logo

Bu Yollara Önlem Almak İçin Ölmemiz mi Gerekiyor?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yaklaşık 20 gündür köşe yazısı yazmıyorum. Aslına bakarsanız içimden de gelmiyor. Evet, biliyorum, benim son on günde ilimizde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerimi merak ediyorsunuzdur. Bu konuda maalesef fikirlerimi paylaşmayacağım. Artvin’de bas bas bağırarak geliyorum denilen bu karanlık günleri umarım bir daha yaşamayız ancak tek kelime ile ‘Üzgün’ olduğumu belirtmek istiyorum. Korkum ise bu karanlık günleri yakın bir gelecekte yeniden yaşayacak olmamızdır. Bu yaşadığımız günlerin bir kez daha yaşanmaması adına üzerine sorumluluk düşenlerin, sorumluluklarını yerine getirmek adına halının altında biriktirmek gibi bir yol izledikleri için ilimizin Cerattepe gündemine ilişkin bundan böyle susma hakkımı kullanacağımın bilinmesini istiyorum. Bir başka üzüntümün ise yerel medyanın sürekli baskı altına alınarak bu konuyu tüm yollarıyla özgürce tartışma zemininin bu ilde yaratılamaması nedeniyle ulusal medyanın olaya dahil olması ve de ulusal medyada Cerattepe üzerinden bir sürü abuk subuk haber ve yorumları izlemek zorunda kalmamdır. Nokta!

Gelelim gündeme almak istediğim bir konuya. Keşke Artvin halkı bu konuda da ciddi tepkiler gösterse de bas bas geliyorum diye bağıran felaketlerin önüne geçebilsek. Zaman zaman yazdığım Artvin Merkez’deki Gökorman Mevkii ile Çayağzı Mahallesi’ndeki DSİ Bölge Müdürlüğü girişinde yaşanan kazalara yeniden dikkat çekmek istiyorum. Israrla hiçbir kimsenin görmek istemediği ve tepki göstermekten kaçındığı, yaşanan onca trafik kazasına rağmen de kılını kıpırdatmadığı bu iki noktaya önlem alınması için yada tepki gösterilmesi için birilerinin ölmesini bekliyoruz. Bakınız,  gün geçmiyor ki bu iki güzergahta bir kaza yaşanmasın. Her gün yüreklerin ağızlara geldiği bu iki güzergaha önlem alınması için ne beklendiğini merak ediyorum. Doğu Karadeniz’de sorumlu olduğu illere bol bol yatırım akıtırken Artvin’de sürekli cimriliği ile ön plana çıkan Karayolları Trabzon Bölge Müdürlüğü bu güzergaha önlem almayarak suça ortak olmaktadır. Suça ortak olmanın yanı sıra yaşanacak olan trafik cinayetlerinin de baş kahramanı olmaktadır. Daha ne beklendiğini merak etmem ile birlikte yaşanan bunca kazaya rağmen halkın da sessiz kalmasının da benzer suça ortaklık niteliği taşıdığını da ifade etmek istiyorum.

Sadece Suçlamıyorum, Çözümüm De Var

Şimdi buradan tüm yetkililere seslenmek istiyorum. Ben sadece eleştirmiyorum, eleştirmenin dışında onlarca kez yazdığım gibi yine yazacağım. Bu iki güzergahta da alabileceğimiz hız kesici bir takım önlemlerle yaşanabilecek trafik terörünün önüne geçebiliriz. Her iki noktada mutlaka araçların hızlı gidişlerinin önüne geçmemiz gerekiyor. Bunu kamera ve lambalar aracılığıyla yapabileceğimiz gibi hız kesici çivileri monte ederek de yapabiliriz. Artık birileri ölmeden bu önlemi alalım. Bu yazımı okuyan herkese seslenmek istiyorum, bu iki güzergahta birileri ölecek. Bakın felaket ‘geliyorum’ diye bağırıp duruyor. Belki de bu güzergahta ölecek olanlardan biri ben yada biri sen olacaksın. Lütfen ama lütfen bu güzergahlara acil önlem alalım. Henüz geciktik demeden…

Etiketler:
Share
729 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...