logo

Bizim Birleşme Zamanımız Geldi


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

“İslam ülkeleri olarak parçalandıkça sevindik… Oysa biz zamanında birdik ve çok güçlüydük.” diyen Süriyeli iim adamıCevdet Said, “Anlaşarak yeniden birleşerek ayağa kalkabiliriz” dedi… Suriye’deki iç savaştan dolayı Türkiye’ye hicret etmek zorunda kalan, İslam dünyasının çağdaş mütefekkirlerinden biri olarak kabul edilen İslam âlimi Cevdet Said, A Haber’in sorularını yanıtladı.

Esasında savaş yöntemi ölmüştür, cahiller ve onların cahilliğini sömüren kötü insanlar dışında artık savaşı yöntem olarak benimseyen kimse kalmamıştır. Savaş konusunda Kur’an’dan anladığımı ben bu şekilde formüle ettim. Japonlar ağır bir yenilgiye uğradığı halde sömürge olmadıl Müslüman, Hıristiyan ya da Yahudi değiller ama onlar akılların?? kullanan Ademoğulları. Oysa öbür tarafta Kurtuluş Savaşı’nda iki milyon şehit veren Cezayir’in hala bağımsız olamadığını görüyoruz.

BÜYÜK GÜÇLER SAVAŞMAZ,SAVAŞTIRIRLAR

Büyük güçler birbiri ile savaşmaz, küçük devletleri savaştırırlar ve sömürürler. İran ile Irak 8 yıl savaştı. Silah üreticileri her iki tarafa da silah satarak iki ülkeyi de sömürdüler. Nihayetinde ne geçti ellerine

SÖMÜR GECİLERE OYUNCAK OLMAMALIYIZ

Zehir içer gibi barış anlaşmasını imzalamaya razı oldu. Saddam Hüseyin yıllar sonra bir bayram sabahı kurban edilir gibi idam edildi. Bu olayları çok iyi kavramalı, ona göre sömürgecilerin oyuncağı olmamalıyız.

MAALESEF BİZ İSLAM’IN ÖZÜNÜ KAYBETTİK

Maalesef biz İslam’ın özünü çoktan kaybetmişiz. Kimimiz Emevilerin, kimimiz de Abbasilerin yolunu güdüyoruz. Yapmamız gereken şudur; Kur’an’ı ve İslam’ı yeniden keşfetmeliyiz. İlk gelen vahiy ‘Oku!’ emrini çok iyi kavramalıyız. Zira insanın değeri, okuduğu ve anladığı kadardır. Okuyup anlayanın başı dik olur.

Şİİ-SÜNNİ YOKTUR: HEPSİ MÜSLÜMAN

Erdoğan, İran’a gittiğinde Şii-Sünni ayrımına gerek yok, hepimiz Müslümanız’ demişti. Nitekim bir Ayet-i Kerime de ‘Allah size Müslüman adını verdi’ buyrulmaktadır, başka isime hacet yok.

AVRUPA 50-60 YIL BİRBİRİNİ YEDİ

Avrupa 50-60 yıl önce birbirini yedi. 25 yıl sonra birlik kurdular, ortak para birimine sahip oldular, ortak bir bayrağa sahipler, biz ise parçalandık.

Suriye olduk sevindik, Mısır olduk sevindik, Libya olduk sevindik, Türkiye olduk övündük, küçük sınırlarımızda mutlu olduk oysa biz bir bütündük ve çok SÖMÜR SÖMÜR SÖMÜR büyüktük.

Dünyaya İslam medeniyetini armağan etmiştik şimdi nasıl olur da geri döneriz diye konuşuyoruz. Oysa bizim Peygamberimiz, bizim kitabımız nasıl geri dönüleceğini bize göstermişti.

MÜSLÜMANLAR BÜYÜK ACILAR ÇEKİYOR

Dünyada büyük acılar çekiyor Müslümanlar, İslam’ın kuvvetinin azaldığı yerlerde katliamlar yaşanıyor. Arakan’da Budist rahipler çocuklarımızı diri diri ateşe atıyor.

Avrupa’nın gözleri önünde Boşnak Müslümanlar katlediliyor, Rusya Çeçenistan’da soykırım uyguluyor. Türkistan’da çaresizlik, Filistin’de insanlık ölüyor.

BİZİM BİRLEŞME ZAMANIMIZ GELDİ

Bizim ayağa kalkma zamanımız geldi, İslam’ın rüştünü ispatlama zamanı geldi. Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözü Türkiye toplumunun ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Araplar birbirini öldürmek için silah satın olmaya devam ediyor. Kur’an’ın hakikatleri yaygınlaşınca bütün insanlar selam/barış sistemine dahil olacak.

Artık insanlık kurban etme geleneğini kan akıtma yöntemini bütünüyle terk etmelidir. Nitekim müminler insan kurban etme geleneğinin lağvedilmesini kutlamak için Hacca gidiyor.

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
490 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...