logo

Bu Şehrin Geleceğine Yatırım Yapıyorlar


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yıllardır oluşturulmak istenen korku imparatorluğuna karşın halen bu korkulara boyun eğmeyerek bu şehrin geleceğine yatırım yapan insanlara bir selam olsun diye bu yazıyı kaleme alıyorum. Bu şehrin geleceğine yatırım yapanlar, bu şehrin daha da gelişmesine katkı gösteren herkese moral olması nedeniyle bu yazının kaleme alınmasının katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Değerli okurlarım, Artvin’e şöyle karşıdan baktığınız zaman ya da Artvin Merkez’in yollarında sokaklarında ve caddelerinde gezdiğiniz zaman bu değişimi sizlerde fark ediyorsunuzdur. Bu şehrin geleceğine inanan müteahhitlerin, müteşebbislerin, siyasilerin ve bürokratların büyük cesaretle gerçekleştirdikleri ve şehrin değişimine sağladıkları katkıları sizlerde görmektesiniz.

Bizler kendimize sürekli korkular üretiyoruz. Bu şehrin geleceğinin yok olup gideceğine dayalı ortaya konulan gerçek dışı iddialara mahkum kalarak, bu şehrin geleceğine yatırım yapmak isteyen insanlara moralsizlik aşılıyoruz. Bir maden konusundan girerek bu şehrin geleceğinin yok olacağını ileri sürerek, bu şehrin geleceğine yatırım yapan herkesin gerek heyecanını gerekse de istek ve arzusunu yok etmeye çalışıyoruz. Bu anlayışımızdan biran önce vazgeçmeliyiz, değerli okurlarım. Bu anlayış hoş bir anlayış değil. Bu anlayış geleceğimiz açısından bir katkı sağlayacak anlayış değildir.

Öncelikle maden konusuna çok girmeden tek bir cümle ile belirtelim ki maden projesi bu şehrin ne geleceğini yok eder, ne yeşilini, ne yaşamını, ne doğasını ne de yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Doğru ve teknolojik bir madencilik yapma konusunda artık ülkemizin imkanlarının çok geliştiği aşikar bir gerçektir ve yapılacak olan madencilikte bizim ilimizin geleceğini kesinlikle yok etmeyecektir. Bunda herkes çok rahat olsun. Sürecin içerisine girersek çok daha sağlıklı olacağını da daha önce belirtmiştim.

Maden konusunu kapattıktan sonra bu şehrin geleceği için atılan adımları gördükçe mutlu olduğumu belirteyim. Yeni bir bina yapıldığında, yeni bir işyeri açıldığında, yeni bir kamu yatırımı yapıldığında bu şehrin geleceği adına içimde çok daha büyük heyecan duyuyorum. Beni beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ancak şunu net olarak bilmesiniz ki ben geleceği görebilen bir insanım. Bunu geçmişte söylediklerimin çok büyük bir bölümü gerçekleştiği gibi bu söylediklerimde gerçek olacaktır. Bu şehrin geleceği çok parlak olacak. Bu şehir modern bir şehir olmaya doğru hızla gitmeye başlıyor. Bir çok sorununu gelecekte çözmüş, insanların bu şehirde mutlu yaşadıkları ve daha korkusuzca bu şehre yatırım yaptıkları yılları hep birlikte yaşayacağız ve göreceğiz. Bundan kesinlikle emin olun değerli dostlar. Böyle olmasa idi Yeşil Artvin Derneği’nin yöneticilerinin hemen hepsinin yatırımları bu şehirde olmaz idi. Böyle olmasa idi Yeşil Artvin Derneği Başkanı dahi kat karşılığında arsalarını müteahhide vererek bina yaptırtmazdı. ( Bu konuya başka bir yazımda gireceğim)

