logo

Bayraktutan, Orman Ve Su İşleri Bakanı’na Sorular Sordu

 

CHP YDK Başkanı, Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan 2016 yılı bütçesi üzerine Orman- Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü hakkında CHP grubu adına yaptığı konuşmasında Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na sorular sordu.

Bayraktutan yaptığı konuşmada; “Orman Bakanımızla bugün burada karşı karşıya gelmek bizim Artvinliler için bir onur, önce onu ifade edeyim Sayın Bakan. Ben buraya gelmeden evvel Sayın Bakanın orman konusundaki derin bilgisini, oradaki CV’sine bakarak TBMM’de, bir orman mühendisi zannediyordum. Öğrendim ki Sayın Bakan, edebiyat fakültesi tarih bölümü mezunu. Musa Çam, Aynı zamanda inşaat mühendisi. Ormanı böyle bir CV’nin savunması karşısında da ancak karşısında bir avukat ona cevap verebilir diye düşündüm Sayın Bakan. Önce onu ifade edeyim. Sayın Bakanın, bu olaylar ortaya çıkmadan evvel yani Cerattepe ile alakalı karşı karşıya gelmeden evvel bu 3 milyar ağaçla alakalı söylemleri var “3 milyar ağaç diktik.” diyor Sayın Bakan. Bakın, 2014 yılında ben size 4 tane soru sormuşum, “On yılda 3 milyar fidanı nereye diktiniz? İl il, bölge bölge belirtir misiniz nerelere diktiniz? Bunları da ayrıntılı olarak açıklar mısınız.” diye sorular sormuşum. Siz bana cevap vermişsiniz. Cevabınız şu Sayın Bakan, diyorsunuz ki: “Biz 3 milyar fidan diktik.” Şimdi, Sayın Bakan, Nasrettin Hocanın bir fıkrası var. Nasrettin Hocaya sormuşlar “Dünyanın merkezi neresidir?” diye. Affedersiniz -yanında eşek varmış- demiş ki: “Dünyanın merkezi bu eşeğin arka sağ ayağıdır.” Merak etmişler “Nasıl ölçeceğiz?” diye. “Erinmiyorsanız ölçün.” demiş. Şimdi de Sayın Bakan diyor ki: “Erinmiyorsanız sayın 3,5 milyar ağacı.” Öyle değil mi Sayın Bakan? Erinmeden sayalım. Erkan Akçay (Manisa) – Gökte de 3 milyar yıldız var. Şimdi bunu niye anlatıyorum? Sayın Bakan, bakın… Yani, aslında size “Sayın Bakan” değil “Sayın bakmayan” demem lazım Artvinliler adına. Neden böyle demem lazım onu ifade etmek istiyorum. Kemalettin Yılmaztekin (Şanlıurfa). Hiç komik olmayabilir sizin için, Artvin’de yaşananların ne olduğunu bilmediğiniz için. Bakın, şöyle bir ifade var değerli Bakanım: Artvin’de benim avukatlık yaptığım yıllarda -bunu geçen de söyledim, devlet ormanı vatandaştan korurdu. 6831’e ihlallerden dolayı, giderdik onların avukatlığını yapardık. Şimdi, devir değişti arkadaşlar. İnsanlar, altı aydır ormanı Sayın Orman Bakanından -Orman Genel Müdürü burada mıdır bilmiyorum, o da özel bir şey- Orman genel müdür yardımcılarından, Orman Bölge Müdürü’nden koruyorlar. Talimat büyük yerden. Orman Bölge Müdürlüğü içerisinde yurtsever insanlar var, onları kenara koyuyorum. İnsanlar altı aydır Artvin’de ormanı bekliyorlar. Geçen hafta kırdınız, tebrik ediyorum, insanlara gaz sıktınız. Bir cumhuriyet kentinde mahvettiniz insanları, tebrik ediyorum Sayın Bakan! Olacak şey değil, bunu kabul etmek mümkün değil.

