelerinden bir tanesi “Arkadaşlar siz buraya imarı kabul ediyorsunuz ama bu müteahhit, bu inşaatları yapamaz. Bu daireleri satamaz” demiş. Biz buna rağmen kentsel dönüşüm çıkmadan orada yer almaya başladık. Şu anda orada 22 kişiye kira ödüyorum, 20102dan bu tarafa. Ondan sonra Kentsel Dönüşüm Kanunu çıktı. Biz yıkmıştık oradaki evleri. Devlet ödemesi gerekirken şimdi ben ödüyorum. Her ay 22 kişiye kira ödüyorum, 6 senedir. İnşaat bitince taşınacaklar. Ben orada para kazanmıyorum. Benim oraya yapmamın tek nedeni var, orası Bursa’nın merkezi. O zaman Büyükşehir yoktu orada. Hal’in orasını yeşil alan yapacaklardı sonra Büyükşehir Belediyesi’ne karar verdiler. Tesadüf, benim binalarım da orada yüz gösterdi. İnşallah bizden sonra müteahhitler girer oraya, orası gelişir. Bursa’nın göbeği orası” dedi.

“5 SENE UĞRAŞTIM”

Osmangazi Belediyesi tarafından 5 yıl ruhsat verilmediğini de anlatan Osman Çelik, “5 sene ruhsat için uğraştırdılar beni. Kardeşimin Bakan olmasını ne faydası var ki bana? Osmangazi Belediyesi, 5 sene bana ruhsat vermedi. 5 senede anca çıkardım. Hâlbuki bir şey yok. Normalde oralar, imarlı yerler. Bitişik nizamlıyken biz ‘Ayrı nizamlı olsun’ dedik. Biz haklı çıktık. 2010’da başladık 2012-2013’de kentsel dönüşüm çıktı. Bizim başlattığımız doğruymuş demek ki. Mevzuat nedeniyle uğraştırdılar” ifadelerini kullandı.

“Dışarda tanıtıldığı gibi değilim”

49 yıllık ticaret hayatının 37 yılında müteahhitlik yaptığını da söyleyen Çelik, “Devletle işim olmadı. Siyasette önemli görevlerim vardı. Ama devletle ticaret yapmak, aklımın ucundan geçmemiştir. Benim babam inşaat ustası. Ben zengin bir adam değilim. Dışarıda konuşulduğu gibi zengin bir adam değilim. Bankada kredi borçlarım da var. Kendi yağımızla kavruluyoruz.  Bankada 10-15 trilyon kredi borcum var. Burada satıyoruz, ödemeye çalışıyoruz. Allaha şükür alnımızın akıyla çıkıyoruz. Ben dışarıda tanıtıldığı gibi değilim. Adam tarlayı satamıyor, ‘Yan tarafı Osman Çelik aldı’ diyor. Tarlayı satmak için benim ismimi kullanıyorlar. Vatan Mahallesi’nde 120 ve 140 metrekarelik arsam var. Onun dışında 1 metre kare yer bulana bağışlıyorum. Çocuklarımın üstüne de dahil, kimin üstüne olursa olsun. Hepsini bağışlıyorum” ifadelerini kullandı.

“Devletin destek vermesi lazım” 

Yapımı Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen yeni stadyumla ilgili gelişmeleri de değerlendiren Osman Çelik, “Belediye, şu anda maç oynanacak hale getirdi.  İçerde kalan dizaynları, dekorasyon kısmı da pazarlanırsa firma yapar. Belediyenin üzerinden o yük kalkar. 2008’de konuştum “Bursa’da stat yapılacaksa Özlüce’ye yapılacak. Bursaspor Tesisleri’nin olduğu yere yapılacak. 134 bin metrekaredir burası, İzmir Yolu’na cephedir. Çevre Yolu’na yakındır. Şehrin trafiğini zorlamaz, orada yapılması lazım. Devlet arazisi orası, orada yapılırsa iyi olur” dedim. BUTTİM’i düşündüler, sonra BUTTİM iptal oldu. Geldiler, Acemler’e yaptılar. Bana göre stadın yeri yanlış. Bir diğer taraftan da Büyükşehir Belediyesi’ni kutlamak lazım böyle bir eser kazandırdığı için. Çünkü Trabzon’a bakıyorsun, devlet yapıyor. Burada Bursa Belediyesi, devlet katkısıyla geri kalanı kendisi harcamak kaydıyla bir eser kazandırmaya çalışıyor. Kolay değil, 200-250 trilyonluk bir eser. Ama bana göre ‘Sadece belediye değil de üstüne gidilseydi devlet desteği de alınabilir miydi’ yönünde bakılabilirdi. Halen de bakılabilir. Belediye, burada yalnız kaldı. Yalnız kalmasını da kendisi istedi. Çünkü kendisi üstlendi. Devletin de destek vermesi lazımdı” ifadeleri kullanıldı.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?