logo

Bir Seçmen Olarak Hangi Partiye Oy Vereceğim?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Hani çok güzel bir söz var ya “Geldi çattı Ramazan” diye, ben bu sözü değiştiriyorum ve “Geldi çattı 7 Haziran” diyorum. Geçmiş dönemlerin aksine çok uzun süren seçim maratonunun son ama son düzlüğünde bu yazıyı yazma gereği duydum.

Bu seçim kampanyası ciddi anlamda beni sıktı. Sadece beni değil aslında tüm siyasiler ve seçmenleri de sıktığına inanıyorum. Bizim memleketimizde şu seçim olaylarına artık mola verilmesinin de zamanının geldiğine inanıyorum. Umarım 7 Haziran’da halktan yetki alacak siyasi irade bu soruna çözüm bulur. Hem arka arkaya bu derece fazla seçim yaşamaya hem de seçim kampanya sürecinin uzunluğuna.

Bir seçmen olarak elbette ki benim de 7 Haziran’da sandığa gittiğimde oy vereceğim partiyi bu seçim süreçlerinde belirliyorum ancak inanın bu süreç çok uzun. Ülkede vatandaş olarak neredeyse Eylül 2014 tarihinden itibaren seçimi konuştuk. Özellikle memurların ve seçilmişlerin istifa tarihi olan 10 Şubat tarihinden itibaren de fiilen süreç başlamış oldu. Ve 4 aya yakın bir süreçte seçimle yattık seçimle kalktık. Ve nihayet artık seçim süreci bitiyor. Gerek bir gazeteci olarak gerekse de artık sakinlik arayan bir vatandaş olarak seçim sürecinin biran önce bitmesini ve tekrar sessizliğe bürünmeyi arzuluyorum. İnanın şu süreç bitsin ve işlerde hafifleme olsun telefonumu kapatacağım, bilgisayardan uzak kalacağım ve tv, radyo dinlemeyeceğim. Hatta gazeteci olmama rağmen gazete dahi okumayacağım.

Yeter artık söz milletin!

“Yeter artık söz milletin!” ancak bu sözler siz değerli okurlarımı kesmeyeceğini biliyorum ve seçim kampanyalarına ilişkin değerlendirmelerimi yazıyorum. Genel anlamda şikayetçi olan seçim sürecini ilimiz adına değerlendirdiğimde, son iki güne girmiş olduğumuz şu dakikaya kadar şükür Allah’tan herhangi bir sorun yaşanmadan süreç sona ermek üzere. İnşallah yine aynı güzellikte bir seçim günü geçirir ve tüm ülkeye örnek olacak güzellikte de bu süreci atlatmış oluruz. Şimdiden tüm partilere, siyasilere ve seçim görevlilerine şimdiden geçmiş olsun derken, “Yeter artık söz milletin!” diyorum ve bende sizler gibi seçim sonucunu bekliyorum.

Seçim sürecine kimler damga vurdular?

Güzel ve ilginç bir seçim süreci geçirdik. Adaylar heyecanla, siyasi parti mensupları sonuca odaklanarak son iki günün geçmesini ve sandıklarının açılarak oyların sayılmasını ve de sonuçların açıklanmasını bekliyorlar. Pekiyi bu süreçte ilimizde seçimin yıldızları kimler oldu. Kimler seçime damga vurdu.

Seçimin yıldızlarına baktığımda siyasi partilerin adayları açısından değerlendirmede bulunurken, MHP adayı Muhammet Altunal’ı, AK Parti’nin ikinci sıra adayı Vedat Kibar’ı, BTP adayları İbrahim Yıldırım ve Mürsel Keskin’i, DP adayları Osman Özdemir ve Ferman Erşahin’i ve bir de Saadet Partisi adayı Gültekin Soydan’ı gördüm. Özellikle Vatan Partisi teşkilatını ve teşkilatın başı olan Temel Demirci’ye de ayrı bir paragraf açmakta fayda var. Tabi ki mevcut vekillerin performanslarını da beğenmiş olmakla birlikte her iki milletvekilinin yerlerini garanti görmeleri belki heyecan açısından topluma o heyecanlarını aktarma noktasında sıkıntı oluşturmuş olabilir. Ancak hiçbir seçim yaşanmadan sonucu bilinemeyeceği ve de 24 saatin siyasette çok uzun bir zaman dilimi olduğunu hatırlatmalarını yapmalıyım. Gerçi seçim sonuçlarına ilişkin çok net görüşlerim ve tahminlerimin olduğunu da belirtmekle birlikte yine de sonuca ilişkin bir şey yazmayacağım.

