logo

Bu Tünellerin Çok Can Alacağını Defalarca Yazmıştık


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Ah bu tüneller, vah bu tüneller. Yüzlerce kaz yazdığım, dile getirdiğim, yakındığım, eleştirdiğim, mitingler yapılmasına katkı sağladığım, bakanlarla, milletvekilleri ile görüştüğüm o tüneller. Her defasında bu tünellerin canlara mal olacağını ifade etmiş olmamıza karşın bir türlü ölümlere ve kazalara engel olamadığımız tüneller. Şu son meydana gelen ve iki kişinin hayatını kaybettiği kazada tam anlamıyla tünel suçlu olmasa da içerisinde hata yapma lüksünüz olmayan o tüneller. Ne yazsak, nasıl isyan etsek bilemediğimiz, isyanımızın ve haykırışımızın çok fazla duyulmadığı tüneller. Yapıldığı günlerden bugüne sürekli dile getirdiğimiz, büyük hatalarla dolu tüneller. Yapılış aşamasında birkaç tanesinin iptal edilmesine bile katkı sağladığımız ancak halen tehlikelilerin durduğu ve önlem alınması düşünülmeyen o tüneller.

Şunu net olarak belirtmek lazım ki ilk başlarda geçici olarak yapılan baraj yolları maalesef başımıza kalıcı yollar olarak kaldılar. Gerek Artvin-Ardanuç-Şavşat-Ardahan Varyant yolu, gerekse de Artvin-Borçka-Hopa-Murgul-Rize-Trabzon karayolunun 30 kilometrelik kısmı. Bir de buna Artvin-Yusufeli-Erzurum yolunun bir bölümü. Bütün bunlar bize geçici yol olarak gösterilen ardından da kalıcı yol olarak başımıza kalan o yollar. Nice bölge müdürleri yiyen, nice mühendisleri sürgüne gönderen, nice siyasetçileri bitiren o yollar ve birçoğu nifak garibesi olan tüneller ve virajlar. Viyadükleri de unutmamak gerek.

Şimdi bu tüneller ve yollarla ilgili ne yazsak ne çizsek nafile. Başımıza kaldılar. Yapılacak şey çok net belli. Bu yolların tek yöne dönüştürülmesi ve yerine yeni bir yol daha yapılmasıdır. Bunu dillendiren veya yazan var mı bilemiyorum ama çözüm sadece ve sadece budur. Artvin’in geçmişte yapmadığı lobiyi şimdilerde yapması mecbur olduğu tek lobi aslında budur.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir yazıda Artvin’de yaşamanın mutluluk verdiği konuları dile getirmiştim. Mutsuz olduğumuz tek konu ise hiç kuşku yok ki ulaşım sorunlarıdır. Sağlıkta, eğitimde ve turizmde yaşadığımız sorunların ana nedeni de ulaşımda yaşadığımız eksikliklerdir. Belki Hopa Cankurtaran Tüneli’nin tamamlanması ile kısmen sorunda çözüm sağlanmış olacaksa da yine de diğer güzergahlara ivedi müdahale şarttır.

Konuya biraz çözüm aramadan önce yaptığımız hataya vurgulama yapmamız gerek. Öncelikle bu yollar yapılırken yolların ne denli kötü olduğunu bu ilin görememiş olması unutulmaz bir hatadır. Burada gerek 1998-2003 gerekse de 2003-2010 yılları arasındaki tüm iktidarların ve bu iktidarlardaki yetkili ve de etkili isimlerin hataları mevcuttur. Bu hatalar görmezden gelinemez. Herkesin bu noktada suçu ve günahı vardır. Belki ilk başlarda bize mecbur bırakılmış olsa da bu yollar sonradan yapılacak düzeltmeler ile bu yollara önlem alınmış olabilir idi. Özellikle Artvin-Yusufeli arasındaki tünellerin Doğuş’un yaptığı bölümler haricindekilerin büyük tehlike saçacağı belli olmasına karşın hiçbir şekilde Artvin lobisinin gücünü yeterince kullanamamış olması tamir edilemez bir hata olarak önümüze çıkmıştır. Dönemin etkili isimleri bu il adına takip ve denetleme görevini iyi yapamadığı gibi dönemin bürokratlarının söylemleri bu isimlerin uyumasını sağlamıştır. Bugün tamir edilemez duruma gelen ve sürekli canlara mal olan bu yollar gelecekte çok daha fazla insanın canının bu yollarda kaybolacağının habercisidir. Pekiyi, bu bizim kaderimiz midir? Asla değildir. El ele verir isek yapabiliriz ve önlem aldırtabiliriz.

