logo

reklam

Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Artvin’in önemli değerlerinden biri olan Adnan Çeltikçioğlu ile yolum kesişti. O dönemlerden sonra da Adnan Çeltikçioğlu’nun büyük iyiliklerini görmüş bir insanım. Benim ona çok az faydam olmuşsa da onun bana büyük babalıkları olmuştur. Adnan Çeltikçioğlu siyasette çekildiği dönemlerde de siyaset yaptığı dönemlerde de bir gazeteci olarak her daim ona karşı vefamı göstermişimdir. Göstermeye de devam edeceğimdir. Benimle ilgili bir yerlerde bir takım sohbetler yapıldığı zaman hep ‘Adnan’ın adamı’ diye bahsederler. Bu cümlelerden hiçbir zaman gocunmadım ve üzülmedim. Nihayetinde bana gurur veren cümlelerdir. Keşke olabilsem diyerek yanıt veririm bu cümlelere zira büyük babalıklarını gördüm.

Yine İsmet Acar ile ilgili olarak da zaman zaman yazdığım yazılar vardır. Maddi ve manevi olarak her zaman büyüklüklerini gördüğüm bir insanın haksızlıkla karşı karşıya kaldığında ilk karşı çıkacak kişilerin başında benim olmam gerektiğini bilirim ve gerekeni yaparım. Bazen bu da eleştiri konusu olur ancak benim gururumdur diyerek yanıtlarım.

Bu yazıyı kaleme alırken şunu net olarak ifade etmeliyim ki gerek Kadir Topbaş’tan gerekse de Faruk Çelik’ten ne büyük bir babalık ne de maddi ve manevi bir karım olmuştur. Şahsım olarak hiçbir menfaatim olmasa da yine de her zaman ilimize büyük katkılarda bulunmuş bu iki önemli isimle ilgili olumlu yazılar yazmış bir gazeteciyim. Her ikisi de bulundukları makamda Artvin’e güzel hizmetler vermeye çalışmış, ilimize büyük katkılarda bulunmuş insanlardır. Tıpkı eski Orman Bakanı Hasan Ekinci’nin olduğu gibi. Bu isimlere örnek verilecek çokça isim vardır. Örneğin Sabit Osman Avcı, Hilmi Çeltikçioğlu gibi.

Biz Artvinlileri diğer yörelerden ayıran en önemli özellik nedir diye sorulduğunda ise insanı değerlerimizi ön plana çıkarırım. Artvinliler, kadirşinas insanlardır. Bu özelliği ile de başka illerde örnek gösterilirler. Dürüst ve çalışkanlığımızla da biliniriz. Son yıllarda sanıyorum biraz bize nazar değdi. Özellikle de bu vefalı olma özelliğimize.

Şimdi konuyu biraz açalım. AK Parti iktidara geldiği günden bu yana Artvin’i iki önemli isim temsil etmiştir. Bu isimlerden biri Kadir Topbaş ise diğeri de Faruk Çelik’tir. Biz Artvinlilerin ne zaman desteğe ihtiyacı var ise bu iki isme gitmişizdir. Biz Artvinlilerin ne zaman bir lobi oluşturmaya ihtiyacı olsa bu iki isim devreye girmiştir. AK Parti iktidarında ilimize yapılan yatırımların büyük bir bölümünde yine bu iki ismin büyük katkılarını görmüşüzdür. Bu iki ismin ilimizin dağında, taşında, köyünde, şehrinde imzaları, emekleri bulunmaktadır. Sanıyorum bunu taraflı tarafsız kimse reddedemez. Bu iki isim hiçbir zaman biz Artvinli değiliz demedikleri gibi her yerde Artvinli olduklarını üzerine basa basa söylemişlerdir. Artvin’e karşı bir haksızlık yapıldığında da en fazla karşı çıkan insanlar bu dönemde bu iki isim olmuştur. Bu cümlelerime karşı çıkacak kimsenin olacağını düşünmüyorum.

