logo

reklam

Artvin’in Tren Bağlantısı Kurması Şart


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Kısa bir tatil için ülkemizin değişik yörelerini geziyorum. Haliyle bir çok farklı ilde para harcamaları gerçekleştiriyorum. Para harcadığınız zamanda doğal olarak fiyat dengesi noktasında kıyaslamalarda bulunabiliyorum. Şunu net olarak belirtmeliyim ki kesinlikle Artvin ülkemizin en pahalı memleketlerinden biri. Artvin’de 3 bin TL ile geçinen bir ailenin farklı illerde çok rahat geçinebileceğini ifade etmeliyim. Tabi ki aynı standartlarda yaşamak kaydı ile. Başka bir ile giderek daha farklı kalitede bir hayat yaşamak isteyen aileleri bu kapsam dışında tutuyorum.

Artvin’deki hayat pahalılığının en önemli sebebi hiç kuşku yok ki ulaşımdır. Ulaşım noktasındaki eksiklerimiz, havaalanı, demiryolu ve karayolları açısından ulaşım imkanlarımızın hem kısıtlı hem de mesafe açısından fazla olması Artvin’deki pahalılığının ana nedeni oluyor. Artvin’e hangi noktadan ulaşmaya çalışırsanız çalışın mutlaka 3-4 saatlik bir yolculuğu kabul etmek zorundasınız. Bu şekilde baktığımızda da nakliyenin fiyatlara yansıması doğal olarak bizlerin bütçesine yansıyor. Artvin’de kesinlikle bu nakliye fiyatlarını indirmeden hayat pahalılığını sonlandırma şansımız yok. İğneden ipliğe, meyveden sebzeye, beyaz eşyadan mobilyaya kadar bütün alanlarda yaşadığımız pahalılığın en temel nedeni kesinlikle nakliye bedellerinin fazla olmasıdır. Hopa’dan ya da Yusufeli’nden Artvin’e yük getiren bir kamyoncu Artvin Merkez’e gitmek için ekstra para istediği gibi, Köprübaşı mevkiinden Çarşı’ya çıkmak içinde ekstra bir para talep etmektedir. Bizim öncelikle Artvin Merkez’e ulaşım imkanlarını arttırmamız, ardından da Artvin Köprübaşı’ndan Artvin Şehir Merkezi’ne ulaşım yollarını daha az virajlı hale getirmeliyiz.

Bunun için yapmamız gereken işlerin başında gündeme gelen Borçka-Artvin güzergahından Artvin Şehir Merkezi’ne gelecek olan Bay-Pass yolu getirmemiz şarttır. Hopa Dağı Tüneli’nin tamamlanmasının ardından bu noktada bir önemli adımı atmış olacağız ancak yeterli bir adım değildir. Mutlak surette otoban yolu gündemimize getirmemiz gerekmektedir. Bunun yanı sıra Artvin-Yusufeli yolu güzergahında da iyileştirmeler yapmamız lazım. Bu yol güzergahının direk Çarşı Merkez’e ulaşması için bir Bay-Pass yol da bu güzergaha gerekmektedir.

Bütün bunların yanı sıra asıl Artvin’de nakliye bedellerini ucuzlatacak şey kesinlikle bir şekilde tren yolunun Artvin Merkez’e ulaşmasa da Hopa, Şavşat yada Yusufeli’ne ulaştırmak şarttır. Bu noktada Ardanuç’ta farklı bir alternatif olabilir. Şuan için Trabzon güzergahının dışındaki güzergahlar hayal gibi görünmektedir. Hayalleri bir tarafa bırakarak gerçekler üzerinden konuşacak olursak eğer bizlerin üzerinde durmamız gereken ana güzergah Trabzon-Batum arası hızlı tren projesidir. Bu noktada Trabzon ve Rize’nin oluşturduğu lobiye bizlerin de kesinlikle destek olması gerekmektedir. Erzurum güzergahından Trabzon’a ve oradan Hopa ilçesine gelecek olan ve buradan Batum’a gidecek olan tren yolu projesi Karadeniz’i uçuracak projedir.

