logo

Bir Zamanların Terörle Anılan İlçesi Çukurca Huzurun ve Güvenin Adresi Olmuş


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Biz Anadoluyuz Projesi kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın desteklediği ‘Basın Mensupları Gönül Elçileri Projesi kapsamında Karadenizli Gazeteciler olarak Hakkari’ye geldik. Artvin, Trabzon, Ordu, Gümüşhane illerinden olmak üzere 6 gazeteci olarak Hakkari’ye 4 günlük program kapsamında düzenlenen geziye katıldığımızı dün yazdığım köşe yazımda belirtmiştim. Hakkari gezimiz ikinci günü ile devam ederken müsaadenizle bugün ki yazımı da Hakkari izlenimlerine ayırmak istiyorum. Bu konuyu neden bu kadar önemsediğimi ve arka arkaya yazdığım yazılarıma Hakkari izlenimlerime ayırmamın sebeplerini bu yazımda açıklayacağım.

Artvin terör ile anılmış bir kent olmadığı için belki de bugün ki huzur ve sakinliğin kıymetini bilemeyebiliriz. Seksen öncesinde yaşanan siyasi çatışmalar ve istenmeyen olaylar, Hopa ilçemizde dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yaşanan olaylar ve 2016 yılında yaşadığımız Cerattepe olayları huzurun ve sakinliğin ne denli önemli olduğunu bizlere göstermişti. Bizim ilimizin tarihinde ender yaşananları Hakkari ve ilçelerinde yaşananlarla kıyas etmek bile mümkün değildir. Hakkari ve ilçelerinde 30 yılı aşkın bir süredir terör olayları yaşanmış ve sadece bu ilde yaşanan terör olaylarında nice canlarımızı kaybetmişizdir. Hakkari’de terör olayları dediğimiz zaman hiç kuşku yok ki başta gelen yerlerden biri Çukurca idi. Hakkari Merkez’e yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Çukurca ile ilgili olarak açıkçası günümüzde nelerin yaşanıp yaşanmadığını merak ediyorduk. Geziye katılan arkadaşlarımız ile birlikte bizleri Hakkari’de ağırlayan Hakkari’deki ev sahiplerimize Çukurca’yı merak ettiğimizi belirtiyor ve son durum hakkında onlarda bilgi alıyorduk. Hakkari’nin başarılı İl Emniyet Müdürü olan Artvinli hemşerimiz Suvat Dilberoğlu ile konuştuğumuzda da mutlaka Çukurca’ya gitmemiz gerektiğini söylemesi ve Çukurca’da yaşanan olumlu gelişmeleri bizlere anlatması üzerine Çukurca’ya gitme isteğimiz hat safhaya çıkmıştı. Bu isteğimizi bize bu gezide mihmandarlık yapan Hakkari İl Kültür Turizm İl Müdürü İdris Ağacanoğlu’na aktarınca sağolsun onun da kırmaması üzerine Çukurca’ya doğru yola çıktık. Çukurca’ya gitme fikrinin şahsım için farklı bir anlamı daha vardı. Çukurca Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından Çukurca Belediye Başkan Yardımcılığı’na atanan arkadaşım kardeşim Artvin Borçkalı hemşerimiz Murat Keskin’i de ziyaret etmeyi arzuluyordum. Murat Keskin şahsıma daha önceden birkaç kez davette bulunmasına rağmen bir türlü gerçekleştiremediğim o ziyareti de gerçekleştirecek olmanın mutluluğu ve de Çukurca’daki son gelişmeleri bizzat yerinde görecek olmanın da heyecanı ile yola çıkmıştık.

