logo

Bu Seçiminde En Çok Konuşulan Adayı Muhammet Altunal Oluyor


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

7 Haziran Genel seçimleri öncesindeki atmosfere geriye döndüğümüzde seçim ortamının en çok konuşulan adayı hiç kuşku yok ki MHP’nin Artvin Milletvekili adayı Muhammet Altunal idi. Altunal’ın gerek konuşmaları gerekse de yürüttüğü kampanya herkesin dilindeydi. Ortaya koyduğu iddia, partisine kattığı heyecan ve istek onun bütün kesimler tarafından konuşulmasını sağlamıştı. Altunal sadece konuşulmak ile de kalmamıştı, hazırladığı projeler, yaptığı canlı yayınlar ve katıldığı etkinliklerde sürekli liderliği eline almıştı. Gittiği bir festival yada şenlikte en çok ön plana o çıkmıştı. Festival alanına yaklaşık 300 kişiyle giriş yapması, uzun araç konvoyları ile gövde gösterisinde bulunması da diğer artılarıydı. En büyük artısı ise gündemi değerlendiren yada gündemin peşinden giden bir milletvekili adayı değil, gündem belirleyen milletvekili adayı olmasıydı.

Eğer tarafsızca değerlendirmelerde bulunursanız Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’sinin de sürekli olarak aynı olduğunu görürsünüz. Erdoğan  sürekli olarak gündemi belirleyen olurdu. Her seçim atmosferinde ve her seçim öncesinde gündemi yöneten insan konumundaydı. Çıkıp vaatlerde bulunur, yapacaklarını anlatır yada yapmak istediklerini söylerdi. Diğer liderler ve kamuoyu onun gündemini takip ederlerdi. Erdoğan ortaya bir söylem koyar Türkiye kamuoyu ve siyasetçileri de o söylemi günlerce masaya yatırırlardı. Erdoğan bir laf ederdi basın yayın organları bu lafları diğer liderlere sorarlardı. Yani sizin anlayacağınız Erdoğan hiçbir zaman gündem oluşturan ikinci insan yada gündemi takip eden bir lider olmadı. Erdoğan eşittir Gündem idi. Bakın 7 Haziran Genel seçimlerinde ise olay böyle miydi? Gündemi diğer partiler belirledi, Davutoğlu ise gündemi takip etti ve süreçte gündemi takip edenin oyları azaldı.

Altunal ile Erdoğan’ın bence taktikleri aynı gibi. Sürekli gündemi elinde tutuyorlar. Altunal, 7 Haziran öncesinde kullanabileceği tüm argümanları kullandı. TV, Gazete, Radyo, festival, düğün, dernek, falan filan. Her yerde Altunal’ı görebildik. Sadece boş da görmedik, yaptıkları ile konuşulan adam idi.

Pekiyi bugün durum ne? Bence yine bu seçim atmosferinin de konuşulan ve gündemi oluşturan kişisi Muhammet Altunal. Bu sefer söylemleri ile daha çok gündeme geliyor. Belki eleştiriler olsa da, kamuoyu yine Altunal’ı konuşuyor. Bu sefer sadece Artvin kamuoyu da tartışmıyor, belki de uzun yıllar sonra Türkiye kamuoyu da Artvin’in MHP’li Milletvekili adayını konuşuyor. Altunal’ın İmamlar ile ilgili söylediği söylem, Şavşat’ta kırsal bölgelere teröristlerin yerleştirildiğine dayalı iddiası ve son olarak da Türkiye genelinde konuşulmasını sağlayan Tibet Köyü’nde sandıklara çullandıklarını ifade ettiği sözler hep onu gündemde tutuyor. Belki ilk bakışta bu söylem ve sözlerin eksi getirebileceğini de söyleyebilirsiniz ancak Erdoğan örneğinde olduğu gibi artı getirme olasılığı da hiçte azımsanmayacak oranda yüksektir. Bu nedenden dolayı diğer adayların mutlaka gündemi belirleyen isimler olması gerekir, gündemin arkasında kalmaları onlar için bir önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de eksi hanesine yazılabilir.