Pekiyi biz bu iki isme yeterince sahip çıkabildik mi? Ben çok fazla sahip çıktığımıza inanmıyorum. Güçlüler iken yanlarındaydık ancak güçleri azalınca sanıyorum yanlarında olduğumuzu çok fazla ortaya koyamadık. Bu bize yakışmadı. Yakışmıyor da.

AK Parti iktidarında bir çok kez bakanlık yapan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınında bulunan Faruk Çelik, bildiğiniz üzere Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı iken son bakanlar kurulu oluşturulduğunda liste dışı kalmıştı. Bakan Faruk Çelik’in liste dışı kalması noktasında ben açıkçası Artvin’de büyük tepkilerin oluşacağını düşünüyordum. Bu tepki hükümete bir baş kaldırı şeklinde olmasını beklemiyordum, doğal olarak. Benim beklentim daha çok konuya ilişkin olarak üzüntümüzü içeren ifadeleri içeren açıklamalar idi. Ne yazık ki bu tür açıklamaları göremedim. Faruk Çelik’in gerek ilimize gerekse de bölgemize bu denli katkısı var iken Bakanlık görevi sona eren Faruk Çelik’e teşekkür ve yanında olduğumuza dayalı açıklamalar sosyal medya dışında çok fazla yapılamadı. Bunu siyasilerin yapmasını beklemek yanlıştı. STK’ların ve sözü geçen önemli simaların yapması gerekiyordu. Bu olamadı ne yazık ki!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Kadir Topbaş’a gelince bence daha büyük haksızlık yaptığımız isimdir Kadir Topbaş. Topbaş’ın görevinden ayrılışı ise daha bir farklı olmuştur. Bence biraz haksızlığa uğramıştır. Bırakın İstanbul’a katkısını ilimize katkısı bu derece fazla olan bir isim konusunda bir haksızlık yapanda inanın biz Artvinliler olmuşuzdur. Böylesine önemli bir değerin biranda görevinden ayrılmasına hepimizin bir tepki göstermesinde büyük fayda görürken birkaç cılız tepkinin dışında büyük bir tepki görememek beni üzmüştür.

Ben her iki isminde görevinden ayrıldığında yazdığım yazılarla tepkimi göstermiş idim. Bence AK Parti siyaseti açısından da Artvin siyaseti açısından da bu iki ismin bu derece dışarıya çıkmış olmaları hoş olmamış idi. Bunu yazılarımda belirttim. Ben belirttim ancak ciddi boyutta belirten insan sayısı inanın koskoca Artvin’de 20’yi geçmezdi. Oysa ki Kadir Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yaparken adeta Artvin’e makine bolluğu yaşatmıştı. Elinden geldiğince tüm ilçelere yardım yapmıştı. Bunu yaparken de çok fazla siyasi ayrım yapmamıştı. Yanına giden herkesin imdadına yetişmeye çalışmış ve elindeki imkanları bu il için kullanmaya çalışmıştı. Özellikle de Yusufeli için.

Yusufelilerde sahip çıkamadılar.

Bu iki isim bildiğiniz üzere ilimizin Yusufeli ilçesi kökenlidirler. Yusufelili olan bu isimler konusunda açıkçası en büyük sosyal tepkiyi beklediğim ilçe ise Yusufeli idi. Hani, diğer ilçeleri bir kenara bırakalım Yusufeli’ye bu iki ismin katkısı inanılmaz olmuştur. Yeni Yusufeli’nin yerleşim yeri, Yusufeli barajındaki sorunlar, Yusufeli’nde istimlak konularında herkesin koştuğu isimler olan Kadir Topbaş ile Faruk Çelik’e bence Yusufeli’de çok fazla sahip çıkmamıştır. Yusufeli ve Yusufeli’ndeki STK’lardan beklediğim tepki gelmemiştir.

