logo

reklam

Artvin’in Cerattepe Konusunda Arabuluculara İhtiyacı Var


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Son yazdığım köşe yazısı yine büyük dikkat çekti. Yazımı at gözlükleriyle okuyanlar her zaman olduğu gibi ağır eleştirilerde bulundular. Yazdıklarımı okumadan çeşitli şekillerde yorumlarda bulundular. Sorun yok! Biz yazdığımız yazılarda her zaman gelebilecek tepkileri öncesinde görür ve ona göre yazılarımızı kaleme alırız. Bir çekincemiz yok ancak bu ili gerçekten sevdiklerini beyan eden insanların mutlak surette gerçekleri de görmesi gerektiğini düşündüğüm için fikirlerimi yazıyorum. Onlarda er geç gerçekleri göreceklerdir.

Artvin’in Cerattepe konusunda arabuluculara ihtiyacı bulunduğu konusunda da ısrarlı bir duruş sergiliyorum. Ben bu ili seviyorum ve bu ilin hiçbir şekilde zarar görmesini istemiyorum. Şimdi sizleri 1998 yılına geriye götüreceğim. O yıl Artvin’de Deriner Barajı ve HES inşaatının temeli atılmıştı. O günlerde bende Artvin’in tek yerel radyosu 08 Fm’de ‘Tolga Gül ile Günün Getirdikleri’ adlı programı yapıyordum. Programıma ilimizin o dönemdeki siyasi partilerinin il başkanlarını davet etmiş ve barajlar kenti Artvin üzerine bir program gerçekleştirmiştim. O programdaki tüm konuklarıma da Artvin’in barajlar kenti olma noktasında ne gibi hazırlıklar yapması gerektiği konusunu tartışmıştım. Evet, hükümet ilimizin barajlar kenti olması noktasında bir karar almıştı. Büyük projeler arka arkaya hayata geçirilecekti. Artvin’e ciddi oranda para yağacaktı. Yağacak olan bu para aynı zamandı ilimizin gayri safi milli hasılasına kaydedilecek ve belki de Artvin ülkemizde devletten en fazla yatırım alan illerin başında yer alacaktı. Bütün bu gelişmeler ışığında ilimizin barajlar kenti olmasına hazırlanması ve baraj inşaatları yapılırken bu inşaatlardan ilimizin minimum zarar ve maksimum fayda görmesi için el ele vererek kafa yormamız ve çözümler üretmemiz gerektiğine vurgu yapmıştım.

Benim o gün bahsettiğim gerçeklere yine itirazlar ve eleştiriler olmuştu. Kamuoyunun bir kesimi tarafından belki bugün ki kadar olmasa da ağır eleştirilere maruz kalmıştım. Bu bizim kaderimizde var. İnandığımız doğruların hoşlarına gitmeyen kesimlerce linç edilmeye alıştık artık.

Konumuza dönecek olursak eğer, dün Artvin’in barajlar kenti olacağını göremeyerek bu konuda yapılması gerekenleri yapamayan Artvin kamuoyu tarihin tekerrürü misali bugünde göremeyerek yeni bir pişmanlığa imza atmak üzere. Cerattepe maden projesi konusu takım tutma gibi fanatikçe yaklaşılacak bir konu değildir. Bunun altını kalın harflerle çizelim. Bugün ilimiz adına bizlere düşen görevleri göremez isek inanın değerli okurlarım yıllar sonra bir çok pişmanlıklar yaşayacağız. Baraj inşaatlarından ciddi derecede yararlanamayan biz Artvinliler Cerattepe maden projesinden de yararlanamayız.

Maden projesine karşı olursunuz ya da taraftar olursunuz ancak maden projesinde gelinen noktayı iyi okuyamaz isek fırsatları kaçırırız. Şimdi yazacağım satırları lütfen birer Artvin sevdalısı olarak okuyunuz. Bırakınız tarafınızı ve yazdıklarımı bu ilin geleceği adına okuyunuz.

Artvin’in Cerattepe projesi konusunda ciddi arabuluculara ihtiyacı vardır. Bu ilin Cerattepe Projesi’nde sürece dahil olması gerekiyor. Süreci takip etmenin dışında böylesine önemli bir gelir kaynağı olan projeden yani hepimizin gayri safi milli hasılasını yükseltecek olan projeden karlı çıkması gerekiyor. Bu projenin ilimiz adına doğru uygulanması ve de ilimizin projeden önemli katkılar elde etmesi açısından arabulucuların devreye girmesinin tam vaktidir, bu vakit geçmeden arabulucuların devreye girmeleri şarttır. Bu arabulucular ne mi yapacaklar? Arabulucuların birinci görevi Artvin kamuoyu ile şirket ve devlet arasında köprü görevi görecekler. Kazan kazan taktiği ile hareket edecekler.
Bakınız yapabileceğimiz ve elde edebileceğimiz kazanımlara örnekler verecek olursak eğer, örnekleri şöyle bir sıralayalım.

