logo

reklam

Artvin’in En Büyük Sorunu!!!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Beyler ve Bayanlar bilindiği üzere küçük şehirde yaşamak hem zor, hem de bir o kadar da kolaydır. Artıları ve eksilerini ele alırsak inanın bana “artıları” çoktur ancak; konu basın ve siyasette görevli olan kişilere gelirse küçük şehirde yaşamak büyük şehirlere göre kat, kat daha zordur! Peki, neden zor; öncelikle basın mensuplarını ele alalım; yirmibeşbin kişilik şehirde yaşadığımızdan ve herkesi tanıdığımızdan dolayı düşüncelerimizi özgürce yazma fırsatı bulamıyoruz. Vicdani ve mahalle baskısını nedeniyle yazdıklarımızı süzgeçlerden geçirmek zorunda kalıyoruz. Haa! Vicdan konusunda hassasım ancak şimdiye kadar kim ne der diye pek düşünerek yazmadım. Çünkü “doğru bildiklerim yolumu daima aydınlatmıştır.” Beni sürekli takip eden okurlarım bilirler; eleştiri yaparken şahıs ve kurum ismi vermemeye özen gösteririm. Çünkü bazıları gibi kişileri ve de kurumları halkın önüne yem etmek bir basın mensubuna yakışmaz. Medeni ve ahlaki kurallar içinde “eleştirimi” kaleme alır ve “fakir düşüncemle” ne yapılması gerektiğini okurlarıma aktarırım. Ne kadar etkisi olur, bilinmez. Ancak konu nedense basın özgürlüğüne geldiği zaman her türlü yalan ve yanlış haberi gerçek gibi anlatmayı meziyet sanan bazı kesim yerel ve ulusal medya güya özgürce fikirlerini dile getiremediklerinden dem vururlar. Anlamadığım şu; bu ülke de Avrupa standartlarının üzerinde basın ve fikir özgürlüğü var. İnanın bana var! İnanmazsanız poşet medyanın yazdıklarına bir bakın; Cumhurbaşkanına kadar herkesi rahat, rahat karalamaya varan hatta tv kanallarında iftiraya kadar varan sözler söyleyeceksin ve kılına zarar dahi gelmeyecek, beyler; böyle bir özgürlük, dünyada başka bir yerde yok! Sen git Avrupa’da bir devlet başkanına ya da iktidar partisine “hırsız, yalancı” gibi iftiralar ve de karalamalar yap, Adamsan git yap; senin yazı yazmanı bırak, o yazıyı kaleme alan parmakları tek, tek kırarlar bir daha sevgiline dahi mesaj yazamazsın! Öyle lami cimi yapmayın beyler, bizdeki özgürlük, beş beden büyük oluyor üzerinize… Vallahi de Billahi de özgürlük diyen kesim, kendi fikrinde olmayan yazarlarına sansür uyguluyor. En basit örneği bu fakir…

Gelelim ikince kesim olan siyasilere, küçük şehirlerde siyaset yapmak da en az medya mensupları kadar zordur. Çünkü istekler bitmez. Bireysel olarak kimseyi memnun edemezsin, kimsenin sorunu tükenmez. Birinin çocuğu işe girecektir. İş bulunmaz, birinin mevkisi değişecektir, oda bulunmaz. Birisi görev yerinde başarılı değildir. Görevden alınmaz, bu maddelere istediklerinizi ekleyin. Bitmez de bitmez. Ancak şöyle bir gerçek var ki; Artvin gerek belediye olsun, gerekse Ak parti yönetimi olsun, altın çağını yaşıyor. Sayın Milletvekili İsrafil Kışla Bey ile belediye başkanı Mehmet Kocatepe ve Ak parti il başkanı Erkan Balta beylerin istişareli çalışmaları sonuçlarını göstermeye başladı. Ancak bazı eksiklikler yatırımlar yapılınca görülmeye başlandı. Özellikle Artvin’de ara eleman ve kalifiye işçi eksikliği hat safhada neredeyse bir tane bile iş makinesi operatörü bulunamıyor. Bir tane mobilya ustası bulunamıyor. Hele ağır kaynakçı kara borsada, kalıpçının adı var kendi yok. Demirci ustasını neredeyse ithal edeceğiz. Hele, hele taş duvar ustası samanlıkta sanki iğine velhasıl acil olarak bu gibi sanat ve iş dallarına eleman temin edilmesi gerekiyor. Beyler öyle siyasi parti kapısına ya da belediye kapısına gidip de masa başı iş istemekle idarecileri ve siyasi parti yöneticileri zora sokmak yerine destek isteyin, kursların açılmasını ve diğer işlerde Artvin için özel teşvikler yapılmasını isteyin. Ha burada da siyasilere çok iş düşüyor. Yatırım getirildiğinde takibini de yapmak gerekir. Ve artik insanları devlet kapısından ziyade özel sektöre sevk etmemiz gerekir. İş verin, öncülük yapın; bu şehrin alt ve üst kaynakları bize 1000 sene yeter. Çoruh vadisi projelerinde Türkiye’nin 7 bölgesinden taşeron var ama Artvinli taşeron yok. bu kentin parası bu kentte kalmıyor beyler. Hani nerede bir tane bile kırsal konaklama tesisimiz yok! Artvin’de yatırım yapan birkaç yerli firmada olmasa Artvinli iyice işsiz kalacak. Bu birkaç firmanın sayısını artırmamız lazım. Yani uzun lafın kısası yatırımcının önünü açmak gerekiyor. Hem de “İvedilikle”

Aslında o kadar sorun birikmişti ki; tam elim kaleme değmişken hepsini yazmak isterdim ama kendi belirlediğim sayfa kotama yine takılmış oldum. Neyse sorunlarımızı sonraki yazılarımıza saklayalım. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
785 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...
  • Yeter Artık İdam Şart

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Şubat ayında yazdığım bir yazıyı son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve istismarları haberlerinin yeniden gündem olması nedeniyle bende yazımı yenilemek istiyorum. Türkiye’deki durumu maalesef ki gözler önüne seren ve artık mevcut yasaların yetersiz olduğunun kesinleştiği ve bu yasalarla olayların önüne geçilmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir durumda maalesef ki yazımı yeniden yayınlamak durumundayım. Bu konuyu yeniden gündeme getirmeye devam edeceğimi belirterek Şubat ayında yazdığım yazıyı yenilemek istiyorum. Tam yeri ve za...