logo

“…Bir şey var,.. kalbimin bütün kapılarını Leyla’ya kapatan bir şey…”


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Hak cephesindeki kötü niyetlileri tanımak, Rıza, Tabibe Leyla.  

Şer cephesindeki altın kalplileri tanımak, Farah.

Yazının başlığındaki “…Bir şey var,.. kalbimin bütün kapılarını Leyla’ya kapatan bir şey…” cümlesi meşhur Filinta dizisinin 44. bölümünden bir repliktir.

Filinta Mustafa sezgileri güçlü bir karakter. Kalbindeki bütün kapıların Leyla’ya kapalı olmasının sebebi filmin sonunda belli oldu.

Miloş’un “en yetenekli talebemsin, baş eserimsin” dediği, Filinta Mustafa’nın eşi tabibe Leyla kardeşlik teşkilatının mensubu çıktı.

Bu durumda Filinta Mustafa’nın kalbindeki bütün kapıların Leyla’ya kapalı olması çok normal.

Allah bilir ama kul da sezer diye bir söz var.

Demek ki Filinta Mustafa’nın aklı sezmese de kalbi bir şeyler, bir kötülükler seziyordu.

Filinta dizisini izlerken Leyla’nın yüz ve mimik ifadelerinde hep bir eziklik, suçluluk duygusu seziyordum ama işin doğrusu bu kadar büyük bir ihanet içinde olacağı aklıma gelmezdi.

Ben sanatçıların filmin bütün senaryosunu bildikleri için bu senaryodan etkilendikleri ve o karakterin ruhuna büründüklerini düşünürüm. Bu sanatçılar senaryodaki canlandırdığı karakterin ruh halini farkında olmadan bunu filmde mimik ve hareketlerine yansıtırlar.

Yüzlerce, binlerce film izlemişimdir. Bu düşündüğüm metodla filmdeki karakterleri hemen analiz eder ve filmin sonucunu, karakterlerin akıbetini, iyi ya da kötü sonlarını yüzde doksan tahmin edebiliyorum.

Farah’ın filmde eninde sonunda hak cephesi taraftarı ve mensubu olacağını sezmiştim.  Farah rolünü canlandıran Berrak Tüzünataç senaryoyu bildiği için şer cephede de olsa hep kendinden emin ve dingin bir hali vardı.

Tabibe Leyla rolünü canlandıran Asena Tuğal’ın ise davranışlarında bir panik hali vardı.

Filinta 44. Bölümün bu şekilde sonlanması, Tabibe Leyla’nın casus çıkması beni de şok etti.

Ben Tabibe Leyla rolünü oynayan Asena Tuğal’ın, rolünün hakkını vermekle birlikte gerçek hayatında filmde böyle ikiyüzlü bir rol almaktan rahatsızlık duyduğunu, üzüldüğünü düşünüyorum.  Bu rolü canlandırmaktan duyduğu üzüntü bir şekilde yüzüne yansıyor, bunu hissedebiliyordum.

Farah rolü Berrak Tüzünataç’a yakışmış, çok başarılı, rolü için çok uygun ve profesyonelce. Fakat Asena Tuğal fiziki görünümü itibariyle böyle bir rolü hak etmiyor, daha iyi bir role layık diye düşünüyorum.

Filinta dizisi gerçekten iyi kurgulanmış kaliteli bir yapım.

Diriliş Ertuğrul ve Filinta yayınlandıkları günden beri hiç kaçırmadım, günü gününe izledim, takip ettim. Bana göre Filinta dizisi Diriliş Ertuğrul filminden daha kaliteli.

Filmin senaryosuna bakınca insan bu kadar da olmaz diyebilir.

Çünkü iyi ve kötü, hayır ve şer, zıtlar hep iç içe. Filmde de iyi ve kötü karakterler iç içe, yan yana, Bir başakta saman ve buğdayın bir araya gelmesi gibi

Filinta Mustafa’nın amcası Boris Zaharyas şer cephesinde, Filinta Mustafa hak cephesinde.

Davut Paşa hak cephesinde, Davut Paşa’nın kızı Farah şer cephesinde. Fakat Farah saf değiştirip hak cephesine dahil oldu. Davut paşanın eşi feriha Nur ise gaflet içinde. Zihni karışık münevver takımından. Ama onun da gerçeği göreceğini tahmin diyorum.

Sultan Abdülhamid hak cephesinde Addülhamid’in yeğeni Şehzade Murat şer cephesinde.

Ruhi Paşa hak cephesinde, oğlu Celal şer cephesinde.

Hak cephesindeki kötü niyetlileri tanımak, Rıza, Tabibe Leyla.

Şer cephesindeki altın kalplileri tanımak, Farah.

Gerçekten Farah şer cephesinde bulunduğu zaman da altın kalpli birisi idi.

Farah karakterini canlandıran Berrak Tüzünataç’ın gerçek hayatta da aynı şekilde altın kalpli birisi olduğunu düşünüyorum.

