logo

Artvin’de Madene Karşı Boğalı Yürüyüş

ARTVİN’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Bölgesi’ne madencilik faaliyetlerine karşı Artvin halkının güçtiğimiz Salı gününden itibaren sürdürdükleri mücadeleye şehrin sembolü boğalarda dahil oldu. Artvin’de yüz yılı aşkın devam eden resmi olarak da 35 yıldır sürdürülen boğa güreşlerini organize eden Geleneksel Boğa Güreşlerini Yaşatma Yaylaları Koruma Derneği 10 boğayla maden çevrecilere destek verdi. Kafkasör yaylasında her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve kategorilerine göre bir birleriyle güreştirtilen Boğalar bu kez Cerattepe için bir araya geldi. Aralarında şampiyon olan boğaların bulunduğu yada iddialı olan dev boğalar maden direnişine katıldı.

 

Artvin’de PKK Var Yalanına Kendileri Bile İnanmadı

Kızılay iş hanın önünde toplanan yaklaşık 10 bin kişi, “Artvin’de Maden İstemiyoruz”, “Susma Haykır Yaşamak Haktır” gibi sloganlar atarak maden şirketini ve Artvin Valisini protesto ettiler. Basın açıklamasına Yeşil Artvin Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan ve Dernek Av. Bedrettin Kalın’da katıldı. Bedrettin Kalın burada yaptığı açıklamada, Orman Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazının cevabının geldiğini ve yer teslimi yapılmadığını ve ağaç kesiminin kendilerinin izni dahilinde olmadığını ifade etti. Artvin Valisinin suç işlemeye davam ettiğini ifade eden Kalın, Vali Kemal Cirit’i istifaya davet etti. Öte yandan Av. Bedrettin Kalın, Artvin’e PKK olduğunu ve doğa severleri bir birlerine düşürmek istediklerini ifade ederek “ Bu yalana kendileri bile inanmadılar ki şimdi, başka bir yalan bularak marjinal grupların geldiğini söylüyorlar” dedi. Kalın, “ Bundan da bir şey çıkaramayacaklar, bizim birlikteliğimiz bozamayacaklar” diye konuştu. AKP Artvin Milletvekili İsrafil Kışla’nın A Haber’e verdiği röportajına da değinerek, Kışla; “ Bizim 20 yıldır verdiğimiz mücadelede sürekli yanımızda yer alan AKP’li yöneticiler ve vatandaşlar yer aldı. Ama İsrafil Kışla seçimlerde, madene karşı yer alıp şimdi farklı konuşuyor. Takke düştü kel göründü demesi üzerine alanda bulunanlar hep bir ağızdan yuhalamaya başladı” ifadelerine yer verdi.

Altın Madenciliğin Öldürdüğünü Turizminse Bacasız Sanayi Olduğunu

Daha sonra Geleneksel Boğa Güreşlerini Yaşatma Derneği’nin basın açıklaması gerçekleşti. Burada Boğacılar adına konuşan Bilgehan Erdem, “Gücümüze güç katmak için İzmir’den, Sinop’tan, Ankara’dan,  İstanbul’dan ve mahallelerinden, köylerinden yeşilin, kurdun-kuşun, ceylanın, karacanın, atmacanın, boğanın, insanın ve haklının yanında olmak için, gücümüze güç katmak haklılığınıza sahip çıkmak için gelenler, Merhaba!..

Merhaba, göğsünü gaz bombasına, plastik mermiye, iş makinesine,alçaklara, hainlere, kan emicilere siper eden kız kardeşim, erkek kardeşim, jandarmaya polise direnen onurlu anam MERHABA…

25 yıllık mücadelemizin ne kadar barışçıl olduğu hepinizin malumudur. Fakat daha birkaç gün önce ülkenin en huzurlu kenti ilan edilen Artvin, işgalciler yüzünden olağanüstü bir dönemden geçiyor. Daha dün evlerimizi açtığımız, lokmamızı paylaştığımız, aynı kaldırımlarda300001 gezdiğimiz, Cerattepe’den gelen suyu içtiğimiz güvenlik güçleri, bizleri biber gazına boğmaktan hiç ama hiç çekinmediler.

