logo

Artvin’de Yaz Kuran Kursu Öğrencilerine Muhteşem Bir Gün yaşattılar


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz Çarşamba günü Artvin Kafkasör Yaylasında Artvin İl Müftülüğü tarafından güzel bir etkinlik düzenleneceği haberini almıştım. Gazeteci arkadaşlarım ile birlikte bu etkinliğe katılmak üzere Kafkasör Yaylası’ndaki mesire alanına gittim. Artvin Merkez ve ilçelerdeki 850’nin üzerinde yaz kuran kursu öğrencileri Kafkasör Yaylası’nda hem piknik yapıyorlardı hem de sosyalleşme adına gönüllerince eğleniyorlardı.

Öncelikle bu etkinlik kimin aklına geldiyse teşekkür etmek lazım. Yaz Kuran Kurslarının önemsenmesi adına, bu kurslara giden çocuklarımızın gördükleri eğitime daha fazla adapte olmaları adına yapılan etkinliği son derece isabetli buldum. Tüm ilçelerden gelen öğrencileri bir yerde toplamak ve onlara piknik yaptırmak, İslam’ın bu çocuk yaştaki çocuklara doğru anlatılması adına son derece önemli olacağını düşünüyorum. Çocuklarımızın zihinlerinde Kuran’ı öğrenmekte, İslamiyet’i kavramakta farklı bir şekilde yer bulacaktır. 

Artvin İl Müftüsü ile görüştüğümüzde etkinliğe ilişkin bize; “ Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çocuklara yönelik Kur’an öğretimi, Hz. Peygamberin hayatı, ahlak ve inanç esasları gibi derslerin verildiği ve iki aylık eğitim dönemini kapsayan yaz Kur’an kursları Artvin’de de devam ediyor.

İl Müftülüğünün koordinesinde Artvin’de ‘Kur’an Ayında Kur’an ile Buluşalım’ temasıyla eğitim dönemine başlayan yaz kurslarında öğrencilerin moral ve motivasyonun artması amacıyla doğal güzelliğiyle ünlü Kafkasör Yaylası’nda kaynaşma pikniği düzenledik.

Öte yandan Yaz Kur’an Kurslarında Kur’an-ı Kerim, Siyer, inanç, ibadet ve ahlak derslerinin yanı sıra vatan sevgisi, birlik ve beraberlik konularında öğrencilere eğitimler veriliyor” şeklinde bilgi verdi. Bizlerde böylesine güzel bir etkinliğe imza attıkları için Sayın Müftümüze teşekkür ettik.

Vali Doğanay’ın bu etkinliğe katılması çocuklar için ayrı bir anlam taşıdı

Pikniğin birde çok önemli konuğu vardı. Artvin Valisi Ömer Doğanay etkinliğe bizzat katılarak çocuklarla bir müddet sohbet etme fırsatı buldu. Çocuklar Vali Doğanay’ı bu etkinlikte görmekten dolayı oldukça mutlu oldular. Vali Doğanay’ın yanı sıra bir çok kurumun amirleri de etkinliğe katılmışlardı. Vali Doğanay ve beraberindeki il müdürleri öğrencilerle fotoğraf çekinerek günü ölümsüzleştirdi. Fotoğraf çekiminin ardından çocukların özellikle Vali Doğanay ile hatıra fotoğrafı çekinme yarışına girişleri ise ayrı bir güzellik idi. Çocukların ilimizin en üst düzey mülki amirini merak etmeleri ve onunla fotoğraf çekinmek istemeleri geleceğimiz açısından çok önemli diye düşünüyorum. Bildiğiniz üzere toplumumuz bu tür şeylere çok ilgi göstermez. Bir sanatçı gelse daha bir başka büyük ilgi görür. O sanatçının ne kattığı ne katamadığına kimse bakmaz. Bir ilgi bir ilgi şaşar kalırsınız. Bir devlet büyüğüne çocukların daha fazla ilgi göstermesi açıkçası daha çok sevindiğim bir konu oldu.

Bütün bunların dışında özellikle bu yazıyı kaleme alma sebebime gelince Dinin artık merdiven altı cemaatler yerine müftülükler aracılığıyla insanlara aktarılmaya çalışılmasının çok daha önemli olduğuna vurgu yapmaktır. Bilindiği üzere ülkemiz de son yaşadığımız FETÖ olayında olduğu gibi devletin elini ayağını çekmesinin ne denli büyük hatalara neden olduğunu hep birlikte acı hatıralar ile yaşadık. Daha fazla acı hatıralar yaşamama adına toplumun en önemli hassasiyeti olan din konusunu devlet bir başkalarına bırakmamalı. Bizzat işleyişin içerisinde olmalıdır. Bu demek değil ki zorla herkese anlatılmalı. Hayır değil tabi ki ancak öğrenmek isteyen dinini, mezhebini kesinlikle devlet kanalıyla öğrenmelidir. Devlet işin içinde olmadığı zaman sistem karışır ve birileri dini kullanarak saltanat kurarlar. Bunu acı tecrübeler ile yaşamış bir toplum olarak bundan böyle doğruyu yapmamız için atılmış bu tür adımları desteklemek gerek.

