logo

Ben Şimdi Ne Yazabilirim ki


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm selamların yegane sahibinin adıyla BİSMİLLAH

Elim klavyeye gitmiyor. Keşke ben bu yazıyı hiç yazmasam diye neleri feda edebilirim, bir bilseniz. Aslında bu yazımda ilimizin sorunlarından bahis edecektim. Daha önemlisi Artvin Belediyesi’ne yönelik yapılan eleştirilerden bahis edecektim, daha neler nelerden bahis edecektim. Lakin hayat hiçbir zaman düşündüğümüz gibi olmuyor. Hiçbir durum ve hal böylesine bir Katliyam’ı meşru gösteremez. Hiçbir neden masum insanların can hayliyle çığlık atmalarını, anaların evlatsız kalmalarını, babaların çocuklarını kendi elleriyle toprağa koymasını açıklayamaz. Artık konuyu saçma sapan, siyasi hale getirmenin de anlamı yok. Çıkıp sosyal medyada olsun ya da görsel ve de yazılı basında Cumhurbaşkanı’na varana kadar, suçlu gösterme çabasını bir kenara bırakalım. Her şey gün gibi ortada; Suriye bataklığına çekilmek istenen bir ülke var o’nun adıdır Türkiye. Bugün işin altından belki Deaş çıkar Belki Pkk da çıkabilir. Ama bilinecek bir şey varsa batılı devletler bizi Rusya ile savaştırmak için Suriye bataklığına sokmak istemesidir. Şimdi sayın Erdoğan’ın her fırsatta dediği ve uygulamaya sokmak için elinden gelen çabayı gösterdiği güvenli bölgenin gerekliğini daha iyi anlıyorum.

Peki güvenlik zaafı var mı yok mu? Öncelikle istikbari bir zafiyet var gibi görünüyor. Lakin akşam dinlediğim açıklamalarda 32 adet canlı bomba 1 yıl içerisinde yakalanıyor. Ve bunların çoğundan halkın haberi olmuyor. Yani bu 32 canlı bomba yakalanmasaydı 32 tane Ankara katliyamı olabilirdi. Bu da istikbari bir başarıdır. Unutmadan eski bir Kızıldere atasözü derki; su da iki balığın kavga ettiğini görürseniz buradan bir İngiliz geçmiş demektir. Buradan kim geldi kim geçti bilemem ama bizi bataklığa sokmak istedikleri kesindir. Toplumsal bir infila uyandırıp, zorunluluk psikolojisiyle Suriye’ye sokmak istiyorlar. Çünkü; dünya da uzun süre Ruslarla savaşan tek millet Türklerdir. Bunu da Suriye de başarmak istiyorlar. Her şey gün gibi ortada. Birileri hala bir yerleri kaşısın dursun.

Diğer taraftan Hdp genel başkanının açıklamalarını samimi bulmuyorum. Hiçbir devlette yoktur ki; alel açık şekilde terör sempatizanlığı yapıp, sonra barış istemek. Bu da bizim ülkemize has bir durumdur. Ne hikmetse belli bir kesimde buna destek vermekte. Artık uyanın ey uyuyan gövdeler. Bu savaş modern haçlı savaşıdır. Haç ile Hilal’in savaşıdır. Bütün İslam coğrafyası kan ağlıyor. Kudüs Yahudi işgali altında, Suriye paramparça, Irak’da gözyaşı dinmedi. Bir bakın hele bu diyarlara, her şey gün gibi ortada, dediğim gibi gün olacak her şey ayyuka çıkacak ama bizim kardeşliğimiz, bizim dostluğumuz feda olacak. O yüzden çok ama çok sabırlı olmalıyız. Hele ki bu dönemde ne konuşacağımıza ne yazacağımıza çok dikkat etmeliyiz. Herkesin sabrı zorlanıyor. Zaten yapmak istedikleri de bu. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
358 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...