Artvin Cerattepe Projesi’nde çalışacak insanların Artvinli olmaları sağlanabilir. Bu projenin resmi devlet payları dışında yapılacak sözleşme ile hem belediye hem de özel idare payları artırılabilir. Projeyi yürütecek şirketin her yıl yüzlerce öğrenciye burs vermesi sağlatılabilir. Projeyi uygulayacak olan şirkete ilimize bir 5 yıldızlı otel, bir maden fakültesi, dört dörtlük bir hastane veya Artvin Belediyesi’nin teleferik projesi gibi önemli yatırımlar yaptırılabilir. Devlet ile yapılan görüşmeler neticesinde trafiğinde artış olacak olan Artvin-Borçka ve Murgul Karayolları’nın otoban yolları çevirttirebiliriz. İlimizin acil ihtiyacı olan projelerin hayata geçirilmesi noktasında taleplerimizi devletimizin en üst noktasına iletebiliriz. Vs, vs, vs.

Bakın bir çırpıda neler yapılabilir noktasında kafa yorunca ilimiz adına ne kadar önemli hizmetler ortaya çıktı. Cerattepe Maden Projesi ilimiz adına 30 yıldır konuşulan bir konudur. Bu projenin artık başlaması an meselesidir. Bana ne kadar kızarsanız kızın, kızmayanların ve benim fikirlerimi destekleyenlerin sayısı oldukça fazladır, mutlaka bu gerçeği artık görelim. Maden projesini devlet kesinlikle başlatacaktır. Bu gerçek ışığında ilimiz kamuoyunun, stk temsilcilerinin, siyasilerinin artık bu ilin önünü açmalarının vakti ve zamanı gelmiştir. Dünya’da ve ülkemizde madencilik ile turizmin bir arada olduğu bir çok örnek mevcuttur. Paris’in çevresinde bir çok nükleer santral bulunurken Paris, Dünya’nın en çok turist alan yerlerinden biridir. İzmir’de birçok maden projesi başarıyla uygulanırken, İzmir aynı zamanda ülkemizin en turistlik illerinden biridir. Antalya’da birçok maden projesi var iken Antalya ülkemizin en fazla turist alan illerinin başında gelir.

Son yazımda belirtmiştim, toprağın altı da üzeri de bizim. Biri için birinden vazgeçmeye gerek yoktur. Nasıl ki Mersivan’da yeni bir turizm imkanı oluşturulurken ağaç kesilebiliyor ve çalışma yapılabiliyor ise Cerattepe’de maden çıkarılabilir ancak Kafkasör Bölgesi bu ilin en önemli turizm bölgesi haline getirilebilir. Bakın Kafkasör Bölgesi’nin turizm bölgesi haline getirilebilmesi için şirket ve devlet ile yapılacak görüşmeler neticesinde Kafkasör’e 3 çim saha, yürüyüş ve koşu pistleri, oteller ve benzeri tesisler yaparak bu ülkenin en önemli hazırlık kamp bölgesi haline getirebiliriz. Bir çok büyük kulüp yaz aylarında Antalya ve benzeri yerlere ya da yurt dışına gitmek zorunda kalmadan madenin imkanlarından yararlanarak Kafkasör’e gelmelerini sağlayabiliriz. Bunlar ütopya değil, bunların hepsi gerçek olabilir. Yeter ki biz önümüzdeki tabloyu iyi okuyalım. Bu ilin yöneticilerine büyük görevler düşüyor. Başta ilimizin yeni Valisi Ömer Doğanay’a, Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’ye, bu ilin milletvekilleri İsrafil Kışla ve Uğur Bayraktutan’a, stk temsilcileri ile siyasi parti il başkanlarına büyük görevler düşüyor.

Esnaf Kan Ağlıyor, duyan var mı?