Son yazılarımın birinde Altunal’ın oylarını arttırması durumunda son seçimi kazanan iki aday açısından tehlike çanlarının çalabileceğinden bahsetmiştim. Sanıyorum Altunal, bu yazımı okumuş olacak ki daha çok gündem olabilmek için var gücüyle çalışıyor. Sadece gündem peşine de koşmuyor, aynı zaman ilçe ilçe, mahalle mahalle ve sokak sokak dolaşarak 7 Haziran öncesindeki heyecanın yeniden yaşanması için mücadele veriyor. Evet bu sefer biraz işi zor. Zira bir kez yenildin mi kazanabileceğine insanları ikna etmek zordur. Özellikle de peşine gelecek insanları ikna etmek daha zordur. Teşkilatın moralsizliği, zafere olan inancının eksikliği başarıda belirleyici etmen olabilir. Bu noktada MHP tabanına tavsiyem asla vazgeçmemeleridir. Zira MHP’nin yüzde yüzü aşkın bir oy arttırdığını hatırlatmakta fayda var. Bu sefer aslında iş 7 Haziran’dan kolaydır. Zafer yolunda arttırılması gereken oy oranı bu sefer yüzde yüz değildir. Yüzde 40’lar dahi milletvekili olma noktasında yetebilecektir. Belki de yüzde 40 bir oy artışı Artvin tarihinde MHP’ye ilk zaferi yaşatabilir.

Şimdi bir de tersten bakmakta fayda var. Altunal’ın yaptıkları ters tepebilir mi? Tabi ki de böylesine bir ihtimalde vardır. Bunu ancak seçim akşamı görebileceğiz. Bu noktada eğer ters teper ise demek ki MHP’nin kendi tabanı, teşkilatı ve Altunal’a inananlar her şeye rağmen zafere inanmamışlardır. Eğer, Altunal aldığı oyun altlarında bir oy alırsa inandırıcılık etkisini yitirdiğini söyleyebiliriz. Bunu değerlendirmek için seçim gecesini beklemek gerek.

Altunal ilçe gezilerinde ilgi görmeye devam ediyor

Muhammet Altunal’ın ilçe gezilerini dışarıdan da olsa takip ediyorum. Gerek gezilerinde gördüğü ilgiyi gerekse de yaptığı çalışmaları beğeniyorum. Özellikle sosyal medyayı bu anlamda iyi kullandığını söyleyebiliriz. Gittiği yerlerdeki görüntüleri kamuoyu ile paylaşması, katıldığı programların tanıtımını iyi yapması, yaptığı çalışmaları kamuoyuna iyi aktarması bence artıları. Yazımın içerisinde Altunal’ın yaptığı çalışmaları gösteren bazı fotoğrafları da sizlerle paylaşacağım.

Seçim sonucuna ilişkin bir tahminde bulunmak istemiyorum ancak sadece şunu söyleyeyim ki seçim gecesi rakamlara baktığımızda hiç kuşku yok ki hepimizin ilk bakacağı rakamlar Altunal ile MHP’nin aldığı oyları gösteren rakamlar olacaktır.

Nedim Ağabey, tam isabettir

Muhammet Altunal’a ilişkin son seçimlerde tek eleştiri MHP’nin tabanına yansıtmadığı hatta MHP’li olmadığı yönündeki eleştirilerdi. Gerçi bu eleştirilere çok da katılmam mümkün olmasa da yine de her yapılan eleştirinin bir gerçek payı da olabilir idi. Bunu MHP görerek yine önemli bir hamle yaptı. Eski il başkanlarından Nedim Özer’i ikinci sıra milletvekili adayı olarak listeye koydu. Bence bu anlamda da tam isabet sağlandı. Özer’in MHP tabanında tanımadığı insan olmaz. Altunal’ın bu anlamda en büyük yardımcısı oldu. Teşkilat ile Altunal arasında tam bir köprü oldu. Benim öteden beri büyük saygı duyduğum ve sevdiğim Nedim Ağabeye de başarılar diliyorum, bu vesile ile. Nedim Özer’in eski isimleri de parti çalışmalarında toplayabilecek bir isim olduğunu da eklemekte fayda var.

Gençleri unutmamak lazım

Burada MHP’nin tabanındaki gençleri unutmamak lazım. Ülkücü camianın büyük katkıları var. Önceki dönemlerde olduğu gibi ürküten değil sevdiren bir ülkücü camiası var ve bence katkı sağlıyorlar.

Serdar Kılınç’ı tanıyıp sevmeyen olmaz

Serdar başkanı unutmamak lazım. Serdar Kılınç, bu camianın içerisinden gelmiş, çileler yaşamış, kendini bu çilelerle eğitmiş iyi bir başkan olduğunu söylemeliyim. Zaten kendisini tanıyım sevmeyen insanların da az olduğunu söylemeliyiz. Serdar Başkan, sevecenliği, sakinliği, hümanistliği, girişkenliği ve çalışkanlığı ile bence iyi bir başkan portresi çiziyor. Olaylara mantıklı yaklaşımı, koşma noktasında azimliliği de partisine başarı kazandırıyor. Eskiden hitabeti bu kadar iyi olmayan Serdar Başkan, bence o anlamda da kendisini geliştirmiş. Önemli olan bilmemek değil öğrenmemektir felsefesini iyi idrak eden Serdar Başkan, bence Artvin siyasetinin parlayan yıldızıdır.

