logo

Artvin’de Kadına Yönelik Şiddet Paneli Düzenlendi

Artvin Kadın Platformunca 8 Mart Dünya Kadınlar gününde “Kadına yönelik şiddettin hukuksal ve psikolojik boyutu” konulu panel düzenlendi.

Ahmet Hamdı Tanpınar Kültür Merkezinde Artvin Kadın Platformu Temsilcisi Nurcan Ay Katırcı oturum başkanlığında yapılan panele konuşmacı olarak Artvin Barosu Avukatlarından Ayla Varan ve Artvin Çoruh Üniversite Öğretim Görevlisi Buket Kılıçer katıldı.

Kadına yönelik şiddetin psikolojik boyutu hakkında konuşan Artvin Çoruh Üniversite Öğretim Görevlisi Buket Kılıçer şiddetin psikolojik olarak tanımının bir kişinin başka bir kişinin yapmak istediği şeyi güç ve baskı yöntemiyle engellemek ya da yapmak istemediği şeyi yaptırmak olduğunu söyledi.

Şiddetin bireysel ve toplumsal boyut olarak iki kategori altında değerlendirilebileceğini ifade eden Kılıçer bu kapsamda bireysel şiddet kapsamında kişinin kendine ve başkasına yönettiği şiddet, toplumsal boyutta ise devlet eliyle meşrulaştırılmış şiddetten bahsedilebileceğini dile getirdi.

Kılıçer yaptığı konuşmada ” Şiddet dendiğinde akla dünyanın her yerinde fiziksel şiddet akla geliyor. Bu şiddet türünün en yaygın ve kolay gözle görülebilir türü. Fiziksel şiddet dediğimizde büyük yaralanmalar, vücutta morluklar anlamına gelmiyor. Bir tekme bir tokatta fiziksel şiddettir. Bir diğer şiddet türü psikolojik ve duygusal şiddettir. En çok ihmal edilen ve en çok karşılaştığımız şiddet türü budur. Bir erkek eşini aşağıladığında, ona lakap taktığında, onu rencide eden tavır takındığında eşine gereksiz yasaklar koyduğunda, kısıtlamalar getirebiliyor. Bazen kadınlar bunları yaşıyor ama isimlendiremiyor. Bu psikolojik ve duygusal şiddettir. Bu kıskançlık değil, şiddettir. Bizler bunu doğru isimlendirmediğimiz sürece bu şiddete zeminde hazırlamış oluyoruz” dedi.

Kadına yönelik şiddetin bir diğer ve önemli türlerinden birisinde ekonomik şiddet olduğunu dile getiren Kılıçer kadının çalıştırılmaması, kendi ihtiyaçları karşılayacak paranın eşi tarafından verilememesinin ekonomik bir şiddet olduğunu kaydetti.

Kılıçer kadına yönelik şiddetin temelinde cinsiyetinin olduğunu kaydederek konuşmasında şunları dile getirdi:

“Şiddetin psikolojik ve sosyolojik boyutları var. En temelde bahsetmek istediğim konu şu. Kadına yönelik şiddete kadın nesne olarak görülüyor. Erkekler şiddet üzerinden bir varlık ortaya koyuyor. Kadın bir nesne olarak varlığını sürdürüyor. Bir nesne içinde onun yerine karar verilebilir onun yerine hareket edilebilir. Nasıl olsa o her şeye boyun eğer, onay verir. Anlayışı var. Erkek şiddet uyguladığında belki garip ama toplum buna onay veriyor. Erkektir yapabilir anlayışı halen bazı kesimlerde hakim. Kadına yönelik şiddet kadının özgürlüğünün önünü de kapatıyor. Şiddet insanın dünyasında çok yıkıcı etkiler yapabiliyor. Dolayısı ile kişinin öz güvenine öz saygısına zarar veriyor. Bunun en ileriye gittiği noktada intiharlar meydana geliyor. Çıkış yolunun kalmadığı yerde intihar vakaları meydana geliyor” diye konuştu.

