logo

Bence Çarşı Karıştı !


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

7 Haziran Genel Seçimleri sonuçları belki de en fazla ekonomiyi etkileyecek. Siyasi ve sosyal hayata da etkileri olmuş olsa da bence asıl etkileri ekonomiye olacak.

Seçimlerden önce gerek iş dünyası gerekse de Türkiye’nin aydın kesimi sürekli tek bir  alternatif üzerine söylemlerde bulundu. Türkiye’de daha aydınlık bir gelecek için 4 partili bir meclis önerisi oldu. Bu anlamda yönlendirmeler ve çaba içerisine giren kesimlerin çabaları nihayetinde sonuç verdi. 7 Haziran akşamı sonuçlar açıklanmaya başladıkça, hatta sonuçlar açıklandıktan sonra bile bu kesimlerin yüzleri gülüyordu. Hayalleri kurulan bir ortam gerçeğe dönüşmüş, HDP barajı geçmiş, AK Parti tek başına üstünlüğünü kaybetmiş, MHP ve CHP’de beklendiği kadar oy almıştı. Belki biraz CHP beklentinin altında kalmış olsa da yine de amaçlanan dengede bir oy almıştı. Oy oranları tamda hayal edildiği gibiydi. Aslında hayal değil de kurgulandığı gibi olmuştu. Kurulan hesap tam tamına tutmuştu. Artık çarşıya çıkma vaktiydi.

Seçimin ertesi günü büyük bir coşku vardı. 12 yıllık iktidar gücünü kaybetmiş, 3 partinin bir araya gelerek kurabileceği bir hükümet formülü ortaya çıkmıştı. Hatta beklentiler seçim öncesinde o kadar güçlü dillendirilmişti ki gerek borsa gerekse de para piyasaları sonuçlara itinalı bir tepki vermişti. Her şey normal idi. Ama ya hesap çarşıya uymuş muydu? Çarşı 7 Haziran seçimlerine karşı mı, yoksa değil miydi? Bunu tabi ki çarşıya çıkınca anlayacaktık.

Toplum olarak çarşıya Çarşamba’dan sonra çıkmaya başladık. Perşembe’nin gelişi ise Çarşamba’dan belli olacaktı. O ilk iki günün heyecanı bitmiş ve artık düşünme aşamasına gelinmişti. Çarşıya çıkılacak ve torbalar, seleler doldurulacaktı. Millet olarak seleye ne koyacağımızı düşünmeye konulmuştuk.

Önce seleye CHP-MHP-HDP koalisyonunu koyalım, dedik. Biz dedik ama seleye sığmadı. Fazla geldi. Hani CHP-MHP olsa seleye sığacaktı da HDP fazla geldi. HDP’siz ise sele dolmadı.

Sonra döndük bu sefer AK Parti-CHP birlikteliğini seleye koyalım, dedik. CHP kanadından ortaya konulan şartlarda seleyi yırtmaya başladı. Bu da pek olası görülmemeye başlandı.

Artık Çarşı’dan alabileceğimiz bir tek AK Parti-MHP kaldı. Tabi ki başka şeylerde alabilirdik. AK Parti-HDP, yada azınlık hükümetli CHP destekli AK Parti, MHP destekli AK Parti ve de HDP destekli MHP-CHP azınlık hükümeti formüllerini seleye koyma formülleri geliştirdik. Bu fikirlerinde pek gerçeğe uygun olmadığı gözüktü.

Zaman geçtikçe aslında içinde bulunduğumuz durumun ne denli sıkıntılar yarattığını ve hesaplara bir türlü uymadığını hep birlikte görmeye başladık. Seçim öncesinde kurgular peşine koşanlar, şimdi seçim sonrası biz ne yaptık demeye başladılar. Halen borsa ve para piyasaları tam olarak neyin ne olduğunu anlayamadığı için tepki vermediğinden dolayı bu söylemler medya tarafından dillendirilmese de Perşembe günü ne yaşayacağımızı anlamaya başladık.

Türkiye, bu günleri daha önce görmüştü. Koalisyonlu dönemlerin ülkeye ne denli sorunlar yarattığını, belirsizlik ve istikrar ortamının bozukluğunun gerek ekonomiye gerekse de yaşama neler kattığını hep birlikte görmüştük görmesine de seçimin sonucunu görmeyenler belirledi.

Şimdi hep birlikte bu işin içerisinden nasıl çıkacağımızı sorgular olmaya başladık. Evet, bende soruyorum, bu işin içerisinden nasıl çıkacağız? Belki formüller var fakat bu formüllerin uzun ömürlü olmayacağını herkes biliyor.