Samsun-Sarp otoban yolu yapılırken bu yolun bölgeye katkı sağlamayacağını ileri süren insanlar olmuşlardı. Hatta bu yolun yapılmasına da karşı çıkan kesimler olmuştu. O insanların ne denli yanlış bir düşünce içerisinde oldukların bugün gördük. Bugün bazı aklı evvellerin tren yolu projesine de karşı çıktıklarını duydukça hayretlere düşüyorum. Tren yolunun bölgeye katacaklarını anlayamayacak kadar insanların cahil olmasına anlam veremiyorum. Bence bu insanlar cahil de değiller, kesinlikle art niyetlilerdir.

Karadeniz tren yolu projesi keşke ülkemiz daha güçlü bir ülke olsaydı da 90’lı yıllarda Samsun-Sarp otoban yolu yapılırken yolun ortasına konulması planlansaydı. Doğaya müdahale ettiğinizde ikinci bir müdahaleye gerek kalmadan Samsun-Sarp Tren Yolu projesi de gerçekleştirilmiş olsaydınız bugün doğaya ikinci bir müdahale yapma zorunluluğu ortadan kalkmış olurdu.

Bizler bazen doğayı koruyacağız diye geleceğimizi ipotek altına alıyoruz. Tabi ki doğayı korumak şart ancak bazı zaruri durumlarda minimum zararlarla yatırımlarımızı gerçekleştirmeyi öğrenmeliyiz. Memlekette herkes her şeye karşı çıkıyor. Sonra yatırım isteniyor. Bu anlayışı da artık bir kenara bırakmalıyız. Hem Artvin’den İstanbul’a iki saate ulaşmak istiyoruz hem de şu havalimanı olmasın, bu yapılmasın diyoruz. Bu tür anlayışlara saygıyla yaklaşmak mümkün değil.

Konuya geriye dönecek olursak eğer Karadeniz Tren Yolu Projesi’nin hayata geçirilebilmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bu noktada Trabzon-Rize ortaklaşa hareket ederken bu lobi faaliyetine bizlerinde destek vermesi gerekiyor. Tren yolu Karadeniz’in hakkıdır ve hakkımızı Karadenizli bir Cumhurbaşkanı döneminde almalıyız. Bu noktada büyük avantajlarımız var ve avantajlarımızı değerlendirebilir isek tren yolu projesi hiçte imkansız bir proje olmayacaktır.

Gelecek Artvin’in olsun diyerek yazımı bugünlük kısa tutarken, son dönemlerde artan kazalara dikkat çekerek trafik kurallarına uyma noktasında uyarılarda bulunayım. Lütfen bayramlar acı dolu günlerimiz olmasın. Trafik kurallarına uyalım uymayanları uyaralım diyorum.

Mutlu, huzurlu, gönlünüzce bir bayram geçirmeniz temennisiyle.

Share
294 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...
  • Ordinaryüs Profesör, dışarıda sıradan unvan iken ülkemizde hocalar hocası olarak görülmüş

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: sıradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Aslında Avrupa’da vasıfsız profesörler için eskiden kullanılan, ayni "yardımcı doçent" örneğinde olduğu gibi bir ast unvanıdır. Ama karizmasının da etkisiyle, yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: siradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Türkiye, "ordinaryüs" kelimesinin olumlu anlam...
  • Ben Cumhurbaşkanının Yerinde Olsam Ekonomi Kurmaylarını Hemen Görevden Alırım

    11 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yazdığım yazılarda genellikle ekonomik rakamlar ve halkın ekonomisine ilişkin önemli uyarılarda bulunduğumu bilirsiniz. Hükümetin dikkat etmesi gereken en önemli işlerden birinin ekonomiyi çizgiden çıkarmamak olduğunu ifade etmiştim. Görünen o ki yakın gelecekte ülkemizi ciddi bir ekonomik kriz bekliyor ve hükümetin tüm dikkatini bu işe vermesi şart gibi görünüyor. Türkiye pek çok yönüyle kuşatma altında. Bir takım dış güçler içerideki odakları da kullanarak ülkemize sürekli oyunlar oynayarak ülkemizdeki yöneticileri kıskaca almaya çalışmakt...
  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...