logo

Başkasının Fikrine Saygı Duymamak En Büyük Cahilliktir


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Seçimlerin yenileneceği 1 Kasım 2015 tarihi öncesinde gerilim artıyor. Heyecan ile birlikte artan gerilim açıkçası hepimizi korkutuyor.

Şimdi sizlere şu geçtiğimiz Pazar günü yaşandığı ileri sürülen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Ben bu olayın olduğuna inansam da çok net yazmak istemiyorum zira olay yargıya taşındı. Bu nedenle net yazmayacağım.

Başlığı atmama neden olan, yaşandığı iddia edilen olay şu: AK Parti’de çalışan sessiz sakin kendi halinde yaşayan Turgay Demirci, kamu hizmeti yürüten bir araca biniyor. Bindiği bu araçta şoför soruyor. –Nereden geliyorsun akşamın bu saatinden. O da partiden geldiğini söyleyince hakaretler havada uçuşuyor. Tabi ki bu arkadaşta bir şeyler söylüyor ancak sinir harbi içerisindeki şoför bu genç arkadaşın boğazına dahi sarılıyor.

Neyse konuyu çok daha fazla yazmak istemiyorum. Zira eğer ki bu olay doğru ise tek kelime ile olayı kınıyor ve tecrit edilmeye kalkışılan bu arkadaşa geçmiş olsun diyorum. Tıpkı onun gibi yıllarca tecrit edilmiş tüm insanlara da.

Öncelikle bu dünyada herkesin birbirine saygı duyması insani bir görevdir. Hele hele düşünce özgürlüğüne yada ifade özgürlüğüne inanıyor ve savunuyor isek karşımızdakine de, düşüncesine de, tercihlerine de saygı duymamız gerekiyor. Eğer bunun aksi doğru olsaydı o zaman herkes aynı yemeği sever, aynı giysiyi giyer, aynı mesleği seçer yada aynı hayatı seçerdi. Farklılıklarımız olmaz ve hayatımız birbiriyle örtüşürdü.

Şimdi yukarıda yazan olay gerçekten doğru ise ki doğru olduğuna dayalı ciddi kanaatler var bir Artvinli adına üzüntü duyarım. Beyler ne oluyor bizlere? Bizlerin birbirine saygısı kalmadı. En basit konudan en zor konuya kadar insanların birbirinden farklı düşünmesi gayet doğal iken birbirimize dikte ettirme gayretimiz nedendir? Özgürlükleri savunurken, bir başkasının özgürce verdiği bir tercih nedeniyle dayak yemesi mi gerekiyor? Bunu nasıl kabulleniyoruz?

Ben inşallah bu olayın büyük bir yanlış anlama olmasını arzuluyorum. İnanın şuan satırları yazamıyorum. Kendi dünyasında yaşadığı binlerce soruna rağmen ayakta kalmaya çalışan bu genç arkadaşı tartaklamaya kalkmak inanın insanlık adına kabul göremez. Umarım bu olayın ne denli yanlış olduğunu, bu yanlışı yaptığı ileri sürülen kişi anlar ve hatasını bir şekilde telafi eder.

Siyaset ve politika tabi ki farklılıkları doğuracaktır ama bu farklılıklar geçmişte yaşadığımız acı tecrübeler var iken yapılan bu yanlışı nasıl kapatabiliriz. Turgay Demirci ve Demirci gibi farklı düşünen insanların yaşadıkları tecritlerin ayıbını nasıl yok edebiliriz.

Buradan yazdığı yazılar ve yaptığı yorumlar nedeniyle hatta ve hatta inanç ve de düşünceleri nedeniyle sürekli tecride uğrayan bir gazeteci olarak daha fazla ağır yazmak istemiyorum. Sadece bu olayda ismi karışan arkadaşın inandığı o büyük devlet adamının bir sözünden alıntı yazmak istiyorum.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti emanet ettiği yeni neslin fikri hür, vicdanı hür yetişmesini istemişti. Galiba biz ne fikri hür nede vicdanı hür insanlar yetişsin istiyoruz. İstiyoruz ki hep fikri, zikri aynı kalıptan çıkmış insanlar olsun. Bizim gibi olsun, düşünsün ve hareket etsin.

Umarım toplum olarak hele hele de Artvinli olarak bu son yıllarda artan hastalığımıza bir son veririz. Buradan Turgay Demirci’ye geçmiş olsun derken, hiçbir kimsenin fikri, düşüncesi ve tercihi yüzünden tecrit edilmemesi temennisiyle…

Ve son bir söz. Bu ve benzeri olaylarda hukuku ve sosyal sorumluluğu olan insanların da hesap vermelerinde fayda görüyorum.

Etiketler:
Share
1021 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?
#

Başkasının Fikrine Saygı Duymamak En Büyük Cahilliktir” için 1 yorum

  1. İsmail : diyor ki:

    Bu olay siyasi pozisyonlara bağlı bir tartışmaların çok ötesinde, araca bindiğiniz andan itibaren kendinizi emanet ettiğiniz bir kamu vazifesini ifasında yetkili olduğu iddiasıyla topluma hizmet sunan bir şahsın gene içinde yaşadığı mazbut topluma yaptığı bir ihanettir. Toplu taşıma araçlarıyla her türlü insan seyahat eder, araç sahipleri bu işten sağladığı geçimini bakar. Şimdi bizler böylesi insanlara kendimizi, yakınlarımızı, kızlarımız kadınlarımız emanet ederken kafamı rahat olabilecek mi? Özgen Aslan’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor kamuya hizmette güvenilir olmayanların mutlaka tecrit edilmesini bekliyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...