logo

BELKİ


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Farsça da “belli ki, hiç şüphesiz” anlamına gelir. Osmanlıca metinlerde de sık sık böyle kullanılır.[1]

Biz günlük hayatımızda “belki” kelimesini ihtimal ve zan ifade eden bir kelime olarak kullandığımız halde , Risale-i Nurlarda, “belki” kelimeleri “kesinlikle,şüphesiz” manasında kullanılmıştır.[2]

Belki kelimesi, “belli ki” ifadesinin kısa şeklidir. Belli ve açık ve net olan durumlar ve fiiller için kullanılır. Belki kelimesi Risalelerde bu manada kullanılmıştır.

Ancak “belki” kelimesi zamanla, ihtimal bildiren durumlar için kullanılmıştır. Günümüzde de bu anlamda kullanılmaktadır. Dolayısı ile Risalelerde kullanılan mana daha doğrudur.[3]

“Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır.” (Hastalar Risalesi)

“Ey insan! Hayatın ağır tekalifini omuzuna alıp zahmet çekme. Hayatın fenasını düşünüp hüzne düşme. Yalnız dünyevî, ehemmiyetsiz meyvelerini görüp, dünyaya gelişinden pişmanlık gösterme. Belki, o sefine-i vücudundaki hayat makinesi, Hayy-ı Kayyuma aittir. Masarıf ve levazımatını O tedarik eder. Ve o hayatın pek kesretli gayeleri ve neticeleri var ve Ona aittir. Sen o gemide bir dümenci neferisin. Vazifeni güzel gör, ücretini al, keyfine bak. O hayat sefinesi ne kadar kıymettar olduğunu ve ne kadar güzel faideler verdiğini ve o sefine sahibi Zatın ne kadar Kerîm ve Rahîm olduğunu düşün, mesrur ol ve şükret. Ve anla ki, vazifeni istikametle yaptığın vakit, o sefinenin verdiği bütün netaic, bir cihetle senin defter-i a’maline geçer, sana bir hayat-ı bakiyeyi temin eder, seni ebedî ihya eder.” (Yirminci Mektup/ Birinci Makam/ Altıncı Kelime)

Farsça’dan alınan bir edat olan “belki” kelimesi, belli ki, zaman içinde anlam kaymalarına uğramış ve toplum bilincinde yalnızca “umulur ki”, “ihtimal ki” anlamı kalmış. “Belki” edatını “kesinlik ve şüphesizlik” bildiren makamlarda kullanan Risale-i Nur, böylece aynı zamanda bir kelimenin anlam kaymasına uğramasını ve deforme olmasını da önlemiş olmaktadır. Demek Risale-i Nur, dilin aslî manasını muhafaza eden, anlam kaymalarını önleyen önemli bir köprüdür.[4]

[1] http://www.dilforum.com/forum/archive/index.php/t-6019.html

[2] http://www.risaleforum.com/aciklamali-risale-i-nur-dersleri/14571-belki-kelimesi.html

[3] http://www.sorularlarisale.com/makale/16194/ibelki_i_ifadesi_hakkinda_bilgi_verir_misiniz.html

[4] http://www.fikih.info/ibadet-gidasina-ihtiyacimiz-var/

 

Share
529 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkiye 24 Haziran’da Dünya Gücü Haline Gelecek

    16 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçmen 24 Haziran seçimlerine memleket meselesi olarak bakıyor. Seçmen güçlü meclis, güçlü lider, güçlü hükümet anlayışına yönelecek Seçmen koalisyonlarla ülke istikrara kavuşamadığını gördü Seçmen Diyarbakır da, Çankaya da olduğu gibi kepenk kapatmıyor özgür iradesiyle oyunu kullanıyor. Seçmen tarihin seyrini değiştirecek olan Türkiye’yi düşünecek Seçmen Milli ve yerli devlet sistemi ne oy verecek Seçmen küresel köle olmaya hayır, küresel güç olmaya evet diyecek Son on yılda dünyanın çehresi değişti diyen sabah yazarı Fahrettin Altun öz...
  • Seçim Çalışmalarını Değerlendiriyorum. Sırada MHP Var

    11 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    24 Haziran’a az bir süre kala diğer partilerde olduğu gibi MHP’de de hareketli günlen yaşanıyor. Milletvekili adayları bir o ilçede, bir bu ilçede koşturmaya devam ederlerken, MHP’nin il ve ilçe teşkilatları da çalışmalarını sürdürüyor. Belki ekonomik anlamda diğer iki rakibine göre MHP çok güçlü olmasa da emin olun ki çalışma azmi ve kararlılığı açısından MHP’yi hiçte eksik görmüyorum. Öncelikle milletvekili adaylarının performanslarına şöyle bir göz atmak gerekiyor. MHP’nin iki adayı da çok iyi çalışıyor. İnanılmaz bir efor sarf ediyorlar....
  • Nasreddin Hoca gerçekte kimdir?

    11 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türk halkının mizah sembolü Nasreddin Hoca hazırcevap, insanları kırmadan doğruyu söyleyen, yeri geldiğinde kendisiyle de alay etmeyi bilen bir zattır. Fıkralarının çoğunda tarlasında, bağında çalışır, eşeğinin sırtına binip ormana odun kesmeye gider. Bazen de evinin tamiriyle veyahut hanımının dırdırıyla meşguldür. Kimi zaman da bir alim, bir kadı, bir hekim ya da bir elçi olarak karşımıza çıkar, taşı gediğine koyar ve çekilir kenara. Peki Nasreddin Hoca gerçekte kimdir? Kaynak: http://frialsupratman.blogspot.com/2017/10/nasre...
  • Zaptiye

    10 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Arapça ḍabṭ ضبط  "tutma, denetleme, disiplin altına alma" sözcüğünden türetilmiştir.  "II. Mahmut zamanında kurulan kırsal güvenlik askerine verilen ad"  "1869'da kurulan polis teşkilatının adı" Osmanlı Devleti’nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli kuruluşlara verilen ad. Kaynak:http://tarihtenanekdotlar.blogspot.com/2013/09/401-osmanli-ordusunda-reform.html Kaynak: https://laiksozluk.net/zaptiye_20725 İslam’ın zuhurundan itibaren varlığı bilinen zabıta işleri Emeviler devrinde kurumlaşmaya başlamıştır. Bu döne...