Asıl Gelişimi Hopa Dağı Tüneli Tamamlanınca Göreceğiz

Eskilerin çok güzel bir sözü vardır, ‘Yol Medeniyettir’ diye. Ben bu söze çok inanan bir insanım. Yolun gittiği her yere medeniyette gider. Belki yolun gittiği her yerde bizim biraz medeniyetsizliğimiz nedeniyle çevre sıkıntıları yaşanıyor ise de yine de yol medeniyettir. Sonuç itibariyle çevre hassasiyeti hepimizde olsa da çevreye müdahale ederek hepimiz yeni yatırımlar yaparız. Şöyle baktığımızda 100 yıl önceki Artvin çok daha yeşil iken bugün Artvin daha çok betonla örülmüştür. Yeşil mi çevre mi tercihini nihayetinde bugün dağları korumak istiyoruz diyenlerin büyük bir bölümü yıllar önce yaptıkları için bu şehir beton bir şehir olmuştur. Beton şehirde yaşamayı da bizler seçtik. En yeşilcimiz bile arazisindeki ağaçların kesilmesine müsaade ederek arazisine beton binaların dikilmesine müsaade etti. Para için ya da daha iyi bir gelecek için bunu hepimiz yaptık. Bu sebeple çevreye bazı dokunuşlarla daha yaşanılabilir bir Artvin’i hep birlikte arzuladık. Büyük şehirlerdeki imkanların bu şehirde de olması için bunu yaptık. Daha güzel evlerde oturmak için, daha gelişmiş imkanlara sahip olabilmek için buna müsaade ettik. Bu yüzden yerin altındaki zenginliğinde çevreye ufak dokunuşlarla yer üzerine çıkmasında ben pek bir sorun görmüyorum.

Ara başlığımın konusuna geriye dönecek olursam eğer bu şehrin geleceği asıl Hopa Dağı Tüneli’nin tamamlanması ile birlikte değişecektir. Gelişimin önü asıl o zaman açılacaktır. Bakın benim gibi ileri görüşlü insanlar da bunun farkındalar ki bu şehrin geleceği için gerekirse yüzbinlerce lira para harcayarak yatırımlar yapmaktadırlar. Bugüne kadar kazandıkları paraları bu şehrin geleceğinin çok iyi olacağını görerek parayı saklamak yerine parayı yatırıma aktarmaktadırlar. Bunu artık siyasetçisinden bürokratına, esnafından sade vatandaşına kadar herkes görüyor. Siz bakmayın öyle siyaset olsun diye o veya bu şekilde konuşanlara. Siz bakmayın öyle toplumda kazandıkları yeri kaybetmemek amacıyla insanlara korkular sarmaya çalışanlara. Onlarda biliyorlar ki bu şehrin geleceği Hopa Dağı Tüneli’nden sonra çok daha parlak olacak.

Yapmamız Gereken Tek Şey Duble Yolu Şehrimize Kadar Getirmektir

Yol medeniyettir dedik ve yol kalitesinin artmasının ne denli faydalı olacağına bir iki örnek vererek devam edelim konumuza. Bunu bir kez daha yazmıştım. Yeri geldiği için tekrar yazmak istiyorum. 1990’lı yıllarda Trabzon ve Rize’yi bilenler bilirler. Bugün ki Rize ve Trabzon ile 1990’lı yılların Rize ve Trabzon’unu kıyaslamak mümkün mü? Görüyoruz Rize ve Trabzon’un ne denli geliştiğini ve büyüdüğünü. Herkesin karşı çıktığı sahil yolu Rize ve Trabzon’u geliştirdi. Tabi ki Samsun’u, Ordu’yu ve Giresun’u da öyle yaptı. Tabi ki insanlar istemezlerdi sahilin içinden bir yol geçsin diye. Bir tercihte bulundular. Tercihin adı daha iyi bir yol kalitesine ulaşmak idi. Daha iyi bir yol için sahillere müdahaleler yapıldı. Bu müdahaleler ile yeni yollar inşa edildi. 15 Saate gidilen yerlere 4 saate 5 saate gidilmeye başlandı. Dağlar delinde tüneller açıldı. Böylelikle şehirlerin geleceği kuruldu. Bugün o yapılan yollar nedeniyle Samsun, Ordu ve Trabzon büyükşehirler oldu. Nüfusları katlandı, iş imkanları arttı. Sahillerine havalimanları inşa edildi. Ulaşılabilirlik arttı. Bunlar yeni iş imkanları ve yatırımları da beraberinde getirdi. Böylelikle gelişmiş şehirler oldular. Emin olun bizi de aynı gelecek bekliyor. Gidemediğin, ulaşamadığın yer senin değildir. Eğer ulaşamıyorsan bir şehre o şehir senin olamıyor.