“Ben emir kuluyum, verilen emri uygularım!” kolaycılığının arkasına sığınıp NAMUS, VATAN, ONUR, HAK, HUKUK, VİCDAN gibi en insani duyguları ise hiçe saydılar; komşusunu,  eşinin, çocuğunun arkadaşını gaza boğmaktan geri kalmadılar. Bu yüzden bu emri veren tüm yetkilileri, bu şehrin sahipliğini sadece protokolde görünmek zanneden şahısları, bizi bizim memleketimizden kovmaya çalıştıkları ve onlarla ortaklaştıkları için ARTVİN’DE MADEN ÇIKMAYACAK yalanıyla kandırdıkları halktan özür dilemeye ve istifa etmeye davet ediyoruz.

Bize gaz bombasını ve plastik mermiyi esirgemeyen halkından aldığı vergilerle maaş alıp halkını gazlayanlara sesleniyoruz: Evlerinize döndüğünüzde buraya gelirken helallik aldığınız ananız, babanız, eşiniz, dostunuz, memleketinizi çok sevdiğinizi ve bu yüzden milletimize adice küfreden birini savunmak ve onun ARTVİN’i işgal etmek için gelişine ortaklık etmek adına canla başla savaş verdiğinizi, işte memleketi böyle sevdiğinizi gururla, onurla, övünçle anlatabilirsiniz! Bizler, Artvin’i sadece kimliğinde Artvin yazanlarla değil burada yaşayan kimliğinde Artvin yazmayan memuruyla, işçisiyle, köylüsüyle, öğretmeniyle, öğrencisiyle, şoförüyle beraber savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz…

Değerli dostlar kamuoyunda bir aldatmacadır gidiyor. Maden sadece  CERATTEPE mevkisini değil;  tüm Artvin’i kapsamaktadır. 4156 hektar alanı kapsamakta yani Artvin’in 4’te 3 buçuğunu yani orta mahalle hariç, her yeri kapsamaktadır. O yüzden maden demek göç demektir, maden demek ananızdan sevdiklerinizden ayrılıp yaban ellere gitmek demektir.

Bu vesile ile, madene bir şekilde kandırılarak ya da inandırılarak işe giren mahalle arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, köylülerimize, yakınlarımıza velhasıl Artvin’in öz evlatlarına sesleniyoruz.

Lütfen bu suça ortak olmayın, atalarımızın, dedelerimizin mezarları yan yana onların kemiklerini sızlatmayın vazgeçin bu işten gelin yanımızda olun ve Artvin’e ve doğasına sahip çıkın.

Dostlar, Artvinliler olarak onlarca köyümüzü Murgul ilçemizi madene, Borçkamızın bir kısmını barajlara feda ettik. Şimdi diğer bir ilçemiz Yusufeli de barajın altında kalacak. Yetmedi mi yağmalanan yok olan topraklar yetmedi mi!.. buradan çıkaracakları altını Murgul’a götüreceklerini söylüyorlar… Yani bizler alçak mıyız ki kendimize reva görmediğimiz bir kötülüğü kardeşimize reva görelim… Ne Murgul’da ne Artvin’de ölüm kalsın yerin dibinde…

Bizler ilimizin ve 7 ilçemizin boğacıları olarak bizlere atalarımızdan kalan ve gücün, kuvvetin güzelliğin sembolü olan ,kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıyan nenelerimizin kağnısını çeken boğaları bu doğanın merasından, suyundan faydalanarak besliyor ve yılda on binlerce yerli ve yabancı turistin Artvin’e gelip buraları tanımasına ve Artvin’in reklamının yapılmasına inanılmaz katkılar sağlıyoruz. Yüzlerce yıllık bir geleneği yaymaya ve yaşatmaya, sürdürülebilir ve tamamen doğayla iç içe bir hobiyi  hiçbir karşılık beklemeden yaşatmaya çalışıyoruz. Oysa madenler kısıtlı yıllar arasına sıkışan ve arkasında onarılamaz çevre tahribatları ve ölümler bırakan savaşlardan sonraki en büyük felaketlerdir.

Bizler tüm Artvin’in boğacılar dernekleri olarak bu kültürün yüzlerce yıl sürmesini ve doğamızın bozulmamasını istiyoruz. Boğacılar olarak bizler ALTIN MDENCİLİĞİN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ TURİZMİNSE BACASIZ SANAYİ OLDUĞUNU asırlar boyunca devam eden Dünya var oldukça sürecek bir etkinlik olduğunu biliyoruz.

