logo

Böke, Murgul’dan Hayır Sözü Aldı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referandum öncesi Murgul’da vatandaşlarla bir araya geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke referandum çalışmaları kapsamında Artvin’in Ardanuç İlçesinin ardından Murgul’u ziyaret etti.

Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke ilk olarak CHP Murgul İl Binasını ziyaret ederek, daha sonra vatandaşlara buradan 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referanduma ilişkin açıklamalarda bulundu.

Murgul Mitingine Böke’nin yanı sıra, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, İl Başkanı Ali Yücel Kurt, CHP İlçe Başkanı Mehmet Durmuş, İlçe Kadın Kolları Başkanı Nezahat Yıldırım, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Böke  yaptığıaçıklamada“Bir demokrasi için olmazsa olmaz güçlü bir parlamentodur” dedi.

Bir oyunuzla, bir hayırla sandığa gitme konusunda bir komşunuzu ikna ederek milyonları vicdanıyla baş başa kaldıkları gerçek demokrasiye sahip çıkmaya davet etmelerini isteyen Böke, “partizanca değil, bunun bir iktidar seçimini olmadığını, meselenin memleket meselesi olduğunu, meselenin çocuklarımızın olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke 16 Nisan’da verilecek Hayır oylarının bir memleket meselesi olduğunu için bütün memleketi dolaştığını söyledi.

Böke konuşmasının “16 Nisan’da Türkiye’nin büyük temelini atacağız. Türkiye’nin demokrasisini yeniden ayağa kaldırıp, bundan yüz yıl önce kadınlı erkekli bu toprağın bu vatanın evlatlarının verdiği kurtuluş mücadelesinin benzerini 16’sında atacağımız hayır oyları ile hep beraber vereceğiz. Biz 16’sında bu ülkenin demokratik temellerini güçlendirmiş 80 milyonun demokratik cumhuriyete sahip çıktığı yeni bir bayramla 17’sinde o aydınlığa kavuşmuş olacağız” dedi.

16’sında Türkiye’nin hiçbir sorununu çözmeyecek bir sandığın halkın önüne konduğunu savunan Böke, “Derdiniz var mı diye bir sorsam bin ah işiteceğim. Biliyorum çünkü sorunlara 80 milyon ortağız. Bugün işsizlik almış başını yürüyor.  Son 7 Yılın en yüksek oranına gelmiş. Mutfakta yangın var enflasyon son sekiz yılın en yüksek oranına gelmiş. 6,5 milyon kişi işsiz. Ya umudunu kaydetmiş iş aramıyor. Ya da arıyor bulamıyor. Türkiye’nin bunca derdi varken karşımıza rejim değişikliği dayatan siyasete ne diyeceğiz?  Bunca yangın varken, şiddet ayrıştırma bunca ötekileştirme, bunca düşmanlaştırmaya 80 milyon Hayır diyeceğiz. Bugün demokratik hakkını kullanıp Hayır diyen milyonlara terörist diyen siyasi dile dur demenin tam vaktidir. Biz Evet’inde Hayır kadar, Hayır’ında Evet kadar demokratik hak olduğunu biliyoruz. Biz bu demokrasi için hayır diyoruz. Bizi ötekileştiren, ayrıştıran, bize baktığında insan değil, inancımızı, cinsiyetimizi yaşımızı,  etnik kimliğimizi gören BU kötü siyasete dur deme vakti” diye konuştu.