İktidar uyuduğu gibi muhalefette uyudu

Az önce iktidarları yani dönemin etkili isimlerini eleştirmiştik. Doğrudur, hatalıydılar. Maalesef Artvin özellikle de AK Parti iktidarının gücünü yeterince kullanamamıştır. Üstelikte AK Parti’de bu denli önemli isimler var iken. Burada günahın büyük bir bölümü iktidara aittir ancak muhalefetin günahını asla inkar etmemek gerek. Artvin Cerattepe’de gösterdiği muhalefeti asıl can damarı olan ulaşım noktasında göstermiş olsaydı acaba dönemin etkin isimleri uyuyabilir miydi? Maalesef ki ülkemizde olduğu gibi ilimizde de asıl sorun muhalefet sorunu olmuştur. Burada belki bir şekilde CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ı bir kenara koymak lazım. Sayın Vekil muhalefet görevini mümkün ölçülerde yerine getirse de onun altındaki isimler ve diğer muhalefet partilerinin önemli isimleri ise bu görevi yerine getirmemişlerdir. Özellikle de Artvin’i çok sevdiklerini ileri süren bazı STK’lar ise asla yerine getirememişlerdir. Sanırsam ulaşım sorunlarını gündeme getirmek ya işlerine gelmedi ya da buradan ses getirebileceklerini düşünmediler. Samsun-Sarp karayoluna yapılan muhalefeti görmüş ve tanıklık etmiş bir insan olarak öylesine doğru bir yatırıma yapılan muhalefete rağmen böylesine yanlış yapılan yatırıma hiç muhalefet yapılmamış olmasını hangi mantıkla izah edebiliriz, açıkçası bilemiyorum!

Çözümü yazmak ve konuşmak daha önemli!

Şu ya da bu şekilde geçmişte hatalar yapılmıştır. Herkesin hatta hepimizin büyük suçu ve günahı mevcuttur. En başta da biz basın mensuplarının. Bizde konuyu bıkmadan usanmadan sürekli dile getirmeli ve medya görevini yerine getirmeliydik. Bizler de daha fazla yazmalıydık. Evet, yazdık ama yeterli demeden devam etmeliydik. Daha çok daha fazla yazmalıydık. Artık geçmişi yargılamak değil geleceğe bakmak gerek diyerek geleceği kurtarma adına çözümleri yazmalıyız.

Öncelikle Cankurtaran Tüneli’nden Borçka’ya mutlaka duble yolu indirmeliyiz. O yoldan sonra Borçka-Artvin arasına getirmek için de ciddi projelendirme çalışmalarına girmeliyiz. Doğrudur alternatif yol için girişimler var ve o yol yapılacak ancak özellikle bizim burada yapmamız gereken ilk şey Borçka’dan Artvin’e giriş yolundaki 8 kilometreye acil önlem almalıyız. Bu bölgeye 3 yeni tünel ile kesin çözüm bulmuş oluruz. O denli kullanışlı hale gelir ki 3 tünel ile bu yol inanamazsınız. Bu yüzden bizim ilk lobimiz bu olmalı. Ya DSİ’ye ya da Karayollarına bu bölgeye 3 tünel yaptırmalıyız. Bunu da hazır fırsat Bakan Veysel Eroğlu, Artvin’in ikinci milletvekiliyim demişken pek tabi yaptırtabiliriz. Bu bir fırsattır. Aynı şekilde bu yolun kalan kısmını da yine bazı genişletmeler ile en azından 3 şerit haline getirebiliriz. Bazı bölgelere viyadük eklemeleri ile bu da pek tabi yapılabilir. Bazı bölgelerde virajlar yeni yöntemlerle kesilecek, bazı bölgelerde yeni kazı çalışmaları yapılacak. Böylelikle duble yol kalitesine ulaşacak bir yola kavuşabiliriz.