Dostlar, biliyorsunuz Türkiye’nin en önemli festivallerinden olan Kafkasör Festivali’ni ilimizdeki ve il dışındaki tüm boğa severlerle beraber yapıyoruz. Şayet maden olayı gerçekleşirse doğamızla beraber tüm meralarımız ve festival alanlarımız da yok olacak. Bizler bu güzelim topraklarda dağları öğütecek iş makinelerinin gürültüsü, dinamit sesleriyle, zehirli sularla, ağaçsız dağlarda değil; dağlarımızda kuş sesi, dere şelalesi, rüzgar nefesi ve boğaların böğürmesiyle yaşamak istiyoruz.

Bu vesileyle şayet, malum şirket buradan defolup gitmezse boğa sahipleri  olarak festivallerimizi bunlara engel olmayan resmi cenahla beraber asla ve asla yapmayacağımızı, bu yılki Kafkasör Festivali’ne boğalarımızla katılmayacağımızı, etkinliklerde görev almayacağımızı, katılmama kararlılığımızı sonuna kadar sürdüreceğimizi üstüne basa basa söylüyoruz. Doğanın yeşilinin paranın yeşilini yeneceğine olan inancımızı asla kaybetmeyeceğimizi yineliyoruz.

Az önce anamın evine uğrayıp hal hatır sordum. Bana dedi ki oğul durum nedir gidecekleri mi. Gitmezlerse sütümü sana helal etmem bilesin. Şimdi buradan sadece kendi anam değil tüm annelerimize sesleniyoruz. Sen, bizleri göğsünden emzirdiğin süt gibi tertemiz insanların yaşadığı bu memlekette doğurduğun. Şimdi emir verdiler, bu şehri kuşattılar, topraklarımızı işgal ettiler. Bizleri kendi vatanımızdan, topraklarımızdan kovmaya, bir avuç altın için sürgün etmeye, el kapısında kul etmeye, nitekim zehirleyip öldürmeye çalışıyorlar. Sana and olsun anam, sana and olsun,.. bu topraklar bu yamyamlardan, para babalarından ve onların iş birlikçilerinden temizlenene kadar bana emzirdiğin sütün haram olsun. Sana sesleniyorum CERATTEPE, gölgesinde serinlediğim köknar ağacı, sana sesleniyorum otlaklarında çobanlık yaptığım GENYA, HATİLA, Sana sesleniyorum sularında yüzdüğüm dereler. Kovmasam bu işgalcileri, suyun cenazemi yıkasın, ağacın tabutum, toprağın mezarım olsun. Kovmazsam bu işgalcileri gören gözüm kör, konuşan dilim lal olsun” ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasını tamamlanmasını ardından, boğaları aralarına alan 8 bin kişi Cumhuriyet caddesi üzerinden valilik önüne doğru yürüdü. Polis bariyerleriyle çevrilen Artvin Valiliği ve Çarşı Karakolu önünde çok sayıda çevik kuvvet beklemesi dikkatlerden kaçmadı.

PKK Değiliz Artvin Halkıyız

Artvin yaşanan olayları bazı basın yayın organları farklı yansıtması üzerine Artvin halkı buna çok sert tepkiler göstermiş o yayın organlarını RTÜK’ü arayarak şikayet etmiş hatta bazı vatandaşlar yayın yapan televizyon kanalının telefonlarını kitlenmesine sebep olmuştu. Bunun devamında ise Türk bayraklarını ellerine alan Artvinli çevreciler “PKK değiliz Artvin Halkıyız”, Mustafa Kemal’in askerlerimizin” gibi sloganlar attılar. Öte yandan bazı Boğacılar, Boğalarının üzerlerin, Cengiz Holding’e ait Eti Bakır A.Ş. Sahibi Mehmet Cengiz’in fotoğrafı bulunduğu ve üzerinde “benim onurum boynuzlarımda senin ki nerede Cengiz” yazılı pankartlarla maden firmasını protesto ettiler. Artvin Valiliği önünde “vali istifa” diye slogan atan grup daha sonra yürüyüşlerini tamamlayarak sesiz bir şekilde dağıldı.

Share
785 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?