logo

Bir kalbe kaç sevgi sığar?


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Peygamber Efendimiz bir gün, Hz. Ali’ye sordu:

“Ya Ali, Allah’ı sever misin?”

“Hiç Şüphesiz!”

“Beni sever misin?”

“Elbette.”

“Peki hanımın Fatımayı?”

“Evet.”

Pekala, ya Hasan’la Hüseyin’i?”

Severim ya Resulullah!”

Sorduğu sorulara aldığı cevaplardan sonra, Peygamberimiz, Hz. Ali’ye bu seferde şunu sordu:

“Peki, bu kadar sevgiyi bir tek kalbe nasıl sığdırıyorsun?”

Hz.Ali, Allah’ın Peygamberi’nin bu sorusuna hemen cevap vermedi. Evine gidip, hanımına –Peygamber Aleyhisselam’ın sevgili kızı, Fatıma Validemiz’e- kendisine sorulan soruyu aktardı ve ondan bir cevap istedi. Hz.Fatıma ona şöyle bir cevap verdi: [1]

-Ey Ali ben bunun cevabını sana söyleyeyim.Nasıl insan bedeninin sağ, sol,ön ve arka gibi yönleri varsa,kalpte öyledir.Git ve babacığıma de ki:”

Allah’ı aklım ve imanımla,Rasulunu ruhumla,zevcemi nefsimle,çocuklarımı şefkatimle seviyorum…” [2]

Hz.Ali, Fatıma Validemiz’den aldığı bu cevabı doğruca Peygamber Aleyhisselam’a aktardı.
Sorusuna verilen cevaptan memnun olan Resulullah, cevabın kimden geldiğini anlamıştı. Kızı Fatıma Validemiz’i kastederek şöyle buyurdu:
“Bu meyve, peygamberlik ağacından alınmışa benziyor.”[3]

[1] Sevgi Öyküleri – Zafer Yayınları

[2] http://www.katibiadil.com/index.php?topic=4874.0

[3] Sevgi Öyküleri – Zafer Yayınları

 

Share
674 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...