Bir Dönem Gidilemez Denilen Yollardan Geçerek Çukurca’ya Vardık

Hakkari ile Çukurca arası yaklaşık 70 kilometrelik karayolu coğrafyası bakımından Artvin-Yusufeli’nin eski karayolunu andırıyordu. Bu yola paralel olarak akıp giden Zap Suyu’da bize Çoruh Nehri’ni andırıyordu. Kendimi adeta Artvin’de geziyor gibi hissettiren bu görüntülere rağmen bu güzergaha ilişkin geçmişte yaşananların anlatılması açıkçası bizleri tedirgin etmiyor değildi. Geçmişte bir aracın dahi geçmediği yollarda bugün onlarca hatta yüzlerce aracın geçiyor olması bile Hakkari’de ve Çukurca’da yaşanan değişimi bizlere gösteriyordu. Çukurca’ya yaklaştığımızda polis kontrol merkezinden geçerek adeta Murgul’dan Damar’a tırmanıyormuş gibi Çukurca’ya doğru tırmanmaya başlıyorduk. Çukurca’ya girdiğimiz anda Çukurca Belediye Başkan Yardımcımız Murat Keskin bizleri karşılıyordu. Nedendir bilemiyorum ama Hakkari’ye geldiğimiz günden beri bir yağan bir duran yağmur ile birlikte tam Karadeniz havası yaşarken, meğer bu hava şartlarının bizimle bağlantısı olmadığını da Murat Keskin’den öğreniyorduk. Murat Keskin, Belediye Başkan Yardımcısı olduğu günden bu yana adeta ilçede Karadeniz Havası yaşanmaya başlanmış. Hatta Çukurcalılar, Murat Keskin’e Karadeniz’in havasını da beraberinde getirdiğine dair şakalar yapmaya bile başlamışlar. Bizim gördüğümüzde pek farklı değildi zira hava sürekli yağıyordu. Bunda da bir hikmet vardır diyerek Belediye Başkanlık makamına geçiyorduk. Belediye Başkan Yardımcısı Murat Keskin kardeşim bizi sıcak bir şekilde karşıladı. Çukurca’da yapmak istedikleri projeleri, 2 yılda Çukurca’da yaşanan değişimleri bize anlatırken açıkçası kulaklarımıza inanamıyorduk. Biz kulaklarımıza inanmasak da Çukurca’da yol boyu gördüğümüz tablo da bu konuşmaları ispatlar nitelikte idi. Yol kenarında bu bölgeye has tarım ürünlerinin satılması, bağ ve bahçelerde çalışan kadınlar ve erkekler, bayanların yol kenarlarındaki işletmeleri işletiyor olmaları falanda bu değişimin en net kanıtlarıydı. Devletin güvenliği sağlamasının yanı sıra bizzat halka dokunan ve halkın sevgisini ve de sempatisini kazanan faaliyetleri ile birlikte halka bütünleşmesinin doğal sonuçları yaşanmaya başlamıştı. Bizim yol boyu gördüklerimiz Çukurca’da da karşılaştıklarımız ile örtüşürken, Başkan Yardımcısı Murat Keskin’in anlattıkları da uyuşunca karar verdik ki bir dönemlerin terörle anılan Çukurca’sı günümüzde huzurun, güvenin ve mutluluğun adresi olmuştu. Çukurca’nın Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kaymakam Temel Ayca ile birlikte Çukurca’nın büyüyüp gelişmesi için hazırladıkları projeleri büyük bir heyecan ile anlatması ve bir çok büyük ilde bile olmayan büyük yenilikleri Çukurca’ya kazandırmaya başladıklarını anlatan Murat Keskin, bizleri de heyecanlandırmıştı. Yağmur nedeniyle kısa bir ilçe gezisi yapmamıza rağmen Çukurca’daki gazeteci arkadaşlarımızdan ve yöre halkıyla yaptığımız kısa sohbetlerden de anlıyorduk ki Çukurca emin ellerdeydi. Devletin artık bu bölgenin kaderini değiştirmek için gösterdiği kararlılık bu bölgedeki idarecilerin faaliyetlerine de yansıdığı gibi bu değişim yapılan çalışmalara da yansımıştı. Öyle ki 2 bin kişinin, 3 bin kişinin katıldıkları festivallere ve etkinliklere imza atılmış ve halkın da bütün bu faaliyet ve etkinliklere gönülden katılım göstermiş olmaları bu değişimin dışa vurulmuş halleri olmuş.

