logo

Artvin’in Üstü Altından Değerli

Artvin’de tekrar açılacak altın madenine karşı başlayan direnişte yer alan İzmir Artvinliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ladin Yıldıran, siyanürle altın aramanın insan yaşamına ve doğaya vereceği zararları anlatarak, “Artvin’in üstü altından değerli” dedi.

Eşsiz bir doğaya sahip olan Artvin’in merkez bölgesinde bulunan, dünyanın 100 doğal ormanından birini barındıran Cerattepe’de daha öncede işletilen ve mahkeme kararı ile kapatılan altın madeni ocağı, Haziran ayında Artvin Valiliği’ne 104 bin TL’lik bağış yapan Cengiz İnşaat’a verildi. Doğa ve yaşamın talanına müsaade etmeyen Artvin halkı ise direnişini devam ettiriyor.

‘Maden ocağı 20 yıllık mesele’

İzmir Artvinliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ladin Yıldıran maden ocağının zararları ve halkın direnişini anlatarak, maden sürecinin son 20 yıla dayandığını ifade etti. Ladin, daha önce de Artvinlilerin maden ocağına karşı aynı duruşu sergilediğini ve maden ocağı ile ilgili olumsuz görüşlerin ifade edildiği ÇED raporu ile mahkemenin maden ruhsatı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdiğini belirterek, “Maden ocağının ruhsatını Cengiz İnşaat’ın almasıyla birlikte süreç inanılmaz bir boyut kazandı. Bir anda yürütmeyi durdurma kararı veren aynı mahkeme bir anda kararı onaylıyor ve ondan sonra çok hızlı bir şekilde, bahsi geçen firma bütün prosedürlerini tamamlayıp madenle ilgili alt yapı çalışmalarına başlıyor. Aslında şu anda orada ciddi anlamda bir direnişin olması ve ağaçların kesilmesine başlanmasıyla daha da hızlandı” dedi.

‘Cengiz İnşaat’ın süreci planlamadığı ortada’

Cengin İnşaat’ın yetkililerinin maden ocağı ile ilgili “Karayolu ile taşıyacağız, olmadı teleferikle taşıyacağız” gibi sürekli değişen ifadeler kullandığını ve firmanın bu süreci planlamadığını belirten Ladin, “Biz ülke olarak denetimleri çok sıkı yapan, planlamayı çok iyi yapan bir ülke değiliz. Dolayısıyla mevcutta uluslararası arenada madencilikle ilgili riskler azaltılmış olsa dahi biz bunların hala çok gerisinde seyrediyoruz. Firmanın yaptığı açıklamalar da çok net bir şekilde bu sürecin planlı işlemediğini gösteriyor. Dolayısıyla orada şu anda geri çekilmeleri hiçbirimiz için gerçek anlamda bir geri çekilme olmadığını da gösteriyor” ifadelerinde bulundu.

‘Ekolojik denge altüst ediliyor’

Karadeniz’de 180’in üzerinde HES, 300’ün üzerinde maden ocağı olduğunu aktaran Ladin, HES ve maden ocaklarına izin veren hükümetlerin aslında Türkiye’nin kuzeyindeki yemyeşil araziyi bitirmeye kararlı olduklarını açıkça gösterdiklerini belirtti. HES’ler yapılırken oradaki yolların, yerleşik düzenin, derelerin yollarının değiştirildiğini ifade eden Ladin, HES ve maden ocaklarının zararlarını şöyle anlattı: “Derelerin yollarını değiştirerek orada yaşayan birçok canlının azalmasına, yok olmasına sebebiyet veriyorlar. Derenin yolu değiştiği zaman tarım arazilerine de aslında zarar veriyorlar. O toprağa giden suyun oranı değiştiğinde topraktaki verimlilik oranı da değişiyor. Ekolojik denge kesinlikle altüst ediliyor. Sayının da fazla olması bu etkileri iyice arttırıyor. Evet enerjiye ihtiyacımız var ama daha az zarar vererek bunu sağlamalıyız. Bizim henüz teknoloji ile ilgili bu tarz madencilikle, inşaatla, barajla ilgili yeterince yatırımımız yokken, gerekli önlemlerimiz yokken o bölgeye bu kadar zarar vermek hiçbirimizin hakkı değil.”

‘Eksik hazırlanan ÇED raporuna onay verildi’

Firmanın maden ocağı ruhsatı için hazırladığı ÇED raporundaki eksiklere de değinen Ladin, raporda kaç ağacın kesileceğine dair bir bilginin yer almadığını ayrıca madende önce bakırın daha sonra altının işlenmesi nedeniyle sadece bakır işletileceği sırada 50 bin ağacın kesileceğine dair bilgi olduğunu, bu şekilde üstünün kapatıldığını belirtti. Ağaçların kesilmesinin diğer etkilerinin yanında çok yüzeysel bir tahribat olarak kaldığını söyleyen Ladin, “Oradaki endemik bitkiler yok olacak, o kesilen ağaçlar çok eski bir bitki örtüsü olması dolayısıyla yıllarca gelen bir tarihsel süreç yok olacak. Artvin Valisi Kemal Cirit, ‘Altı ile üstünün değerlerini bir araştıralım da, hangisi daha üstte çıkarsa ona göre bir eylem belirleriz’ demişti. Bu zararlar ve etkileri düşünüldüğünde Artvin’in üstünün altından değerli olduğu anlaşılması gerekir” diye konuştu.

‘Siyanür geleceğimizi etkileyecek’

Altınların işlenmesinde siyanürün kullanılacağını aktaran Ladin, bu nedenle maden ocağında yaşanan kazanın verdiği zararın bölgesel olarak düşünülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Endonezya, Romanya, Papua Yeni Gine, Güney Amerika ve Kırgizistan’da altın madenlerinde kaza meydana geldiğini ve bu kazaların birinde siyanürün 80 km. uzaktaki çok önemli bir doğal yaşama yayıldığını anlatan Ladin, “Artvin’in yolları da zorludur ve bu madenler Artvin’in en tepesinde. Orada kamyon devrildiğinde tek acımız işçinin hayatını kaybetmesi olmayacak. Onun içindeki siyanür yere düştüğünde Çoruh’a karıştığı zaman gideceği noktaları kestiremiyoruz. Dalga dalga yayılan etkileri yıllarca süren kazalardan bahsediyorum. Bunların hepsinin yanında orada çıkarılan madenleri işleyebilmek için atık havuzları oluşturacaksınız. Biz daha katı atık alanlarının yapımı konusunda bu kadar ilkelken madenin atığının zararını nasıl engelleyebiliriz. Bu madenlerin gelecekte dolaylı ya da dolaysız risk teşkil ediyor” dedi.

Etiketler: » » »
Share
832 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?