Gelelim Tarım İl Müdürlüğü’nün açıklamasına

Geçtiğimiz günlerde bildiğiniz üzere Artvin kamuoyunda önemli bir iddia ortalığı karıştırmıştı. Bu iddiada maden çalışmalarının Artvin Merkez’de bir üreticinin hayvanlarını zehirlediği idi. Ben yorumsuz bir biçimde Tarım İl Müdürlüğü’nün konu hakkında yaptığı açıklama ile yazımı sonlandıracağım. Yorum size ait olsun değerli okurlarım.

Yapılan basın açıklamasında; “22.07.2017 tarihinde saat 15:00 sularında Cerattepe mevkiinde hayvanlarını otlatan Fikret BEYAZ isimli yetiştiricinin hayvanlarının rahatsızlandığı haberini alması üzerine, olay yerine veteriner hekimi Eyüp Sinan ve veteriner hekimi Hakan BERK görevlendirildi.

Saat 18:00 itibarı ile hayvanların bulunduğu yere varılmış ve hayvan sahibi Fikret Beyaz’dan hayvanların rahatsızlığı ile ilgili bilgi alınmış ve hayvanlar muayene edilmiştir.

Hayvan sahibinin verdiği bilgilerde, hayvanların 11 adedinin hastalandığı ve bunların diğer hayvanlardan bağımsız olarak sabit duraklı bağlamalı sistemde beslendiği, yayılım yapmadıkları, son iki üç gündür hayvanlarda yeme içmenin çok azaldığı, suyu red ettikleri, ishal oldukları, sürekli yatıp kalkarak ayakları ile karın bölgesine vurdukları (sancı belirtisi), ancak serbest dolaşan hayvanlarında herhangi bir belirti olmadığı, bununda kullanma ve içme amaçlı kullandığı suyun son üç gündür bulanık olarak aktığı ve olayında bu sebepten olduğu iddia ve ifade edilmiştir. Ayrıca serbest veteriner hekimi Hüseyin Yalçın’dan Ademin, Neoprim,Spirotek ve Biokarlspad (basit gıda kaynaklı indigesyonlarda kullanılan) ticari isimli ilaçları aldığını ve geçen 24 saat içerisinde toplam 2 uygulama yaptığını belirtmiştir.

Veteriner hekimlerimizin hayvanların barınma yerleri, yedikleri yem ve hayvanlar üzerinde yaptıkları incelemede ise, Üzeri branda ile kaplı, tabanı yerden yükseltilmiş drenajı sağlanmış zemini ahşap malzeme ile kaplı, etrafı ahşap çit ile çevrili bir alanda bulunan hayvanlarda ölüm olmadığı, 11 baş hayvanın yan yana bağlı vaziyette oldukları, ayakta durdukları, çevreye duyarlı oldukları, bakışlarının canlı olduğu, geviş getirdikleri, burun ucu (merme) bölgesinin nemli olduğu, solunumlarının normal olduğu, timpanik olmadıkları, atipik görüntülerinin konvülzyon ve kramplarının olmadığı, sancı belirtilerinin olmadığı, mukozalarda renk değişikliğinin olmadığı, anüs bölgesinin temiz olduğu, tenesmus, ıkınma gibi belirtilerinin olmadığı, biriken dışkıların renk, koku ve kıvamının normal olduğu, içerisinde makroskobik olarak görünen yabancı bir madde bulunmadığı, hayvanların yemliklerinde bulunan ıslatılmış samanı iştahla tükettikleri tespit edilmiştir. Saman olarak buğday ve arpa samanı, kesif olarak Bayramoğlu Yem ve Un San. Tic. A.Ş. nin 28.06.2017 üretim tarihli olduğu, ayrıca arpa ve mısır karmasının yedirildiği görülmüştür. Samanın ıslatıldığı kazanın galvanizli sacdan yapıldığı ve karışımın fiziksel muayenesinde küf ve herhangi bir yabancı madde içermediği koku ve küflenmenin olmadığı tespit edilmiştir.

Dolayısıyla hayvan sahibi Fikret Beyaz’a hayvanlarını yapılan muayenesinde sağlıklı oldukları, herhangi bir zehirlenme belirtilerinin olmadığı ifade edilmiştir. Diğer hayvanlar ise, mahallinde görülmemekle birlikte, hayvan sahibine sağlıklı oldukları beyan edilmiştir. Zira hayvan sahibinin 33 baş sığır, 65 baş koyun ve 45 baş keçisinin olduğu ayrıca kayıtlarımızın tetkikinden de anlaşılmaktadır.

Bahse konu, 11 hayvanın kurban amaçlı beslenmesi, ilave olarak yem yedirilmesi ve bu 11 hayvanın rahatsızlandığının belirtilmesi, yeme bağlı bir rahatsızlığı akla getirmekte olup, alınan yem numunesi ile dışkı numunesi laboratuvara gönderilmiştir. Yine olası bir ölüm vakasında da İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği belirtilerek olay mahallinden ayrılarak görev ifa edilmiştir. Geçen 4 günlük zaman zarfında da, hastalık veya ölümle ilgili bir ihbar Kurumumuza gelmemiştir.” ifadelerine yer verildi.

Sadece küçük bir yorum ile yazımı sonlandırayım. Bilinmelidir ki devlet kurumlarının hemen hepsi konuyu hassasiyetle takip etmektedirler. Spekülasyonlara fazlaca itibar edilmemelidir.

Share
275 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...