Gelelim Yusufeli güzergahına. Bu güzergahta tünellerin içerisine çok müdahale şansımız olmayacaktır. Bu güzergahta ikinci bir yol yaptırmakta çok mümkün olmayacaktır ancak bu yol için yapılacak önemli çalışma bazı bölgelerde ek kazı, bazı bölgelerde doldurma ve viyadük bazı bölgelerde de tünellerin giriş çıkış yapılarında düzenleme ve de düzeltme yapma yolu ile yolu daha kullanışlı ve tehlikesiz hale getirebiliriz. Mutlaka ve mutlaka tünel giriş çıkışlarındaki virajları kaldırtmamız lazım. Tünel içerlerine de hız kesiciler ile önlem alınabilir. Gerekirse daha uzun sürede seyahat ettirebiliriz ancak en azından daha güvenli bir seyahate kavuşmuş oluruz.

Varyant yola ise yapılabilecek bir şey yok. Oraya yapılacak tek şey gündeme gelen Deriner Barajı gövdesinden tünelle geçiştir.

Artvin’in işte geçmişte yapamadığı muhalefeti şimdi yapma zamanıdır. Bunlar zor ya da imkansız şeyler değildir. Çok büyük şansımız var. Bunları dile getirecek iyi bir muhalefet milletvekilimiz mevcut. Bu konuları gündemine alarak projelendir terek yatırım programına sokturabilecek etkinlikte bir iktidar milletvekilimiz mevcuttur. Bütün bu artılarımızı değerlendirebilir isek STK baskısı da oluşturabilir isek bu benim yazdıklarım hayal değil kısa vadede gerçekleşecek yatırımlar olabilir.

Neden olmasın diyerek daha fazla canlar bu yollarda yok olup gitmeden çözüme kavuşmak için bir gün daha gecikmeden çalışmalara başlayabiliriz. Burada Artvin Valisi Ömer Doğanay’a da parantez açmak istiyorum. İnanılmaz kaliteli bir valimiz var. Ve bu Vali ile iyi bir istişarede olunur ise ulaşım sorunumuzun çözülmesinde büyük avantajlarımız olabilir. Bu valinin kıymetini bilmeliyiz. Bence kendisini Artvin yeterince değerlendiremiyor, değerlendirmek için vali ile daha fazla diyaloğa girilmelidir.

Artvin’in ulaşım sorununu halletmeden diğer sorunlarını halletmesi mümkün değildir. Hopa Dağı Cankurtaran Tüneli’nin tamamlanması ile birlikte bu güzergahlardaki trafik daha da artacaktır. Bu da yeni kazalar anlamına gelecektir. Bugünden çalışmalara hız vermek gerek. Borçka-Artvin arasında bazı genişletme çalışmaları yapılıyor. Bütün bunları diğer güzergahlarda da yaptırmak için hemen düğmeye basılması ilimizin geleceği açısından en elzem konudur.

Share
1039 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?
#

Bu Tünellerin Çok Can Alacağını Defalarca Yazmıştık” için 1 yorum

  1. Yusufelili : diyor ki:

    Sayın gül Yusufelililere gelince Duble yol istemiyorsunuz yoksa Yusufelililere bir düşmanlığınız mı var?her yere duble yol isteyen siz Yusufelini dışlıyorsunuz bir yusufelili olarak bende sizi dışlıyorum sizi Artvinli olarak görmüyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...