Gelinen tabloda, Orman Bakanının Orman Genel Müdürü, yer teslimi yapılmadan bir ilgili şirkete… Yer teslimi dosya üzerinde yapılarak ilgili şirkete yer teslimi yaptınız, bunu kabul etmek mümkün değil. Bunun bir tek karşılığı var Sayın Bakan, zaman içerisinde her şey gelişir ama sahte evrak tanzimidir bunun Türk Ceza Kanunu’nda karşılığı. Kamu görevlisine talimat verdiniz “Yerine gitmeden yeri ilgili şirkete teslim et.” diye. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ne gerek vardı bunlara? Bir şirkete bir kenti niye yok ettirdiniz, bunu anlamakta zorlanıyorum. Bunu niye yaptınız yani ben bunu anlayamıyorum. Bu nasıl bir kamu yararıydı, bu nasıl bir güçtü, bu nasıl bir siyasi iradeydi? Bir iş adamının ihtiraslarına bir kenti niye kurban ettiniz? Niye kurban ettiniz Sayın Bakan, bunu söyleyin. Bakın, biz geçen hafta içerisinde size geldik. Sayın Başbakana buradan teşekkür ediyorum yani bizi, Artvin heyetini gönderdi ama iyi niyetinin ne olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Oradaki heyetle olan görüşmemizde de “En iyi niyetli sizin olduğunuza inanıyorum Sayın Başbakan.” dedim. Bakın, bu görüşmeyi yaptıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanı çıktı, dedi ki: “Efendim, Artvin’de yavru Geziciler var.” Şimdi, masanın etrafındaki yavru Gezicileri Sayın Bakan biliyor, ben de Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu yavru Gezicilerin kim olduğunu söyleyeyim arkadaşlar, onların adına geldik çünkü. Burada iktidar partisi milletvekili var, iktidar partisinin belediye başkanı var, il başkanı var, 2 tane eski il başkanı var iktidar partisinin, CHP’nin İl Başkanı var, Milliyetçi Hareket Partisi’nin İl Başkanı var, Eğitim-Bir-Sen’in temsilcisi var. Arkadaşlar, bunlar mı yavru Geziciler? Abdulhamit Gül “Artvin, Cizre’dir.” diyenler ne olacak? Orayı yakıp yıkanlar var orada. Böyle böyledir diye, böyle böyledir diye… Bakın, oraya girmiyorum. Şimdi, gelinen nokta da şu…Artvin bir Cumhuriyet kentidir. Sayın Başbakana şunu söyledim: “Bütün şehirler cumhuriyet kentidir, bütün şehirler. Artvin’den bir vatan haini çıkmaz, bir de hırsız çıkmaz.” dedim. Bunu açıkça ifade ettim Başbakanlıkta, öyle mi? (CHP sıralarından alkışlar) “Artvin’den bir vatan haini çıkmaz, bir de hırsız çıkmaz.”

Bayraktutan konuşmasının devamında; “Gelinen tabloda, bakın, Cerattepe’deki olay böyle Geziciyle, yok şuna, buna havale edilerek kalkılacak bir olay olmadığı ifade ederek Artvin’e dışarıdan adamlar mı geldi? Sorusuna şu ifadeleri kullanarak cevap verdi: “Türkiye Büyük Millet Meclisinden, Atatürk’ün Parlamentosundan bütün Türkiye’ye sesleniyorum: Biz Artvin’de gezici değiliz…”

Bayraktutan’a, “Onları niye ayırmadınız o zaman, eylemde olanları?” şeklinde yöneltilen soruya şu ifadeleri kullandı: “Biz Artvin’de kalıcıyız arkadaşlar, bunu zaman içerisinde göreceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Artvin’de kalıcı olduğumuzu, cumhuriyetin değerlerine bağlı olduğumuzu, doğamızı sevdiğimizi, cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun değerlerini asla tartışmadığımızı zaman içerisinde yedi düvele ispatlayacağız değerli arkadaşlarım.”