Özellikle de bu ilin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Esnaf Odası Başkanlarına büyük görevler düşüyor. Bakın ilimiz esnafı can çekişiyor. Her gün bir esnafın iflas haberi ile güne uyanıyoruz. Hangi esnafa giderseniz gidin sıcak paranın dönmediğinden dert yanıyor. Oysa ki ülkemizin en fazla yatırım yapılan ili Artvin. E bundan yararlanabildik. Kalıcı bir şeyler yaptırabildik baraj inşaatlarına. Yarın yine aynı duruma mı düşelim. Dün baraj firmaları ile ve devlet ile yeterli düzeyde ilişki kuramadığımız için birçok yatırımın ilimize yapılması fırsatını kaçırdığımız gibi bugün Devlet bizi dinlemeye ihtiyaç duyar iken bugün neden bu ihtiyacı göremiyoruz. Özellikle bu ilin esnaf ve ticaret erbabını temsil eden sayın iki başkana sesleniyorum, mutlaka bu gerçeği görün. Bugün sizleri övenlerin yarın emin olun ki eleştireceklerdir. On yıl sonra sizlerin adları büyük eleştirilerle birlikte anılacaktır. Bugün büyük market zincirleri esnafı pür perişan etti ise yarın dışarıdan gelerek Artvin’deki şirket ile çalışacak olan firmalar, Artvin’e mal getirecek olan başka ilden gelecek olan firmalar bu ilin kazanması gereken paraları alıp götürecekler. Bu gerçeği bugün göremez iseniz yarın şirketten randevu talep etseniz inanın almak için aylarca beklersiniz. Bunu görün.

Maden artık Artvin’in gerçeğidir.

Artık tabloyu iyi okuyarak arabuluculuğa başlama zamanıdır. Her türlü şartta madene razı olmayacak insanlar olabilir. Onların fikirlerine de saygı duyuyorum ancak bu dakikadan sonra maden projesinin rafa kalkma şansı yoktur. Artvin halkını kandırmanın ne yeri ne de zamanıdır. Dün barajlar kenti Artvin’i iyi okuyamayan siyasilerin, bürokratların ve stk temsilcilerinin bugün suçlandığı bir ortamda 10 yıl sonra sizler suçlanmayın. Bırakın artık tedirginlikleri, toplum ne der, falanca bize kızar, filanca dernek bizi eleştirir diye düşünmeyi. Bu ilin gerçekleri ve doğruları üzerine konuşalım. Kafa yoralım. Bugün benim aldığım riski lütfen sizde alın. Evet, bu arabuluculuğa soyunmak cesaret işidir ama unutmayın ki cesaret geleceği belirler.

Benim bu satırlarımı okuyup yine beni linç etmek isteyenler çıkacaktır. Küfür ederek yorum yazanlar, hakaret ederek kamuoyunun önüne atacaklar hatta benimle can ciğer kuzu sarması olan arkadaşlarımdan bir bölümü daha küseceklerdir. Önemli değil, bir gün gelecek bu toplum benim ne kadar doğru yazdığımı anlayacaklardır ama bugün göklere çıkarılan insanlar ise yarın sitayişle anılacaklardır. Bu böyle biline…

Konuyu irdelemeyi sürdüreceğim…

Etiketler:
Share
309 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...
  • Taşeron Meselesinde Yumuşak Geçiş Yapılmalı

    13 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini tartışıyor. Kafaların karışık olduğu günlerde ben olaya başka bir bakış getirmek istiyorum. Bugün taşeron olayına bir başka bakışla bakacağım ve ülkemizde taşeron işçi çalıştıran şirketler yönünden olaya bakmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ülkemizde taşeron meselesi çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuyu halledelim derken ülkemizin son elli yılda gerçekleştirdiği özelleştirme adımlarından geriye adım atma noktasında da dikkatli davranmakta fayda vardır. Bugün taşeronlara...
  • Artvin’de Kaldı Yüreğim

    12 Aralık 2017 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Artvin'de kaldı yüreğim siz bilmezsiniz... Bir Nisan tomurcukları aşkın adıyla sene 2016...Takvim yaprakları 24'nü gösteriyordu ve yelkovan akreple buluştuğu vakitti... Güneş yeni yeni vuruyordu kirpiklerimize... Sevda'nın, aşkın böyle hasret olupta, vuslata ermenin en sıcak, içten, samimi halini böylesine görmemiştim, yaşamamıştım, tatmamıştım ömrüm boyu... Yürek yüreğe sığmaz, bazen de bakışlar bakışlara... Tebessüm gülümsemelere, avuç içi sıcaklıkları sığmaz avuç içimize... Parmaklarımız mahpus demirleri sıklığında birbirlerine kilitlenmiş.....