Saman ile buğdayın başakta bir arada olması gibi, iyi ile kötünün bir araya gelmesi, iyi ile kötü arasındaki mübareze, (çatışma, bire bir vuruşma ve mücadele) gerçek hayat da mümkün. Hatta bu dünya için imtihan sırrının bir gereği.

“Kalb etrafındaki ilhamat ve vesveselerin mübarezelerinden tut, ta sema afakında melaike ve şeytanların mübarezesine kadar o kanunun şümulünü iktiza eder.” (Said Nursi, Onbeşinci söz)

En dar dairede kalbin etrafında ilhamat (iyi) ve vesvese (kötü) sürekli mübareze, çatışma halinde olduğu gibi, en geniş dairede, uzayda, melaike (iyi) ve cinler (kötü cinler) mübareze, çatışma halindedir.

Bu çatışmanın insanların ve devletlerin hayatındaki örneklerini Filinta dizisinde görüyoruz.

Bu kadar olur mu?

Elbette olur.

Hatta daha fazlası bile olur.

Gerçek hayatta o kadar mübareze, çatışma var ki? Fantastik filmler, gerçek hayatın yanında çok sönük kalır.

Keşke bu satırların okuyucuları vakitleri olsa da Ömer Rıza Doğrul’un “Kanlı Gömlek” ve Raif Karadağ’ın “Petrol Fırtınası” isimli romanlarını okusalar.

Kanlı Gömlek şer cephesinin Hz. Osman’ın şehit etmesine kadar varan olayların perde arkasını anlatıyor.

Petrol Fırtınası ise 1856 yılından sonra dünyada petrol savaşlarını, bu savaşın aktörlerini, casuslarını, acımasız mücadelelerini anlatıyor.

Bu roman gerçek tarihten ve gerçek hayattan kesitler sunuyor ve gerçek hayattan esinlenmiştir.

Filinta’daki fantastik kurgular bu iki romandaki gerçeklerin yanında çok sönük kalırlar.

Share
665 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MHP’de Birleştirici ve Bütünleştirici Adaylarla İddiasını Ortaya Koydu

    20 Mayıs 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Milliyetçi Hareket Partisi, Milletvekili geçici listesini yayımlayarak 24 Haziran seçimleri öncesinde seçim çalışmalarına start vermiş oldu. Milletvekili aday listelerinin verilmesine kısa bir süre kala ilk listesini açıklayan parti MHP olurken, MHP’nin Artvin Milletvekili aday listesi beklediğimiz gibi gerçekleşti. MHP’nin birinci sıra adayı Mali Müşavir Okan Aktaş olurken, 2.sıra adayı ise İsmihan Özcihan oldu. MHP böylelikle kafalardaki kimler aday olacak sorularını gideren ilk parti olurken MHP’nin Milletvekili adaylarının tabana ve kadınla...
  • Öykünmek

    19 Mayıs 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köken: Bugünkü anlamıyla alakası olmasa da, “öykü” (hikâye) kelimesi ile “öykün-” (taklit etmek) kelimesi aynı kökten gelmektedir. Sözlük Anlamı: Birinin yaptığı gibi yapmak, birine veya bir şeye benzemeye çalışmak, taklit etmek Kelimenin Serüveni: Binlerce yıl öncesinde sık kullanılan öz Türkçe bir kelime olan öykünmek, zamanla “taklit etmek”, “imitasyon”, “emülasyon”… gibi yabancı kökenli kelimelerin gölgesinde kalmıştı. Son zamanlarda üzerindeki tozları atarak yeniden sıkça kullanılmaya başladı. Özellikle sınavlarda sorulmay...
  • Karadeniz’den Hakkari’ye Gönül Köprüsü

    17 Mayıs 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Biz Anadoluyuz Projesi kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın desteklediği ‘Basın Mensupları Gönül Elçileri Projesi kapsamında Karadenizli Gazeteciler olarak Hakkari’ye geldik. Artvin, Trabzon, Ordu, Gümüşhane illerinden olmak üzere 6 gazeteci olarak Hakkari’ye 4 günlük program kapsamında düzenlenen geziye katıldık. Bakan Süleyman Soylu’nun da Hakkari’ye gelecek olmasından dolayı bizim gezimizde bir gün uzatıldı ve Hakkari programımız 5 güne çıktı. Bugün ki yazımda program hakkında değerlendirmelerim olacak. ...
  • Bir Zamanların Terörle Anılan İlçesi Çukurca Huzurun ve Güvenin Adresi Olmuş

    16 Mayıs 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Biz Anadoluyuz Projesi kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın desteklediği ‘Basın Mensupları Gönül Elçileri Projesi kapsamında Karadenizli Gazeteciler olarak Hakkari’ye geldik. Artvin, Trabzon, Ordu, Gümüşhane illerinden olmak üzere 6 gazeteci olarak Hakkari’ye 4 günlük program kapsamında düzenlenen geziye katıldığımızı dün yazdığım köşe yazımda belirtmiştim. Hakkari gezimiz ikinci günü ile devam ederken müsaadenizle bugün ki yazımı da Hakkari izlenimlerine ayırmak istiyorum. Bu konuyu neden bu kadar önemsediği...