logo

Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölgede gerçekleştirilen toplantılara da bizzat şahit oldum. Hatırlarsanız bir dönemler davulların çalındığı, protestoların yapıldığı Yusufeli ilçe merkezinin o hareketli günlerinde ben genellikle oralardaydım. 2009 ila 2013 yılları arasında da Yusufeli’nin Sesi Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yürütmem vesilesi ile de yine çok yoğunlukla ilçe gezileri gerçekleştirip gündemi yakından takip ederdim.

 

Benim de aralarında bulunduğum bir çok kişinin genel kanaati Yusufeli Barajı’nın suları altında kalacak olan yeni Yusufeli ilçe merkezinin Yansıtıcılar Bölgesi olamayacağıydı. Tartışmaların en önemli noktası burasıydı. Yusufeli Barajı’na karşı çıkanlarda vardı ve bunlarda kesinlikle Yusufeli’nin yeni yerleşim yerini de kabul etmiyorlardı. Gerçi o dönemin belediye başkanı Yusuf Sağlam ile onun görüşünü paylaşan kesimlerin de bu bölgeye ilçenin kurulması yönünde de bir görüş daha bulunuyordu. Ben ne zaman o kayalıklara bakarsam hep aklıma şu soru gelirdi: Buraya ilçe nasıl kurulacak?

DSİ ve TOKİ O Kayalıklara İlçe Merkezini Kurmayı Başardı

Ben bu görüşlerimi dönemin etkili ve yetkili isimleriyle paylaşmanın yanı sıra köşe yazılarımda da bu bölgeye ilçe merkezinin kurulmasının zorluklarından bahsederdim. Hatta ilçe merkezi kurulma çalışmaları başladığı zamanda yüklenici firma ile röportajlar gerçekleştirmiştim ve ilçe merkezinin temelinin atıldığı günlerde o kayalıklara bizzat çıkma şansı bulmuştum. Kazma vurulmuş ve kayalıklar yarılmaya başlanmıştı ama halen inanasım gelmiyordu. Nasıl da inanılabilirdi ki? Onca kayalar yok edilecek ve 3 etaplı bir ilçe kurulacaktı. Kamu binaları, okullar, camiler, yerleşim yerleri, iş yerleri, konaklama alanları falan bu kayalıklara nasıl sığdırılacaktı? İnanın kolay bir iş değildi. Belki 20-30 yıl sonra insanlar bu zorluğun pek farkında olmayacaklar ancak bizler o günleri görüp, o dönemki tartışmalara şahit olduğumuzda inanamazdık.

Hani bir söz vardır ya; ‘Devletimiz büyüktür ve güçlüdür’ diye işte yeni Yusufeli ilçe merkezinin o kayalıklara yapılıyor olması bu sözü inanılmaz derecede haklı çıkaran bir olaydır. DSİ Genel Müdürlüğü ve Toplu Konut İdaresi, bu işi başardı. Muhteşem bir ilçe merkezini o kayalıklara kurmayı başarıyorlar. Ne desek, nasıl izah etsek ve ne kadar takdir etsek bilmiyorum ama Devletimizin gücü o kayalıklara ilçe merkezinin kurulmasını sağladı. Helal olsun, elinize, emeğinize sağlık.

Yeni İlçenin Simülasyonunu Gördüm Ve Hayran Kaldım

Geçtiğimiz günlerde Artvin Gazeteciler Cemiyeti’nin evsahipliğinde gerçekleştirilen Karadeniz Gazeteciler Federasyonu’nun başkanlar konseyi toplantısı nedeniyle DSİ 26.Bölge Müdürlüğü’nün Salkımlı yerleşkesinde bulunan Simülasyon Merkezi’ni gezme şansım oldu. Merkezde Artvin’de DSİ bünyesinde yapılan barajlar, köprüler ve yeni Yusufeli ilçe merkezinin maketleri bulunuyordu. Tümünü detaylıca izlerken açıkçası yeni ilçe merkezinin simülasyonuna hayran kaldığımı söylemeliyim. Hani o bahsettiğim bizim imkansız gördüğümüz o kayalıklara kurulan o muhteşem ilçe merkezinin bitmiş halinin görüntüsüne adeta kuş bakışı bakarak izlerken inanın ne büyük hata yaptığımı anladım. Şimdiden söyleyeyim ki devletimiz muhteşem bir işe imza atıyor ve hepimizin beklentisinden çok ama çok daha güzel bir ilçe merkezini kuruyor. Emeği geçen, buraya katkı veren herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. Büyük bir iş başarılmıştır.