Bu kadar güzel söze iki uyarı katalım. Birincisi partinin geçmişinde büyük başarılar kazandıran isimleri örneğin Zafer Aydemir ve Yusuf Sağlam gibi değerleri daha fazla sürecin içerisine çekebilirler. Hatta bu isimlere başka isimlerde eklenebilir. Teşkilatlarda geçmişte görev yapmış şimdi biraz uzakta duran isimler görüyorum, bunları da sürece çekmeli MHP.

İkinci uyarım ise sosyal medyada herkesle kavga etmeye çalışan, farklı fikirlere karşı sert eleştirilerde bulunan isimlere. Bu isimlere söyleyeceğim tek şey ise bu parti başarısız olursa bilesiniz ki sizin ısrarla yaptığınız hata nedeniyle olacaktır. Sosyal medyada ısrarlı bir şekilde MHP nefreti uyandırmaya çalışıyorsunuz. Birileri kazanıyor siz azaltmaya çalışıyorsunuz. Bilesiniz ki sizlerin yaptığı artı değil eksidir. Bence sosyal medyada yorumlar yaparken biraz daha saygılı ve anlayışlı olmanız gerekmektedir. Biraz sakin beyler biraz sakin…

 

Share
604 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Günah Keçisi Tolga Gül, Vurun Abalıya

    21 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bugün ki yazımızı da kendi içsel isyanımıza ayıralım. Yazımın başlığında da okuduğunuz gibi Artvin’de her alanda aranan bir günah keçisi var ve o günah keçisi benim. İtiraf ediyorum. Beni yok edin. Bitirin. Çöpe atın. Öldürün de kurtarın. Bu sözleri neden dolayı mı sarf ediyorum. Hayatımın her alanında sürekli bir günah keçisi ilan ediliyor olmaktan dolayı sarf ediyorum. Özel hayatımdan sosyal hayatıma kadar her alanda günah keçisi ilan edilmek beni o derece sıktı ki bazen yaşama azmimi bile kaybeder hale geliyorum. Bu sebeple biraz isyanımı...
  • Sosyal Medya Yoluyla Toplumun Bilinç Altına Subliminal Mesaj Yüklüyorlar

    20 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    “Sana bir şey göndereceğim oku tamam mı? Banada arkadaşım gönderdi okumadan önce içinden çok istediğin şeyi üç kez tekrarla sonra aşağıdaki yazıyı oku .........Unutma önce üç kez çok istediğin şeyi tekrarla........Bismillahirrahmanirrahim lahavle vela kuvvete illah billahi aliyyül azim. Amin ....bu mesajı 20kişiye gönder dilediğin kabul oluyor. İnanmıyordum ama harbiden oluyor eğer silersen veya.....Göndermezsen. Allah dilediğini kabul etmesin. Şimdi saatine bak 9 dakika sonra seni mutlu eden bir olay olacak ... Çok zor değil kopyala gönder. Ya...
  • TEOG sınavının kalkması nedeni ile söyleyeceklerim var

    20 Eylül 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kısaca söyleyeceğim. Eğitim ve öğretimin başarılı olması için; 1.Öğretmenlerin maaşlarının yüksek olması gerekir. 2.Tüm okulların eksiksiz olarak eğitim araçları ile donatılması gerekir. 3.Okul bitirildiğinde öğrencilerin hemen iş bulma imkanına sahip olmaları gerekir. İkide bir sistem değişikliği ise gerekmez....
  • Ekonomiye El Atılması Lazım Sayın Cumhurbaşkanım!

    19 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye’de ekonomik anlamda işlerin yolunda gittiğine dayalı olarak ekonomiden sorumlu bakanların açıklamalarını okuyorum da çok güleceğim geliyor. Sürekli rakamlarla iyi gösterilme çabasında ki ekonomin halkın ekonomisine hiçbir faydası olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Şunu unutmamak gerek ki bir ülkede hükümetlerin yıkılışlarının en temel sebeplerinden biri hiç kuşku yok ki rakamsal ekonomik bozukluklar değil vatandaşın cebindeki ekonomik bozukluklardır. Bunu en iyi bilen de hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. AK Parti’yi ik...