Çukurca Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Çukurca Kaymakamı Temel Ayca ile Başkan Yardımcısı Murat Keskin’in heyecanları ve ilçenin kaderini değiştirme gayretleri halka da yansımış olacak ki onlardaki heyecan ve isteğin aynısını Çukurca halkında da görüyor olmak artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bizlere gösteriyordu. Bu duygular ile Başkan Yardımcısı Artvinli hemşerimiz Murat Keskin’in ile birlikte Kaymakam Temel Ayca’nın makamına geçtik. Temel Ayca ile Kaymakamlık ve kayyum belediyesinin Çukurca için yaptıkları ve yapmak için hazırladıkları projeleri anlatırken ki yüzündeki gülümseme ve Çukurca’nın kaderini değiştireceklerine olan inancımızı yüzde bin arttırıyordu. Kaymakam Ayca, Çukurca halkının da kendilerine verdiği destek ile birlikte değişimin çok daha güzel noktalara ulaşacağı bizzat Kaymakam Ayca tarafından aktarılıyordu. Bu arada gerek Kaymakam Ayca, Belediye Başkan Yardımcısı Murat Keskin ve tüm Çukurcalılara teşekkür ediyorum. Hep birlikte el ele vererek huzuru ve güveni bu ilçeye kazandırdıkları, onlarca proje hazırlayarak bu projeleri tek tek uygulamaya sokan iyi bir kadronun da rastlaması ile birlikte geleceğe daha da umutla bakmamızı sağlıyordu.

Kaymakam Ayca ile sohbetimizin ardından programımızda bulunan öğle yemeğini Çukurca Merkez’deki Özel Harekat Şubesi’nde özel harekatçılar ile birlikte yemek üzere buraya geçtik. Yol boyu yaşayan bir Çukurca ilçesi görmenin mutluluğu ile yemeğe geçerek buradaki kahramanlarımız ile uzun sohbetler gerçekleştirdik. Herkesin ortak noktası alınan tedbirlerin sosyo-ekonomik ve sportif faaliyetler ve ilçeye yapılan yeni yatırımlarla birlikte pekiştirilmesi de beraberinde büyük bir değişimin gözler önüne serilmesine neden olmuştu. Belki de bu tavır sebep olmuştur ki Çukurca hızla büyüyor ve gelişiyor. Ve bu değişimin arkasında ki isimlerden biri Rizeli bir diğeri de Artvinli olması da biz Karadenizli gazetecilere ayrı bir övünç kaynağı oluyordu. Çukurca Merkez üsteki gezimizi tamamlar tamamlamaz Çukurca’yı tepeden gören bir tepeye çıkarak burada geçmişte olmayan ama bugün var olan tepe karakolları ve gözetleme merkezleri ile birlikte teröristlerin geçmişte yaptıklarını bugün yapmaya ne fırsatlarının olduğu ne de cesaretlerinin bulunmadığı gerçeği gün yüzüne çıkıyordu. Vallahi bravo diyorum, müthiş işler başarılmıştı. Yüksekten Çukurca’ya bakarak bu büyük değişimin ilk adımlarını da gözetlerken, Çukurca’da nöbet tutan polislerimize teşekkür ederek bolca görüntü alarak Çukurca ve Hakkari hakkında daha temiz bilgiler alarak ilçeden ayrılıyorduk. Tabi ki Kaymakam Temel Ayca, Belediye Başkan Yardımcısı Murat Keskin ve Çukurca’da bize ev sahipliği yapan Çukurcalılara teşekkür ederek Hakkari’ye doğru seyir haline geçtik. Hakkari’nin kaderini değiştirmek için herkesin taşın altına elini koymuş olduğunu görmenin mutluluğu ile bir dönemin geçilmez denilen bölgelerine girerek buralarda görüntüler alıyorduk. Yol boyunca rastladığımız askeri ve polis kontrol ve de nöbet noktalarında duraksayarak kısacık sohbetlerimizi gerçekleştirerek Hakkari’ye vardık. Çukurca’da Devlet Millet el ele vermesini görmenin mutluluğunu bizim Hakkari’deki  ev sahiplerimize de anlatarak iyi ki Çukurca’ya gitmişiz ve bu değişimi, güven ve huzur birliğini bizzat görmüş olduğumuzu ev sahiplerimize de anlatarak programımıza devam ettik.

Ben Çukurca’nın da huzur, güven ve mutluluk belli bir noktaya ulaştığını görmüş olmaktan dolayı çok büyük mutluluk duyarken bu noktaya gelmemizde kimin emeği varsa herkesten Allah razı olsun diyerek terör belasından yavaş yavaş, hızlı değilse de etkili adımlar atıldığını belirtmek istiyorum.

Share
599 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...