Bu yazıyı kaleme almadan kısa bir süre önce DSİ Çoruh Projeleri 26.Bölge Müdürü Celal Tokalak ile sohbet gerçekleştirdik. Hatta sohbetimizde de yukarıda yazdığım konulardan da bahsettim. Kendisi de büyük bir yol kat edildiğini ve işlerin planlandığı gibi yürüdüğünü söyledim. Tabi ki DSİ’nin burada büyük bir emeği var. 2000’li yıllarda en büyük eleştirilere maruz kalan kuruluş idi. Bugün sanıyorum ki en büyük takdiri alması gereken kuruluşların başında geliyor. Bu sebeple DSİ Bölge Müdürü Celal Tokalak ile DSİ çalışanlarına ve bugüne kadar DSİ’de yeni ilçe merkezi için emek vermiş eski bölge müdürleri ile emektarlara ve yüklenici firma ile diğer yetkili kurum ve kuruluşlara da teşekkür etmemiz gerek. İnanın büyük bir emeğin ürünü yeni ilçe merkezi. Bu yüzden emektarları takdir etmeden geçemeyeceğim.

DSİ Bölge Müdürü Tokalak ile konuşurken, yeni ilçe merkezinin ne denli ihtiyaca cevap verecek bir ilçe merkezi olacağı yönündeki kanaatim pekişti. İş ehil ellerde diyorum. Öteden beri savunduğum bir konu vardı. O da baraj bitmeden ilçe merkezinin bitmiş olması gerektiğiydi. Gidişata bakıyoruz ki baraj bitmeden bu ilçe merkezi tamamlanacak ve insanlar ani bir şekilde göç etmek durumunda kalmadan yeni bir yaşama başlarken, eski yaşam merkezlerinin sular altında kalmasına da şahitlik yapacaklar. Doğru olan da bence budur. 6 kez yer değiştiren Yusufeli belki de en sağlam ilçe merkezine yerleşmiş olacak.

Yazımın son bölümünde biraz da ilçe merkezi ile ilgili bilgiler vermekte fayda var. Bildiğiniz üzere Yusufeli Barajı ve HES projesi kapsamında sular altında kalacak Yusufeli ilçesinin yeni yerleşim yeri çalışmaları kapsamında binalar yükselmeye başladı. Artık çok rahatlıkla yeni ilçe merkezine ilişkin kanaat edinebiliyorsunuz. Gerek DSİ gerekse de Yusufeli Kaymakamlığı ve Yusufeli Belediyesi yeni ilçe merkezine ilişkin tanıtım faaliyetlerini sık sık gerçekleştiriyorlar. Geçtiğimiz hafta hükümetten iki bakan ile DSİ Genel Müdürü de ilçeye gelerek son durum hakkında koordinasyon toplantısı gerçekleştirmişlerdi. Bu ziyaretler kapsamında da Yusufeli halkı ilçe merkezi ile Yusufeli Barajı’ndaki son gelişmeler hakkında bilgi edinme fırsatı buldular. Allah nazarlardan saklasın çalışmalar güzel gidiyor ve rayında ilerliyor. İnşallah da böyle devam eder.

Yusufeli ilçesi, 270 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise 3’üncü büyük barajı olacak Yusufeli Barajı’nın su tutmasıyla sular altında kalacak. Yusufeli baraj gölünün suları altında kalacak Yusufeli ilçesi için inşa edilen yeni yerleşim yerinde üstyapı çalışmaları kapsamında binaların yapımı devam ediyor.Yaklaşık 150 hektar alanda 21. yüzyılın modern kenti sloganıyla 2015 yılında 3 bölgede başlayan çalışmalar sürüyor.

Yeni ilçe merkezindeki üçüncü bölgedeki altyapı çalışmalarının tamamlandığını, birinci ve ikinci bölgedeki çalışmaların kısa sürede tamamlanacak.

Üçünü bölgedeki altyapı çalışmaları tamamlanarak üst yapı çalışmaları için TOKİ’ye devredildi ve burada da çalışmalar başladı. Buradaki inşaatlar TOKİ tarafından yapılıyor. Yapılan inşaatlar içinde 340 konut, 1 jandarma hizmet binası, 1 okul, 1 tanede toplum sağlığı merkezi olacak. Bu bölgede yapılan konut tiplerimiz arasında 3+1, 4+1 konut tiplerimiz var. Konutların altında otoparklar mevcut. Oldukça geniş sosyal alanları olan, yöresel mimariye uygun bir yer olacak.