Artvin’in yollarının kalitesi artmalıdır. Hopa Dağı Tüneli’nin açılması bunun birinci yoludur. Ben geleceği ve ileriyi görüyorum. Ve iddia ediyorum. 5 sene sonrasını bugünden yazıyorum. Beş sene sonra bu şehirden Rize-Artvin Havalimanına 45 dakikaya ulaşacağız. Duble yolu bu şehre getirdiğimizde emin olun bunu yapacağız. Bugün Ankara’da da havalimanına 45 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Bildiğiniz üzere kamuoyunda Rize Pazar’a yapılan havalimanına karşı olumsuz bir bakış var. Hatta bazı siyasiler çıkıp o havalimanının Rize’ye yapıldığı, adında neden Artvin olduğu noktasında eleştiriler yapıyorlar. O siyasilerin ufukları dar ve ileri görüşlü olmadıklarının altını çizeyim. Bir gün gelecek o havalimanını hepimizden fazla onlar kullanacaklar. Buna emin olun. Onların asıl gayesi bu şehrin eski Artvin olarak kalması ve Artvin’de hep kendilerinin söz hakkı sahibi olma istekleridir. Onların başka gayeleri yoktur. Bu yüzden bu şehir için yapılan her güzel şeye müdahale etmeye gayret gösteriyorlar. Nafile çabaları sonuç vermeyecek ve bu şehir kabuğunu kıracaktır.

Hep birlikte güzel bir gelecekte buluşacağız inşallah ömrümüz vefa ederse. Belki 5 sene sonrasını ben göremeyebilirim. Benim sürekli takipçilerime bu konuyu vasiyet ediyorum. Eğer ben göremez isem lütfen bunu Tolga yazmıştı deyiverin.

Bu şehrin geleceğinin karanlık olduğunu düşünenlere inat yazıyorum ki bu şehrin geleceği çok ama çok iyi olacaktır.

Bu şehrin güzel geleceğinde buluşmak dileğiyle…

Share
187 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ekonomiye El Atılması Lazım Sayın Cumhurbaşkanım!

    19 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye’de ekonomik anlamda işlerin yolunda gittiğine dayalı olarak ekonomiden sorumlu bakanların açıklamalarını okuyorum da çok güleceğim geliyor. Sürekli rakamlarla iyi gösterilme çabasında ki ekonomin halkın ekonomisine hiçbir faydası olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Şunu unutmamak gerek ki bir ülkede hükümetlerin yıkılışlarının en temel sebeplerinden biri hiç kuşku yok ki rakamsal ekonomik bozukluklar değil vatandaşın cebindeki ekonomik bozukluklardır. Bunu en iyi bilen de hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. AK Parti’yi ik...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TEOG Konusunda Hemfikirim

    16 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz Cuma akşamı katıldığı bir canlı yayın programda çok önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalardan biri benim oldukça fazla dikkatimi çekti. O da başından beri çok saçma bulduğum ve koca bir neslin yok olmasına neden olacak olan orta öğretime geçiş sistemi sınavı olan TEOG sınavının kaldırılması gerektiğini belirttiği açıklama. Öncelikle açıklamanın haberini sizlere aktarayım ardından yazıma devam. İşte o haber: Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben TEOG olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TE...
  • Kemal Tecellisi (Allah’ın isimlerinde Cemal ve Celal dengesi)

    15 Eylül 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Allah'ın Cemal ve Celal isim ve sıfatları birbirine zıttır. Kemal bu zıtlıkların bir dengede olmasını ifade ediyor. Mesela Allah mutlak bir kudret sahibidir. Ama, haşa Rahmetini silip süpürecek kontrolsüz bir güç değildir, zaptolunamayan, yakıp yıkan bir kaba kuvvet değildir. Hem, kudretini acze dönüştürebilecek ölçüsüz bir Rahmetten de beridir.  "Kemal” bir şeyin en mükemmel haline denilen bir sıfattır; Allah’ın hem Zatı hem de sıfat ve isimleri mutlak mükemmeliyette olmasından dolayı, Kemal bu isim ve sıfatların genel ve ku...
  • Bu Desteklemelerden Haberiniz Var mı?

    14 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Değerli okurlarım, dün bir basın toplantısına katıldık. Basın toplantısı Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün toplantısı idi. Sizlere bugün bakanlığın sağladığı destekler hakkında bilgi vererek köşe yazımı tamamlayacağım. İl Müdürlüğü tarafından basına verilen bilgi notunu sizlerle paylaşacağım ve aslında tarım ve hayvancılık alanında verilen desteklerin ne denli cazip olduğunu da ortaya koymuş olacağım. İşte o bilgi notu: 2017 Yılı Bakanlığımızca Hayvancılığa Yönelik Verilen Desteklemeler Ülkemiz hayvancılığının geliştirilmesi, sağ...