Kadına yönelik şiddetin hukuki boyutu hakkında bilge ve panelistlerden Artvin Barosu Avukatlarından Ayla Varan emekçi kadınların1857’de başlattıkları direniş ve arkasından hayatlarını kaybettikleri günden beri halen dünyada kadın sorunlarının tartışıldığını konuşulduğunu ve çözüm arandığını ifade etti. Bu programda kadının toplumsal hayat içinde ki yerini, sosyal haklarını, siyasal hayat içinde ki yerini, ekonomik hayat içinde pozisyonunu tartışmak yerine bugün kadına yönelik şiddeti tartışmaktan üzüntü duyduğunu kaydeden Varan “Görüyoruz ki kadının günümüzde yaşamak gibi bir sorunu var. Gerek anayasal gerekse de uluslar arası sözleşmelerce güvence altına alınan, en kutsal değerlerden biri olan yaşama hakkının karşı cins tarafından yok edildiğini görüyoruz. Türkiye’de bu rakam 2014 yılı için 280 civarında. Ne yazık ki bugün kadının yaşama hakkının ihlalini konuşuyoruz. Kadına yönelik şiddeti konuşuyoruz. Kadına yönelik şiddet yasada “Kamusal ya da özel alanda kadına yönelik cinsel, fiziksel, psikolojik acı, ızdırab veren ya da verecek tehdit zorlama, keyfi olarak özgürlük ve ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma olarak tanımlanıyor. Yeryüzünde yaşayan hiç bir canlı şiddetten kadın kadar muzdarip değil. Kadınlar olarak Türkiye’de insanlar sokağa çıkarken çantalarında çakı biber gazı, gibi aletler taşımak zorunda kalıyor. Sokakta tedirginlikle yürüyor. Bu çok acı bir durum. Her gün yeni bir kadın cinayetini televizyonlarda görüyoruz. Son 7 yılda şiddet olaylarında dünya ve Türkiye’de yüzde 1400 gibi bir artış var.

Ceza kanunu anlamında kadın cinayetlerinde ağır tahrik uygulamasını istemiyoruz. Cinsel suçlarda mağdurun psikolojinin bozulup bozulmadığına dair alınan adli tıp raporu şiddetle eleştiriyorum. Cinsel taciz ve saldırıya uğrayan bir kadının psikolojisinin bozulmaması gibi bir durumun olmadığını düşünüyorum. Böyle bir raporu reddediyorum. Böyle bir indirim sebebi olamaz” dedi. Kadına yönelik şiddetin hukuksal boyutu hakkında bilgi veren Varan’ın konuşmasının ardında panelistler dinleyicilerin sorularını cevaplandırdı.

Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddet Konusunda En Düşük Suç Oranın Oldu İl Artvin

Panele dinleyici olarak katılan Artvin İl Emniyet Müdürü Alaattin Akbaş bu panelde bulunmaktan memnuniyet ve mutluluk duyduğunu ifade ederek insanların birbirlerini dinleyerek anlayarak şiddetin önüne geçeceğini söyledi. Bunu yapmanın yolunun iletişimi artırmak olduğunu kaydeden Akbaş “Bütün STK’lar burada, baromuz burada, siyasi parti temsilcilerimiz burada. Kadına yönelik şiddette herkesin üzerine düşen görevler var. Ama bu bir insan meselesi. Biz insanların yetiştirilmesi diyoruz. Bu yetiştirme sadece okulla eğitimle sınırlı değil. Bu üniversite okumak mastır yapmakla alakalı değil. Bu tamamen toplumsal eğitim, aile sevgisi, aile eğitimi ve okulla da ki eğitimin bir arada yürütülmesiyle oluyor. Biz insanlarımızı sevgiyle yetiştirirsek bunun tüm dünyaya yayılacağına inanıyorum. Buda ailede başlıyor. Bizde polis teşkilatı olarak her zaman yanınızdayız. Şiddet hiç bir zaman şikayete bağlı bir konu değil. Polisin takibini gerektiren bir konu. Polis şiddeti öğrendiğinde buna duyarsız kalma, yada işlem yapmamak gibi bir durum yok. Polis işlem yapmak zorunda. Bu konuda personelimizi eğitiyoruz. Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konusunda en düşük suç oranın oldu il Artvin. Bu konuda Artvin halkını kutluyorum. Bize düşen bunun sıfıra indirmek. Şiddeti kabul etmek mümkün değil.

Panelde 10 yıl kimsesiz yatalak bir hastaya bakan, ona hizmet eden Aynur Biber’e de bu duyarlı davranışı dolayısı ile plaket verildi.

Panelin ardından panele katılan kişiler ellerinde ki karanfillerle Atatürk Anıtına kadar yürüyerek karanfilleri anıta bıraktılar.

Etiketler:
Share
1584 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?