logo

Artvin’de Kim Kazandı, Kim Kaybetti!


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Genel seçim sonuçlarına ilişkin olarak seçim öncesinde yazılarımı sizlerle paylaşmıştım ancak seçim sonuçlarını değerlendiren yazılarımı yazamadım. Aslında yazmadım, daha doğru olur. Sonuçlar otursun, insanların duyguları ve düşünceleri de biraz otursun diye bekledim.

Başta şunu belirteyim ki, il ve ilçe sıralaması anlamında tahminlerim tutmuş olsa da gerek ülke genelinde gerekse de il genelindeki oy tahminlerim oransal açıdan tutmadı. Yakın sonuçları tahmin etmiş olsam da iki partinin oy oranında hata yaptım. Türkiye genelinde AK Parti ve HDP oy oranında, Artvin’de ise AK Parti ve MHP oy oranlarında yanlış yaptım. Bu nedenden dolayı öncelikle bir özür dileyeyim. AK Parti’yi Artvin’de 47 bin civarında beklerken, MHP’yi ise 19 bin civarında bir oy alacak diye bekliyordum. CHP ve HDP konusunda ise bir tahmin yanlışım yok. İlçe ilçe değerlendirmem bire bir sıralama olarak tuttu ama rakamsal olarak AK Parti ve MHP noktasında tahmin hatalarım oldu. Türkiye genelinde ise AK Parti’yi yüzde 45 beklerken, yüzde 40 oy alması benim 5 puan yanılmamı sağladı. HDP ise Türkiye geneli maksimum yüzde 9 oy alır demiştim, yüzde 14 oy aldı. Bu da benim yaklaşık 5 puanlık bir hatamın olduğunu ortaya koydu.

Neyse ara sıra bizimde yanılmamız gerekiyor ki, bir sonraki seçimlerde daha doğru tahminler yapmamızı sağlayacaktır. Şimdi biz sonuçların tahminini değil ama neden böyle bir sonuç çıktığını konuşalım.

Seçimin ilimizde galibi AK Parti oldu. CHP’de bir milletvekili çıkararak ikinci oldu. Sonuca baktığınız zaman tablo bu olsa da aslında bu iki parti kaybeden partiler oldu. AK Parti 7 bin civarında bir oy kaybederken, CHP’de 4 bine yakın bir oy kaybetti. Oy kaybı yaşayan kaybetmiş sayılmaz mı? Bence sayılır. Pekiyi kim kazandı. Bence Artvin’de seçimin tartışmasız galibi MHP’dir. Zira MHP Artvin’de oylarını ciddi boyutta arttırmayı başarmış tek partidir. Evet kısmen de HDP’dir ama HDP’nin oylarının önemli bir bölümünü solun uçlarından almış olduğu oylar olduğu için orantısal olarak çok büyük bir artış sayamıyorum.

MHP’nin burada aldığı oyu değerlendirmek gerek. MHP teşkilatının top yekün çalışması ve de adayını doğru tespit etmiş olması başarıyı getirdi. MHP bu seçimde sonuca inandı ve adayı ile bütünleşerek çalıştı. Bu nedenle tebrik etmek gerek. Belki birkaç hata yapmamış olsa ipi de göğüsleyebilirdi. Bu seçimde ben sürekli olarak MHP’nin en yakın rakibinin CHP olduğunu, MHP vekil çıkarır ise CHP’nin, CHP çıkarır ise MHP’nin çıkaramayacağını söylemiştim. Sonuçta böyle oldu.

Gelelim AK Parti’ye. AK Parti seçimin hem kazananı hem kaybedenidir. Bütün partilerin saldırısını üzerine çeken, seçimde hedef halinde olan ve de iktidarın 13 yıllık yorgun partisi doğal olarak ki oy kaybetti. Oy kaybetmesi doğal ancak bu kadar oy kaybetmesi bence değil. Burada partinin kendini sorgulaması gerekiyor. AK Parti aslında seçimde halktan güzel bir mesaj aldı. Halk dedi ki, kendine çeki düzen ver. Hatalarından arın. Senin yereldeki iktidarını kısmen beğendim ve seninle yola devam etmek istiyorum ama bazı yanlışların var. Sana bu uyarıdır, uyarıyı dikkate al kendini yenile ve çalışmaya devam et. Halkın ikinci mesajı ise aday yanlışlığı üzerineydi. Halk birinci sıra adayı noktasında belki beklediği aday ile karşılaşmış olsa da ikinci sıra adayı noktasında kesinlikle beklediğini bulamadı. Aday belirlemeden önce benim yazdığım yazılara bakarsanız Vedat Kibar isminin AK Parti’ye bir katkı sağlamayacağı iddiamı görürsünüz. Hatta yazılarımda Vedat Kibar’ın oy kaybını da sağlatacağını ileri sürmüştüm. Dediğimiz gibi oldu. Seçim öncesinde ısrarla Vedat Kibar olmasın diyen seçmenin önüne illa bu adayı seçeceksiniz derseniz sonuç bu olur. İşte seçmenin ikinci mesajı da buydu. Seçmen aday belirlerken halkın nabzını iyi tutun dedi. Bakın bir yıl önce belediye seçimlerinde seçmenin özellikle istediği adayları koyan AK Parti zafer üzerine zafer yaşarken, bir yıl sonra ciddi bir oy kaybı yaşadı. Bu mesajı iyi okumak gerek. Bir başka mesaj ise bence il yönetimine idi. Belki il başkanı Erkan Balta, üzerine düşeni yapmış olsa da vekil Kışla’nın ilin yönetimindeki yetkiyi tümüyle kendisine bırakması hem Erkan Balta’yı hemde teşkilatları yordu. Teşkilatlarda istenmeyen adam ilan edilen isimlerin yönetimlerde devam etmesi de halkın tepkisine neden oldu. Bence bu fırsatı AK Parti değerlendirir ise olası bir erken seçimde kaybettiklerini geriye alabilir. Erkan Balta ile yola devam edilebilir ama mutlaka teşkilatlarda yenilenme şarttır.

Gelelim CHP’ye. Bu parti başarılı mı başarısız mı bilemiyorum. Bir türlü karar veremedim. Rakamsal olarak başarısız ama seçim öncesi yaşananlara baktığımda ise başarılı. Birçok ilçede yedek yönetim yada yönetimsiz seçime giden CHP bunca yaşanana rağmen yinede iyi oy aldı. Bence bunda en büyük pay kesinlikle medyaya aittir. Daha doğrusu İbrahim Eksilmez, İsmet Başar ve diğer birkaç arkadaşa daha aittir. Özellikle İbrahim Eksilmez’in Çay TV’de yaptığı o meşhur program. CHP’nin ağır toplarının katıldığı ve parti yönetimlerini eleştirdiği o program karşı tepkiye neden oldu.

HDP de ise özellikle solun uç oylarına hitap etmeleri ve de AK Parti gidecekse bir tek HDP barajı geçerse olabilir koşulu sanıyorum ki Artvin’de yaklaşık 3 bin oya tekabül etti.

Seçim yorumum bu. Bakalım seçim sonrası nasıl bir tablo oluşacak ve beklentiler karşılık bulabilecek mi?

Hayırlısı…

Share
808 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...