Yöresel mimariye uygun olarak bünyesinde farklılıkları da barındıran 21. yüzyılın en modern ilçesini kurma gayreti içerisinde. Birinci bölgede altyapı çalışmamaları kapsamında yapılan dolgu ve kazı çalışmaları ocak ayı sonu itibariyle bitecek. Sonrasında TOKİ tarafından üstyapı ihaleleri yapılacak. Birinci bölgede de binaların yapımına başlandı. İkinci bölgede ise gelişme alanlarıyla ilgili kazılar sürüyor. Bu bölgedeki altyapı çalışmalarının 2018 yıl sonu itibariyle sona ermesini bekleniyor. Akabinde de üstyapı çalışmalarına geçilecektir.

Üstyapının tamamlanmasının taşınma için tek başına yeterli olmayacak.2023 yılına kadar bu sürecin tamamlanması bekleniyor.

Sizleri şimdi yeni ilçe merkezinin maketinin fotosu ile baş başa bırakıyorum. Sizde inceleyin ve bakın bakalım haklı mıyım?

Share
273 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ercan Orhan partiler üstü bir kişidir

    18 Kasım 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Ercan Orhan’la 243. kısa dönem askerlik celp döneminde Ankara Etimesgutt’a, Nisan 1995 yılında tanıştık. Tanıştığımız neredeyse bir “çeyrek yüzyıl” oldu, ama kendisini kişilik özellikleri açısından “tam” bir kişilik sahibi olarak tanıdım. 23 yıl boyunca sürekli irtibat halinde olduk. Ercan Orhan CHP’den Borçka Belediye başkan aday adayı olmuştur. Muhtemelen bir süre sonra CHP’den Belediye başkan adayı olarak ismi açıklanacaktır. Yerel seçimlerin doğası başkadır. Bazen insanlar kendi partisinden olmasa bile bazı adayları sı...
  • Seçimlere Tersinden Bakarak Ortak Menfaatleri Ortak Tehlikeleri Görebiliriz

    17 Kasım 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Bu konuya yerel seçimler yaklaştığı için yerel seçimleri irdeleyerek bakalım. Menfaat maddi-manevi iki boyutludur. Sadece maddi boyutundan bakarak seçime gidenler Bunlar ülkenin medeniyet-refah-huzur gibi insanı insan yapan değerleri unuturlar. Anlamlı hayatı unuturlar. Mesela İstanbul da eskiden CHP li belediye zamanında sular akmıyordu. Artvin ve ilçelerinde bu zihniyetteki belediyeler zamanında çağın çok gerisinde bir manzara vardı. Ak Partı köylere köydes-şehirlere beldes programlarıyla partili partisiz Avrupa stand...
  • Bırakın ekmeği naylonun gramajıyla da oynamışlar.

    31 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Ekmeğin gramajından çalınmasına zaten alışığız. Sonra telefon kontürlerinden çalanları gördük. Bakıyorduk telefon kontörleri hızlı kalp atışları gibi hızlanıp bir anda bitmiş. Öyle ki sabit hat daha karlı olduğu için sabit hat almak zorunda kaldık. Gramajıyla oynayamadıkları şeylerin genetiği ile oynadılar. Çok zamandır domatese hasret kaldık. Buğdayın genetiği ile de oynadılar, bir defa ekiyorsunuz, aldığınız tohumu bir daha ekemiyorsunuz. Bu örneklerin sayısı yüzlerce artırılabilir. Aklıma gelenleri ve fark edebildiklerimi y...
  • Şahıs

    25 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şahıs kelimesi “ş-h-s” kökünden türemiştir ve fiil olarak kullanıldığında cümledeki yerine göre ve Arapça’daki fiil bablarına göre; “büyümek-irileşmek, yükselmek, bir yerden bir yere gitmek, kararsız olmak, dönmek, hedeften şaşmak, görünmek” gibi anlamlara gelir. İsim olarak şahıs gözle görülebilen maddi bir varlığı olan her türlü eşya anlamına gelse de hukuki manada “şahıs”, haklardan istifade edebilen, hak sahibi olabilen varlık demektir.Hak sahibi varlık olmaya ise insanlar (hakiki şahıs) ve insan toplulukları ile mal toplulukları ...