logo

Bu gazeteciler nedeniyle bu mesleği yapmaktan nefret ediyorum


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bazen bazı anlar vardır ki, insanı yaptığı mesleği nefret ettirir. Son 15 günde inanın bunu yaşadım. Bu yazımın başlığını okuyanlar peşin hükümlü davranarak benim yerel bir yazı yazdığımı düşünebilirler; ancak genel anlamlı bir yazıdır. Çok kolay yazmamakla birlikte, son 15 günde yaşadığımız mesleki rezaletler nedeniyle genel bir konuya ilişkin yazı yazmaya karar verdim.

Beni mesleğimden nefret ettiren olay Özgecan Aslan olayının haber yapılış şeklidir. Bir kere olayına ilişkin çok net bir ifade kullanmak istiyorum. Bu ve benzeri olayları yapanlara erkek demeyiniz. Eğer bu ve benzeri olayları yapanlar erkek ise ben değilim. Onlarla aynı cinsel kimliği taşımaktan bile utanıyorum. Eğer bu ve benzeri olayları yapanlar insan ise bana insan demeyin. Zira bunları bir insan yapamaz.

Bu konuya ilişkin başkaca da bir şey yazmak istemiyorum; zira bu konuda ne kadar fazla yazarsak bir taraftan da olayı yapanların ve olayın reklamını yapmış oluruz. Buranın altını çizdikten sonra gerçek konuya geçelim.

Ölen kişi, bu kadar detay veren gazetecinin kızı olsaydı bu kadar detay yazılmasını ister miydi?

Bu ve benzeri olaylara ilişkin sürekli yapılan bir hata var. Konunun kötülüğü, yanlışlığı ortaya çıkarılsın ve kamuoyunun dikkatini çeksin diye haberin yapılmasını doğru buluyorum; ancak bu haber yapılırken bu derece detayın yazılmasını ise mesleki utanç kabul ediyorum. Yok şöyle öldürdüm, yok ölmeden önce şu oldu, yok öldü şöyle yaptım gibi son derece yakışıksız ve haysiyetsiz haberler yapılıyor ki, insan  keşke bu mesleği yapmasaydım diyor. Meslektaşlarımın bu ve benzeri olayları haber yaparken bir taraftan da mağdur olanın ve olayın faillerinin suçsuz olan yakınlarının yerlerine kendilerini koymaları gerekmektedir. Bir haberi yapacağız diye akla bile getirmeyecek detayları yazmak bir yandan da olayı meşrulaştırmaktır. Buna dikkat etmek en doğru olanıdır. Özgecan olayının haberlerine bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Peki bu haberi allandıra pullandıra tüm detayları ile yazan arkadaşlara bir soru sormak istiyorum. Ölen kişi sizin yakınınız olsaydı acaba bu haberlerin bu derece detaylı yazılmasını ister miydiniz?

Yazık hemde çok yazık. Sanki ortada güzel bir haber konusu varmış gibi, yok şöyle yaptı, yok böyle yaptı diye yazıyoruz. Bu bizim mesleğimize yakışmadı. Tamam konuyla ilgili olayın vahametini ortaya koyan sözler yazabiliriz. Konuyu protesto eder mahiyette de bir şeyler yapabiliriz. Haber tekniklerini de kullanabiliriz; ancak bu korkunç haberi detaylandırmak, en ince detayına kadar haber yapmak bence suçla aynı ayardadır. Buna dikkat etmek gerek.

Bu derece kan kokan diziler olursa gerçek hayatta da kan kokar

Birbirinden karışık kanallarda karışık gün ve saatlerde ayrı ayrı 10 adet dizi izleyin, bu başlığa onay verirsiniz. Diziler çektiriyoruz, milyon dolarlar harcıyoruz. Bir de bakıyoruz ki bütün kanallarda kan, nefret, cinayet, tecavüz, adam yaralama vs var. E ektiğini biçersin diye bir laf vardır. Tabi ki tek başına bu olayın açıklayıcı değil ancak dizilerde kandan başka bir şey göstermez iseniz hayatta da kandan başka bir şey göremezsiniz. Bence Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı basın özgürlüğünü kısıtlamadan konuya çözüm bulmak zorundadır.

Bu sözler tek başına Özgecan olayı ile yüzde yüz örtüşmese de her gün çocuklara, gençlere ve büyükler ile yaşlılara kan gösteriyoruz. Dizilerde kan, gazetelerde kan. Sonra dönüp de “ Bu denli olay neden oluyor?”; diyoruz.

Efendim kan kokan dizileri izlemeyin ve izlettirmeyin.

Etiketler:
Share
572 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...