Bu nedenle diyorum ki, evdeki hesap çarşıya uymadı. Ve korkarım ki bu bizim iyi günlerimiz. Yeniden erken seçime gidilse bu denli kısa sürede ne değişir. Millet yetkiyi verdi ama yetkiyi alanlar işi çözemedi. Bu sefer daha güçlü bir AK Parti hükümeti de erken seçimden çıkabilir. Böyle bir tablo da seçmenin mesajını şimdilik alıp kabul eden AK Parti’nin gelecekte daha güçlü gelmesi yaşama nasıl etki eder? Bu soru da çarşıdaki hesabın şaşmasına da neden olabilir.

Şimdi çık çıkabilirsen bu işin içerisinden. Kanımca Türkiye hızlı bir erken seçime gidiyor. Yüzde 40 ile en büyük parti konumundaki AK Parti beklemeye geçti. Cumhurbaşkanı yetkiyi Ahmet Davutoğlu’na verecek ancak ortaya bir hükümet konulmayacağını bildiği için bu parti acele etmeyecek. Belki de hükümet kurmayı deneyecek ancak şartlar bize uymuyor diyerek kenara çekilecek. Çekildikten sonra da ortaya bir hükümet çıkmayacak ve erken seçim önümüze gelecek. Böylesi bir duruma ekonomik krizlere alışık olan ülke bir yeni ekonomik kriz mi yaşayacak. Çarşıya çıkarken elimizde bulunan para bu durumda elden de gidecek yada eksilecek.

Dedik ya bu hesap çarşıya uymadı. İş dünyası da vatandaş da artık tedirgin olmaya başladı. Bu denklemin içerisinde çok bilinmeyen olduğu için erken seçim bu denklemi bozmaz ise Türkiye’yi puslu bir hava bekliyor olacak.

Unutmayın puslu hava da en çok ekonomiyi vuracak. Bundan böyle gözümüz borsa, para piyasaları ve ekonomik rakamlarda olacak. Ha bir de ağzını açıp bekleyen bir enflasyon canavarı var ki, o da epeydir uyuyordu. Bakalım bu canavar ne yapacak.

Hadi size bu denklemi çözmek için şimdiden kolay gelsin. Bence Çarşı karıştı.

Share
674 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?
#

Bence Çarşı Karıştı !” için 2 Yorum

  1. akay tekin : diyor ki:

    Başkanım yazılarınızı dört gözle beklemeye devam edeceğiz.

  2. Köksal İspirli : diyor ki:

    Bu izlediğiniz korku Politikalarını artık millet yemiyor. Demokrasiye inancınız da buraya kadarmış ANLAŞILAN yoksa neden bu tablodan rahatsız oluyorsunuz. Girmeye çaba gösterdiğimiz Ab nin 46 üye Ülkesi’nin 43 ü koalisyon Hükümet’i ile yönetiliyor. AKP Hükümet’i kurmayıp ülkeyi kaosa sürüklemek istiyor bununda gözünüz Görsün. AKP hiç taviz vermeden Hükümet’i kuramaz yolsuzluğa karışanları yargı önüne getirilmesi neden AKP nin zoruna gidiyor PKK ve bebek katili Apo ile yapılan görüşmelerin sonlandırılmak istenmesi neden zoruna gidiyor Cumhurbaşkanı’nın yetkilileri içerisine çekilmesini istemek anayasal zorunluluk değilmi zaten ,anayasaya uymaya davet etmektemi zoruna gidiyor. AKP nin genel izlemiş olduğu politikaya en yakın parti hdp dir 13 Yıldır zaten koalisyon halindeler şimdi önlerine fırsat geldi resmi nikahlarını kıysınlar 13 yıllık gayri meşruluktan kurtulsunlar gerçi zinayı suç olmaktan çıkaran AKP bu gayri meşruluktan rahatsız değildi ya ama rahatsız olan insanlar AKP ye cezasını kesti çarşı daki geçici huzursuzluk ama Tayyip bey ekonomiye güvenmemiş olacak ki isviçre bankalarında 8 ayrı bankada 8 farklı hesapla kendini güvenceye almış senin beladan paran var ki korku saldı sana bu sonuçlar seninse güvence altına alacak kadar paran varsa hiç durma cumhurun reisi ne yapıyorsa sende onu yap eeee imam ne yaparsa cemaat neyapar bilirsin hadi denklemleri sepetleri Doldur boşalt yapmaya devam edin elinize 17/25 dışında birşey sepetinizi doldurmaya yetmeyecek

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...