Böke “bu teklifi getirenler bize sandıkta ‘İki buçuk yıldır yaşadığımız fiili durum, devam etsin mi? diye soruyor” diyerek şunları söyledi:  “Gelen teklif rejimi değiştiriyor. Şimdi bunu gizlemek için yok rejim değil sisteme diyenlere rejimin ne olduğunu hatırlatmak gerek. Rejim  bir ülkede gücün kimde olduğu ve  gücü elinde tutanın bu gücü hangi kurallarla kullandığını tarif eder. Bugün güç sizde, yürütmeyi siz seçiyorsunuz. Bugün başbakanı da, bakanları da, milletvekillerini de millet seçiyor. Oysa önerilmiş anaysa teklifinde yürütme tek bir kişiye verilecek, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak kadın yada erkek kim olursa olsun bundan sonra bakanları o kişi seçecek. Bu anaysa teklifi geçerse eğer bakanlar millete karşı değil, onları atamış olan cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacaklar. Şimdi soruyorum size bu demokrasinin yıkılmasına izin verecek misiniz? Bu anayasa değişikliği sadece yürütmeyi tek bir kişinin eline teslim etmiyor.  Yasamayı da kararnameler yoluyla cumhurbaşkanına veriyor bu anayasa değişikliği teklifi. Bu  anayasa değişikli teklifi geçerse  yasalar tek bir kişinin keyfine göre, ortak akılla değil,  sizin derdinize çare olmak için değil, o koltuğa oturan kadın veya adamın derdine çare olmak için o kişinin iki dudağı arasından yasa yapılacak. Yine bu fiili durum her birimizi fakirleştirdi. 80 milyon, hangi siyasi görüşten olursak olalım, neye inanırsak inanalım bu cennet vatanın hangi köşesinde doğmuş olursak olalım, keyfi, hukuksuz yönetilen ekonomi hepimizi fakirleştirdi. Sadece iki yıl içerisinde Türkiye’de herkes yaklaşık bin 300 dolar daha fakir. Zaten siz biliyorsunuz soruyorum size, her birimizi birer dolar birer dolar fakirleştiren bu fiili durum kalıcı olsun mu? Esasında yanıt belli, biz temelini özgüvenle atan bir demokrasi istiyoruz. 16 Nisan’da demokrasinin temellerini güçlendirerek yarınları aydınlık kılmak sizin elinizde. Siz yoksanız demokrasi yok, bunu hafife alarak söylemiyorum. Hatırlarsınız bundan birkaç ay önceydi, bir kanun teklifi geldi meclise, bir gece yarısı Adalet Bakanı çantasından çıkarttı. Cinsel tacizde bulunup suçlu bulunmuş olanları evlendikleri takdirde affetmeyi öngören bir felaketti o kanun. Peki ne oldu, mecliste sizin seçtiğiniz vekiller bütün demokratik haklarını kullandı, o yasanın geçmesine engel oldular. Hikaye burada kalsa bir demokrasi hikayesi olarak kalmazdı. Tahmin ediyorum 2 ay sonra birkaç cümlesi değişmiş, bir iki kelimesi farklı yeniden meclise getirildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik haklarını kullanıp geçirtmediği yasa bu toplumda 4 gün tartışıldı. Yine bu toplumun kadınları her siyasi görüşten, her inançtan, her etnik kimlikten ortaklaştıkları bir Cumhuriyet olduğu bilinciyle, ortaklaştıkları çocukların yarınları olacağı bilinciyle sokağa çıktılar, bu yasanın geçmesine bu Cumhuriyet’in kadınları engel oldular.

Bir demokraside olmazsa olmaz güçlü bir parlamentodur. Ama gerçek bir demokrasi için, o meclisteki siyasi partilerin yanında duran, onlarla demokratik hakkını kullanan, demokrasinin öznesinin biz olduğunu hatırlatan milyonlara ihtiyacımız var. Aynı şeyi 16 Nisan’da tekrar yapmamız gerekiyor. 1 oyunuzla bir hayırınızla, sandığa gitmekte tereddütü olan bir komşunuzu ikna ederek milyonalrı vicdanı ile baş başa kaldıkalrı gerçek demokrasiye sahip çıkmaya davet eden, partizanca değil, bunun bir iktidar seçimi olmadığını, meselenin bir memleket meselesi olduğunu, meselenin çocuklarımız meselesi olduğunu, meselenin memleket olduğundan siyasi görüşlerin bir tarafa bırakıldığında neler yapılabilir görmüş olmanın özgüveniyle hayırları çoğaltmalıyız. Gerçek demokrasi bu toprakta Cerattepe’de bir ağaca sarılmış bir teyze ile yaşatılıyor. Şimdi bizde demokrasimize teyzenin ağaca sarıldığı gibi sarılmalı ve milyonlarla sandıklardan hayır, hayır, hayır diye bağırmalıyız. Kalk ayağa Murgul, salla bayraklarını, İzmir marşıyla coştur Türkiye’yi hayırlarla demokrasi gelsin” dedi.

Mitingin ardından CHP Genel Başkan Yarımcısı Selin Sayek Böke ve beraberindekiler daha sonra ilçe merkezinde esnafını gezerek vatandaşlarla sohbet etti.

Share
469 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?