Bayraktutan konuşmasının devamında; “Şimdi, gelelim başka şeylere. Bakın, Orman Genel Müdürlüğüyle de alakalı bazı bilgiler aldım, bu kadar ayrıntılara sahip değildim. Mesela, müsteşar yardımcılarından sadece bir tanesinin orman mühendisliğine ilişkin bilgi aldım, doğru mudur bilmiyorum. Mesire yerlerine ilişkin ilginç düzenlemeler var. Bakın, İzmir’de çok ilginç bir örnek, doğru mudur yanlış mıdır, bunu da bilmiyorum. İzmir’de ilginç bir mesire yeri var değerli arkadaşlar, bunun Artvin’le bir alakası yok. Bakın, bu, Cennet Vadisi diye tabir edilen bir yer. Bu yer, yıllık 25 bin liraya bir müstecire 90 hektarı açan bir yer, bir müstecire kiraya veriliyor değerli arkadaşlarım. Bu müstecir bunu alıyor. Buraya günlük araç girişi; küçük araç 20 lira, minibüs 30 lira, otobüs 60 lira. Hafta sonları günde 2 bin tane araç giriyor değerli arkadaşlarım, bakın, dikkat edin rakamlara. İçinde, normalde orman alanında beton arazi yapılmaması gerektiğine rağmen 4 tane düğün salonu var, 1 tanesi bir gecede 25 bin liraya kiraya veriliyor. Sayın Bakan, çıkın Sayın Genel Müdür muhtemelen orada Bölge Müdürü, ayrıntılı bilgileri vardır deyin ki: “Yıllığı 25 bin lira olan bir yeri…” Hangi özel kişidir, onu aslında alkışlamak lazım, öyle bir müteşebbisi. Keşke öyle birisi Artvinli de olsa, ne kadar büyük müteşebbis bir adam yani inanılmaz bir rakam ortaya çıkıyor. Şimdi, helikopterlerin alımıyla, helikopterlerle alakalı da ilginç bilgiler var ama çok fazla zamanım kalmadı. Onlara da ilişkin -özellikle yangınlarda helikopter kiralamasına ilginç ihalelerin yapıldığına ilişkin elimde ayrıntılı doküman ve bilgiler var. Yangınları karşılaştırdığım zaman, muhtemelen biraz sonra çıkacaksınız, diyeceksiniz ki “Burada yangınlar azalmıştır diye” diyeceksiniz, bunları da değerlendireceğiz. Bir başka ilginç bilgi daha var Sayın Bakan. Şimdi, biraz önce, Engin Altay’a buraya gelmeden sordum, Sinop’ta orman bölge müdürlüğü kapandı mı? Sayın Engin Altay dedi ki: “Kapandı.” Sinop’taki orman alanı, Sayın Bakan, bütün Sinop’un mülki sınırlarının yüzde 64’ü. Siz Sinop’ta orman bölge müdürlüğünü kapatmışsınız, gerisini boş verelim, orman bölge müdürlüğünü kapatmışsınız. Çanakkale’de, Çanakkale’nin bütün orman alanı yüzde 64, orman bölge müdürlüğünü önce kapattılar, arkasından orman bölge müdürlüğünü şimdi yeni seçimlerde açtılar. Ona da teşekkür etmek lazım yeniden açıldığı için yani her şeyi eleştireceğiz diye bir şey söz konusu değil. Ama şunları demek lazım: Kayseri’de, Kayseri’nin bütün orman alanı, -niye kapattınız diye demiyorum yüzde 7,3’ü orman alanıyken önce şefliğe indirip sonra neden orman bölge müdürlüğü açtınız? Kentin yüzde 7,3’ü… Sayın Bakan, bunu unutmayacağınızı umuyorum. Bir başka örnek daha vereceğim” dedi. Bayraktutan meclisteki konuşmasına Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu sorular yönelterek devam etti.

Bayraktutan, Şanlıurfa’da, Şanlıurfa’nın binde 7’si orman. Şanlıurfa’da niye Orman Bölge Müdürlüğü açtınız Sayın Bakan? Sorusuna, Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, sadece Şanlıurfa’da değil, GAP Bölgesi’nde diyerek cevap verdi.

Peki, Sinop’la, Çanakkale’yle alakalı tercihte yerel yönetimlerin Cumhuriyet Halk Partili olması gibi bir illiyet bağı olabilir mi veya ben mi felaket tellallığı yapıyorum? Acaba böyle bir felaket tellallığı mı yapıyorum diyerek sözlerine devam eden Bayraktutan konuşmasına şöyle devam etti: “ Bir de Sayın Bakan bunları kaçırdı dediniz ki: ‘Artvin’dekileri cezalandıracağız’ Keşke o eylemler yapılıyorken göstermiş olduğunuz o duyarlılığı… Orada, Sayın Başbakan “3 bin 500 ağaç” dedi, ilgili şirket 50 bin ağaç diyor. Bakın, orası komple bir 4 bin 400 hektarlık bir alan. 3 bin 500’de olsa niye orada göstermiyorsunuz Sayın Bakan? Veya bu cezalandırmayla alakalı kararı verecek olan siz misiniz, savcı mıdır, hâkim midir Sayın Bakan? Sizi bu konuda uyarıyorum. Buradan bir kere daha sesleniyorum, Cerattepe geçilmez, Artvin halkı yenilmez. Bunu bütün Türkiye bilsin.”

Etiketler: » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?