logo

Biz Ensarlığı biliyoruz, Suriyeliler de Muhacirliği bilmeli


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Ben ümmetçi düşünceye sahibim, siyasi görüşüm de İttihad-ı İslamdır, yani İslam Birliği’dir. Ülkemizin Suriyelilere sahip çıkmasını takdir ediyor ve destekliyorum. Müslüman ecdadımız sadece Müslümanlara değil, İspanyadan gelen Yahudilere, İrlanda’da açlık çeken Hristiyanlara da yardım etmişti.

Türkiye gerçekten takatinin üstünde bir fedakarlıkla 4 milyon Suriyeliyi ülkemizde barındırıyor. Türkiye Ensar olmanın en güzel örneğini sergiliyor. Fakat acaba Suriyeliler muhacir olduklarının farkında mı? Elbette bütün Suriyelileri suçlayamayız bu konuda genelleştirme yapamayız. Ama görünen o ki Suriyeliler ülkemizin insanından daha fazla cüretkar. Devlet kendi vatandaşına yapmadığı yardımları Suriyelilere yapıyor. İnsan doğasında var, insan bazen öz kardeşini bile kıskanır, o halde Suriyelileri daha fazla kıskanır.

Büyükşehirlerde yaşayan akraba ve yakınlarımızdan duyduklarımız, basen ve sosyal medyadan takip ettiklerimiz kadarı ile Suriyelilerin oldukça taşkın ve şımarık olduklarını görüyoruz. Geçen yıl Bursa araba yatağında Suriyelilerin bir düğününe şahit olmuştum. Daha önce bu kadar gürültülü ve taşkınca bir düğün görmemiştim.

Surelileri barındıralım, ama kendi vatandaşımızın sinir uçlarına dokunmadan, kendi vatandaşımızı ikinci plana atmadan yapalım.

Aksi halde Suriyelilerin ülkemizde oluşturduğu rahatsızlık pimi çekilmiş bir bomba kadar tehlikeli, beklenmedik sosyal patlama ve travmalara yol açmasından endişe ediyorum.

Share
86 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...