Ben ayrıca siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatlarının da seçim sürecindeki azimlerine de hayran kaldım. AK Parti il başkanı Erkan Balta, CHP İl Başkanı Ali Yücel Kurt, MHP İl Başkanı Serdar Kılınç ile seçimin DP il başkanı olan Sevinç Yıldırım’ın performanslarını unutmamak gerek. Burada beğenelim yada beğenmeyelim HDP’ye de bir parantez açmak istiyorum. Onlar için bir tabu olan genel başkanları ile birlikte Artvin’de miting yapmaları tabusunu yıktıklarını ve de seçim kampanyalarını da belki dar bir noktada da olsa gerçekleştirmeyi başardıklarını ifade etmekte fayda var. Tabi ki burada Artvin halkının sağduyusunu da unutmamak lazım.

Ama bütün bunların sonucunda bence seçimin asıl yıldızının kadınlar olduğunu yazmak istiyorum. Hemen hemen bütün siyasi partilerin en çok çalışanları kadınlar oldu. Bu noktada Refah Partisi ile birlikte başlayan kadın çalışması sürecinin artık tüm partilerde yoğun şekilde gerçekleştirilmesi ülkemiz demokrasisi adına sevindirici. Ancak burada daha çok kadın aday görme arzumu da belirteyim.

Gelelim oyumu vereceğim parti konusuna

Ben genelde oyumu verirken kesinlikle ülke gündemine bakmam. Genel sebeplere dayalı kaygılar yada düşünceler nedeniyle oyumu vereceğim partiyi de belirlemem. Belki doğru belki değil ancak benim düşüncem Artvin’in oylarının ülke geneline çok fazla belirleyici olmuyor. Bu nedenle ben bugüne kadar ki seçimlerde ilimizi en iyi temsil edeceğine inandığım vekil adayına oyumu verdim. Baraj, parti, iktidar, muhalefet yada başka bir argümana bakmadan oyumu kullanırım. Hangi adayın ilimizi kendi mecliste ve partisinde başarıyla temsil edebileceğine, siyaseten güçlü olup olmamasına, projeci ve üretken olup olmamasına bakarım. Artvin’in sorunlarını takip edip etmemesine, kendisine iletilen sorunları çözebilecek yetenekte bulunup bulunmamasına ve de Artvin’e yeni kazanımlar sağlayıp sağlayamayacağına bakarak oyumun rengine karar veririm.

Bu seçimde de benzer kriterlere baktım ve seçimlerde oy vereceğim adayı belirledim. Ancak bunu yazmayacağım.

Gelelim seçim sonuç tahminlerime

Her seçimde olduğu gibi bu seçimde tahminlerim var. Hatta seçim sonucuna çok ama çok yakın bileceğim. Pekiyi bu konuda tahminlerimi yazacak mıyım? Ben bu seçimde yazmayacağım. Fakat çok güvendiğim bir dostuma seçim sonuç tahminlerimi ağzı mühürlü bir zarf içerisinde teslim ediyorum. Artvin’deki seçim sonucuna ilişkin yanılma payının yüzde bir iki civarında olduğunu düşündüğüm sonuçları seçimden sonra o dostumdan alarak yazacağım. Türkiye geneli tahminlerimi yazmıştım zaten. Artvin seçim sonuçlarını da şimdiden yazdım ve mühürleyerek zarfa koydum. Bakalım bu seferde sonuca yaklaşabilecek miyim?

Küçük bir kopya. Bu seçimin sonucunu bir yerden hatırlayacağız. 7 Haziran’ın ülkemiz için en hayırlı sonucu doğurması temennisiyle…

 

Share
830 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?
#

Bir Seçmen Olarak Hangi Partiye Oy Vereceğim?” için 2 Yorum

  1. osman albayrak : diyor ki:

    Bende Tolga Bey kime oy verecekse bizde o na verelim düşüncesiyle yazıyı büyük bir heyecanla okudum. Gerçekten tebrik ederim. Bir yazının reyting alması için . Başlığın ne denli önemli olduğunu böylece öğrenmiş olduk. Diline ve kalemine sağlık

  2. İsmail : diyor ki:

    Madem oy vereceğin partiyi açıklayamıyorsun niye
    ”Bir Seçmen Olarak Hangi Partiye Oy Vereceğim?” diye yazı yazıyorsun!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...