Tepkiden kastım yine altını çiziyorum, hükümete karşı bir başkaldırı değildi tabi ki. Yanlarında olduğumuzu beyan eden, makamlarını bıraktıklarına duyduğumuz üzüntüyü ifade eden açıklamaları kast ediyorum. Maalesef bu açıklamalar gelmediği gibi sanki hiçbir şey olmamış gibi sessizlik hakimdi. Sosyal medya dışında pek bir ses getirici açıklamanın olmaması halen dahi beni şaşırtan olaylardır.

Benzeri bir durumu da birkaç satır ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunurken bakan değişiminden kısa bir süre sonra görevinden alınan Nusret Yazıcı içinde geçerlidir. Görevde iken herkesin arayıp sorduğu, yanına gitmek için fırsat kolladığı Yazıcı, görevinden ayrılırken ne bir teşekkür ne de bir destek açıklaması görmüştür. Gerçekten çok üzücüdür. Ben biliyorum ki gerek genel müdür iken gerekse de müsteşar iken Nusret Yazıcı’nı bu ile ciddi katkıları ve destekleri olmuştur. Bence hak ettiği kadar saygıyı görememiştir.

Değerli okurlarım, her kim ki Artvinli olarak bir makam sahibi olmuştur ve bizi bir noktada temsil ediyordur mutlaka o ismin ilimizi ve insanımıza katkısı olmuştur. Bizler eğer makamlarında ilimize karınca kararınca destek veren insanları makamlarından kalktıkları zaman da yanlarında olduğumuzu ifade edemediğimiz zaman yeni makamlara gelecek olan insanlardan ilimize katkı göstermeleri nasıl bekleyeceğiz ki? Bence bu konuda tüm Artvinliler olarak kendimizi sorgulamalıyız. Değerler öyle kolay yetişmiyor. Değerler o kadar basitçe bulundukları makamlara gelemiyor. Bunlar büyük özveri istiyor. Büyük bir emek sonucunda bu makamlara gelebiliyorlar. Bizlerin değerlerimize hangi alanda olurlarsa olsun sahip çıkmamız gerekiyor. Başımız sıkıştığında koştuğumuz bu insanlar görevlerinden ayrıldıklarında da yanlarında olmamız gerekiyor. Özellikle de siyasi makamdaki insanlar için bunu daha fazla yapmalıyız.

Ben üzülüyorum eski milletvekillerini yalnız başlarına dolaştıkları gördüklerimde. Milletvekili olduklarında yanları dolu olan isimlerin daha sonra aranıp sorulmaması ne denli acıdır. İnanın üzülüyorum. İşte o zaman bu ile olan sevgimde de saygımda da azalma oluyor. Bunu yapmamalıyız. Bugün hangi eski milletvekilimiz olursa olsun mutlaka bu ile katkısı olmuştur. İnsanımıza ve bizlere mutlaka bir desteği olmuştur. Saygı görmek, sevgiyle anılmayı hepsi hak eder. Sonuçta her biri ellerindeki imkanlardoğrultusunda yapabileceğini yapmıştır. Hepsine teşekkür etmek ve gereken saygıyı göstermekte fayda görüyorum.

Buradan ebediyete göçmüş olan tüm eski milletvekillerine de Allah’tan rahmet dilerken verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi bir kez daha tüm Artvinliler adına yapmak istiyorum. Yine ilimize hangi alanda olursa olsun katkı göstermiş herkese teşekkürlerimi iletmeyi borç biliyorum. Onlar bizim değerlerimizdir ve onların hizmetlerinden dolayı minnettarızdır. Bu ile sahip çıkmak ve bu ili başarıyla temsil etmek kolay değildir. Bu sebeple hepsine teşekkür bizim borcumuzdur.

Umarım bu yazım, yavaş yavaş unutulan değerlerimize yeniden sahip çıkıldığının gösterilmeye başlanmasına vesile olur.

Share
327 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...