logo

Artvin’in bin yıllık tarihi şekillenecek….


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların tek sahibinin adıyla; BİSMİLLAH…

Uzun zaman oldu sizinle yazılarımı paylaşamadım.  On beş gün kadar seyahate çıktım, sonrasında durumu iyi analiz edip, hata yapmamak için bekledim. Şimdi sorarsınız hangi durum? Hangisinden başlayayım? Kimse bana darılmasın. Doğru bildiğimi ekmeğimden olsam dahi söylerim. Hakkın bildiğini kuldan sakınmam. Arkadaşlar 2015 genel seçimine çok az bir zaman kaldı. Türkiye genelinde pek bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum. Ak Parti yüzde kırkbeşin altına inmesi mümkün değil. Chp’nin ise yüzde 26’nın üstüne çıkması mümkün değil. Belki Mhp de biraz kıpırdanma olabilir. Yanı hemen hemen 2011 seçimlerinin aynısını göreceğiz. Hdp’nin barajı geçmesini süpriz karşılarım. Benim ön görülerim bu doğrultuda. Peki Artvin’de ne olacak?

Öncelikle altını çizmeden geçemeyeceğim bir konu ise;  seçimin Artvin’in bin yıllık tarihinin şekillendiği döneme denk gelmesi. Barajlar yapılıyor. Bir ilçe ve onlarca köy sular altında kalıyor. Maden çıkarılmaya çalışılıyor. Altına onlarca madde sıralaya bilirim. Hepsi ne yazık ki bu döneme geldi. Eee demek ki; Ak Parti iktidarı Artvin de baya işler yapmış ki; bu kadar sorun birikmiş inanın bana hiçbir eylem olmasa orada sorun da olmaz. Demek ki eylem var ve bu da birilerinin işine gelmiyor. Bunlar kim olabilir? Onları seçimden sonra anlatacağım; nasip olursa. Tekrar konumuza dönecek olursak; yatırımlar sonucunda sorunlar çıktı. Bu sorunlar da iktidar partisinin il ve ilçe yöneticilerini baya zor duruma soktu. Ve bu yükü apsorde edecek, İl yöneticilerinin destekçisi olması gereken, partinin kolları nerede? Önce ki seçimlerin kazanılmasında bu kolların çalışması ön plandaydı. Kapı, kapı gezip başarı elde edildi. Peki  bu kadar önemli bir dönemde, bu kadar sorunun biriktiği bir dönemde, bu arkadaşlar nerede? Kendi kişisel gelişimini tamamlayamamış insanlar, sırf menfaatleri için partiye gelirse, acı son, kaçınılmaz olur. Bende bu rehaveti son dönemde Ak Parti’nin kollarında görüyorum. 9 seçim kazanılmasının verdiği rehavet damarlara kadar işlemiş. Olası bir oy kaybında; samimiyetine sonuna kadar inandığım ve kendisine sağlam kişiliğinden dolayı saygı duyduğum, il başkanı Erkan Balta’nın geçmişte ki başarılarının kendisine referans olacağını düşünüyorum. Lakin sırf menfaati için o çatının altına sığınanlardan hesap sorulacağından eminim. Olmaz olsun ki; öyle bir tablo olursa. Ayakları yerlere basmadan uçanlar, burunları üzerine çakılırlar.

Şimdi bana soracaksınız neden bu kadar kızgınsın? Arkadaş, takip ediyorum. 1 aydan fazla oldu Vekil adayları ve il başkanı çırpınıyor. Geri kalan kimsede ses seda yok. el insaf; bu partinin iş verdiği insanlar nerede? Ha.. “iş alındımı ekmek yiyilen kapıya tekme vurmak adettendir.” ama “Gün gelir o kapı da dilenci olunur!” Bu da unutulmaya. Kim bu medreseden bir dihem buğday aldıysa. Karşılığını verecek. Yok, medresenin hakkını teslim etmeyenlerden ise Hakkın sahibi, Hakkın alır merak edilmeye…ha bu arada unutmadan geçmeyeceğim. Belediye başkanımız; Mehmet Kocatepe’nin öz verili çalışmaları da olmazsa durum daha vahim olurdu. Nitekim can simidi gibi yetişti. Belki bazı kesimler memnun değildir. Lakin Artvin Belediyesi Başkanı… Ak parti il başkanı değil. Her kesime eşit davranmak zorunda. Umarım lafım anlaşılmıştır. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
721 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?
#

Artvin’in bin yıllık tarihi şekillenecek….” için 1 yorum

  1. Selim Pusat : diyor ki:

    Bu kadar da yapmayın kardeşim ne demek işe girenler ekmek yiyenler Nerede bu ne demek anlayamıyorum kimse babasının kesesinden mi işe almış maaş vermiş iş dediğin ne senin fabrika mı açmış memur mu yapmış kadrolu işci mi almış işkura üçyüz dörtyüz kişi 4 ay lık 6 aylık ve 9 aylık işe alınıyor oda akepe il başkanının masasında isim listeleri çiziliyor kendinden olmayana dört aylık asgari ücretle çalışacağı iş bile çok görülüyor insanlar bir torba kömür e makarnaya kahveye lokuma muhtaç ediliyor ve bunu bulunmaz bir nimet gibi lans ediyorsun bırakın allah aşkına artvine kalıcı bişeler yapılsın insanlar huzurlu olsun muhtaç değil!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...