logo

“Bilim İnsanları Bunların Olacağını Yıllardır Söylüyor”

Yeşil Artvin Derneği, Hopa, Arhavi ve Borçka İlçelerinde meydana gelen sel felaketinin ardından açıklamalarda bulundu. Yeşil Artvin Derneği açıklamasında; “ Bilim insanları bunların olacağını yıllardır söylüyor” ifadesini kullandı.

 

Hopa, Arhavi ve Borçka ilçelerinden gerçekleşen sel felaketinin ardından Yeşil Artvin Derneği yazılı bir açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada, “24 Ağustos 2015 günü özellikle Arhavi, Hopa ve Borçka ilçesinde yoğun olarak yağan yağmur, bir felakete dönüşmüş ve ilçe merkezlerinde ev ve işyerlerini su basmış, bu ilçelerimizde büyük mal ve can kayıpları olmuştur. Öncelikle yaşamını yitiren 8 yurttaşımıza rahmet ve yakınlarına ve bütün Artvinlilere başsağlığı diliyoruz. Yine halen tedavileri devam eden çok sayıda yurttaşımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını bekliyoruz” denildi. Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi, “yağmur ilçe bağlantı yollarını da tahrip etmiş köy yolları ile bağlantılar kesilmiştir. Bir çok yurttaşımız yolda mahsur kalmış, insanlar can derdine düşmüştür.

Yaşanan bu açılardan elbette bir ders çıkarmak gerekir. Elbette yağan yağmur miktarının olağan üstü olması felaketin asıl sebebidir. Ancak yağmur yükünün bu kadar ağır olmasının sebebi de esasen küresel iklim değişikliğidir. Bilim insanları son yıllarda yağışların, rüzgarların, meteorolojik olayların birer felakete dönüşeceği konusunda bir çok uyarılarda bulunmuşlardır.

Yine felaketi artıran unsurlar olarak yağmurların birikerek toprağa indiği dağ yamaçlarındaki orman varlığının giderek azalmasının büyük etkisi vardır. Özellikle Hopa ve Borçka da kızılağaç ve kestane ağaçlarının kesiminin serbest bırakılmasının bugünkü kayıplarımızda etkisi büyüktür. Suyu dağda birikmeye başladığı yerde durduramazsanız bir çağlayana dönüştüğü yerde durduramazsınız.

Yine dere yataklarının beton kanallara dönüşmesi şeklindeki dere ıslahı felaketi artıran unsurlardan bir başkasıdır. Dere suyunun toprakla, taşla, ağaçla, kökle ilişkisini kesen ve sınır tanımaz bir hıza kavuşturan dere ıslah anlayışı yaşanan sorunu ağırlaştırmıştır. Dere yatakların doldurulmasına sebep olan HES ve madenler ile hafriyatların derelere doldurulması felaketin başka sebebidir. Elbette dere yataklarındaki yapılanma da can ve mal kayıplarını artırmaktadır. Ancak bu yapılanmayı artıran ve önünü açan, dere yataklarına hastane ve TOKİ binaları yapan anlayıştır.

Karadeniz sahil yolu bütün Karadeniz sahilinde dağlardan gelen dere sularını kesen bir sete dönüşmüştür. Gelen bütün dere suları bu sete çarpmakta ve geri basmakta, su baskınlarına sebep olmaktadır. Bununla yetinmeyerek son dönemde Yeşil Yol adı altında bir başka felaket projesi uygulanmaya çalışılıyor. Bu projenin gerçeklemesi halinde Karadeniz sahil yolunun seti ile dağlardan geçen yeşil yolun arasına sıkıştırılarak Karadeniz halkı daha büyük felaketlerle karşılaşacaktır.  Bilim insanları bunların olacağını yıllardır söylüyor. Toplum olarak ve idare edenler olarak bu yağma ve talan anlayışından, doğayı  her türlü sömürün en kuralsız uygulandığı bir alan olma anlayışından kurtulmadığımız sürece daha büyük felaketlerle karşılaşmaya hazır olmalıyız. Doğanın ve ekosistemin bir parçası olarak özgür ve mutlu yaşamak mümkün iken doğayı ve yaşamı bir cehenneme çeviriyoruz. Bundan vazgeçmeliyiz. Bu duygularla hemşerilerimizin üzüntülerini paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Share
424 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?